SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK
SİGORTASI KANUNU
Kanun
Numarası
: 5510
Kabul
Tarihi
: 31/5/2006
Yayımlandığı R.Gazete : Tarih: 16/6/2006 Sayı : 26200
Yayımlandığı Düstur : Tertip :
5 Cilt : 45 Sayfa:
BİRİNCİ KISIM
Amaç, Kapsam ve Tanımlar
Amaç
MADDE 1- Bu Kanunun
amacı, sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortası bakımından kişileri güvence
altına almak; bu sigortalardan yararlanacak kişileri ve sağlanacak hakları, bu
haklardan yararlanma şartları ile finansman ve karşılanma yöntemlerini
belirlemek; sosyal sigortaların ve genel sağlık sigortasının işleyişi ile
ilgili usûl ve esasları düzenlemektir.
Kapsam
MADDE
2- Bu Kanun; sosyal sigortalar ile
genel sağlık sigortasından yararlanacak kişileri, işverenleri, sağlık hizmeti
sunucularını, bu Kanunun uygulanması bakımından gerçek kişiler ile her türlü
kamu ve özel hukuk tüzel kişilerini ve tüzel kişiliği olmayan diğer kurum ve
kuruluşları kapsar.
Tanımlar
MADDE 3- Bu Kanunun
uygulanmasında;
1)
Bakanlık: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını,
2)
Kurum: Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığını,
3)
Sosyal sigortalar: Kısa ve uzun vadeli sigorta kollarını,
4)
Kısa vadeli sigorta kolları: İş kazası ve meslek hastalığı, hastalık ve analık
sigortası kollarını,
5)
Uzun vadeli sigorta kolları: Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortası kollarını,
6)
Sigortalı: Kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kolları bakımından adına prim
ödenmesi gereken veya kendi adına prim ödemesi gereken kişiyi,
7)(Değişik: 17/4/2008-5754/1 md.) Hak sahibi:
Sigortalının veya sürekli iş göremezlik geliri ile malûllük, vazife malûllüğü
veya yaşlılık aylığı almakta olanların ölümü halinde, gelir veya aylık
bağlanmasına veya toptan ödeme yapılmasına hak kazanan eş, çocuk, ana ve
babasını,
8)
Genel sağlık sigortası: Kişilerin öncelikle sağlıklarının korunmasını, sağlık
riskleri ile karşılaşmaları halinde ise oluşan harcamaların finansmanını
sağlayan sigortayı,
9)
Genel sağlık sigortalısı: Bu Kanunun 60 ıncı maddesinde sayılan kişileri,
Sayfa 1
9784
10) (Değişik: 17/4/2008-5754/1 md.) Bakmakla yükümlü olduğu kişi: Bu Kanunun 60 ıncı maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendinin (1) ve (2) numaralı alt bentlerinin dışında
kalan genel sağlık sigortalısının, sigortalı sayılmayan veya isteğe bağlı
sigortalı olmayan, kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış
olan;
a) Eşini,
b) 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim veya
5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Meslekî Eğitim Kanununda belirtilen aday
çıraklık ve çıraklık eğitimi ile işletmelerde meslekî eğitim görmesi halinde 20
yaşını, yüksek öğrenim görmesi halinde 25 yaşını doldurmamış ve evli olmayan
çocukları ile yaşına bakılmaksızın bu Kanuna göre malûl olduğu tespit edilen
evli olmayan çocuklarını,
c) Geçiminin sigortalı tarafından
sağlandığı Kurumca belirlenen kriterlere göre tespit edilen ana ve babasını,
11) Hizmet akdi: 22/4/1926 tarihli ve 818 sayılı Borçlar Kanununda tanımlanan
hizmet akdini ve iş mevzuatında tanımlanan iş sözleşmesini veya hizmet akdini,
12) Ücret: 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamında
sigortalı sayılanlara saatlik, günlük, haftalık, aylık veya yıllık olarak para
ile ödenen ve süreklilik niteliği taşıyan brüt tutarı,
13) Asgarî ücret: 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu gereğince 16
yaşından büyük işçiler için belirlenen bir aylık brüt ücreti,
14) (Değişik: 17/4/2008-5754/1 md.) Ay:
Ücretleri; her ayın 15'inde ödenen 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve
(c) bentleri kapsamındaki sigortalılar için, ayın 15'inden ertesi ayın 15'ine
kadar geçen, diğer sigortalılar için ise ayın 1'i ilâ sonu arasında geçen ve
otuz gün olarak değerlendirilen süreyi,
15) (Değişik: 17/4/2008-5754/1 md.) Yıl:
Ücretleri; her ayın 15'inde ödenen 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve
(c) bentleri kapsamındaki sigortalılar için, 15 Ocak tarihinden ertesi yılın 15
Ocak tarihine kadar geçen, diğer sigortalılar için ise 1 Ocak ilâ 31 Aralık
tarihleri arasında geçen ve 360 gün olarak değerlendirilen süreyi,
16) Gelir: İş kazası veya meslek hastalığı halinde sigortalıya veya
sigortalının ölümü halinde hak sahiplerine, yapılan sürekli ödemeyi,
17) (Değişik: 17/4/2008-5754/1 md.) Aylık:
Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile vazife malûllüğü halinde yapılan
sürekli ödemeyi,
18) Ödeme dönemi: Bu Kanuna göre bağlanan gelir ve aylıkların, ödeme tarihinden
takip eden ödeme tarihine kadar geçen süreyi,
19) Tarımsal faaliyet: Kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle
başkalarının mülkünde veya kamuya mahsus mahallerde; ekim, dikim, bakım,
üretme, yetiştirme ve ıslah yoluyla yahut doğrudan doğruya tabiattan istifade
etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünleri elde edilmesini ve/veya bu
ürünlerin yetiştiricileri tarafından; muhafazasını, taşınmasını veya
pazarlanmasını,
20) (Değişik: 17/4/2008-5754/1 md.) Kurum
Sağlık Kurulu: Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık
kurullarınca düzenlenecek raporlardaki teşhis ve bu teşhise dayanak teşkil eden
belgeleri incelemek suretiyle, çalışma gücü kaybı ve meslekte kazanma gücü
kaybı oranlarını, erken yaşlanma halini, vazifelerini yapamayacak şekilde
meslekte kazanma gücü kaybını ve malûllük derecelerini belirlemeye yetkili
hekimlerden ve/veya diş hekimlerinden oluşan kurulları,
Sayfa 2
9785
21) (Değişik: 17/4/2008-5754/1 md.) Kamu
idareleri: 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol
Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen kamu
idareleri ve kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların bağlı idare, ortaklık,
müessese ve işletmeleri ve yukarıda belirtilenlerin ödenmiş sermayesinin %
50’sinden fazlasına sahip oldukları ortaklık ve işletmelerden Türk Ticaret
Kanununa tabi olmayanlarla özel kanunlarına göre personel çalıştıran diğer kamu
kurumlarını,
22) Sağlık hizmeti: Genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu
kişilere 63 üncü madde gereği finansmanı sağlanacak tıbbî ürün ve hizmetleri,
23) Kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmeti: Kişilerin hastalıktan korunması
veya sağlıklı olma halinin sürdürülmesi amacıyla, kişiye yönelik olarak
finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerini,
24) Aile hekimi: Sağlık Bakanlığı tarafından aile hekimi olarak yetkilendirilen
ve Kurum ile sözleşme yapmış hekimleri,
25) Sağlık hizmeti sunucusu: Sağlık hizmetini sunan ve/veya üreten; gerçek
kişiler ile kamu ve özel hukuk tüzel kişilerini ve bunların tüzel kişiliği
olmayan şubelerini,
26) Katılım payı: Sağlık hizmetlerinden yararlanabilmek için, genel sağlık
sigortalısı veya bakmakla yükümlü olduğu kişiler tarafından ödenecek tutarı,
27) Sığınmacı ve Vatansız: İçişleri Bakanlığı tarafından sığınmacı veya
vatansız olarak kabul edilen kişileri,
28) Peşin sermaye değeri: Kurumca, bu Kanunun ilgili maddelerinde belirtilen
giderlerin yaş, kesilme ihtimali ve Kurumca belirlenecek iskonto oranı dikkate
alınarak hesaplanan tutarı,
29) (Değişik: 17/4/2008-5754/1 md.) Güncelleme
katsayısı: Her yılın Aralık ayına göre Türkiye İstatistik Kurumu tarafından
açıklanan en son temel yıllı tüketici fiyatları genel indeksindeki değişim
oranının % 100’ü ile sabit fiyatlarla gayri safi yurtiçi hasıla gelişme hızının
% 30’unun toplamına (1) tam sayısının ilâve edilmesi sonucunda bulunan değeri,
30) (Ek: 17/4/2008-5754/1 md.) Vazife malûllüğü: Bu Kanunun 47 nci maddesinde tarif
edilen vazife ve/veya harp malûllüğü hallerini,
31) (Ek: 17/4/2008-5754/1 md.) Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri: Ülkemizin
taraf olduğu sosyal güvenlik sözleşmelerini,”
ifade eder.
(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/1 md.) Bu maddenin (29) numaralı bendinde
belirtilen güncelleme katsayısının hesabında, en son temel yıllı tüketici
fiyatları genel indeksindeki değişim oranı veya sabit fiyatlarla gayri safi
yurtiçi hasıla gelişme hızının eksi olduğu yıllarda eksi değerler sıfır olarak
alınır.
İKİNCİ KISIM
Sosyal Sigorta Hükümleri
BİRİNCİ BÖLÜM
Sigortalılara İlişkin Hükümler
Sigortalı sayılanlar
MADDE 4- (Değişik:
17/4/2008-5754/2 md.)
Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta
kolları uygulaması bakımından;
a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla
işveren tarafından çalıştırılanlar,
b) Köy ve mahalle muhtarları ile hizmet
akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan ise;
1) Ticarî kazanç veya serbest meslek
kazancı nedeniyle gerçek veya basit usûlde gelir vergisi mükellefi olanlar,
2) Gelir vergisinden muaf olup, esnaf ve
sanatkâr siciline kayıtlı olanlar,
Sayfa 3
9786
3) Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi
olan ortakları, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite
ortakları, diğer şirket ve donatma iştiraklerinin ise tüm ortakları,
4) Tarımsal faaliyette bulunanlar,
c) Kamu idarelerinde;
1) Bu maddenin birinci fıkrasının (a)
bendine tabi olmayanlardan, kadro ve pozisyonlarda sürekli olarak çalışıp
ilgili kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması
öngörülmemiş olanlar,
2) Bu maddenin birinci fıkrasının (a) ve
(b) bentlerine tabi olmayanlardan, sözleşmeli olarak çalışıp ilgili
kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş
olanlar ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 86 ncı maddesi uyarınca
açıktan vekil atananlar,
sigortalı sayılırlar.
Birinci fıkranın (a) bendi gereği
sigortalı sayılanlara ilişkin hükümler;
a) İşçi sendikaları ve konfederasyonları
ile sendika şubelerinin başkanlıkları ve yönetim kurullarına seçilenler,
b) Bir veya birden fazla işveren
tarafından çalıştırılan; film, tiyatro, sahne, gösteri, ses ve saz sanatçıları
ile müzik, resim, heykel, dekoratif ve benzeri diğer uğraşları içine alan bütün
güzel sanat kollarında çalışanlar ile düşünürler ve yazarlar,
c) Mütekabiliyet esasına dayalı olarak
uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülke uyruğunda olanlar hariç
olmak üzere, yabancı uyruklu kişilerden hizmet akdi ile çalışanlar,
d) 2/7/1941 tarihli ve 4081 sayılı Çiftçi
Mallarının Korunması Hakkında Kanuna göre çalıştırılanlar,
e) 24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi
Hıfzısıhha Kanununda belirtilen umumî kadınlar,
f) Milli Eğitim Bakanlığı tarafından
düzenlenen kurslarda usta öğretici olarak çalıştırılanlar, kamu idarelerinde
ders ücreti karşılığı görev verilenler ile 657 sayılı Devlet Memurları
Kanununun 4 üncü maddesinin (C) bendi kapsamında çalıştırılanlar,
hakkında da uygulanır.
Birinci fıkranın (b) bendi gereği
sigortalı sayılanlara ilişkin hükümler; 10/7/1953 tarihli ve 6132 sayılı At
Yarışları Hakkında Kanuna tabi jokey ve antrenörler hakkında da uygulanır.
Birinci fıkranın (c) bendi gereği
sigortalı sayılanlara ilişkin hükümler;
a) Kuruluş ve personel kanunları veya
diğer kanunlar gereğince seçimle veya atama yoluyla kamu idarelerinde göreve
gelenlerden; bu görevleri sebebiyle kendilerine ilgili kanunlarında Devlet
memurları gibi emeklilik hakkı tanınmış olanlardan hizmet akdi ile
çalışmayanlar,
b) Başbakan, bakanlar, Türkiye Büyük
Millet Meclisi üyeleri, belediye başkanları, il encümeninin seçimle gelen
üyeleri,
c) Birinci fıkranın (c) bendi kapsamında iken,
bu kapsamdaki kişilerin kurduğu sendikalar ve konfederasyonları ile sendika
şubelerinin başkanlıkları ve yönetim kurullarına seçilenlerden aylıksız izne
ayrılanlar,
d) Harp okulları ile fakülte ve yüksek
okullarda, Türk Silâhlı Kuvvetleri hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta
iken askerî öğrenci olanlar ile astsubay meslek yüksek okulları ve astsubay
naspedilmek üzere temel askerlik eğitimine tâbi tutulan adaylar,
Sayfa 4
9787
e) Polis Akademisi ile fakülte ve yüksek
okullarda, Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta
iken Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okumaya devam eden öğrenciler,
hakkında da uygulanır.
Dördüncü fıkranın (d) ve (e) bentlerinde
belirtilen okulları tamamlamadan ayrılanlar ile bu okulları tamamlamalarına
rağmen görevlerine başlamadan ayrılanların, bu okullarda geçen eğitim süreleri
sigortalılıklarından sayılmaz.
Bu Kanunun kısa vadeli sigorta kollarına
ilişkin hükümleri bu maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı
sayılanlara bu kapsamda oldukları sürece uygulanmaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve
esaslar Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Bazı sigorta kollarının uygulanacağı sigortalılar
MADDE 5- Kısa ve
uzun vadeli sigorta kolları bakımından aşağıda sayılan kişiler hakkında
uygulanacak sigorta kolları şunlardır:
a)
Hizmet akdi ile çalışmamakla birlikte, ceza infaz kurumları ile tutukevleri
bünyesinde oluşturulan tesis, atölye ve benzeri ünitelerde çalıştırılan hükümlü
ve tutuklular hakkında, iş kazası ve meslek hastalığı ile analık sigortası
uygulanır ve bunlar, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında
sigortalı sayılırlar.
b) (Değişik: 17/4/2008-5754/3 md.) 5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Meslekî Eğitim Kanununda
belirtilen aday çırak, çırak ve işletmelerde meslekî eğitim gören öğrenciler
hakkında iş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık sigortası; meslek
liselerinde okumakta iken veya yüksek öğrenimleri sırasında zorunlu staja tabi
tutulan öğrenciler hakkında ise iş kazası ve meslek hastalığı sigortası
uygulanır ve bu bentte sayılanlar, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi
kapsamında sigortalı sayılırlar.
c)(Değişik: 17/4/2008-5754/3 md.) Harp malûlleri
ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu, 3/11/1980 tarihli
ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna göre vazife
malûllüğü aylığı bağlanmış malûllerden, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a)
ve (b) bentleri kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başlayanların aylıkları
kesilmez. 3713 sayılı Kanuna göre aylık bağlanmış malûller ile aynı Kanun
kapsamına giren olaylar sebebiyle vazife malûllüğü aylığı alan er ve
erbaşların, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı
olmaları halinde de aylıkları kesilmez. Aylıkları kesilmeksizin 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışanlar hakkında uzun vadeli sigorta
kolları, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında
çalışanlar hakkında ise iş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri
uygulanır. İş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulananların
uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmayı istemeleri halinde, bu isteklerini
Kuruma bildirdikleri tarihi takip eden ay başından itibaren, haklarında uzun
vadeli sigorta kolları da uygulanır. Bu fıkra kapsamına girenlerden ayrıca
genel sağlık sigortası primi alınmaz.
d)(Mülga: 17/4/2008-5754/3 md.)
e)
Türkiye İş Kurumu tarafından düzenlenen meslek edindirme, geliştirme ve
değiştirme eğitimine katılan kursiyerler, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(a) bendi kapsamında sigortalı sayılırlar ve bunlar hakkında iş kazası ve
meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulanır.
Sayfa 5
9788
f) (Mülga: 17/4/2008-5754/3 md.)
g) (Ek: 17/4/2008-5754/3 md.) Ülkemiz ile sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan
ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt dışındaki işyerlerinde çalıştırılmak
üzere götürülen Türk işçileri 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında
sigortalı sayılır ve bunlar hakkında kısa vadeli sigorta kolları ile genel
sağlık sigortası hükümleri uygulanır. Bu sigortalıların uzun vadeli sigorta
kollarına tabi olmak istemeleri halinde, 50 nci maddenin ikinci fıkrasındaki
Türkiye’de yasal olarak ikamet etme şartı ile aynı fıkranın (a) bendinde
belirtilen şartlar aranmaksızın haklarında isteğe bağlı sigorta hükümleri
uygulanır. Bu kapsamda, isteğe bağlı sigorta hükümlerinden yararlananlardan
ayrıca genel sağlık sigortası primi alınmaz.
Sigortalı sayılmayanlar
MADDE 6- Bu Kanunun
kısa ve uzun vadeli sigorta kolları hükümlerinin uygulanmasında;
a)
İşverenin işyerinde ücretsiz çalışan eşi,
b)
Aynı konutta birlikte yaşayan ve üçüncü derece dahil bu dereceye kadar hısımlar
arasında ve aralarına dışardan başka kimse katılmaksızın, yaşadıkları konut
içinde yapılan işlerde çalışanlar,
c)(Değişik: 17/4/2008-5754/4 md.) Ev
hizmetlerinde çalışanlar (ücretle ve sürekli olarak çalışanlar hariç),
d) Askerlik hizmetlerini er ve erbaş olarak yapmakta olanlar ile yedek subay
okulu öğrencileri,
e)
Yabancı bir ülkede kurulu herhangi bir kuruluş tarafından ve o kuruluş adına ve
hesabına Türkiye'ye bir iş için gönderilen ve yabancı ülkede sosyal sigortaya
tâbi olduğunu belgeleyen kişiler ile Türkiye'de kendi adına ve hesabına
bağımsız çalışanlardan, yurt dışında ikamet eden ve o ülke sosyal güvenlik
mevzuatına tâbi olanlar,
f)
Resmî meslek ve sanat okulları ile yetkili resmî makamların izniyle kurulan
meslek veya sanat okullarında ve yüksek okullarda fiilen normal eğitim süreleri
içinde yapılan, tatbikî mahiyetteki yapım ve üretim işlerinde çalışan
öğrenciler,
g)
Sağlık hizmet sunucuları tarafından işe alıştırılmakta olan veya rehabilite
edilen, hasta veya malûller,
h)(Değişik: 17/4/2008-5754/4 md.) 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri gereği sigortalı sayılması
gerekenlerden 18 yaşını doldurmamış olanlar,
ı)
Kamu idareleri hariç olmak üzere, tarım işlerinde veya orman işlerinde hizmet
akdiyle süreksiz işlerde çalışanlar ile tarımda kendi adına ve hesabına
bağımsız çalışanlardan; tarımsal faaliyette bulunan ve yıllık tarımsal faaliyet
gelirlerinden, bu faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın
aylık ortalamasının, bu Kanunda tanımlanan prime esas günlük kazanç alt
sınırının otuz katından az olduğunu belgeleyenler,
j)(Mülga: 17/4/2008-5754/4 md.)
k)(Değişik: 17/4/2008-5754/4 md.) Kendi adına ve
hesabına bağımsız çalışanlardan gelir vergisinden muaf olup, esnaf ve sanatkâr
siciline kayıtlı olanlardan, aylık faaliyet gelirlerinden bu faaliyetine
ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarı, prime esas günlük kazanç alt
sınırının otuz katından az olduğunu belgeleyenler,
l)
Kamu idarelerinin dış temsilciliklerinde istihdam edilen ve temsilciliğin
bulunduğu ülkede sürekli ikamet izni veya bu devletin vatandaşlığını da haiz
bulunan Türk uyruklu sözleşmeli personelden, bulunduğu ülkenin sosyal güvenlik
kurumunda sigortalı olduğunu belgeleyenler ile kamu idarelerinin dış
temsilciliklerinde istihdam edilen sözleşmeli personelin uluslararası sosyal
güvenlik sözleşmeleri çerçevesinde ve temsilciliğin bulunduğu ülkenin ilgili mevzuatının zorunlu kıldığı hallerde,
işverenleri tarafından bulunulan ülkede sosyal sigorta kapsamında sigortalı
yapılanlar, (1)
4
üncü ve 5 inci maddelere göre sigortalı sayılmaz.
––––––––––––––
(1) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 4 üncü
maddesiyle bu bentte yer alan “kamu düzeninin”
ibaresi “ilgili mevzuatının” şeklinde değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir.
Sayfa 6
9789
(h) bendinin uygulanmasıyla ilgili olarak, bir meslek veya sanat okulunu
bitirenlerden, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine
göre mahkemece ergin kılınmak suretiyle, öğrenimleriyle ilgili görevlerde
çalışanlar hakkında 18 yaşın bitirilmiş olması şartı aranmaz.
Birinci fıkranın (ı) bendinin uygulanmasında, Türkiye Ziraat Odaları Birliğinin
görüşü alınır.
Bu
maddenin uygulamasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
Sigortalılığın başlangıcı
MADDE 7- Sigorta hak
ve yükümlülükleri 4 üncü maddenin birinci fıkrasının;
a)
(a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için çalışmaya, meslekî eğitime veya
zorunlu staja başladıkları tarihten,
b)(Değişik: 17/4/2008-5754/5 md.) (b) bendi
kapsamında sigortalı sayılanlardan, gelir vergisi mükellefi olanlar ile şahıs
şirketlerinden kolektif, adi komandit şirketlerin komandite ve komanditer
ortakları ve donatma iştiraki ortaklarının vergi mükellefiyetlerinin
başladıkları tarihten; sermaye şirketlerinden limited şirket ortakları ile
sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortaklarının,
şirketin ticaret sicil memurluklarınca tescil edildikleri tarihten; anonim
şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortaklarının yönetim kuruluna
seçildikleri tarihten; gelir vergisinden muaf olanların ise esnaf ve sanatkâr
siciline kayıtlı oldukları tarihten; tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız
çalışanlar için tarımsal faaliyetlerinin kanunla kurulu ilgili meslek
kuruluşlarınca veya kendilerince, bir yıl içinde bildirilmesi halinde
kaydedildiği tarihten, bu süre içinde bildirilmemesi halinde ise bildirimin
Kuruma yapıldığı tarihten; köy ve mahalle muhtarları için seçildikleri
tarihten; 4 üncü maddenin üçüncü fıkrasında belirtilenler için ise lisans
belgesine istinaden fiilen çalışmaya başladıkları tarihten,
c)(Değişik: 17/4/2008-5754/5 md.) (c) bendi
kapsamında sigortalı sayılanlar için, göreve başladıkları veya bu Kanunun 4
üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (d) ve (e) bentleri kapsamındaki okullarda
öğrenime başladıkları tarihten,
itibaren başlar.
Birinci fıkranın (b) bendinin uygulanmasında, gelir vergisinden muaf olanlar
ile tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanların kayıt ve tescil
işlemleri ile ilgili olarak kanunla kurulmuş ilgili meslek kuruluşlarının
görüşleri alınır.
Sigortalı bildirimi ve tescili
MADDE 8- (Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/6 md.) İşverenler, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi
kapsamında sigortalı sayılan kişileri, 7 nci maddenin birinci fıkrasının (a)
bendinde belirtilen sigortalılık başlangıç tarihinden önce, sigortalı işe giriş
bildirgesi ile Kuruma bildirmekle yükümlüdür. Ancak işveren tarafından
sigortalı işe giriş bildirgesi;
a) İnşaat, balıkçılık ve tarım işyerlerinde
işe başlatılacak sigortalılar için, en geç çalışmaya başlatıldığı gün,
b) Yabancı ülkelere sefer yapan ulaştırma
araçlarına sefer esnasında alınarak çalıştırılanlar ile Kuruma ilk defa işyeri
bildirgesi verilecek işyerlerinde; ilk defa sigortalı çalıştırmaya başlanılan
tarihten itibaren bir ay içinde çalışmaya başlayan sigortalılar için, çalışmaya
başladıkları tarihten itibaren en geç söz konusu bir aylık sürenin dolduğu
tarihe kadar,
c) Kamu idarelerince istihdam edilen 4447
sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa göre işsizlik sigortasına tabi olmayan
sözleşmeli personel ile kamu idarelerince yurt dışı görevde çalışmak üzere işe
alınanların, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren bir ay içinde,
Kuruma verilmesi halinde, sigortalılık
başlangıcından önce bildirilmiş sayılır.
Sigortalılar, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren en geç bir ay içinde,
sigortalı olarak çalışmaya başladıklarını Kuruma bildirirler. Ancak,
sigortalının kendini bildirmemesi, sigortalı aleyhine delil teşkil etmez.
Sayfa 7
9790
(Değişik
üçüncü fıkra: 17/4/2008-5754/6 md.) 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendinde bulunanlar
hariç olmak üzere diğer alt bentleri kapsamında sigortalı sayılan kişiler için
7 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen sigortalılık
başlangıcından; (4) numaralı alt bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için ise
kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıt tarihinden itibaren kendi mevzuatına
göre kayıt veya tescili yapan ilgili kurum, kuruluş ve birlikler, vergi
daireleri ve esnaf sicil memurluğu sigortalı işe giriş bildirgesi düzenleyerek
Kuruma vermekle yükümlüdür. 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin
(1), (2) ve (3) numaralı alt bentlerinde sayılanların bildirimleri en geç 15
gün, (4) numaralı alt bendinde sayılanların bildirimleri ise en geç bir ay
içinde yapılır. Ayrıca 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (4)
numaralı alt bendinde sayılanların kendileri tarafından da sigortalılık
bildirimleri yapılabilir. 4 üncü maddenin üçüncü fıkrasında belirtilenlerin ise
çalışmaya başladıkları tarihten itibaren en geç bir ay içinde tescil eden
kuruluş tarafından Kuruma bildirilmesi zorunludur. Kurum bu bildirimlerden
itibaren bir ay içinde tescili yapılan kişilere, sigortalılık hak ve
yükümlülüklerinin başladığını bildirir.
(Mülga
dördüncü fıkra: 17/4/2008-5754/6 md.)
(Değişik
beşinci fıkra: 17/4/2008-5754/6 md.) 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılan kişileri
çalıştıracak işverenler, bu kapsamda ilk defa veya tekrar çalıştırmaya
başlattıkları kişileri, 7 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde
belirtilen sigortalılık başlangıcından itibaren, onbeş gün içinde sigortalı işe
giriş bildirgesi ile Kuruma bildirmekle yükümlüdürler. Aynı kamu idaresinin
farklı birimleri arasındaki naklen tayin ve görevlendirmelerde bildirim
yapılmaz.
(Mülga
altıncı fıkra: 17/4/2008-5754/6 md.)
Kamu idareleri ile bankalar, Kurumca sağlanacak elektronik altyapıdan
yararlanmak suretiyle, Kurumca belirlenecek işlemlerde, işlem yaptığı kişilerin
sigortalılık bakımından tescilli olup olmadığını kontrol etmek ve sigortasız
olduğunu tespit ettiği kişileri, Kuruma bildirmekle yükümlüdürler.
Bu
maddenin ikinci ve beşinci fıkraları hariç olmak üzere, diğer fıkralarında
belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen ilgililer hakkında, 102 nci madde
hükümlerine göre idarî para cezası uygulanır.
Sigortalı işe giriş bildirgesinin şekli ve içeriği, bildirgenin verilme
yöntemleri ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar, Kurum
tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Sigortalılığın sona ermesi
MADDE 9- Kısa ve
uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık;
a)
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların,
hizmet akdinin sona erdiği tarihten,
b)
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların;
1)
Gelir vergisi mükellefi olanlar için, mükellefiyetlerini gerektiren
faaliyetlerine son verdikleri tarihten,
2)(Değişik: 17/4/2008-5754/7 md.) Gelir
vergisinden muaf olanlar için, esnaf ve sanatkâr sicili kaydının silindiği veya
6 ncı maddenin birinci fıkrasının (k) bendi kapsamına girdiği tarihten,
3)(Değişik: 17/4/2008-5754/7 md.) 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (3) numaralı alt bendi kapsamına girenlerden, şahıs
şirketlerinden kolektif, adi komandit şirketlerin komandite ve komanditer
ortakları ve donatma iştiraki ortaklarının vergi mükellefiyetlerinin sona
erdiği tarihten, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite
ortaklarının, şirketin ticaret sicil memurluğundan kaydının silindiği tarihten,
limited şirket ortaklarından hisselerinin tamamını devreden sigortalıların,
hisse devrinin yapılmasına ortaklar kurulunca karar verildiği tarihten, anonim
şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortaklarının yönetim kurulu üyeliklerinin
sona erdiği tarihten, iflas veya tasfiye durumu ile münfesih duruma düşen
şirketler için ortağın talep etmesi halinde, mahkeme kararı ile iflasın,
tasfiyenin açılmasına, ortaklar kurulu kararı ile tasfiyenin başlamasına veya
şirketin münfesih duruma düşmesine karar verildiği, ortakların talepte bulunmaması
halinde, mahkemece iflasın kapatılmasına karar verildiği, tasfiyesi sonuçlanan
şirketlerin ortaklıklarının ise tasfiye kurulu kararının ticaret sicili
memurluğunca tescil edildiği tarihten,
4)(Mülga: 17/4/2008-5754/7 md.)
Sayfa 8
9791
5)
Tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için, tarımsal
faaliyetlerinin sona erdiği veya 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (ı) bendi
kapsamına girdiği tarihten,
6)
Köy ve mahalle muhtarlarının, muhtarlık görevlerinin sona erdiği tarihten,
7)
Herhangi bir yabancı ülkede ikamet eden ve o ülke mevzuatı kapsamında sigortalı
olarak çalışmaya başladığı veya ikamet esasına bağlı olarak, o ülke sosyal
güvenlik sistemine dahil olduğu tarihten,
8)(Değişik: 17/4/2008-5754/7 md.) (3) numaralı
alt bent kapsamında iflas veya tasfiye durumu ile münfesih duruma düşen
şirketlerin ortaklarından 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi
kapsamında çalışmaya başlayanların, çalışmaya başladıkları tarihten,
9)
Köy ve mahalle muhtarlarından; kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmasından
dolayı gelir vergisi mükellefiyeti bulunanlar hariç, aynı zamanda hizmet
akdi ile çalışanların çalışmaya başladığı tarihten,
10) (Değişik: 17/4/2008-5754/7 md.) Gelir
vergisinden muaf olan, ancak esnaf ve sanatkârlar sicili kaydına istinaden 4
üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılanlardan,
bu sigortalılıklarının devamı sırasında, hizmet akdi ile çalışanların çalışmaya
başladığı tarihten,
c)
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanların;
1)(Değişik: 17/4/2008-5754/7 md.) Ölüm veya
aylık bağlanmasını gerektiren hallerde görev aylıklarının kesildiği tarihi,
8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesinde belirtilen yaş
hadleri ile sıhhi izin sürelerinin doldurulması halinde ise bu süre ve hadlerin
doldurulduğu tarihleri takip eden aybaşından,
2)(Değişik: 17/4/2008-5754/7 md.) Diğer hallerde
ise görevden ayrıldıkları tarihten,
d)
5 inci madde gereği bazı sigorta kollarına tâbi tutulanların, sigortalı
sayılmalarını gerektiren halin sona erdiği tarihten,
e)
6 ncı maddenin birinci fıkrasının (l) bendi kapsamında olanlardan, çalışmakta
iken bulunduğu ülkenin sosyal güvenlik kurumu ile irtibatlandırılanlar ile
uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri çerçevesinde, seçimini bu yönde
kullananlar için sigortalandıkları tarihten,
itibaren sona erer.
Ancak, hastalık ve analık hükümlerinin uygulanmasında sigortalılık;
a)
İlgili kanunlar gereği sigortalının ücretsiz izinli olması, greve iştirak
etmesi veya işverenin lokavt yapması hallerinde, bu hallerin sona ermesini,
b)
Diğer hallerde ise birinci fıkrada belirtilen tarihleri,
takip eden onuncu günden başlanarak yitirilmiş sayılır.
Birinci fıkranın (a), (c) ve (d) bentlerine göre sigortalılığı sona erenlerin
durumları işverenleri tarafından, (b) bendinde belirtilen şekillerde sona
erenlerin durumları ise kendileri ve sözü edilen bentte belirtilen faaliyetin
sona erme halinin bildirildiği kuruluşlar veya vergi daireleri tarafından, en
geç on gün içinde Kuruma bildirilir. Bu kişilerin meslek kuruluşlarına ya da
vergi dairelerine olan yükümlülüklerini yerine getirmemiş olmaları,
sigortalılığın sona ermesine ilişkin belge ya da bilginin verilmesine engel
teşkil etmez.
Birinci fıkranın (e) bendine göre sigortalılığı sona erenler ile 8 inci maddenin
birinci fıkrasının (c) bendine göre bildirimi yapılan sigortalıların,
sigortalılığının sona ermesine ilişkin bildirimleri, üç ay içinde Kuruma
yapılır.
Sayfa 9
9792
Bu
maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
Sigortalıların işleri nedeniyle geçici olarak yurt dışında bulunmaları
MADDE 10- 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde sayılan sigortalıların işverenleri
tarafından geçici görevle yurt dışına gönderilmeleri, (c) bendinde sayılan
sigortalıların mevzuatlarında belirtilen usûle uygun olarak yurt dışına
gönderilmeleri veya (b) bendinde sayılanların sigortalılığa esas çalışması
nedeniyle yurt dışında bulunmaları halinde, bu görevleri yaptıkları sürece,
sigortalıların ve işverenlerin sosyal sigortaya ilişkin hak ve yükümlülükleri
devam eder.
(Mülga
ikinci fıkra: 17/4/2008-5754/67 md.)
İKİNCİ BÖLÜM
İşyerleri ve İşverenlere İlişkin Hükümler
İşyeri, işyerinin bildirilmesi, devri, intikali ve nakli
MADDE 11- İşyeri,
sigortalı sayılanların maddî olan ve olmayan unsurlar ile birlikte işlerini
yaptıkları yerlerdir.
İşyerinde üretilen mal veya verilen hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı
bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen işyerine bağlı yerler, dinlenme,
çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden veya meslek
eğitimi yerleri, avlu ve büro gibi diğer eklentiler ile araçlar da işyerinden
sayılır.
İşveren, örneği Kurumca hazırlanacak işyeri bildirgesini en geç sigortalı
çalıştırmaya başladığı tarihte, Kuruma vermekle yükümlüdür. Şirket kuruluşu
aşamasında, çalıştıracağı sigortalı sayısını ve bunların işe başlama tarihini,
ticaret sicili memurluklarına bildiren işverenlerin, bu bildirimleri Kuruma
yapılmış sayılır. Ticaret sicili memurlukları, kendilerine yapılan bu bildirimi
en geç on gün içinde Kuruma bildirmek zorundadır.
29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tâbi şirketlerin
nevilerinin değişmesi, birleşmesi veya diğer bir şirkete katılması durumunda,
bu hususların ticaret siciline tesciline ilişkin ilân tarihini; adi şirketlerde
şirkete yeni ortak alınması durumunda ise en geç yeni ortağın alındığı tarihi
takip eden on gün içinde, işyeri bildirgesi ile Kuruma bildirilmek zorundadır.
İşyerinin faaliyette bulunduğu adresten başka bir ildeki adrese nakledilmesi,
sigortalı çalıştırılan bir işin veya işyerinin başka bir işverene devredilmesi
veya intikal etmesi halinde, işyerinin nakledildiği, yeni işverenin işi veya
işyerini devraldığı tarihi takip eden on gün içinde, işyerinin miras yoluyla
intikali halinde ise mirasçıları, ölüm tarihinden itibaren en geç üç ay içinde,
işyeri bildirgesini Kuruma vermekle yükümlüdür. İşyerinin aynı il sınırları
içinde Kurumun diğer bir ünitesinin görev alanına giren başka bir adrese
nakledilmesi halinde, adres değişikliğinin yazı ile bildirilmesi yeterlidir. Bu
işlerde çalışan sigortalıların, sigorta hak ve yükümlülükleri devam eder.
Sayfa 10
9793
Valilikler, belediyeler ve ruhsat vermeye yetkili diğer kamu ve özel hukuk
tüzel kişileri, yapı ruhsatı ve diğer tüm ruhsat veya ruhsat niteliği taşıyan
işlemlerine ilişkin bilgi ve belgeler ile varsa bunların verilmesine esas olan
istihdama ilişkin bilgileri, verildiği tarihten itibaren bir ay içinde Kuruma
bildirmekle yükümlüdürler.
Bu
maddede belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyenler hakkında, 102 nci
maddenin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca idarî para cezası uygulanır.
İdarî para cezası uygulanması, bu yükümlülüklerin yerine getirilmesine engel
teşkil etmez.
Alt işveren, asıl işverenin işyerinde çalıştırdığı sigortalıları, işverenle
aralarında yaptıkları sözleşmenin ibrazı kaydıyla, Kurumdan alacağı özel bir
numara ile asıl işverenin kayıtlı olduğu dosyadan bildirir.
İşyeri bildirgesinin verilmemesi veya geç verilmesi, bu Kanunda belirtilen hak
ve yükümlülükleri ortadan kaldırmaz. İşyeri bildirgesinin şekli ve içeriği ile bu
maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurum tarafından çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
İşveren, işveren vekili, geçici iş ilişkisi kurulan işveren ve alt işveren
MADDE 12- 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentlerine göre sigortalı sayılan
kişileri çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişiliği olmayan kurum
ve kuruluşlar işverendir.
İşveren adına ve hesabına, işin veya görülen hizmetin bütününün yönetim
görevini yapan kimse, işveren vekilidir. Bu Kanunda geçen işveren deyimi,
işveren vekilini de kapsar. İşveren vekili ve 4857 sayılı İş Kanununda
tanımlanan geçici iş ilişkisi kurulan işveren, bu Kanunda belirtilen
yükümlülüklerinden dolayı işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen
sorumludur.
4
üncü maddenin ikinci fıkrasının (a) bendine tâbi olanlar hakkında, işverenlerin
bu Kanunda belirtilen yükümlülükleri, bunları çalıştıran işçi sendikaları ve konfederasyonları veya işveren tarafından; 4 üncü
maddenin dördüncü fıkrasına tâbi olanlar hakkında, işverenlerin bu Kanunda
belirtilen yükümlülükleri, bunları çalıştıran kamu idareleri veya eğitim
gördükleri okullar tarafından yerine getirilir. (1)
2/7/1941 tarihli ve 4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanuna
göre çalıştırılanlar hakkında, işverenlerin bu Kanunda belirtilen
yükümlülükleri, bunları çalıştırmaya yetkili makam tarafından yerine getirilir.
Ceza infaz kurumları ile tutukevleri bünyesinde oluşturulan tesis, atölye ve benzeri
ünitelerde çalıştırılan hükümlü ve tutukluların işvereni, Ceza İnfaz Kurumları
ile Tutukevleri İş Yurtları Kurumu, işveren vekilleri ise Ceza İnfaz Kurumları
ile Tutukevleri İş Yurtları Kurumunun sorumlu müdür ve amirleridir.
Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte
veya bir işin bölüm veya eklentilerinde, iş alan ve bu iş için görevlendirdiği
sigortalıları çalıştıran üçüncü kişiye alt işveren denir. Sigortalılar, üçüncü
bir kişinin aracılığı ile işe girmiş ve bunlarla sözleşme yapmış olsalar dahi,
asıl işveren, bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren
ile birlikte sorumludur.
––––––––––––
(1)
17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 65 inci maddesiyle; 12 nci maddesinin
üçüncü fıkrasında yer alan “üçüncü” ibaresi “dördüncü”olarak değiştirilmiş;
aynı Kanunun 66 ncı maddesiyle “işçi sendikaları” ibaresinden sonra gelmek
üzere “ve konfederasyonları” ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.
Sayfa 11
9794
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM (1)
Hizmet Akdiyle veya Kendi Adına ve Hesabına Bağımsız
Çalışan Sigortalıların Tabi Olduğu Kısa Vadeli Sigorta Hükümleri
İş
kazasının tanımı, bildirilmesi ve soruşturulması
MADDE 13- İş kazası;
a)
Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
b)(Değişik: 17/4/2008-5754/8 md.) İşveren
tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına
bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,
c)
Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında
başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
d)(Değişik: 17/4/2008-5754/8 md.) Bu Kanunun 4
üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın
sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan
zamanlarda,
e)
Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi
sırasında,
meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre
uğratan olaydır.
İş
kazasının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının;
a)
(a) bendi ile 5 inci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları
çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve
Kuruma da en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde,
b)
(b) bendi kapsamında bulunan sigortalı bakımından kendisi tarafından, bir ayı
geçmemek şartıyla rahatsızlığının bildirim yapmaya engel olmadığı günden sonra
üç işgünü içinde,
c)(Mülga: 17/4/2008-5754/8 md.)
(Değişik
paragraf: 17/4/2008-5754/8 md.) iş kazası ve
meslek hastalığı bildirgesi ile doğrudan ya da taahhütlü posta ile Kuruma
bildirilmesi zorunludur. Bu fıkranın (a) bendinde belirtilen süre, iş kazasının
işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde, iş kazasının
öğrenildiği tarihten itibaren başlar.
Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara
varılabilmesi için gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen
memurları tarafından veya Bakanlık iş müfettişleri vasıtasıyla soruşturma
yapılabilir. Bu soruşturma sonunda yazılı olarak bildirilen hususların gerçeğe
uymadığı ve olayın iş kazası olmadığı anlaşılırsa, Kurumca bu olay için yersiz
olarak yapılmış bulunan ödemeler, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren gerçeğe
aykırı bildirimde bulunanlardan, 96 ncı madde hükmüne göre tahsil edilir.
İş
kazası ve meslek hastalığı bildirgesinin şekli ve içeriği, verilme usûlü ile bu
maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
Meslek hastalığının tanımı, bildirilmesi ve soruşturulması
MADDE 14- Meslek
hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı
tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici
veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal özürlülük halleridir.
––––––––––––
(1) Bu bölüm
başlığı “Kısa Vadeli Sigorta Hükümleri” iken, 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı
Kanunun 65 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Sayfa 12
9795
Sigortalının çalıştığı işten dolayı meslek hastalığına tutulduğunun;
a)
Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucuları tarafından usûlüne uygun
olarak düzenlenen sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgelerin
incelenmesi,
b) Kurumca gerekli görüldüğü hallerde, işyerindeki çalışma şartlarını ve buna
bağlı tıbbî sonuçlarını ortaya koyan denetim raporları ve gerekli diğer
belgelerin incelenmesi,
sonucu Kurum Sağlık Kurulu tarafından tespit edilmesi zorunludur.
Meslek hastalığı, işten ayrıldıktan sonra meydana çıkmış ve sigortalı olarak
çalıştığı işten kaynaklanmış ise, sigortalının bu Kanunla sağlanan haklardan
yararlanabilmesi için, eski işinden fiilen ayrılmasıyla hastalığın meydana
çıkması arasında bu hastalık için Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikte
belirtilen süreden daha uzun bir zamanın geçmemiş olması şarttır. Bu durumdaki
kişiler, gerekli belgelerle Kuruma müracaat edebilirler. Herhangi bir meslek
hastalığının klinik ve laboratuvar bulgularıyla belirlendiği ve meslek
hastalığına yol açan etkenin işyerindeki inceleme sonunda tespit edildiği
hallerde, meslek hastalıkları listesindeki yükümlülük süresi aşılmış olsa bile,
söz konusu hastalık Kurumun veya ilgilinin başvurusu üzerine Sosyal Sigorta
Yüksek Sağlık Kurulunun onayı ile meslek hastalığı sayılabilir.
Meslek hastalığının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının;
a)
(a) bendi ile 5 inci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından,
sigortalının meslek hastalığına tutulduğunu öğrenen veya bu durum kendisine
bildirilen işveren tarafından, (1)
b)
(b) bendi kapsamındaki sigortalı bakımından ise kendisi tarafından,
bu
durumun öğrenildiği günden başlayarak üç işgünü içinde, iş kazası ve meslek
hastalığı bildirgesi ile Kuruma bildirilmesi zorunludur. Bu yükümlülüğü yerine
getirmeyen veya yazılı olarak bildirilen hususları kasten eksik ya da yanlış
bildiren işverene veya 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamındaki sigortalıya, Kurumca bu durum için yapılmış bulunan masraflar ile
ödenmişse geçici iş göremezlik ödenekleri rücû edilir.
Meslek hastalığı ile ilgili bildirimler üzerine gerekli soruşturmalar, Kurumun
denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık iş
müfettişleri vasıtasıyla yaptırılabilir.
Hangi hallerin meslek hastalığı sayılacağı, iş kazası ve meslek hastalığı
bildirgesinin şekli ve içeriği, verilme usûlü ile bu maddenin uygulanmasına
ilişkin diğer usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikte
düzenlenir. Yönetmelikte belirlenmiş hastalıklar dışında herhangi bir
hastalığın meslek hastalığı sayılıp sayılmaması hususunda çıkabilecek
uyuşmazlıklar, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Hastalık ve analık hali
MADDE 15- (Değişik:
17/4/2008-5754/9 md.)
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve
(b) bentleri kapsamındaki sigortalının, iş kazası ve meslek hastalığı dışında
kalan ve iş göremezliğine neden olan rahatsızlıklar, hastalık halidir.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve
(b) bentleri kapsamındaki sigortalı kadının veya sigortalı erkeğin sigortalı olmayan
eşinin, kendi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık alan kadının ya da gelir
veya aylık alan erkeğin sigortalı olmayan eşinin gebeliğinin başladığı tarihten
itibaren doğumdan sonraki ilk sekiz haftalık, çoğul gebelik halinde ise ilk on
haftalık süreye kadar olan gebelik ve analık haliyle ilgili rahatsızlık ve
özürlülük halleri analık hali kabul edilir.
––––––––––––
(1)
17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 65 inci maddesiyle bu bentte yer alan
“(a) ve (c) bentleri” ibaresi “(a) bendi olarak değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir.
Sayfa 13
9796
İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve
analık sigortasından sağlanan haklar (1)
MADDE 16- (Değişik:
17/4/2008-5754/10 md.)
İş kazası veya meslek hastalığı
sigortasından sağlanan haklar şunlardır:
a) Sigortalıya, geçici iş göremezlik
süresince günlük geçici iş göremezlik ödeneği verilmesi.
b) Sigortalıya sürekli iş göremezlik
geliri bağlanması.
c) İş kazası veya meslek hastalığı sonucu
ölen sigortalının hak sahiplerine, gelir bağlanması.
d) Gelir bağlanmış olan kız çocuklarına
evlenme ödeneği verilmesi.
e) İş kazası ve meslek hastalığı sonucu
ölen sigortalı için cenaze ödeneği verilmesi.
Hastalık ve analık sigortasından
sigortalıya hastalık veya analık hallerine bağlı olarak ortaya çıkan iş göremezlik
süresince, günlük geçici iş göremezlik ödeneği verilir.
Analık sigortasından sigortalı kadına veya
sigortalı olmayan karısının doğum yapması nedeniyle sigortalı erkeğe, bu
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki
sigortalılardan; kendi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık alan kadına ya
da gelir veya aylık alan erkeğin sigortalı olmayan eşine, her çocuk için
yaşaması şartıyla doğum tarihinde geçerli olan ve Kurum Yönetim Kurulunca
belirlenip Bakan tarafından onaylanan tarife üzerinden emzirme ödeneği verilir.
Sigortalı kadına veya sigortalı olmayan
eşinin doğum yapması nedeniyle sigortalı erkeğe emzirme ödeneği verilebilmesi
için, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının;
a) (a) bendi kapsamında olanlar için
doğumdan önceki bir yıl içinde en az 120 gün kısa vadeli sigorta kolları primi
bildirilmiş olması,
b) (b) bendi kapsamında olanlar için
doğumdan önceki bir yıl içinde en az 120 gün kısa vadeli sigorta kolları primi
yatırılmış ve genel sağlık sigortası primi dahil prim ve prime ilişkin her
türlü borçlarının ödenmiş olması,
şarttır.
Emzirme ödeneğine hak kazanan
sigortalılardan 9 uncu maddeye göre sigortalılığı sona erenlerin, bu tarihten
başlamak üzere üçyüz gün içinde çocukları doğarsa, sigortalı kadın veya eşi
analık sigortası haklarından yararlanacak sigortalı erkek, doğum tarihinden
önceki onbeş ay içinde en az 120 gün prim ödenmiş olması şartıyla emzirme
ödeneğinden yararlandırılır.
Ödenek ve gelirlere esas tutulacak günlük kazanç (2)
MADDE 17- İş kazası,
meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde verilecek ödeneklerin veya
bağlanacak gelirlerin hesabına esas tutulacak günlük kazanç; iş kazasının veya
doğumun olduğu tarihten, meslek hastalığı veya hastalık halinde ise iş göremezliğin
başladığı tarihten önceki oniki aydaki son üç ay içinde 80 inci maddeye göre
hesaplanacak prime esas kazançlar toplamının, bu kazançlara esas prim ödeme gün sayısına bölünmesi
suretiyle hesaplanır. (Mülga son cümle: 17/4/2008-5754/67 md.)
Oniki aylık dönemde çalışmamış ve ücret almamış olan sigortalı, çalışmaya
başladığı ay içinde iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle iş göremezliğe
uğrarsa verilecek ödeneklerin veya bağlanacak gelirlerin hesabına esas günlük
kazanç; çalışmaya başladığı tarih ile iş göremezliğinin başladığı tarih
arasındaki sürede elde ettiği prime esas günlük kazanç toplamının, çalıştığı
gün sayısına bölünmesi suretiyle; çalışmaya başladığı gün iş kazasına uğraması
halinde ise aynı veya emsal işte çalışan benzeri bir sigortalının günlük
kazancı esas tutulur.
4
üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi gereği sigortalı sayılanların ödenek
veya gelire esas günlük kazançlarının hesabında:
a)
Prim, ikramiye ve bu nitelikteki arızi ödemeler dikkate alınmış ise ödenek ve
gelire esas alınacak günlük kazanç, ücret toplamının ücret alınan gün sayısına
bölünmesiyle hesaplanacak günlük kazanca, % 50 oranında bir ekleme yapılarak
bulunan tutardan çok olamaz.
b)
İdare veya yargı mercilerince verilen karar gereğince yapılan ücret, ikramiye,
zam, tazminat ve bu mahiyetteki ödemelerden, ödenek ve gelirin hesabına esas
alınan üç aylık dönemden önceki aylara ilişkin olanlar dikkate alınmaz.
––––––––––––
(1) Bu madde başlığı “İş kazası, meslek hastalığı,
hastalık ve analık hallerinde sağlanan haklar” iken, 17/4/2008 tarihli ve 5754
sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(2) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 65 inci
maddesiyle bu maddenin birinci fıkrasındaki “prim gün
sayısına” ibaresi “prim ödeme gün sayısına”, üçüncü fıkrasındaki “(a) ve (c)
bentleri” ibaresi “(a) bendi”şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Sayfa 14
9797
Meslek hastalığı, sigortalının sigortalı olarak çalıştığı son işinden ayrıldığı
tarihten bir yıl geçtikten sonra meydana çıkmış ise, günlük kazancı bu son
işinden ayrıldığı tarih esas alınarak yukarıdaki fıkralara göre hesaplanır.
İş
kazası ile meslek hastalığı sigortasından bağlanacak gelirlere esas tutulacak
aylık kazanç, yukarıdaki hükümlere göre hesaplanacak günlük kazancın otuz
katıdır.
Geçici iş göremezlik ödeneği
MADDE 18- Kurumca
yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması
şartıyla;
a)
İş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya
her gün için,
b)(Değişik: 17/4/2008-5754/11 md.) 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 inci madde kapsamındaki
sigortalılardan hastalık sigortasına tabi olanların hastalık sebebiyle iş
göremezliğe uğraması halinde, iş göremezliğin başladığı tarihten önceki bir yıl
içinde en az doksan gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması şartıyla
geçici iş göremezliğin üçüncü gününden başlamak üzere her gün için,
c)(Değişik: 17/4/2008-5754/11 md.) 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (a) bendi ile (b) bendinde belirtilen muhtarlar ile
aynı bendin (1), (2) ve (4) numaralı alt bentleri kapsamındaki sigortalı
kadının analığı halinde, doğumdan önceki bir yıl içinde en az doksan gün kısa
vadeli sigorta primi bildirilmiş olması şartıyla, doğumdan önceki ve sonraki
sekizer haftalık sürede, çoğul gebelik halinde ise doğumdan önceki sekiz
haftalık süreye iki haftalık süre ilâve edilerek çalışmadığı her gün için,
d)(Değişik: 17/4/2008-5754/11 md.) 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (a) bendi ile (b) bendinde belirtilen muhtarlar ile
aynı bendin (1), (2) ve (4) numaralı alt bentleri kapsamındaki sigortalı
kadının isteği ve hekimin onayı ile doğuma üç hafta kalıncaya kadar çalışılması
halinde, doğum sonrası istirahat süresine eklenen süreler için,
geçici iş göremezlik ödeneği verilir.
(Değişik
ikinci fıkra: 17/4/2008-5754/11 md.) 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanlara iş kazası
veya meslek hastalığı ya da analık halinde geçici iş göremezlik ödeneği, genel
sağlık sigortası dahil prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş
olması şartıyla yatarak tedavi süresince veya yatarak tedavi sonrası bu
tedavinin gereği olarak istirahat raporu aldıkları sürede ödenir. Ancak bu
maddenin birinci fıkrasının (c) bendine göre doğum öncesi ve doğum sonrası
çalışmadığı sürelerde geçici iş göremezlik ödeneğinin ödenebilmesi için yatarak
tedavi şartı aranmaz.
(Değişik üçüncü fıkra: 17/4/2008-5754/11 md.) İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve
sigortalı kadının analığı halinde verilecek geçici iş göremezlik ödeneği,
yatarak tedavilerde 17 nci maddeye göre hesaplanacak günlük kazancının yarısı,
ayaktan tedavilerde ise üçte ikisidir.
Sigorta prim ve ödeneklerinin hesabına esas tutulacak günlük kazançların alt
sınırında meydana gelecek değişikliklerde, yeniden tespit edilen alt sınırın
altında bir günlük kazanç üzerinden ödenek almakta bulunanların veya almaya hak
kazanmış veya kazanacak olanların bu ödenekleri, günlük kazançlarının alt
sınırındaki değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak değiştirilmiş
günlük kazançların alt sınırına göre ödenir.
Bir sigortalıda iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinden
birkaçı birleşirse, geçici iş göremezlik ödeneklerinden en yükseği verilir.
Geçici iş göremezlik ödenekleri, toplu iş sözleşmesi yapılan işyerleri ile kamu
idarelerinin işverenleri tarafından Kurumca belirlenen usûl ve esaslara göre
Kurum adına sigortalılara ödenerek, daha sonra Kurum ile mahsuplaşmak suretiyle
tahsil edilebilir.
Sayfa 15
9798
Geçici iş göremezlik ödeneklerinin ödeme zamanı ile bu maddenin uygulanmasına
ilişkin diğer usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir.
Sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanma, hesaplanması, başlangıcı ve birden
çok iş kazası ve meslek hastalığı hali
MADDE 19- (Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/12 md.) İş kazası veya meslek hastalığı sonucu
oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti
sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum
Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az % 10 oranında azalmış bulunduğu
tespit edilen sigortalı, sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır.
Sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış olan sigortalının yeniden tedavi
ettirilmesi halinde meslekte kazanma gücünü ne oranda yitirdiği, birinci
fıkrada belirtilen sağlık kurullarından alınacak raporlara göre yeniden tespit
olunur.
Sürekli iş göremezlik geliri, sigortalının mesleğinde kazanma gücünün kaybı
oranına göre hesaplanır. Sürekli tam iş göremezlikte sigortalıya, 17 nci
maddeye göre hesaplanan aylık kazancının % 70'i oranında gelir bağlanır.
Sürekli kısmî iş göremezlikte sigortalıya bağlanacak gelir, tam iş göremezlik
geliri gibi hesaplanarak bunun iş göremezlik derecesi oranındaki tutarı
kendisine ödenir. Sigortalı, başka birinin sürekli bakımına muhtaç ise gelir
bağlama oranı % 100 olarak uygulanır.
4
üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanlara,
sürekli iş göremezlik geliri bağlanabilmesi için, kendi sigortalılığından
dolayı, genel sağlık sigortası dahil prim ve prime
ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması zorunludur. (1)
(Mülga beşinci fıkra: 17/4/2008-5754/12 md.)
(Mülga altıncı fıkra: 17/4/2008-5754/12 md.)
Yukarıdaki fıkralara göre hesaplanan gelir, günlük kazanç hesabına giren son ay
ile gelir başlangıç tarihi arasında 55 inci maddenin ikinci fıkrası hükmüne
göre artırılarak belirlenir.
Sigortalının sürekli iş göremezlik geliri;
a)
Geçici iş göremezlik ödeneğinin sona erdiği tarihi,
b)
Geçici iş göremezlik tespit edilemeden sürekli iş göremezlik durumuna
girilmişse, buna ait sağlık kurulu raporu tarihini,
takip eden ay başından başlar.
––––––––––
(1) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 12 nci
maddesiyle bu fıkrada yer alan “prim ve her türlü
borçlarının” ibaresi “prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının” şeklinde
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Sayfa 16
9799
Sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış sigortalılardan, aynı özürlülük veya
meslek hastalığı nedeniyle istirahat raporu alanlara, yazılı istek tarihinden
itibaren 18 inci maddeye göre hesaplanacak bir günlük geçici iş göremezlik
ödeneği ile aylık sürekli iş göremezlik gelirinin otuzda biri arasındaki fark, her
gün için geçici iş göremezlik ödeneği olarak verilir.
Sigortalının yeniden bir iş kazasına uğraması veya yeni bir meslek hastalığına
tutulması halinde, meydana gelen özürlerin bütünü göz önüne alınarak kendisine,
sürekli iş göremezliğini doğuran son iş kazası veya meslek hastalığı
sırasındaki kazancı üzerinden gelir hesaplanır. Ancak, sigortalının son iş
kazası veya meslek hastalığı sırasındaki günlük kazancına göre bulunacak
geliri, hesaplanan ilk gelirinden az ise sigortalının sürekli iş göremezlik
geliri ilk kazanç üzerinden ödenir.
İş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hallerinde
meslekte kazanma gücündeki kayıp oranının belirlenmesine ve bu maddenin
uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
Hak sahiplerine gelir bağlanması, evlenme ve cenaze ödenekleri
MADDE 20- İş kazası
veya meslek hastalığına bağlı nedenlerden dolayı ölen sigortalının hak
sahiplerine, 17 nci madde gereğince tespit edilecek aylık kazancının % 70'i, 55
inci maddenin ikinci fıkrasına göre güncellenerek 34 üncü madde hükümlerine
göre gelir olarak bağlanır.
İş
kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünü % 50 veya daha
fazla oranda kaybetmesi nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış iken
ölenlerin, ölümün iş kazası veya meslek hastalığına bağlı olup olmadığına
bakılmaksızın birinci fıkraya göre belirlenen tutar, 34 üncü madde hükümlerine
göre hak sahiplerine gelir olarak bağlanır.
İş
kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünü % 50 oranının
altında kaybetmesi nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış iken
ölenlerin, ölümün iş kazası veya meslek hastalığına bağlı olmaması halinde sigortalının
almakta olduğu sürekli iş göremezlik geliri, 34 üncü madde hükümlerine göre hak
sahiplerine gelir olarak bağlanır.
4
üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların hak
sahiplerine gelir bağlanabilmesi için, kendi sigortalılığından dolayı, genel
sağlık sigortası dahil prim ve prime ilişkin her
türlü borçlarının ödenmiş olması zorunludur. (1)
Gelirin başlangıcı, kesilmesi ve yeniden bağlanmasında 34 üncü ve 35 inci
maddeler uygulanır.
37
nci madde hükümlerine göre hak sahiplerine cenaze ve evlenme ödeneği verilir.
İş
kazası ve meslek hastalığı ile hastalık bakımından işverenin ve üçüncü
kişilerin sorumluluğu
MADDE 21- İş kazası
ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş
güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca
sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride
yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin
sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden
isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir.
İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır.
––––––––––
(1) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 65 inci
maddesiyle bu fıkrada yer alan “prim ve her türlü
borçlarının” ibaresi “prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının” şeklinde
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Sayfa 17
9800
İş
kazasının, 13 üncü maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sürede
işveren tarafından Kuruma bildirilmemesi halinde, bildirim tarihine kadar geçen
süre için sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği, Kurumca işverenden
tahsil edilir.
Çalışma mevzuatında sağlık raporu alınması gerektiği belirtilen işlerde, böyle
bir rapora dayanılmaksızın veya eldeki rapora aykırı olarak bünyece elverişli
olmadığı işte çalıştırılan sigortalının, bu işe girmeden önce var olduğu tespit
edilen veya bünyece elverişli olmadığı işte çalıştırılması sonucu meydana gelen
hastalığı nedeniyle, Kurumca sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği
işverene ödettirilir.
İş
kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle
meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması
gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye
değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa
bunları çalıştıranlara rücû edilir.
İş
kazası, meslek hastalığı ve hastalık; kamu görevlileri, er ve erbaşlar ile kamu
idareleri tarafından görevlendirilen diğer kişilerin vazifelerinin gereği
olarak yaptıkları fiiller sonucu meydana gelmiş ise, bu fiillerden dolayı
haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunanlar hariç olmak üzere,
sigortalı veya hak sahiplerine yapılan ödemeler veya bağlanan gelirler için
kurumuna veya ilgililere rücû edilmez. Ayrıca, iş kazası veya meslek hastalığı
sonucu ölümlerde, bu Kanun uyarınca hak sahiplerine bağlanacak gelir ve
verilecek ödenekler için, iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde
kusuru bulunan hak sahiplerine veya iş kazası sonucu ölen kusurlu sigortalının
hak sahiplerine, Kurumca rücû edilmez.
Sigortalının kendisinden kaynaklanan sebeplerle tedavi süresinin uzaması, iş
göremezliğinin artması
MADDE 22-Sigortalının aşağıdaki sayılan nedenlerden dolayı iş kazasına veya meslek
hastalığına uğraması, hastalanması, tedavi süresinin uzaması veya iş
göremezliğinin artması hallerinde geçici iş göremezlik ödeneği veya sürekli iş
göremezlik geliri;
a)
Ceza sorumluluğu olmayanlar ile kabul edilebilir bir mazereti olanlar hariç,
sigortalının iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık nedeniyle hekimin
bildirdiği tedbir ve tavsiyelere uymaması sonucu tedavi süresinin uzamasına
veya iş göremezlik oranının artmasına, malûl kalmasına neden olması halinde,
uzayan tedavi süresi veya artan iş göremezlik oranı esas alınarak dörtte birine
kadarı Kurumca eksiltilir.
b)
Ceza sorumluluğu olmayanlar hariç, ağır kusuru yüzünden iş kazasına uğrayan,
meslek hastalığına tutulan veya hastalanan sigortalının kusur derecesi esas
alınarak üçte birine kadarı Kurumca eksiltilir.
c)
Kasdî bir hareketi yüzünden iş kazasına uğrayan, meslek hastalığına tutulan,
hastalanan veya Kurumun yazılı bildirimine rağmen teklif edilen tedaviyi kabul
etmeyen sigortalıya, yarısı tutarında ödenir.
d)
Tedavi gördüğü hekimden, tedavinin sona erdiğine ve çalışabilir olduğuna dair
belge almaksızın çalışan sigortalıya geçici iş göremezlik ödeneği ödenmez,
ödenmiş olanlar da yersiz yapılan ödeme tarihinden itibaren 96 ncı madde
hükümlerine göre geri alınır.
Sayfa 18
9801
13
üncü maddenin ikinci fıkrasının (b) bendinde belirtilenler tarafından iş
kazasının anılan bentte belirtilen süre içinde Kuruma bildirilmemesi durumunda,
sigortalıya yapılacak iş göremezlik ödenekleri bildirim tarihinden itibaren
ödenir.
Bu
maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
Süresinde bildirilmeyen sigortalılıktan doğan sorumluluk
MADDE 23- Sigortalı
çalıştırmaya başlandığının süresi içinde sigortalı işe giriş bildirgesi ile
Kuruma bildirilmemesi halinde, bildirgenin sonradan verildiği veya sigortalı
çalıştırıldığının Kurumca tespit edildiği tarihten önce meydana gelen iş
kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık halleri sonucu ilgililerin gelir
ve ödenekleri Kurumca ödenir.
Yukarıdaki fıkrada belirtilen hallerde, Kurumca yapılan ve ileride yapılması
gerekli bulunan her türlü masrafların tutarı ile gelir bağlanırsa bu gelirin
başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri tutarı, 21 inci maddenin birinci
fıkrasında yazılı sorumluluk halleri aranmaksızın, işverene ayrıca ödettirilir.
4
üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı olduğu halde, 8
inci maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen süre içerisinde bildirimde
bulunmayanlara, bildirimde bulunulmayan sürede meydana gelen iş kazası, meslek
hastalığı, analık halleri sonucu ilgililerin gelir ve ödenekleri Kurumca
ödenmez. (1)
Kısa vadeli sigorta kollarında dikkate alınmayan süreler
MADDE 24- Kısa
vadeli sigorta kolları bakımından;
a)
Herhangi bir sebeple silâh altına alınan sigortalının askerlikte geçen hizmet
süresi,
b)
Hükümlülükle sonuçlanmayan tutuklulukta geçen süre,
c)
İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık sigortalarından geçici iş
göremezlik ödeneği alan sigortalının iş göremediği süre,
d)
Sigortalının greve iştirak etmesi veya işverenin lokavt yapması hallerinde
geçen süre,
18
inci maddede belirtilen çalışma sürelerine girmediği gibi, iş göremezliğin
başladığı veya hastalığın anlaşıldığı yahut doğumun olduğu tarihten önceki bir
yılın hesabında da dikkate alınmaz.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Uzun Vadeli Sigorta Hükümleri
Malûl sayılma
MADDE 25- (Değişik:
17/4/2008-5754/13 md.)
Sigortalının veya işverenin talebi üzerine
Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca
usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi
sonucu, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki
sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu
meslekte kazanma gücünün en az % 60'ını, (c) bendi kapsamındaki sigortalılar
için çalışma gücünün en az % 60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde
meslekte kazanma gücünü kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen
sigortalı, malûl sayılır.
––––––––––
(1) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 65 inci
maddesiyle bu fıkrada yer alan “dördüncü fıkrasında”
ibaresi “üçüncü fıkrasında”, “hastalık ve analık” ibaresi “analık” şeklinde
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Sayfa 19
9802
Ancak, sigortalı olarak ilk defa çalışmaya
başladığı tarihten önce sigortalının çalışma gücünün % 60'ını veya vazifesini
yapamayacak derecede meslekte kazanma gücünü kaybettiği önceden veya sonradan
tespit edilirse, sigortalı bu hastalık veya özrü sebebiyle malûllük aylığından
yararlanamaz.
Yedek subay veya er olarak ya da talim,
manevra, seferberlik veya harp dolayısıyla görevleri ile ilgileri kesilmeksizin
silâh altına alındıkları dönemde malûl olup, bu malûllükleri asıl görevlerini
veya işlerini yapmaya mani olmayanlar hakkında, bu hastalık veya özürleri
sebebiyle malûllük sigortasına ilişkin hükümler uygulanmaz.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c)
bendi kapsamındaki sigortalıların yazılı talepleri halinde, haklarında bu madde
hükümleri uygulanmaksızın malûllüklerinin mani olmadığı başka vazife veya
sınıflara nakil suretiyle tayinleri yapılmak üzere istifa etmiş sayılırlar.
Bunların, istifa etmiş sayıldıktan sonra dahi, bu Kanun hükümlerinin
uygulanmasını isteme hakları mahfuzdur. Ancak, kurumlarında başka vazife ve
sınıflara nakli mümkün olanlardan özel kanunlarına göre yükümlülük süresine
tabi olanlar, bu yükümlülüklerini tamamlamadıkça veya malûliyetlerinin yeni
vazifelerine de mani olduğuna dair usûlüne uygun yeniden rapor almadıkça bu
haklarını kullanamazlar.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c)
bendi kapsamındaki sigortalılardan, vazifelerini yapamayacak derecede hastalığa
uğrayanlar, hastalıkları kanunlarında tayin edilen sürelerden fazla devam
etmesi halinde, hastalıklarının mahiyetlerine ve doğuş sebeplerine göre birinci
fıkra uyarınca malûl veya 47 nci madde hükümlerine göre vazife malûlü
sayılırlar.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c)
bendi kapsamındaki sigortalılardan; personel kanunlarına tabi olmayanların
hastalık sebebiyle malûl sayılmalarına esas alınacak hastalık süresi
hakkında kendi özel kanunları yürürlüğe girinceye kadar 657
sayılı Devlet Memurları Kanununun hastalık iznine ilişkin hükümleri uygulanır.
Kanunlarındaki yazılı sürelerden önce geçen hastalığı en çok bir yıl içinde
nüksetmesi halinde eski ve yeni hastalık süreleri birleştirilmek suretiyle
işlem yapılır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve
esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Malûllük sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları
MADDE 26- Malûllük
sigortasından sigortalılara sağlanan hak, malûllük aylığı bağlanmasıdır.
Sigortalıya malûllük aylığı bağlanabilmesi için sigortalının;
a)
25 inci maddeye göre malûl sayılması,
b)(Değişik: 17/4/2008-5754/14 md.) En az on
yıldan beri sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün veya başka birinin
sürekli bakımına muhtaç derecede malûl olan sigortalılar için ise sigortalılık
süresi aranmaksızın 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi
bildirilmiş olması,
Sayfa 20
9802-1
c) Malûliyeti nedeniyle sigortalı olarak çalıştığı
işten ayrıldıktan veya işyerini kapattıktan veya devrettikten sonra Kurumdan
yazılı istekte bulunması,
halinde malûllük aylığı bağlanır. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b)
bendine göre sigortalı sayılanların kendi sigortalılığı nedeniyle genel sağlık
sigortası primi dahil, prim ve prime ilişkin her
türlü borçlarının ödenmiş olması zorunludur. (1)
Malûllük aylığının hesaplanması, başlangıcı, kesilmesi ve yeniden bağlanması
MADDE 27- (Değişik:
17/4/2008-5754/15 md.)
Malûllük aylığı; prim gün sayısı 9000
günden az olan sigortalılar için 9000 gün üzerinden, 9000 gün ve daha fazla
olanlar için ise toplam prim ödeme gün sayısı üzerinden, 29 uncu madde
hükümlerine göre hesaplanır. Sigortalı başka birinin sürekli bakımına muhtaç
ise tespit edilen aylık bağlama oranı 10 puan artırılır. Ancak, 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için 9000 prim gün
sayısı 7200 gün olarak uygulanır.
Malûllük aylığı, 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar ile (c) bendi
kapsamında sigortalı iken görevinden ayrılmış ve daha sonra başka bir
sigortalılık haline tabi olarak çalışmamış olanların;
a) Malûl sayılmasına esas tutulan rapor
tarihi yazılı istek tarihinden önce ise yazılı istek tarihini,
b) Malûl sayılmasına esas tutulan rapor
tarihi yazılı istek tarihinden sonra ise rapor tarihini,
c) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c)
bendi kapsamında çalışmakta olanların ise, malûliyetleri sebebiyle
görevlerinden ayrıldıkları tarihi,
takip eden ay başından itibaren başlar.
Malûllük aylığı almakta iken bu Kanuna
göre veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaya başlayanların malûllük
aylıkları, çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başında
kesilir ve bu Kanuna tabi olarak çalıştıkları süre zarfında 80 inci maddeye
göre belirlenen prime esas kazançları üzerinden 81 inci madde gereğince kısa ve
uzun vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortasına ait prim alınır.
Bunlardan işten ayrılarak yeniden malûllük aylığı bağlanması için yazılı
istekte bulunan ya da emekliye ayrılan veya sevkedilenlere; kontrol muayenesine
tabi tutulmak ve ilk aylığına esas malûllüğünün devam ettiği anlaşılmak
kaydıyla, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışıyorsa
görevinden ayrıldığı tarihi, diğerlerine ise istek tarihlerini takip eden ödeme
döneminden itibaren yeniden malûllük aylığı hesaplanarak bağlanır.
Bu durumdakilerden ilk bağlanan malûllük
aylığına esas prim ödeme gün sayısı;
a) 9000 günün üzerinde olanların aylıkları
30 uncu maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendi hükümleri uygulanarak hesaplanır.
–––––––––––––––
(1) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 14 üncü
maddesiyle; bu fıkrada yer alan “prim ve her türlü
borçlarının” ibaresi “prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının” şeklinde
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Sayfa 21
9802-2
b) 9000 günden az olanların aylıkları ise,
eski aylığın kesildiği tarihten sonra aylıklara yapılan artışlar uygulanmak
suretiyle aylığın başlangıç tarihi itibariyle hesaplanan tutarının emeklilik
öncesi ve sonrası prim ödeme gün sayısı toplamının emeklilik öncesi prim ödeme
gün sayısına orantılı bölümü ile emeklilik sonrası çalışmaya ait kısmi aylığın
toplamından oluşur. Emeklilik sonrası çalışmaya ait kısmi aylık, emeklilik
öncesi ve sonrası prim ödeme gün sayısı toplamı ve emeklilik
sonrası çalışmaya ait prime esas kazançları
üzerinden bu maddenin birinci fıkrasına göre hesaplanan aylığın
emeklilik sonrası prim ödeme gün sayısına orantılı bölümü kadardır. Yeni aylık,
eski aylığın kesildiği tarihten sonra aylıklara yapılan artışlar uygulanmak
suretiyle bulunan tutarın altında olamaz.
Yukarıdaki (a) ve (b) bentlerinde
belirtilen 9000 prim gün sayısı, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi
kapsamında sigortalı sayılanlar için 7200 gün olarak uygulanır.
Sayfa 22
9803
Yaşlılık
sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları
MADDE 28- Yaşlılık
sigortasından sigortalıya sağlanan haklar şunlardır:
a)
Yaşlılık aylığı bağlanması.
b)
Toptan ödeme yapılması.
(Değişik ikinci fıkra: 17/4/2008-5754/16 md.) İlk defa bu Kanuna göre sigortalı sayılanlara;
a) Kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmuş
olmaları ve en az 9000 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi
bildirilmiş olması şartıyla yaşlılık aylığı bağlanır. Ancak, 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için prim gün
sayısı şartı 7200 gün olarak uygulanır.
b) (a) bendinde belirtilen yaş şartı;
1) 1/1/2036 ilâ 31/12/2037 tarihleri arasında kadın
için 59, erkek için 61,
2) 1/1/2038 ilâ 31/12/2039 tarihleri arasında kadın
için 60, erkek için 62,
3) 1/1/2040 ilâ 31/12/2041 tarihleri arasında kadın
için 61, erkek için 63,
4) 1/1/2042 ilâ 31/12/2043 tarihleri arasında kadın
için 62, erkek için 64,
5) 1/1/2044 ilâ 31/12/2045 tarihleri arasında kadın
için 63, erkek için 65,
6) 1/1/2046 ilâ 31/12/2047 tarihleri arasında kadın
için 64, erkek için 65,
7) 1/1/2048 tarihinden itibaren ise kadın ve erkek
için 65,
olarak uygulanır. Ancak yaş hadlerinin uygulanmasında
(a) bendinde belirtilen prim gün sayısı şartının doldurulduğu tarihte geçerli
olan yaş hadleri esas alınır.
Sigortalılar, ikinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde yer alan yaş hadlerine 65
yaşını geçmemek üzere üç yıl eklenmek ve adlarına en az 5400 gün malûllük,
yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak şartıyla da yaşlılık
aylığından yararlanabilirler. (1)
Sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce 25 inci maddenin
ikinci fıkrasına göre malûl sayılmayı gerektirecek derecede hastalık veya özürü
bulunan ve bu nedenle malûllük aylığından yararlanamayan sigortalılara, en az
onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3960 gün malûllük, yaşlılık ve
ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak şartıyla yaşlılık aylığı bağlanır.
–––––––––––––
(1) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 16 ncı maddesiyle; bu
fıkrada yer alan "yaş hadlerine" ibaresinden sonra gelmek üzere
"65 yaşını geçmemek üzere" ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.
Sayfa 23
9804
Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne
uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu,
Kurum Sağlık Kurulunca çalışma gücündeki kayıp oranının;
a)
% 50 ilâ % 59 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 16 yıldan beri
sigortalı olmaları ve 4320 gün,
b)
% 40 ilâ % 49 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 18 yıldan beri
sigortalı olmaları ve 4680 gün,
malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak şartıyla ikinci
fıkranın (a) bendindeki yaş şartları aranmaksızın yaşlılık aylığına hak
kazanırlar. Bunlar 94 üncü madde hükümlerine göre kontrol muayenesine tâbi
tutulabilirler.
Bakanlıkça tespit edilen maden işyerlerinin yeraltı işlerinde sürekli veya
münavebeli olarak en az 20 yıldan beri çalışan sigortalılar için ikinci fıkrada
belirtilen yaş şartı 55 olarak uygulanır.
55
yaşını dolduran ve erken yaşlanmış olduğu tespit edilen sigortalılar, yaş
dışındaki diğer şartları taşımaları halinde yaşlılık aylığından yararlanırlar. (1)
(Ek
fıkra: 17/4/2008-5754/16 md.) Emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanması
talebinde bulunan kadın sigortalılardan başka birinin sürekli bakımına muhtaç
derecede malûl çocuğu bulunanların, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra
geçen prim ödeme gün sayılarının dörtte biri, prim ödeme gün sayıları toplamına
eklenir ve eklenen bu süreler emeklilik yaş hadlerinden de indirilir.
(Değişik
sekizinci fıkra: 17/4/2008-5754/16 md.) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen
yaşlılık aylıklarından yararlanabilmek için, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(a) bendinde belirtilen sigortalının çalıştığı işten ayrıldıktan, (b) bendinde
belirtilen sigortalının sigortalılığa esas faaliyete son verip vermeyeceğini
beyan ettikten sonra yazılı istekte bulunmaları, 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (c) bendinde belirtilen sigortalıların ise istekleri üzerine yetkili
makamdan emekliye sevk onayı alındıktan sonra ilişiklerinin kesilmesi şarttır.
4
üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen sigortalılara yaşlılık
aylığı bağlanabilmesi için ayrıca, yazılı talepte bulunduğu tarih itibarıyla
genel sağlık sigortası primi dahil kendi sigortalılığı nedeniyle prim ve prime
ilişkin her türlü borcunun olmaması zorunludur. (1)
Bu
maddenin uygulamasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
Yaşlılık aylığının hesaplanması
MADDE 29- (Değişik:
17/4/2008-5754/17 md.)
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri
kapsamındaki sigortalılar ile aynı fıkranın (c) bendine göre bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başlayanların
yaşlılık aylığı, aşağıdaki hükümlere göre belirlenecek ortalama aylık kazancı
ile aylık bağlama oranının çarpımı sonucunda bulunan tutardır.
Ortalama aylık kazanç, sigortalının her yıla ait prime
esas kazancının, kazancın ait olduğu yıldan itibaren aylık talep tarihine kadar
geçen yıllar için, her yıl gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncellenerek
bulunan kazançlar toplamının, itibarî hizmet süresi ile fiilî hizmet süresi
zammı hariç toplam prim ödeme gün sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanan ortalama
günlük kazancın otuz katıdır.
–––––––––––––
(1) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 16
ncı maddesiyle; yedinci fıkrada yer alan "50" ibaresi
"55" şeklinde, dokuzuncu fıkrada yer alan "prim ve her türlü borcunun" ibaresi ise
"prim ve prime ilişkin her türlü borcunun" değiştirilmiş ve
metne işlenmiştir.
Sayfa 24
9805
Aylık bağlama oranı, sigortalının
malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi geçen toplam prim ödeme gün
sayısının her 360 günü için % 2 olarak uygulanır. Bu hesaplamada 360 günden
eksik süreler orantılı olarak dikkate alınır. Ancak aylık bağlama oranı % 90'ı
geçemez.
28 inci maddenin dördüncü ve beşinci fıkralarına göre
aylığa hak kazanan sigortalılar için hesaplanacak aylık bağlama oranı, prim
ödeme gün sayısı 9000 günden az olanlar için çalışma gücü kayıp oranının 9000
gün prim ödeme gün sayısı ile çarpımı sonucu bulunan rakamın % 60'a bölünmesi
suretiyle hesaplanan gün sayısına göre, % 50'yi geçmemek üzere üçüncü fıkra
uyarınca tespit edilen orandır. Prim ödeme gün sayısı 9000 günden fazla olanlar
için ise toplam prim ödeme gün sayısına göre aylık bağlama oranı belirlenir.
Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı
sayılanlar için bu fıkrada geçen 9000 prim gün sayısı 7200 gün, % 50 oranı da %
40 olarak uygulanır.
Yukarıdaki şekilde hesaplanan aylığın başlangıç
tarihinin yılın ilk altı aylık dönemine rastlaması halinde 55 inci maddenin
ikinci fıkrasına göre Ocak ödeme dönemi için gelir ve aylıklara uygulanan artış
oranı kadar artırılarak, yılın ikinci altı aylık dönemine rastlaması halinde
ise öncelikle Ocak ödeme dönemi, daha sonra Temmuz ödeme dönemi için gelir ve
aylıklara uygulanan artış oranları kadar artırılarak, sigortalının aylık
başlangıç tarihindeki aylığı hesaplanır.
Yaşlılık aylığının başlangıcı, kesilmesi veya sosyal güvenlik destek primi
ödenmesi
MADDE 30- 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının;
a)
(a) ve (b) bentlerinde belirtilen sigortalılardan yaşlılık aylığına hak
kazananlara, yazılı istek tarihinden sonraki,
b)(Değişik: 17/4/2008-5754/18 md.) (c) bendinde
belirtilen sigortalılardan yaşlılık aylığına hak kazananlara, yetkili makamdan
alınan emekliye sevk onayı üzerine görevleriyle ilişiğinin kesildiği tarihi
takip eden,
c)(Değişik: 17/4/2008-5754/18 md.) (c) bendinde
belirtilen sigortalılardan her ne şekilde olursa olsun görevinden ayrılmış ve
daha sonra başka bir sigortalılık haline tabi olarak çalışmamış olanlar ile
kontrol muayenesi sonucu aylığı kesilenlerden yaşlılık aylığına hak kazananlara
ise istek tarihini takip eden,
ay
başından itibaren aylık bağlanır.
Aylığın ödenmesine başlanacağı tarihte hastalık sigortasından geçici iş
göremezlik ödeneği almakta olan sigortalının yaşlılık aylığı, geçici iş
göremezlik ödeneği verilme süresinin sona erdiği tarihi takip eden ay başından
başlar. Ancak, bağlanacak yaşlılık aylığı geçici iş göremezlik ödeneğinin aylık
tutarından fazla ise, aradaki fark birinci fıkraya göre tespit edilecek tarihten
başlanarak verilir.
(Değişik üçüncü fıkra:
17/4/2008-5754/18 md.) Bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten sonra ilk defa sigortalı olan kişilerden yaşlılık aylığı
bağlandıktan sonra;
a) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b)
bendinin (4) numaralı alt bendi hariç olmak üzere bu Kanuna göre veya yabancı
bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıkları,
çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başında kesilir.
Bunlardan bu Kanuna tabi çalıştıkları süre zarfında 80 inci maddeye göre
belirlenen prime esas kazançları üzerinden 81 inci madde gereğince kısa ve uzun
vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortasına ait prim alınır. Yaşlılık
aylığı kesilenlerden, işten ayrılarak veya işyerini kapatarak yeniden yaşlılık
aylığı bağlanması için
Sayfa 25
9806
yazılı istekte bulunanlara ya da emekliye ayrılan veya
sevk edilenlere, yazılı istek tarihini veya görevinden ayrıldığı tarihi takip
eden ödeme döneminden itibaren yeniden yaşlılık aylığı hesaplanarak bağlanır.
Yeni aylık, eski aylığın kesildiği tarihten sonra aylıklara yapılacak artışlar
uygulanarak bu fıkrada belirtilen aylık başlangıç tarihi itibarıyla bulunan
tutarı ile emeklilik sonrası çalışmaya ait kısmi aylığın toplamından oluşur.
Emeklilik sonrası çalışmaya ait kısmı aylık, talep tarihindeki emeklilik öncesi
ve sonrası prim ödeme gün sayısı ve emeklilik sonrası çalışmaya ait prime esas
kazançları üzerinden 29 uncu maddeye göre hesaplanan aylığın emeklilik sonrası
prim ödeme gün sayısına orantılı bölümü kadardır.
b) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b)
bendinin (4) numaralı alt bendi hariç olmak üzere diğer alt bentlerine tabi
çalışmaya başlayanlardan aylıklarının kesilmemesi için yazılı istekte
bulunanların yaşlılık aylıklarının ödenmesine devam edilir. Bunlardan, almakta
oldukları aylıklarının % 15’i oranında sosyal güvenlik destek primi kesilir.
Ancak kesilecek olan bu tutar, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine
tabi sigortalılara ilgili yılın Ocak ayında ödenen en yüksek yaşlılık
aylığından alınabilecek sosyal güvenlik destek priminden fazla olamaz. Bu
sigortalılardan ayrıca kısa vadeli sigorta kolları primi alınmaz. Sosyal
güvenlik destek primine tabi olanların primleri, aylıklarından kesilmek
suretiyle tahsil edilir. Sosyal güvenlik destek primi ödenmiş veya bildirilmiş
süreler bu Kanuna göre malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prim ödeme gün
sayısına ilâve edilmez, 31 inci ve 36 ncı madde hükümlerine göre toptan ödeme
yapılmaz.
(Mülga dördüncü fıkra: 17/4/2008-5754/18 md.)
(Değişik beşinci fıkra: 17/4/2008-5754/18 md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b)
bendine tabi faaliyete başladığı için üçüncü fıkranın (a) bendine göre yaşlılık
aylığı kesilenler, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki
sigortalılıkları devam ettiği süre içinde bu maddenin üçüncü fıkrasının (b)
bendi hükümlerinin uygulanmasını; (b) bendi hükümlerine göre sosyal güvenlik
destek primine tabi olanlar ise haklarında üçüncü fıkranın (a) bendi
hükümlerinin uygulanmasını isteyebilirler.
Yaşlılık
toptan ödemesi ve ihya
MADDE 31- (Değişik:
17/4/2008-5754/19 md.)
4 üncü maddenin birinci fıkrasının; (a) ve
(b) bentleri kapsamındaki sigortalılar ile bu Kanuna göre ilk defa (c) bendi
kapsamında sigortalı olanlardan, herhangi bir nedenle çalıştığı işten ayrılan
veya işyerini kapatan ve yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli yaş şartını
doldurduğu halde malûllük ve yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanamayan
sigortalıya, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında
ise kendi adına bildirilen, (b) bendi kapsamında ise ödediği malûllük, yaşlılık
ve ölüm sigortaları primlerinin her yıla ait tutarı, primin ait olduğu yıldan
itibaren yazılı istek tarihine kadar geçen yıllar için, her yılın gerçekleşen
güncelleme katsayısı ile güncellenerek toptan ödeme şeklinde verilir.
Sayfa 26
9806-1
Bu Kanuna göre toptan ödeme yapılarak
hizmetleri tasfiye edilmiş bulunanlardan, yeniden bu Kanuna tabi olarak
malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olanlar, yazılı olarak
müracaat etmeleri halinde, aldıkları toptan ödemenin ödeme tarihi ile yazılı
istek tarihi arasında geçen yıllar için her yılın gerçekleşen güncelleme
katsayısı ile güncellenerek bulunan tutarın ilgiliye tebliğ tarihini takip eden
ayın sonuna kadar ödemeleri halinde, bu hizmetler ihya edilerek bu Kanunun
uygulanmasında dikkate alınır.
Ölüm sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları
MADDE 32 - Ölüm
sigortasından sağlanan haklar şunlardır:
a)
Ölüm aylığı bağlanması.
b)
Ölüm toptan ödemesi yapılması.
c)
Aylık almakta olan kız çocuklarına evlenme
ödeneği verilmesi.(1)
d)
Cenaze ödeneği verilmesi.
(Değişik ikinci fıkra: 17/4/2008-5754/20 md.) Ölüm aylığı;
a) En az 1800 gün malûllük, yaşlılık ve
ölüm sigortaları primi bildirilmiş veya 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için, her türlü borçlanma süreleri
hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, toplam 900 gün malûllük, yaşlılık
ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş,
b) 47 nci maddede yazılı sebeplerle kazaya
uğramış, malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığı almakta iken veya
malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanmış olup
henüz işlemi tamamlanmamış,
c) Bağlanmış bulunan malûllük, vazife
malûllüğü veya yaşlılık aylığı, sigortalı olarak çalışmaya başlamaları
sebebiyle kesilmiş,
durumda iken ölen sigortalının hak
sahiplerine, yazılı istekte bulunmaları halinde bağlanır. Ancak, 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların hak
sahiplerine aylık bağlanabilmesi için ölen sigortalının genel sağlık sigortası
primi dahil kendi sigortalılığından dolayı prim ve prime ilişkin her türlü
borcunun olmaması veya ödenmesi şarttır.
–––––––––––––
(1) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 20 nci
maddesiyle; bu bentte yer alan “eş ve çocuklara”
ibaresi “kız çocuklarına” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Sayfa 27
9806-2
Sayfa 28
9807
Ölüm
sigortasından bağlanacak aylığın hesaplanması (1)
MADDE 33-Sigortalının ölümü halinde hak sahiplerine bağlanan aylığın hesaplanmasında;
a)
Sigortalının almakta olduğu veya bağlanmasına hak kazandığı malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığı,
b)
Malûllük veya yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra sigortalı olarak çalışmaya
başlaması sebebiyle aylığı kesilen sigortalının ölüm tarihi esas alınarak 27
nci veya 30 uncu maddelere göre tespit edilecek aylığı,
c)
32 nci maddenin ikinci fıkrasının (a) bendi kapsamında malûllük, yaşlılık ve
ölüm sigortaları primi ödemiş olan sigortalının prim ödeme gün sayısı, 9000
günden az ise 9000 gün üzerinden, 9000 gün ve daha fazla ise toplam prim ödeme
gün sayısı üzerinden, 29 uncu madde hükümlerine göre hesaplanan aylığı,
esas alınır.(Ek cümle: 17/4/2008-5754/66 md.) Ancak,
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar
için 9000 prim gün sayısı 7200 gün olarak uygulanır.
4
üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri ile 5 inci madde
kapsamındaki sigortalılar için ayrı ayrı olmak üzere; sigortalıların ölümleri
halinde ölüm sigortasından dosya bazında her yıl bağlanan aylıkların aylık
başlangıç tarihinin ait olduğu yılın Ocak ayı itibarıyla yıl içine ait artışlar
uygulanmaksızın hesaplanacak tutarları, yaşlılık sigortasından bir önceki yılın
son ödeme ayında söz konusu sigortalılar için ayrı ayrı ödenen en düşük
yaşlılık aylığından az olamaz. Sigortalı başka birinin sürekli bakımına muhtaç
durumda malûl sayılarak aylık bağlanmasına hak kazanmış ise, birinci fıkranın
(a) ve (b) bentlerinin uygulanmasında bu durum dikkate alınmaz.
Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması
MADDE 34- Ölen
sigortalının 33 üncü madde hükümlerine göre hesaplanacak aylığının;
a)(Değişik: 17/4/2008-5754/21 md.) Dul
eşine % 50'si; aylık bağlanmış çocuğu bulunmayan dul eşine ise bu Kanunun 5
inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentleri hariç bu Kanun
kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaması veya kendi
sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olması halinde % 75'i,
b) (Değişik: 17/4/2008-5754/21 md.) Bu Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve
(e) bentleri hariç bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı
kapsamında çalışmayan veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık
bağlanmamış çocuklardan;
1) 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim
görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını
doldurmayanların veya,
2) Kurum Sağlık Kurulu kararı ile çalışma
gücünü en az % 60 oranında yitirip malûl olduğu anlaşılanların veya,
3) Yaşları ne olursa olsun evli olmayan,
evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan kızlarının,
her birine % 25'i,
–––––––––––––
(1) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 66
ncı maddesiyle; bu maddenin birinci fıkrasının
(b) bendindeki “29 uncu” ibaresi “30 uncu” şeklinde değiştirilmiş, (a) bendine
“malûllük” ibaresinden sonra gelmek üzere “, vazife malûllüğü” ibaresi eklenmiş
ve metne işlenmiştir.
Sayfa 29
9808
c)
(b) bendinde belirtilen çocuklardan sigortalının ölümü ile anasız ve babasız
kalan veya sonradan bu duruma düşenlerle, ana ve babaları arasında evlilik bağı
bulunmayan veya sigortalının ölümü tarihinde evlilik bağı bulunmakla beraber
ana veya babaları sonradan evlenenler ile kendisinden başka aylık alan hak
sahibi bulunmayanların her birine % 50'si,
d)(Değişik: 17/4/2008-5754/21 md.) Hak sahibi eş
ve çocuklardan artan hisse bulunması halinde her türlü kazanç ve irattan elde
etmiş olduğu gelirinin asgari ücretin net tutarından daha az olması ve diğer
çocuklarından hak kazanılan gelir ve aylıklar hariç olmak üzere gelir ve/veya
aylık bağlanmamış olması şartıyla ana ve babaya toplam % 25'i oranında; ana ve
babanın 65 yaşın üstünde olması halinde ise artan hisseye bakılmaksızın
yukarıdaki şartlarla toplam % 25'i,
oranında aylık bağlanır.
Sigortalı tarafından evlât edinilmiş, tanınmış veya soy bağı düzeltilmiş veya
babalığı hükme bağlanmış çocukları ile sigortalının ölümünden sonra doğan
çocukları, bağlanacak aylıktan yukarıda belirtilen esaslara göre yararlanır.
Hak sahiplerine bağlanacak aylıkların toplamı sigortalıya ait aylığın tutarını
geçemez. Bu sınırın aşılmaması için gerekirse hak sahiplerinin aylıklarından
orantılı olarak indirimler yapılır.
Hak sahiplerinin aylıklarının başlangıcı, kesilmesi ve yeniden bağlanması
MADDE 35- Ölüm
sigortasından sigortalının hak sahiplerine bağlanacak aylıklar;
a)
Sigortalının ölüm tarihini,
b)
Hak sahibi olma niteliğinin ölüm tarihinden sonra kazanılması halinde, bu
niteliğin kazanıldığı tarihi,
takip eden ay başından itibaren başlatılır. Hak sahiplerine bağlanan aylıklar
34 üncü maddede belirtilen şartların ortadan kalktığı tarihi takip eden ödeme
dönemi başından itibaren kesilir.
Ancak bu Kanunun 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) ve (e) bentlerinde belirtilenlerden
öğrenci olanların sigortalı sayılmaları, bağlanan aylıkların kesilmesini
gerektirmez.
Aylığın kesilmesine yol açan sebebin ortadan kalkması halinde, 34 üncü maddede
belirtilen şartlar saklı kalmak kaydıyla, müracaat tarihini takip eden ay
başından itibaren yeniden aylık bağlanır. (Mülga son cümle:
17/4/2008-5754/67 md.)
Bu
madde gereğince aylığı kesilen çocuklardan, sonradan Kurum Sağlık Kurulu kararı
ile çalışma gücünü en az % 60 oranında kaybederek malûl olduğu anlaşılanlara,
34 üncü maddede belirtilen şartları taşımaları halinde, malûllük durumlarının
tespitine esas teşkil eden rapor tarihini takip eden ay başından itibaren, 94
üncü madde hükmü saklı kalmak kaydıyla aylık bağlanır.
Yeniden bağlanan aylık, aylığın kesildiği tarihten tekrar bağlandığı tarihe
kadar geçen süre için 55 inci maddenin ikinci fıkrasına göre artırılmak
suretiyle belirlenir.
Sayfa 30
9809
Ölüme bağlı toptan ödeme ve ihya
MADDE 36- (Değişik
birinci fıkra: 17/4/2008-5754/22 md.) 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar ile
bu Kanuna göre ilk defa aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında
sigortalı olanlardan ölen sigortalıların hak sahiplerine ölüm aylığı
bağlanamaması durumunda, ölüm tarihi esas alınmak kaydıyla 31 inci maddenin
birinci fıkrasına göre hesaplanan tutar, 34 üncü madde hükümleri dikkate
alınarak hak sahiplerine toptan ödeme şeklinde verilir.
Hak sahiplerine yapılacak toptan ödemenin toplamı, sigortalıya yapılacak toptan
ödeme tutarını geçemez. Bu sınırın aşılmaması için gerekirse hak sahiplerinin
hisselerinden orantılı olarak indirim yapılır.
Toptan ödeme yapıldıktan sonra artan tutar olursa sigortalının ölümünden sonra
doğan veya soy bağı düzeltilen veya babalığı hükme bağlanan çocuklarına da bu
madde hükümlerine göre toptan ödeme yapılır.
(Değişik
dördüncü fıkra: 17/4/2008-5754/22 md.) Bu Kanuna
göre toptan ödeme yapılarak tasfiye edilmiş süreler, borçlanılarak veya yurt
dışı hizmetleri birleştirilerek ya da sonradan hizmet tespiti nedeniyle hak
kazanılan sürelerin eklenmesi suretiyle ölüm sigortasından yararlanmak için
gerekli prim ödeme gün sayısının tamamlanması halinde, hak sahiplerinin yazılı
isteği üzerine 31 inci maddenin ikinci fıkrasına göre ihya edilir. Yukarıdaki
süreler, ihya edilen süreye ilişkin tutar dahil her türlü borçların ödendiği
tarihi takip eden ay başı itibarıyla bu Kanuna göre aylık bağlanmasında dikkate
alınır.
Evlenme
ve cenaze ödeneği
MADDE 37- (Değişik:
17/4/2008-5754/23 md.)
Evlenmeleri nedeniyle, gelir veya
aylıklarının kesilmesi gereken kız çocuklarına evlenmeleri ve talepte
bulunmaları halinde almakta oldukları aylık veya gelirlerinin iki yıllık tutarı
bir defaya mahsus olmak üzere evlenme ödeneği olarak peşin ödenir. Evlenme
ödeneği alan hak sahibinin aylığının kesildiği tarihten itibaren iki yıl
içerisinde yeniden hak sahibi olması halinde, iki yıllık sürenin sonuna kadar
gelir veya aylık bağlanmaz, bu durumda olanlar 60 ıncı maddenin birinci
fıkrasının (f) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılır.
Evlenme ödeneği verilmesi halinde, diğer
hak sahiplerinin aylık veya gelirleri evlenme ödeneği verilen sürenin bitimini
takip eden ödeme döneminden itibaren 34 üncü maddeye göre yeniden belirlenir.
İş kazası veya meslek hastalığı sonucu
veya sürekli iş göremezlik geliri, malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık
aylığı almakta iken veya kendisi için en az 360 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm
sigortası primi bildirilmiş olup da ölen sigortalının hak sahiplerine Kurum
Yönetim Kurulunca belirlenip Bakan tarafından onaylanan tarife üzerinden cenaze
ödeneği ödenir. Cenaze ödeneği, sırasıyla sigortalının eşine, yoksa
çocuklarına, o da yoksa ana babasına, o da yoksa kardeşlerine verilir.
Cenaze ödeneğinin üçüncü fıkrada
sayılanlara ödenememesi ve sigortalının cenazesinin gerçek veya tüzel kişiler
tarafından kaldırılması durumunda, üçüncü fıkrada belirtilen tutarı geçmemek
üzere belgelere dayanan masraflar, masrafı yapan gerçek veya tüzel kişilere
ödenir.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c)
bendi kapsamında sigortalı sayılanlardan ölenlerin hak sahiplerine kendi
kurumları tarafından ilgili mevzuat gereği ölüm yardımı hariç cenaze gideri,
cenaze nakil gideri ödeneği veya bu mahiyette bir ödemenin yapılması halinde,
Kurum tarafından cenaze ödeneği ödenmez.
Sayfa 31
9810
Uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık süresi
MADDE 38- (Değişik
birinci fıkra: 17/4/2008-5754/24 md.) Malûllük,
yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık
süresinin başlangıcı; sigortalının, mülga 2/6/1949 tarihli ve 5417 sayılı
İhtiyarlık Sigortası Kanununa, mülga 4/2/1957 tarihli ve 6900 sayılı Malûliyet,
İhtiyarlık ve Ölüm Sigortaları Hakkında Kanuna, 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı
Sosyal Sigortalar Kanununa, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı Esnaf ve
Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununa,
17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununa, bu
Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına
Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa ve 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı
Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa, 506 sayılı Sosyal Sigortalar
Kanununun geçici 20 nci maddesi kapsamındaki sandıklara veya bu Kanuna tâbi
olarak malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak ilk defa kapsama
girdiği tarih olarak kabul edilir. Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri
hükümleri saklıdır.
Bu
Kanunun uygulanmasında 18 yaşından önce malûllük, yaşlılık ve ölüm
sigortalarına tâbi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları
tarihte başlamış kabul edilir. Bu tarihten önceki süreler için ödenen malûllük,
yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına
dahil edilir.
(Değişik
üçüncü fıkra: 17/4/2008-5754/24 md.) Aylık
bağlama işlemlerinde dikkate alınan sigortalılık süreleri, sigortalılığın
başlangıç tarihi ile sigortalının aylık bağlanması için yazılı istekte
bulunduğu, aylık bağlanması için istekte bulunmayan sigortalılar için ise ölüm
tarihi arasında geçen süredir. 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamındaki sigortalılar bakımından sigortalılık süresi; sigortalılığın
başlangıç tarihi ile 48 inci maddeye göre yetkili makamdan emekliye sevk
onayının alınarak görevi ile ilişiğinin kesildiği ayın son günü arasında geçen
süredir.
(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/24 md.) Vazife malûllüğü aylığı almakta iken,
çalışmaya başlamaları nedeniyle haklarında uzun vadeli sigorta hükümleri
uygulananlar için malûllük, yaşlılık ve ölüm aylığı bağlanmasında veya toptan
ödeme yapılmasında esas alınacak sigortalılık süresi, prim ödeme gün sayısı ve
prime esas kazancın hesaplanmasında, vazife malûllüğü aylığı bağlandığı
tarihten önceki süreler dikkate alınmaz.
Uzun vadeli sigorta kolları bakımından üçüncü kişinin sorumluluğu
MADDE 39- Üçüncü bir
kişinin kastı nedeniyle malûl veya vazife malûlü olansigortalıya veya ölümü halinde hak sahiplerine, bu Kanun uyarınca
bağlanacak aylığın başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı için
Kurumca zarara sebep olan üçüncü kişilere rücû edilir. (1)
Malûllük, vazife malûllüğü veya ölüm hali,
kamu görevlilerinin veya er ve erbaşlar ile kamu idareleri tarafından
görevlendirilen diğer kişilerin vazifelerinin gereği olarak yaptıkları fiiller
sonucu meydana gelmiş ise, bu fiillerden dolayı haklarında kesinleşmiş
mahkûmiyet kararı bulunanlar hariç olmak üzere, sigortalı veya hak sahiplerine
yapılan ödemeler veya bağlanan aylıklar için Kurumca, kurumuna veya ilgililere
rücû edilmez. (1)
––––––––––
(1) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 65 inci
maddesiyle birinci fıkrada yer alan “malûl kalan”
ibaresi “malûl veya vazife malûlü olan” şeklinde değiştirilmiş; aynı Kanunun
66 ncı maddesiyle ikinci fıkrada yer alan “Malûllük”
ibaresinden sonra gelmek üzere “, vazife malûllüğü” ibaresi eklenmiş ve
metne işlenmiştir.
Sayfa 32
9811
Fiilî hizmet süresi zammı
MADDE 40- (Değişik: 17/4/2008-5754/25 md.)
Aşağıda belirtilen işyerlerinde ve işlerde
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında çalışan
sigortalıların prim ödeme gün sayılarına, bu işyerlerinde ve işlerde geçen
çalışma sürelerinin her 360 günü için karşılarında gösterilen gün sayıları,
fiilî hizmet süresi zammı olarak eklenir. 360 günden eksik sürelere ait
fiilî hizmet süresi zammı, 360 gün için eklenen fiilî hizmet süresi ile
orantılı olarak belirlenir. Çalışmanın fiili hizmet süresi zammı kapsamında
değerlendirilebilmesi için, tablonun (13) ve (14) numaralı sıralarında
belirtilen sigortalılar hariç sigortalının kapsamdaki işyerleri ile birlikte
belirtilen işlerde fiilen çalışması ve söz konusu işlerin risklerine maruz
kalması şarttır.
Aşağıdaki bentlerden birden fazlasına
dahil olanlar için, en yüksek olan bentten fiilî hizmet süresi zammı uygulanır.
Kapsamdaki
Kapsamdaki
Eklenecek
İşler/İşyerleri Sigortalılar Gün Sayısı
1) Kurşun ve arsenik
işleri
1) Kurşun üretilen galenit, serüzit, anglezit gibi
cevherlerin çıkarılmasına ilişkin maden ocağı
işlerinde çalışanlar.
2) Kurşunlu madenlerden yahut içinde kurşun
bulunan kül, maden köpüğü, kurşun fırın
kurumu,
60
üstübeç artığı ve benzeri maddelerden kurşun üretimi
için yapılan izabe işlerinde çalışanlar.
3) Antimuan, kalay, bronz ve benzeri maddelerle
yapılan kurşun alaşımı işlerinde çalışanlar.
4) Kurşun izabe fırınlarının teksif odalarında biriken
90
kuru tozları kaldırma işlerinde çalışanlar.
2) Cam fabrika ve
atölyeleri
1) Cam yapımında kullanılan ilkel maddeleri toz haline
getirme, eleme, karıştırma ve kurutma işlerinde
(bu işleri yapmak üzere tam kapalı odalar içinde otomatik
makineli tesisat veya çalışma ortamındaki tozları
sağlık için tehlike oluşturmayacak düzeye indiren
havalandırma tesisatı bulunmadığı takdirde) çalışanlar.
2) Eritme işlerinde (otomatik besleme fırınlarıyla
çalışılmadığı takdirde) çalışanlar.
3) Ateşçilik işlerinde çalışanlar.
4) Üfleme işlerinde (tamamen otomatik makinelerle
yapılmadığı takdirde) çalışanlar.
5) Basınçla yapılan cam işlerinde (cam tazyiki işleri)
çalışanlar.
6) Ayna camı sanatında potalı cam dökümü işlerinde
60
(potalar kalıp masasına mekanik araçlarla taşınmadığı
takdirde) çalışanlar.
7) Camı fırın başından alma işlerinde çalışanlar.
8) Yayma fırınlarında düzeltme işlerinde çalışanlar.
9) Traş işlerinde çalışanlar.
10) Asitle hak ve cilâlama işlerinde çalışanlar
11)
Basınçlı havayla kum püskürten cihazlarla yapılan
işlerde (çalışma ortamındaki tozları sağlık için tehlike
oluşturmayacak düzeye indiren havalandırma tesisatı
bulunmadığı takdirde) çalışanlar.
12) Pota ve taş odalarında görülen işlerde çalışanlar.
3) Cıva üretimi işleri
sanayii
1) Cıva izabe fırınlarında görülen işlerde çalışanlar.
2) Elementer cıva bulunan ocaklarda görülen işlerde
90
çalışanlar.
4) Çimento fabrikaları
1) İlkel maddeleri kırma, ufalama, ezme, eleme ve
karıştırma işlerinde çalışanlar.
2) Otomatik fırınlarda pişirme işlerinde çalışanlar.
3) Klinkeri öğütme, eleme, torba ve fıçılara koyma
60
işlerinde (otomatik olarak tozun etrafa yayılmasını
önleyici bir düzenleme yapılmadığı takdirde) çalışanlar.
5) Kok fabrikalarıyla
1) Ateşçilik, ocak temizliği, jeneratör, doldurma,
termik
santraller
boşaltma ve temizleme işlerinde çalışanlar.
2) Kimyasal arıtma işlerinde çalışanlar.
3) Gazın geçtiği cihaz ve boruların onarılması ve
temizlenmesi işlerinde çalışanlar.
4) Kok fabrikalarında kömür ve ocak işlerinde
çalışanlar.
5) Elektrik enerji üretim santrallerinin
kazan
60
dairesindeki ateşçilik, kül ve kömürlerin taşınması
işlerinde çalışanlar.
6) Termik santrallerle her çeşit buhar kazanlarının
kazan dairesindeki ateşçilik, kül ve kömürlerin
taşınması işlerinde çalışanlar.
6) Alüminyum fabrikaları
1) Alüminyum oksit üretimi işlerinde çalışanlar.
2) Alüminyum bronzu hazırlama işlerinde
çalışanlar.
60
3) Alüminyum madeni üretimi işlerinde çalışanlar.
7) Demir ve çelik
fabrikaları
1) Demir izabe fabrikalarında cevherin demire
çevrilmesi işleriyle boru fabrikalarının fırın ve
döküm dairelerinde yapılan işlerinde çalışanlar.
2) Çelikhanelerin çelik yapılan fırınlarıyla bunların
teferruat ve eklentilerinden olan ikinci derecedeki
fırınlarda ve konvertörlerde yapılan işlerinde
çalışanlar.
3) Sıvı haldeki demir ve çeliğin tesisat ve teçhizatla
90
veya mekanik olarak taşınmasına ilişkin işlerde
çalışanlar.
4) Sıcak veya sıvı haldeki cürufun taşınması ve
işlenmesi işlerinde çalışanlar.
5) Haddehanelerde (soğuk demirle çalışılan
haddehaneler hariç), fırınlarda, hadde serilerinde,
haddehaneyi kızgın veya sıvı çelik yahut demirle
besleyen tesisat ve araçlarla görülen işlerle kızgın
halde olan yarı mamul parçaların kesilmesi ve
hazırlanması işlerinde çalışanlar.
8) Döküm
fabrikaları
1) Döküm kalıp ve maçalarının yapılması ve döküme
hazır duruma getirilmesi işlerinde çalışanlar.
2) Döküm şarjının hazırlanması ve her çeşit
maden
60
eritme (izabe) fırınlarının döküme hazır duruma
getirilmesi işlerinde çalışanlar.
3) Maden eritme ve dökme işlerinde çalışanlar.
9) Asit üretimi
yapan
1) Asit için hammaddelerin hazırlanması işlerinde
fabrika ve
atölyeler
çalışanlar.
2) Asidin yapılma safhalarındaki işlerinde çalışanlar.
90
3) Baca gazlarından asit elde edilmesi işlerinde
çalışanlar.
10) Yeraltı
işleri
Maden ocakları (elementer cıva bulunduğu saptanan
cıva maden ocakları hariç), kanalizasyon ve tünel
180
yapımı gibi yer altında yapılan işlerde çalışanlar.
11) Radyoaktif
ve
Doğal ve yapay radyoaktif, radyoiyonizan maddeler
radyoiyonizan
maddelerle
veya bütün diğer korpüsküler emanasyon kaynakları
90
yapılan
işler
ile yapılan işlerde çalışanlar.
12) Su altında veya su
altında
1) Su altında basınçlı hava içinde çalışmayı gerektiren
basınçlı hava içinde çalışmayı
işlerden 20- 35 metreye kadar derinlik veya
gerektiren
işler
2-3,5 kg/cm2 basınçta yapılan işlerde
çalışanlar.
60
2) Su altında basınçlı hava içinde çalışmayı gerektiren
işlerden 35-40 (40 hariç) m. derinlik veya
3,5-4
90
(3,5 hariç) kg/cm2 basınçta yapılan işlerde çalışanlar.
3) Dalgıçlık işinde çalışanlar.
13) Türk Silâhlı
Kuvvetlerinde
Subay, yedek subay, astsubay, uzman jandarma
ve uzman
erbaşlar.
90
14) Emniyet ve polis
mesleğinde, Asaleti
onaylanmış olmak şartıyla adaylıkta geçirilen
Milli İstihbarat
Teşkilâtında
süreler dahil polis, komiser yardımcısı, komiser,
baş komiser, emniyet amiri, emniyet müdürleri ile
90
bu ve daha yukarı maaş ve derecelerdeki emniyet
mensupları, Milli İstihbarat Teşkilâtı mensupları.
15) İtfaiye veya
yangın
Yangın söndürme işlerinde
çalışanlar.
60
söndürme işleri
Bu maddenin birinci fıkrası hükmüne göre
hesaplanan fiilî hizmet süresi zammı, yukarıdaki tablonun (13) ve (14) numaralı
sırasında yer alan sigortalılar için sekiz, diğer sigortalılar için beş yılı
geçmemek üzere uzun vadeli sigorta kolları uygulamasında prim ödeme gün
sayısına eklenir. Bu sürelerin, üç yılı geçmemek üzere yarısı emeklilik yaş
hadlerinden indirilir. Tablonun (10) numaralı sırasında yer alan sigortalılar
için bu fıkradaki süre sınırı uygulanmaz.
Yukarıdaki fıkrada belirtilen yaş haddi
indiriminden yararlanabilmek için ölüm ve malûliyet halleri hariç tablonun (10)
numaralı sırasında yer alan sigortalıların en az 1800 gün, diğer sıralarda yer
alan sigortalıların ise en az 3600 gün belirtilen işyeri ve işlerde çalışmış
olmaları şarttır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve
esaslar Kurumun önerisi üzerine Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ile
düzenlenir.
Sigortalıların borçlanabileceği süreler
MADDE 41- Bu Kanuna
göre sigortalı sayılanların;
a)(Değişik: 17/4/2008-5754/67 md.) Kanunları
gereği verilen ücretsiz doğum ya da analık izni süreleri ile 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalı kadının, iki defaya mahsus
olmak üzere doğum tarihinden sonra iki yıllık süreyi geçmemek kaydıyla hizmet
akdine istinaden işyerinde çalışmaması ve çocuğunun yaşaması şartıyla talepte
bulunulan süreleri,
b)
Er veya erbaş olarak silâh altında veya yedek subay okulunda geçen süreleri,
c)
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olanların, personel
mevzuatına göre aylıksız izin süreleri,
d)
Sigortalı olmaksızın doktora öğrenimi veya tıpta uzmanlık için yurt içinde veya
yurt dışında geçirdikleri normal doktora veya uzmanlık öğrenim süreleri,
e)
Sigortalı olmaksızın avukatlık stajını yapanların normal staj süreleri,
f)
Sigortalı iken herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınanlardan bu
suçtan dolayı beraat edenlerin tutuklulukta veya gözaltında geçen süreleri,
g)
Grev ve lokavtta geçen süreleri (…) (1) ,
h)
Hekimlerin fahrî asistanlıkta geçen süreleri,
ı)
Seçim kanunları gereğince görevlerinden istifa edenlerin, istifa ettikleri
tarih ile seçimin yapıldığı tarihi takip eden ay başına kadar açıkta
geçirdikleri süreleri,
kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları ve talep
tarihinde 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt ve üst
sınırları arasında olmak üzere, kendilerince belirlenecek günlük kazancın %
32'si üzerinden hesaplanacak primlerini borcun tebliği tarihinden itibaren bir
ay içinde ödemeleri şartı ile borçlandırılarak, borçlandırılan süreleri
sigortalılıklarına sayılır.
Bir ay içinde ödenmeyen borçlanmalar için ise yeni başvuru şartı aranır. Primi
ödenmeyen borçlanma süreleri hizmetten sayılmaz. Borçlanma sürelerinin ne
şekilde belgeleneceğini belirlemeye Kurum yetkilidir.
Bu
Kanuna göre tespit edilen sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler
için borçlandırılma halinde, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlandırılan
gün sayısı kadar geriye götürülür. Sigortalılık borçlanması ile aylık
bağlanmasına hak kazanılması durumunda, ilgililere borcun ödendiği tarihi takip
eden ay başından itibaren aylık bağlanır.
–––––––––––––––
(1) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 67 nci
maddesiyle; bu arada yer alan “ve Kurumca kabul
edilecek sektörel veya genel ekonomik kriz dönemlerinde işvereni tarafından
ücretsiz izinli sayılanların, her yıl için 3 ayı geçmemek üzere bu süreleri”
ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.
Sayfa 37
9814
Borçlanılan süreler, uzun vadeli sigorta ve genel sağlık sigortası bakımından;
a)
Birinci fıkranın (a), (b), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentleri gereği
borçlananlar, borçlandığı tarihteki 4 üncü maddenin birinci fıkrasının ilgili
bendine göre,
b)
Birinci fıkranın (c) ve (ı) bentleri gereği borçlananlar, 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (c) bendine göre,
sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.
Bu
Kanunun yürürlük tarihinden sonraki sürelere ait borçlanmalarda; borçlanılan
prime esas gün sayısı borçlanılan ilgili aylara mal edilir. Seçilen prime esas
kazanç, borcun ödendiği tarihteki prime esas asgarî kazanca oranlanarak, söz
konusu oran ilgili ayın prime esas asgarî kazancı ile çarpılır. Bulunan tutar,
ilgili ayın prime esas kazancı kabul edilir. Ancak hesaplanan prime esas kazanç
hiçbir suretle o ayın prime esas azamî kazancını geçemez.
Bildirim (1)
MADDE 42- Kurum,
sigortalıya veya hak sahiplerine bağlanacak gelir, aylık veya toptan ödemeleri,
gerekli belgelerin ve incelemelerin tamamlandığı tarihten itibaren en geç üç ay
içinde hesap ve tespit ederek sonuçlarını yazı ile bildirir. (Mülga son iki
cümle: 17/4/2008-5754/67 md.)
BEŞİNCİ BÖLÜM
Kamu Görevlilerine İlişkin Hükümler
Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ve Başbakanlık
görevinde bulunanların aylıkları
MADDE 43-Cumhurbaşkanı iken bu görevinden herhangi bir nedenle ayrılanlara, istekleri
üzerine, müracaat tarihini takip eden ay başından itibaren, istek tarihinde
Cumhurbaşkanına ödenmekte olan aylık ödeneğin % 40'ı oranında yaşlılık aylığı
bağlanır.
Ancak, herhangi bir nedenle görevden ayrılan Cumhurbaşkanı, 28 inci maddeye
göre yaşlılık aylığına hak kazanıyorsa, 29 uncu maddeye göre yaşlılık aylığı
ayrıca hesaplanır ve aylıklardan yüksek olanı yaşlılık aylığı olarak bağlanır.
28 inci maddeye göre aylığa hak kazanamaması halinde birinci fıkraya göre
bağlanan aylığın tümü, 28 inci maddeye göre aylığa hak kazanması halinde ve 29
uncu maddeye göre hesaplanan aylık, birinci fıkraya göre bağlanan aylıktan
düşükse aradaki fark, Hazineden tahsil edilir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı veya Başbakan iken bu görevinden herhangi
bir nedenle ayrılanlara, istekleri üzerine, müracaat tarihini takip eden ay
başından itibaren, istek tarihindeki Cumhurbaşkanına ödenmekte olan aylık
ödeneğin % 40'ı esas alınarak Cumhurbaşkanına bağlanacak yaşlılık aylığının %
75'i oranında yaşlılık aylığı bağlanır.
––––––––––
(1) Bu madde başlığı “Bildirim ve itiraz” iken,
17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 65 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Ancak herhangi bir nedenle görevden ayrılan Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanı veya Başbakan, 28 inci maddeye göre yaşlılık aylığına hak kazanıyorsa,
29 uncu maddeye göre yaşlılık aylığı ayrıca hesaplanır ve aylıklardan yüksek
olanı yaşlılık aylığı olarak bağlanır. 28 inci maddeye göre aylığa hak
kazanılamıyorsa üçüncü fıkraya göre bağlanan aylığın tümü, 28 inci maddeye göre
aylığa hak kazanılıyor ve 29 uncu maddeye göre hesaplanan aylık, üçüncü fıkraya
göre bağlanan aylıktan düşükse aradaki fark Hazineden tahsil edilir.
Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı veya Başbakan iken veya bu
görevlerden ayrıldıktan sonra ölenlerin hak sahiplerine, bu maddeye göre hesap
edilen aylık 34 üncü madde hükümlerine göre ölüm aylığı olarak bağlanır.
Bu
madde kapsamında bağlanan gelir ve aylıklar, 55 inci maddenin ikinci fıkrası
hükümlerine göre artırılır.
Bazı kamu görevlilerine yaşlılık aylığı bağlanacak haller
MADDE 44- Bu Kanun
hükümlerinin uygulanmasında bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c)
bendi kapsamında sigortalı sayılan bazı kamu görevlilerine yaşlılık aylığı
bağlanmasına ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır:
a)
5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 40 ıncı maddesi
gereğince yaş haddinden emekliye ayrılanlara 5400 gün prim ödeme gün sayısı
olması halinde,
b)
Özel kanunları gereğince kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilenlere yaş
şartı aranmaksızın, prim ödeme gün sayısı 9000 gün olması halinde,
yaşlılık aylığı bağlanır.
4
üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olanlardan subay,
astsubay, askerî memurlarla uzman jandarma ve uzman erbaşlar ahlâk noktasından
hükümle veya yetersizlik ya da disiplin sebeplerinden dolayı sicilleri üzerine
veyahut askerî mahkemelerce verilecek kararlar üzerine kurumlarınca re'sen,
bunlar dışında kalanlar ise ahlâk ve yetersizlik sebeplerinden dolayı
yönetmeliğine göre sicilleri üzerine kurumlarınca re'sen emekliye sevk
edilenlere ise, 28 inci maddenin ikinci ve üçüncü fıkrasında belirtilen yaş ve
prim ödeme gün sayısını tamamlamaları halinde yaşlılık aylığı bağlanır.
Birinci fıkranın (a) ve (b) bentleri gereğince bağlanan yaşlılık aylıkları, 28
inci maddenin ikinci ve üçüncü fıkrasında aranan yaş ve prim ödeme gün sayısı
tamamlanıncaya kadar bunları çalıştıran kamu idarelerinden tahsil edilir.
Kanunları gereğince görevden uzaklaştırılanlar, tutuklananlar veya görevine son
verilenlerin sigortalılıkları ve primleri
MADDE 45- Bu Kanunun
4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olan sigortalılardan
görevden uzaklaştırılan, görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir
suçtan tutuklanan veya gözaltına alınanlardan, kanunları gereğince eksik aylığa
müstahak bulunanların prime esas kazançlarının yarısı; kanunlarına göre bu
müddetler için sonradan görevlerine iade edilerek tam aylığa hak kazananların
ise prime esas kazançlarının tamamı üzerinden prim alınır. (Ek cümle:
17/4/2008-5754/66 md.) Prime esas kazançların
yarısı üzerinden prim alınanların prim ödeme gün sayısı bu sürelerin yarısı
olarak hesap edilir.
Görevine son verilenlerden yargı kararı ile görevlerine iade edilenlerin
primleri, göreve son verildiği tarihten görevine başladığı tarihe kadar kendi
kadrosunun veya emsali kadronun prime esas kazancına göre hesaplanır. Bu
durumdakilerin primlerine ait sigortalı ve işveren hisselerinin gecikme cezası
ve gecikme zamları kurumlarınca ödenir ve bu süreler sigortalılık süresinden
sayılır.
Birinci ve ikinci fıkraya göre sigortalılık durumu değişenler için ek bildirge
düzenlenerek Kuruma verilir ve bu durumda 102 nci madde hükümleri uygulanmaz.
Bu
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı
sayılanlardan, ilgili kanunları gereğince kullandıkları aylıksız izin
sürelerinin bitiminden sonra göreve başlayanlar ile göreve
başlaması için tanınan süreler ile bir yıl ve daha az süreyle aylıksız izne
ayrılanların aylıksız izin sürelerinde bu Kanunun 67 nci maddesinde
aranan 30 günlük prim ödeme şartı aranmaz. (1)
Bazı kamu görevlilerinin prime esas kazançları ve prime esas kazanç üst sınırı
MADDE 46- (Değişik:
17/4/2008-5754/26 md.)
Harp okulları ile fakülte ve yüksek
okullarda silâhlı kuvvetler hesabına okuyanların ve astsubay meslek yüksek
okulu öğrencileri ile astsubay nasbedilmek üzere temel askerlik eğitimine tabi
tutulan adayların öğrenci harçlıkları ile ilgisine göre en az aylık alan teğmen
veya astsubay çavuşun prime esas kazançları arasındaki farkın primi; polis
akademisi ile fakülte ve yüksek okullarda Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına
okuyan öğrencilerin öğrenci harçlıkları ile komiser yardımcısı veya polis
memuru prime esas kazançları arasındaki farkın primi, öğrenciler adına
kurumlarınca ödenir.
Fakülte veya yüksek okullarda kendi
hesabına okuduktan sonra subay veya astsubaylığa nasbedilen veya yedek subaylık
hizmetini takiben subaylığa geçirilenler ile fakülte ve yüksekokullarda kendi
hesabına okuduktan sonra, komiser yardımcısı veya polis memuru olarak
atananların başarılı öğrenim süreleri; borçlanmanın yapıldığı tarihte ilgisine
göre en az aylık alan teğmenin, astsubay çavuşun veya polis memuru ya da
komiser yardımcısının prime esas kazancı üzerinden, bu sürelere ait primler
kendilerince ödenerek borçlandırılmak suretiyle hizmetten sayılır. Bu şekilde
hesap edilecek borç, tebliğ tarihinden itibaren iki yıl içinde eşit taksitler
halinde ödenir.
Fakülte veya yüksek okullarda kendi
hesabına okumakta iken Türk Silahlı Kuvvetleri veya Emniyet Genel Müdürlüğü
hesabına okumaya devam eden öğrencilerin, daha önce kendi hesabına okudukları
normal okul süreleri hakkında, ikinci fıkra hükümleri uygulanır.
Talim ve manevra için rütbe ile silâh
altına alınan 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olan
sigortalılardan rütbelerinin prime esas kazançları, vazifelerinin prime esas
kazancından fazla olanların prime esas kazanç farklarına ait primleri vazife
gördükleri kurumlarınca ve seferberlik ve harp için silâh altına alınanlardan
vazifelerinin prime esas kazançları, rütbelerinin prime esas kazancından fazla
olanların prime esas kazançları arasındaki farkın primleri de, rütbelerinin
prime esas kazancını ödeyen kamu idaresince kesilerek Kuruma ödenir.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c)
bendi kapsamına giren sigortalıların prime esas kazançlarının tespitinde 82 nci
maddede belirtilen üst sınır aranmaz. 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c)
bendi kapsamına giren sigortalılardan, aylıksız izinli sayılmaksızın ve tabi
olduğu personel kanunu ile ilgisi devam edecek şekilde yurt dışına geçici ya da
sürekli görevle gönderilenlerin prime esas kazancının hesabında; geçici görevle
gönderilenlerin bulundukları kadroya ilişkin prime esas kazancı, yurt dışı
kadrolarına atananların ise yurt dışına atanma tarihi itibarıyla, atandıkları
kadro ile atanmadan önceki yurt içi kadrosuna ilişkin prime esas kazançtan yüksek
olanı esas alınır. Sürekli görevle atananların yurt dışı kadrolarına ilişkin
prime esas kazancın hesabında dikkate alınacak ödeme unsurlarından, ilgili
mevzuatı uyarınca söz konusu kadroya bağlı olarak belirleme yapılmamış ödeme
unsur ve tutarlarını, kadrosunun bulunduğu kurum personelinin yararlanmakta
olduğu ödeme unsurlarıyla sınırlı olmak ve aynı veya benzer nitelikteki kadroya
ilişkin prime esas kazanca tabi ödemeleri gözönünde bulundurmak suretiyle
belirlemeye ilgili kamu idaresinin görüşü üzerine Kurum ve Maliye Bakanlığı
müştereken yetkilidir.
–––––––––––––––
(1) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 65 inci
maddesiyle; bu fıkrada yer alan “göreve başlaması
için tanınan sürelerde” ibaresi “göreve başlaması için tanınan süreler ile bir
yıl ve daha az süreyle aylıksız izne ayrılanların aylıksız izin sürelerinde”
şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Vazife
Malûllüğü (1)
MADDE
47- (Değişik: 17/4/2008-5754/27 md.)
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten
sonra ilk defa 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında
sigortalı olanlar için aşağıdaki hallerde vazife malûllüğü hükümleri uygulanır.
25 inci maddede belirtilen malûllük; sigortalıların vazifelerini yaptıkları
sırada veya vazifeleri dışında idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir
kamu idaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden veya kurumlarının
menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken ya da idarelerince sağlanan bir
taşıtla işe gelişi ve işten dönüşü sırasında veya işyerinde meydana gelen
kazadan doğmuş olursa, buna vazife malûllüğü ve bunlara uğrayanlara da vazife
malûlü denir.
Vazife malûllükleri;
a) Keyif verici içki ve her çeşit maddeler
kullanmaktan,
b) Kanun, tüzük ve emir dışında hareket
etmiş olmaktan,
c) Yasak fiilleri yapmaktan,
d) İntihara teşebbüsten,
e) Her ne suretle olursa olsun kendisine
veya başkalarına menfaat sağlama veya zarar verme amacından,
doğmuş olursa bunlara uğrayanlar hakkında
vazife malûllüğü hükümleri uygulanmaz.
Kamu idareleri vazife malûllüğüne sebep
olan olayı, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine veya kendi mevzuatına göre
yetkili mercilere derhal, Kuruma da en geç onbeş iş günü içinde bildirmekle
yükümlüdür. Kuruma bildirim, aynı süre içerisinde sigortalılar veya hak
sahiplerince de yapılabilir. Vazife malûllüğüne sebep olan olaydan kamu
idarelerinin yetkili mercilerinin haberdar edilmemiş olması hali dışında;
ilgililerin bildirimi, kamu idarelerinin bildirim sorumluluğunu ortadan
kaldırmaz.
Kuruma bildirim süresi;
a) Vazife malûllüğüne sebep olan olayın meydana
geldiği tarihten,
b) Hastalıklarının sebep ve mahiyetleri
dolayısıyla haklarında vazife malûllüğü hükümleri uygulanacaklar için,
hastalıklarının tedavisinin imkânsız olduğuna dair düzenlenen kati raporun onay
tarihinden,
c) Esirlik ve gaiplik hallerinde ise, bu
hallerin sona erdiği tarihten,
başlar.
Süresi içerisinde bildirimde bulunulan
vazife malûllüğü aylıkları, sigortalının ölüm ya da malûliyeti sebebiyle
göreviyle ilişiğinin kesildiği tarihi takip eden aybaşından itibaren bağlanır.
Vazife malûllüğü süresi içerisinde
bildirilmeyen sigortalılara; kamu idareleri ya da sigortalılar veya hak
sahiplerince sonradan yapılacak bildirim üzerine, vazife malûllüklerinin
belgelenmesi ve müstahak olmaları şartıyla, bu Kanunun zamanaşımı hükümleri
dikkate alınmak suretiyle vazife malûllüğü aylığı bağlanır veya bağlanmış olan
aylıklar düzeltilir. Bu durumda sigortalı veya hak sahiplerine bağlanacak aylık
ya da aylık farklarının, vazife malûllüğünün bildirildiği tarihe kadar olan
toplam tutarı Kurumca ilgili kamu idaresine ödettirilir.
–––––––––––––––
(1) Bu madde başlığı "Vazife malûllüğü, harp malûllüğü ile harp malûllerine
verilecek malûllük zammı ve vazife malûllerine verilecek sürekli iş göremezlik
geliri karşılığı " iken, 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 27 nci
maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Vazife malûllüğü aylığı, vazife
malûllerinden itibari hizmet süreleri eklenmek suretiyle bulunacak prim ödeme
gün sayısı toplamı;
a) 10800 güne kadar olanlara 10800 gün
üzerinden,
b) 10800 günden fazla olanlara, toplam
prim ödeme gün sayıları üzerinden,
en son prime esas kazancı esas alınmak
suretiyle 29 uncu maddeye göre hesaplanacak aylıklara, malûllük derecelerine
göre aşağıda yazılı oranlarda ayrıca zam yapılmak suretiyle bağlanır:
Malûllük Derecesi Zam nispeti
1
% 30
2
% 23
3
% 15
4
% 7
5
% 3
6
% 2
Subay, astsubay, uzman jandarma, uzman
erbaş ile Türk Silâhlı Kuvvetlerince görevlendirilen 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılardan;
a) Harpte fiilen ateş altında,
b) Harpte, harp bölgelerindeki harp
harekât ve hizmetleri sırasında, bu harekât ve hizmetlerin sebep ve
etkileriyle,
c) Harpte veya harbe hazırlık devresinde
her çeşit düşman silâhlarının etkisiyle,
d) Askerî harekâtı gerektiren iç tedip ve
sınır hareketleri sırasında, bu hareketlerin sebep ve etkisiyle,
e) Barışta veya olağanüstü hallerde, emir
veya görev ile uçuş yapan uçucularla hangi meslek ve sınıftan olursa olsun
emirle görevli olarak uçakta bulunanlardan uçuşun havadaki ve yerdeki
sebepleriyle ve yine emir ve görev ile dalış yapan dalgıçlarla, hangi meslek ve
sınıftan olursa olsun emirle görevli olarak denizaltı gemisinde veya dalgıç
kıtasında bulunanlardan denizaltıcılığın veya dalgıçlığın çeşitli sebep ve
etkileriyle,
f) Anayasanın 92 nci maddesi veya
Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler uyarınca Türk Silâhlı
Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesini gerektiren durumlarda,
birliklerin bulundukları yerlerden hareketlerinden itibaren yurt içinde, yurt
dışında, yabancı ülkelerde veya yurda dönüş sırasında,
vazife malûlü olanlara harp malûlü denir.
Bunlardan uzman erbaşlara bulundukları
kademenin üç ilerisindeki kademenin, uzman jandarmalara bulundukları rütbenin
bir üst rütbesinin aynı kademesinin; astsubaylarla yarbay rütbesine kadar
(yarbay hariç) bir üst rütbenin aynı kademesinin, yarbaylara albay, albaylara
kıdemli albay, kıdemli albay ile general ve amirallere bir üst rütbenin, bu
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında bulunan
sigortalılara ise bir üst derecesine veya kademesine karşılık gelen prime esas
kazancı üzerinden aylık bağlanır.
Bulundukları derecenin bir üst derecesi
olmayanlar için o derecenin üç ilerisindeki kademe göstergesi, üç ilerisindeki
kademe göstergesi olmayanlar için de o derecenin son kademe göstergesinin prime
esas kazancı esas alınır.
Harp malûllerinin, malûllük derecesine
göre aşağıdaki yazılı göstergelerin, memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu
bulunacak miktar "Harp malûllüğü zammı" olarak ayrıca eklenir.
Malûllük Derecesi Göstergeler
1
1100
2
950
3
800
4
600
5
500
6
400
Harp malûlü sayılanlardan bir harekâtın
başarıyla sonuçlanmasını şahsen sağladığı ve örnek tutulacak cesaret ve
fedakârlık gösterdiği sıralarda bu malûllüğe uğradıkları usûlüne göre sıralı
üstlerince saptanan Türk Silâhlı Kuvvetleri mensupları ile Türk Silâhlı
Kuvvetlerince görevlendirilen sivil görevlilere, Genelkurmay Başkanlığının
uygun görmesi ve Millî Savunma Bakanının onayı ile harp malûllüğü zamları % 25
fazlasıyla bağlanır.
Bu madde gereğince vazife malûllüğü aylığı
almakta iken veya vazife malûllüğü aylığı bağlanması gerekirken ölenlerin, hak
sahiplerine, müstahak olmaları halinde harp malûllüğü zammı da dahil olmak
üzere prim ödeme gün sayısına bakılmaksızın ölüm aylığı bağlanır.
Harp malûlü olanlara verilecek harp
malûllüğü zammı tutarının Kurumca belirlenecek peşin sermaye değeri toplamı en
geç bir ay içinde Millî Savunma Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı tarafından
Kurumun göstereceği hesaplara yatırılır. Süresinde yatırılmayan tutarlar için
89 uncu madde hükümleri uygulanır.
Vazife malûllüğü aylığı bağlananlardan;
a) 5 inci maddenin (c) bendi hükmü saklı
kalmak kaydıyla vazife malûllüğü aylığı bağlanmış olanlardan harp malûllüğü
zammı hariç Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamında çalışmaya başlayanların aylıkları, çalışmaya başladıkları tarihi
takip eden ödeme dönemi başından itibaren kesilir ve bunlar hakkında uzun
vadeli sigorta kolları uygulanır. Bunlardan çalıştıkları süre zarfında 80 inci
maddeye göre belirlenen prime esas kazançları üzerinden 81 inci madde gereğince
kısa ve uzun vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortasına ait prim
alınır. Bunlar ile 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında
çalışmaları nedeniyle istekleri üzerine haklarında uzun vadeli sigorta kolları
uygulananlardan; yeniden aylık bağlanması için yazılı istekte bulunan ya da
emekliye ayrılan veya herhangi bir nedenle görevi sona erenler hakkında sonraki
çalışmaları karşılığında aylığa hak kazanmaları halinde bu süre için, 29 uncu
maddeye göre aylık hesaplanır. Sonradan geçen çalışmalarından dolayı yaşlılık
aylığına hak kazanamayanların kendilerine toptan ödeme, vefatı halinde ise hak
sahiplerine ölüm aylığı bağlanır veya toptan ödeme yapılır.
b) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c)
bendi kapsamında çalışmaları sırasında malûllük derecelerinin değişmesi halinde
aylığı yeni malûllük derecesi de dikkate alınarak son prime esas kazancı
üzerinden ilk vazife malûllüğü aylığından az olmamak kaydıyla yeniden
hesaplanır.
c) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b)
bendinin 4 numaralı alt bendi hariç olmak üzere diğer alt bentlerine tabi
çalışmaya başlayanlar hakkında 30 uncu maddenin üçüncü fıkrasının (b) bendi
hükmü uygulanır.
Vazife malûllüğüne bağlı nedenlerden
dolayı ölen sigortalının hak sahiplerine, bu madde gereğince tespit edilecek
aylık, 34 üncü ve 35 inci madde hükümlerine göre bağlanır. Ayrıca 37 nci madde
hükümlerine göre hak sahiplerine cenaze ve evlenme ödeneği de verilir.
Bu maddeye göre bağlanacak vazife veya
harp malûllüğü aylıkları, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan maddeleri dahil
5434 sayılı Kanun hükümlerine göre emsali iştirakçiye bağlanacak harp veya
vazife malûllüğü aylığından az olamaz.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c)
bendi kapsamındaki sigortalılardan, uluslararası barışı koruma ve destekleme
operasyonlarında Türkiye Cumhuriyetince görevlendirilenlere, bu görevleri
esnasında veya bu görevleri nedeniyle vazife malûlü aylığı ödendiği sürece harp
malûllüğü zammı ayrıca verilir.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve
esaslar Kurumca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Kamu görevlilerinin emekliye sevk onayları
MADDE 48- (Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/28 md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında
olanların yaşlılık, malûllük veya vazife malûllüğü işlemleri;
a) Re'sen emekliye sevk hallerinde,
sigortalının çalıştığı göreve atamasındaki usûle göre atamaya yetkili makamın,
b) İstek üzerine veya yaş haddi, malûllük
veya vazife malûllüğü hallerinde kamu idaresinin en yüksek amirinin,
c) Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri için
Meclis Başkanlığının, belediye başkanları için belediye encümeninin, illerin
daimi komisyon üyeleri için il valiliğinin, çalıştıkları kamu idareleri ile
ilişikleri kesilmiş olup da bir kanunla sigortalılık hakkı devam edenler için
daha önce görev yaptıkları son kamu idaresinin en yüksek amirinin,
d) Kurumların yönetim kurulu üyelerinin
istek, malûliyet ve yaş haddi hallerinde, atanmalarında atamayı yapan kurumun
en yüksek amirinin,
e) Danıştay Başkanının istek, malûliyet ve
yaş haddi hallerinde Başbakanlık, Sayıştay Başkanının aynı halleri için Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığı,
onayı ile tekemmül eder.
Özel kanun hükümleri hariç olmak üzere yetkili makamın emekliye sevk onayı,
talep tarihinden itibaren bir ayı geçemez. Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek
kararname ile atananların görevleriyle ilişiklerinin kesilmesi ilgili bakanın
onayı ile tekemmül eder.
Özelleştirilmeleri sonucu sermayesindeki kamu payı % 50'nin altına düşen
kuruluşlar ile satış veya devri yapılmış olan kuruluşlarda çalışmakta iken
emekliye ayrılanlar için emekliye sevk onayı aranmaz. Birinci fıkranın (b)
bendine göre emekliye ayrılmak isteyenler için her durumda, istek tarihinden
itibaren bir aylık süre sonunda ilişikleri kesilmiş sayılır.
İtibarî hizmet süreleri ve itibarî hizmet süresi primi
MADDE 49- (Değişik:
17/4/2008-5754/29 md.)
İtibarî hizmet süresi, bu Kanuna göre
bağlanacak aylıklar ve yapılacak toptan ödemelerin hesabında dikkate alınan
ancak hiçbir şekilde bu Kanunla tanınan hakları kazanma bakımından gerekli prim
ödeme gün sayısı, yaş ve emeklilik ikramiyesinin hesabında nazara alınmayan
süredir. Sigortalıların aşağıda yazılı görevlerde geçen zamlar hariç, fiilî
hizmet sürelerinin her yılı için;
a) Subay (yedek subay dahil), astsubay,
uzman jandarma ve uzman erbaşlardan;
1) Harbi doğuran genel ve kısmî
seferberliğe katılanların, harbin ilânından seferberliğin bitim tarihine,
2) Seferberliği gerektiren iç tedip
hareketlerine fiilen katılan birliklerde görevli olanların, çarpışmaların
başlangıcından seferberliğin sona erdiği tarihe,
3) Harp veya seferberlik ilân edilmeden,
Anayasanın 92 nci maddesi veya Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası
sözleşmeler uyarınca, yabancı ülkelere gönderilen Türk Silâhlı Kuvvetlerinde
görev yapanların çarpışma meydana gelmesi halinde, çarpışma süresince veya
çarpışma bitmeden dönenler için Türkiye'ye dönüş tarihine,
kadar geçen tutsaklık süreleri dahil fiilî
hizmet sürelerinin,
b) 4 üncü madde gereği sigortalı
sayılanlardan bu fıkranın (a) bendinin (1), (2) ve (3) numaralı alt bentlerinde
yazılı hareketlere sivil görevli, er veya erbaş olarak katılanların, bu
durumlarda geçen fiilî hizmet sürelerinin, bu tarihlerden sonra devam eden
tutsaklık sürelerinin,
c) Harp halinde düşmana tutsak düşen veya
düşman tarafından enterne edilen sigortalılardan kanunları gereğince, aylıkları
ödenmek suretiyle, sözleşmeli personel hariç olmak üzere kurumları ile ilgileri
kesilmeyenlerin, bu durumlarda geçen fiilî hizmet sürelerinin,
her yılı için altı ay itibarî hizmet
süresi olarak eklenir. Bu nedenlerle eklenecek itibarî hizmet sürelerinin
toplamı, üç yıldan fazla olamaz.
Kamu idarelerinde pilot olan ve olmayan
uçucu, denizaltıcı, dalgıç, kurbağa adam ve paraşütçülerin bu görevlerde
geçirdikleri fiilî hizmet sürelerinin her yılı için üç ay itibarî hizmet süresi
eklenir. Bunlardan bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) ve (2)
numaralı alt bentlerinde gösterilenler için itibarî hizmet süresi zamları
ayrıca eklenir.
Her yıl sonunda, sigortalının fiilî hizmet
süresine bu maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri ile ikinci
fıkrası hükümleri uyarınca eklenen itibarî hizmet süresinin her otuz günü için,
yılın son ayında sigortalı adına ödenen malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortasına
ait sigortalı ve işveren prim toplamı kadar ayrıca itibarî hizmet süresi primi
işverenden tahsil edilir. Süresinde yatırılmayan tutarlar için 89 uncu madde
hükümleri uygulanır.
ALTINCI BÖLÜM
İsteğe Bağlı Sigorta Hükümleri
İsteğe bağlı sigorta ve şartları
MADDE 50- İsteğe
bağlı sigorta; kişilerin isteğe bağlı olarak prim ödemek suretiyle uzun vadeli
sigorta kollarına ve genel sağlık sigortasına tâbi olmalarını sağlayan
sigortadır.
(Değişik ikinci fıkra:
17/4/2008-5754/30 md.) İsteğe bağlı sigortalı
olabilmek için Türkiye'de ikamet edenler ile Türkiye’de ikamet etmekte iken
sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerdeki Türk vatandaşlarından;
a) Bu Kanuna tâbi zorunlu sigortalı olmayı
gerektirecek şekilde çalışmamak veya sigortalı olarak çalışmakla birlikte ay
içerisinde 30 günden az çalışmak ya da tam gün çalışmamak,
b) Kendi sigortalılığı nedeniyle aylık
bağlanmamış olmak,
c) 18 yaşını doldurmuş bulunmak,
d) İsteğe bağlı sigorta talep dilekçesiyle
Kuruma başvuruda bulunmak,
şartları aranır.
İsteğe bağlı sigorta başlangıcı ve sona ermesi
MADDE 51- (Değişik
birinci fıkra: 17/4/2008-5754/31 md.) İsteğe
bağlı sigortalılık, müracaatın Kurum kayıtlarına intikal ettiği tarihi takip
eden günden itibaren başlar.
İsteğe bağlı sigortalı olarak prim ödenen tarihlerde, 4 üncü maddeye göre
sigortalı olmayı gerektirecek çalışması bulunduğu tespit edilenlerin, zorunlu
sigortalılıkla çakışan isteğe bağlı prim ödenen süreleri iptal edilerek, bu
süreye ilişkin ödedikleri primler ilgililere iade edilir.
(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/31 md.) Ay içerisinde 30 günden az çalışan veya 80
inci madde uyarınca prim ödeme gün sayısı, ay içindeki toplam çalışma saatinin
4857 sayılı Kanuna göre belirlenen günlük normal çalışma saatine bölünmesi
suretiyle hesaplanan sigortalıların aynı ay içerisinde isteğe bağlı sigortaya
prim ödemeleri halinde, primi ödenen süreler zorunlu sigortalılığa ilişkin prim
ödeme gün sayısına otuz günü geçmemek üzere eklenir ve eklenen bu süreler, 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalılık süresi olarak
kabul edilir.
İsteğe bağlı sigortalılık;
a)
İsteğe bağlı sigortalılığını sona erdirme talebinde bulunanların, primi ödenmiş
son günü takip eden günden,
b)
Aylık talebinde bulunanların, aylığa hak kazanmış olmak şartıyla talep
tarihinden,
c)
Ölen sigortalının ölüm tarihinden,
itibaren sona erer.
İsteğe bağlı sigorta primi ödenmiş süreler, malûllük, yaşlılık ve ölüm
sigortaları ile genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulamasında dikkate
alınır ve bu süreler 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında
sigortalılık süresi olarak kabul edilir.
Sayfa 47
9822
İsteğe bağlı sigorta primleri ve ödenmesi
MADDE 52- (Değişik: 17/4/2008-5754/32 md.)
İsteğe bağlı sigorta primi, 82 nci maddeye
göre belirlenen prime esas kazancın alt sınırı ile üst sınırı arasında,
sigortalı tarafından belirlenen prime esas aylık kazancın % 32'sidir. Bunun %
20'si malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi, % 12'si genel sağlık
sigortası primidir. 51 inci maddenin üçüncü fıkrasında belirtilenler için 82
nci maddeye göre belirlenen prime esas kazancın alt sınırı ile üst sınırı
arasında olmak kaydıyla belirlenen günlük kazanç ve gün sayısı üzerinden
malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile genel sağlık sigortası primi alınır.
İsteğe bağlı sigortalı olanlar, bakmakla
yükümlü olunan kişi olsa dahi, 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılır ve genel sağlık sigortası primini
de ödemekle yükümlüdürler. Yabancı ülke vatandaşlarından Türkiye’de yerleşik
olma hali bir yılı doldurmadıkça genel sağlık sigortası primi alınmaz ve bu
kişiler genel sağlık sigortalısı sayılmaz.
Ait olduğu aydan itibaren en geç 12 ay
içinde 89 uncu maddenin ikinci fıkrasına göre hesaplanacak gecikme cezası ve
gecikme zammıyla birlikte primi ödenmeyen süreler, sigortalılık süresinden
sayılmaz. Bu 12 aylık süreden sonra ödenen primler 89 uncu maddenin üçüncü
fıkrası hükümlerine göre iade edilir.
İsteğe bağlı sigortalıların zorunlu
sigortalılık nedeniyle prim borcunun bulunması halinde, isteğe bağlı sigortaya
tâbi ödenen primler öncelikle zorunlu sigortalılık nedeniyle Kuruma olan
borçlarına mahsup edilir.
YEDİNCİ BÖLÜM
Kısa ve Uzun Vadeli Sigorta Kollarına
İlişkin Ortak Hükümler
Sigortalılık hallerinin birleşmesi
MADDE 53- (Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/33 md.) Sigortalının, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b)
ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda
tabi olmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle aynı maddenin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında çalışması yoksa
ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılır.
(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/33 md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b)
bendi kapsamında sayılanlar, kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden
dolayı, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı
bildirilemezler.
(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/33 md.) İsteğe bağlı sigortalı olanların 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamına tabi olacak
şekilde çalışmaya başlamaları halinde, bu Kanunun 51 inci maddesinin üçüncü
fıkrası saklı kalmak kaydıyla isteğe bağlı sigortalılık hali sona erer.
Sigortalının, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde
yer alan sigortalılık halleri ile 5 inci maddenin (a) ve (e) bentlerine tâbi sigortalılık
hallerinin çakışması halinde, 4 üncü madde kapsamında sigortalı sayılır ve
birinci fıkra hükmü uygulanır.
Sigortalının, bu madde hükmüne göre sigortalı sayılması gereken sigortalılık
halinden başka bir sigortalılık hali için prim ödemiş olması durumunda, ödenen
primler birinci fıkraya göre esas alınan sigortalılık hali için ödenmiş ve esas
alınan sigortalılık halinde geçmiş kabul edilir.
(Değişik
fıkra: 17/4/2008-5754/33 md.) Bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren ilk defa sigortalı sayılanlardan 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinden birden fazlasına tabi
olarak çalışmış olanların yaşlılık aylığı bağlanma taleplerinde, en fazla
sigortalılığın geçtiği sigortalılık hali, hizmet sürelerinin eşit olması ile
malûllük ve ölüm halleri ile yaş haddinden re’sen emekli olma, süresi kanunla
belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları sigortalılık
halinin kanunla değiştirilmesi durumunda ise son sigortalılık hali esas alınır.
Aylık ve gelirlerin birleşmesi
MADDE 54- Bu Kanuna
göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda;
a)
Uzun vadeli sigorta kollarından;
1)
Hem malûllük hem de yaşlılık aylığına hak kazanan sigortalıya, bu aylıklardan
yüksek olanı, aylıklar eşitse yalnız yaşlılık aylığı,
2)
Malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık
aylığı ile birlikte, ölen eşinden dolayı da aylığa hak kazanan sigortalıya her
iki aylığı, (1)
3)
Ana ve babasından ayrı ayrı aylığa hak kazanan çocuklara, yüksek olan aylığın
tamamı, az olan aylığın yarısı,
4)
Birden fazla çocuğundan aylığa hak kazanan ana ve babaya en fazla ödemeye imkân
veren ilk iki dosyadan yüksek olan aylığın tamamı, düşük olan aylığın yarısı,
5) (Değişik: 17/4/2008-5754/34 md.) Hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına
hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak
aylığı,
6) (Ek: 17/4/2008-5754/34 md.) Bu Kanuna göre vazife malûllüğü aylığı almakta iken,
tekrar sigortalı olanlardan hem vazife malûllüğüne hem de malûllük aylığına hak
kazananlara bu aylıklardan yüksek olanı, aylıkları eşitse yalnızca vazife
malûllüğü aylığı, bunlardan hem vazife malûllüğü hem de yaşlılık aylığına hak
kazananlara, bu aylıkların her ikisi,
7) (Ek: 17/4/2008-5754/34 md.) Evliliğin ölüm nedeniyle sona ermesi durumunda sonraki
eşinden de aylığa hak kazananlara tercih ettiği aylığı,
bağlanır.
––––––––––––
(1) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 34 ücü
maddesiyle; bu bentte yer alan “Malûllük” ibaresinden
sonra gelmek üzere “,vazife malûllüğü” ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.
b)
Kısa vadeli sigorta kollarından;
1)
Sürekli iş göremezlik geliriyle birlikte ölen eşinden dolayı da gelire hak
kazanan eşe her iki geliri,
2)
Ana ve babadan ayrı ayrı gelire hak kazananlara, yüksek olan gelirin tamamı, az
olanın yarısı,
3)(Değişik: 17/4/2008-5754/34 md.) Birden fazla
çocuğundan gelire hak kazanan ana ve babaya, en fazla ödemeye imkân veren ilk
iki dosyadan yüksek olan gelirin tamamı, düşük olan gelirin yarısı,
4)(Değişik: 17/4/2008-5754/34 md.) Hem eşinden,
hem de ana ve/veya babasından ölüm gelirine hak kazananlara, tercihine göre eşinden
ya da ana ve/veya babasından bağlanacak geliri,
5) (Ek: 17/4/2008-5754/34 md.) Evliliğin ölüm nedeniyle sona ermesi durumunda sonraki
eşinden de gelire hak kazananlara tercih ettiği geliri,
bağlanır.
c)(Değişik: 17/4/2008-5754/34 md.)Malûllük,
yaşlılık, ölüm sigortaları ve vazife malûllüğü ile iş kazası ve meslek
hastalığı sigortasından hak kazanılan aylık ve gelirler birleşirse, sigortalıya
veya hak sahibine bu aylık veya gelirlerden yüksek olanın tamamı, az olanın
yarısı, eşitliği halinde ise iş kazası ve meslek hastalığından bağlanan gelirin
tümü, malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığının yarısı bağlanır.
Birinci fıkradaki sıralamaya göre yapılacak
değerlendirmeler sonucunda, bir kişide ikiden fazla gelir veya aylık birleştiği
takdirde, bu gelir ve aylıklardan en fazla ödemeye imkân veren iki dosya
üzerinden gelir veya aylık bağlanır, diğer dosya veya dosyalardaki gelir ve
aylık hakları durum değişikliği veya diğer bir dosyadan gelir veya aylığa hak
kazanıldığı tarihe kadar düşer.
Gelir ve aylıkların düzeltilmesi, yükseltilmesi, alt sınırı, ödenmesi ve
yoklama işlemleri (1)
MADDE 55- Bu Kanuna
göre gelir veya aylık bağlanan sigortalı ile hak sahibi kişilerin durumlarının,
kendilerine veya başka hak sahiplerine bağlanmış bulunan gelir veya aylık
tutarının düzeltilmesini gerektirir bir şekilde değişmesi halinde gelir veya
aylık tutarları, değişikliğin meydana geldiği tarihten sonraki ödeme dönemi
başından başlanarak yeni duruma göre düzeltilir.
(Değişik: 17/4/2008-5754/35 md.) Bu Kanuna göre bağlanan gelir ve aylıklar, her yılın
Ocak ve Temmuz ödeme tarihlerinden geçerli olmak üzere, bir önceki altı aylık
döneme göre Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan en son temel yıllı
tüketici fiyatları genel indeksindeki değişim oranı kadar artırılarak
belirlenir.
––––––––––––––––––
(1) Bu madde başlığı “Gelir ve aylıkların
düzeltilmesi, yükseltilmesi, ödenmesi ve yoklama işlemleri” iken, 17/4/2008
tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 35 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.
Sayfa 50
9823
(Ek: 17/4/2008-5754/35 md.) Bu Kanuna göre sigortalıya bağlanacak aylıklar ile
ölen sigortalının hak sahiplerinin aylıklarının hesabına esas tutar, çalışma
sürelerindeki her yıl için 82 nci maddeye göre tespit edilen prime esas günlük
kazanç alt sınırları dikkate alınarak, talep veya ölüm yılına ait Ocak ayı
itibariyle 29 uncu maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenen ortalama aylık
kazancın % 35'inden, sigortalının bakmakla yükümlü olduğu eşi veya çocuğu varsa
% 40'ından az olamaz. Hak sahibi kimselerin aylıkları; hak sahibi bir kişi ise
bu fıkraya göre hesaplanan alt sınır aylığının % 80'inden, hak sahibi iki kişi
ise % 90'ından az olamaz. Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri gereğince
bağlanan kısmı aylıklar için bu fıkra hükümleri uygulanmaz.
(Ek: 17/4/2008-5754/35 md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c)
bentleri kapsamındaki sigortalılar için ayrı ayrı olmak üzere, malûllük
sigortasından dosya bazında her yıl bağlanan aylıkların aylık başlangıç
tarihinin ait olduğu yılın Ocak ayı itibarıyla yıl içine ait artışlar
uygulanmaksızın hesaplanacak tutarları, yaşlılık sigortasından bir önceki yılın
son ödeme ayında söz konusu sigortalılar için ayrı ayrı dosya bazında ödenen en
düşük yaşlılık aylığından az olamaz.
(Ek: 17/4/2008-5754/35 md.) İş kazası veya meslek hastalığı sonucu başka birinin
sürekli bakımına muhtaç duruma gelen sigortalı için bu Kanunun 19 uncu
maddesine göre hesaplanacak sürekli iş göremezlik geliri, 82 nci maddeye göre
tespit edilen prime esas kazanç alt sınırının aylık tutarının %85'inden az
olamaz.
Sigortalıya veya hak sahiplerine bağlanan gelir veya
aylıklar, her ay peşin olarak ödenir. Gelir ve aylıkların ödeme dönemleri,
ödeme tarihleri, ödeme şekli ve ödeme merkezleri Kurumca belirlenir.
Gelir ve aylık alma şartlarının devam edip etmediğine
yönelik yoklama işlemlerine ilişkin usûl ve esaslar ile bu maddenin
uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak
yönetmelik ile düzenlenir.
Gelir ve aylık bağlanmayacak haller
MADDE 56- (Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/36 md.) Ölen sigortalının hak sahiplerinden;
a) Kendisinden aylık bağlanacak
sigortalıyı veya gelir ya da aylık bağlanmış olan sigortalıyı kasten öldürdüğü
veya öldürmeye teşebbüs ettiği veya bu Kanun gereğince sürekli iş göremez hale
veya malûl duruma getirdiği,
b) Kendisinden aylık bağlanacak
sigortalıya veya gelir ya da aylık bağlanmamış olan sigortalıya veya hak
sahibine karşı ağır bir suç işlediği veya bunlara karşı aile hukukundan doğan
yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemesi nedeniyle ölüme bağlı bir
tasarrufla mirasçılıktan çıkarıldıkları,
hususunda kesinleşmiş yargı kararı bulunan
kişilere gelir veya aylık ödenmez. Ödenmiş bulunan gelir ve aylıklar, 96 ncı madde
hükümlerine göre geri alınır.
Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen
eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere
ödenmiş olan tutarlar, 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınır.
Yaş
MADDE 57- İş
kazasıyla meslek hastalığı halinde, hak sahiplerine bağlanacak gelirlerin
hesabında, iş kazasının olduğu veya meslek hastalığının hekim veya sağlık
kurulu raporu ile ilk defa tespit edildiği tarihte nüfus kütüğünde kayıtlı
bulunan doğum tarihleri esas alınır.
Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına ilişkin yaş ile ilgili hükümlerin
uygulanmasında, sigortalıların ve hak sahibi çocuklarının, mülga 2/6/1949
tarihli ve 5417 sayılı Kanun ve mülga 4/2/1957 tarihli ve 6900 sayılı Kanun ile
17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983
tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı ve
8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı kanunlara, 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı
Kanunun geçici 20 nci maddesine tâbi sandıklara veya bu Kanuna göre ilk defa
malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olduğu tarihte, nüfus kütüğünde
kayıtlı bulunan doğum tarihleri, sigortalının bu Kanuna göre ilk defa çalışmaya
başladığı tarihten sonra doğan çocuklarının ise nüfus kütüğüne ilk olarak
yazılan doğum tarihleri esas alınır.
İş
kazası, meslek hastalığı, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından gelir ve
aylık tahsisleri ile sermaye değerinin hesabında, iş kazasının olduğu veya
meslek hastalığının hekim raporuyla ilk defa tespit edildiği veya
sigortalıların bu Kanuna ve bu Kanunla yürürlükten kaldırılmış kanunlara tâbi
olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten sonraki yaş düzeltmeleri dikkate
alınmaz.
Nüfus kayıtlarında doğum ay ve günleri yazılı olmayanlar 1 Temmuz’da, doğum ayı
yazılı olup da günü yazılı olmayanlar o ayın birinde doğmuş sayılır.
Türk Silâhlı Kuvvetleri mensuplarının 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli
Sandığı Kanununun 40 ıncı maddesinde belirlenen yaş hadleri sebebiyle emeklilik
işlemleri, doğum tarihlerinde ay ve gün yazılı olmayanlar ile doğum günleri 1
Eylülden önce olanlar için 1 Eylül, doğum günleri 1 Eylül ve daha sonra olanlar
için müteakip yılın 1 Eylül tarihinde yapılır.
Sayfa 52
Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu (1)
MADDE 58- Bu Kanunda
yazılı olan görevleri yerine getirmek üzere branşları Kurum tarafından
belirlenecek uzman hekimlerden oluşan Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu
kurulur. Kurul; Millî Savunma Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığı, Yüksek Öğretim Kurulu, en fazla üyeye sahip işveren, işçi
ve kamu çalışanlarını temsil eden konfederasyonlar, Türkiye Odalar ve Borsalar
Birliği, Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu, Türk Tabipleri
Birliği, Türkiye Ziraat Odaları Birliği ile
Kurum tarafından görevlendirilecek birer uzman hekimden oluşur. Aynı usûlle
birden fazla Kurul oluşturmaya Bakanlık yetkilidir.
Kurula, kendi aralarından seçecekleri üye başkanlık eder. Başkan, yokluğunda
yerine bakacak üyeyi belirler. Kurul, haftada en az bir kez ve en az yedi üye
ile toplanır, kararlar salt çoğunlukla alınır. (Ek cümle: 17/4/2008-5754/37
md.) Oylarda eşitlik olması halinde başkanın
bulunduğu taraf çoğunluk sayılır.Kurulda görevlendirilecek olan
hekimlerin hizmet süreleri üç yıl olup, üç yıl sonunda yeniden
görevlendirilebilirler. Bir takvim yılı içerisinde mazeretsiz olarak birbirini
izleyen beş veya toplam on toplantıya katılmayan üyelerin üyelikleri
kendiliğinden sona erer. Bu şekilde üyeliği sona eren üyenin yerine bir başka
kişi, aynı usûlle görevlendirilir.
(Değişik üçüncü fıkra: 17/4/2008-5754/37 md.) Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna
iştirak edenlerden; katıldıkları her toplantı günü için 4000 gösterge rakamının
memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda ve ayda sekiz
toplantıyı geçmemek üzere huzur hakkı ödenir. Kurulun çalışmaları ile ilgili
her türlü giderler Kurumca ödenir. Kurul gerek gördüğü hallerde dışarıdan uzman
kişilerin görüşüne başvurabilir. Bu kişilere de aynı miktar ve şartlarda huzur
hakkı ödenir.
Kurul, sigortalılar hakkında vazife malûllük derecesiiş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik derecesi tespiti ile
çalışma gücünün malûliyeti gerektirecek derecede kaybına ilişkin Kurumca
verilen kararlardan itiraza konu olanları inceleyerek karara bağlar. Kurul,
sigortalı veya hak sahiplerinin talebi üzerine görevlendirdiği uzman bir hekimi
dinlemek zorundadır.
Kurul, bu Kanunda yazılı görevlerle sınırlı olmak kaydıyla, mahkemelerden
intikal eden ve bilirkişi sıfatıyla rapor düzenlenmesi talep edilen dava
dosyaları hakkında, gerekli incelemeleri yaparak görüş bildirir. Mahkemeler,
bahse konu dosyalar için belirlediği bilirkişi ücretini kurul üyelerine
iletilmek üzere Kuruma gönderir.
Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun hizmetlerini ifa etmesi için gerekli
sekretarya işlemleri Kurumca yerine getirilir. Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık
Kurulunun görev, yetki, çalışma usûl ve esasları ile bu maddenin uygulanmasına
ilişkin diğer usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir.
Kurumun denetleme ve kontrol yetkisi
MADDE 59- Bu Kanunun
uygulanmasına ilişkin işlemlerin denetimi, Kurumun denetim ve kontrol ile
görevlendirilmiş memurları eliyle yürütülür. Askerî işyerlerine ait sigorta
işlemlerinin denetim ve kontrolü, askerî iş müfettişleri tarafından da
yapılabilir.
––––––––––––––
(1) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 37 nci
maddesiyle; bu maddenin birinci fıkrasında yer alan
“Türk Tabipleri Birliği,” ibaresinden sonra gelmek üzere “Türkiye Ziraat
Odaları Birliği” ibaresi, dördüncü fıkrasına “sigortalılar hakkında”
ibaresinden sonra gelmek üzere “vazife malûllük derecesi,” ibaresi eklenmiş ve
metne işlenmiştir.
9826
Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri
sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin
işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından
düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir. İşverenler ve
sigortalılar ile işyeri sahipleri, tasfiye ve iflâs idaresinin memurları, işle
ilgili gerçek ve tüzel kişiler, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş
memurlarına bilgi verilmek üzere çağrıldıkları zaman gelmek, gerekli olan
defter, belge ve delilleri getirip göstermek ve vermek, görevlerini yapmak için
her türlü kolaylığı sağlamak ve bu yoldaki isteklerini geciktirmeksizin yerine
getirmekle yükümlüdürler. Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş
memurları görevlerini yaparken, tüm kamu görevlileri gerekli kolaylığı gösterir
ve yardımcı olurlar.
Bu
Kanunun uygulanması bakımından, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş
memurları, 4857 sayılı İş Kanununda belirtilen denetim, teftiş ve kontrol
yetkisini de haizdir.
İhaleli işler ile özel bina inşaatı işyerleri işverenlerine, Kuruma prim
borçlarının bulunmadığını gösteren ilişiksizlik belgesinin verilmesinde,
1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Malî
Müşavirlik ve Yeminli Malî Müşavirlik Kanununa göre yetki verilmiş serbest
muhasebeci malî müşavirler ile yeminli malî müşavirler tarafından işyeri kayıtlarının
incelenmesi sonucunda Kuruma bildirildiği tespit edilen işçilik tutarlarının
uygunluğu, Kurumun denetim yetkisi saklı kalmak kaydıyla, esas alınabilir.
Usûl ve esasları Kurumca belirlenmiş hesaplama yöntemine uygun olarak serbest
muhasebeci malî müşavirler ile yeminli malî müşavirlerce düzenlenen rapor ile
Kuruma yeterli işçilik bildirilmediği anlaşılan işyeri ve işverenlerinin,
tespit edilen fark işçilik tutarı üzerinden hesaplanacak prim, gecikme cezası
ve gecikme zammı tutarını 102 nci maddenin birinci fıkrasının (d) bendi ile (e)
bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca verilecek idarî para cezaları ile
birlikte ödemeleri kaydıyla ilişiksizlik belgesi verilebilir.
Kurumca belirlenen usûl ve esaslara aykırı hareket ederek Kurum zararına
sebebiyet verdiği anlaşılan serbest muhasebeci malî müşavirler ile yeminli malî
müşavirler tarafından düzenlenen raporlar dikkate alınmaz ve bunların daha
sonra düzenleyecekleri raporlar Kurumca işleme konulmaz. Gerçeğe aykırı rapor
düzenleyen serbest muhasebeci malî müşavirler ile yeminli malî müşavirler,
Kurumun bu nedenle uğradığı zarardan işverenle birlikte müştereken ve
müteselsilen sorumlu olup, bunlar hakkında, genel hükümlere göre Kurumun takip
hakkı saklıdır. Meslek mensupları, işverenlerin devamlı işyerlerinin
sigortalıları ile yaptıkları işler ile Kurumda tescil edilmemiş veya tescil
edilmiş olmakla birlikte işçilik bildiriminde bulunulmamış olan yukarıdaki
işler hakkında inceleme yapamazlar.
Kamu idarelerinin denetim elemanları kendi
mevzuatı gereğince işyerlerinde yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler
sırasında, çalıştırılanların sigortalı olup olmadığını da tespit ederek,
sigortasız çalıştırılanları Kuruma bildirmek zorundadır. Bu kurumlar ayrıca
kendi mevzuatları gereğince yaptıkları inceleme ve tespitler sırasında bu
Kanuna göre sigortalı sayılanların prime esas kazançlarının veya sigortalı gün
sayılarının eksik bildirilmesi sonucunu doğuran tespitlerini de en geç bir ay
içinde Kuruma bildirirler. Kurum bu bildirimleri esas almak üzere gerekli yasal
işlemi yapar. İlgililerin itiraz hakları saklıdır. (1)
Bu
maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
–––––––––––––––
(1) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 65 inci
maddesiyle; bu fıkrada yer alan “denetim ve kontrolle
görevlendirilmiş memurları,” ibaresi “denetim elemanları” şeklinde
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Genel Sağlık Sigortası Hükümleri
BİRİNCİ BÖLÜM
Kapsamdaki Kişiler ve Tescili
Genel sağlık sigortalısı sayılanlar
MADDE 60- (Değişik:
17/4/2008-5754/38 md.)
İkametgahı Türkiye'de olan kişilerden;
a) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının;
1) (a) ve (c) bentleri gereğince sigortalı
sayılan kişiler,
2) (b) bendi gereğince sigortalı sayılan
kişiler,
b) İsteğe bağlı sigortalı olan kişiler,
c) Yukarıdaki (a) ve (b) bentlerine göre
sigortalı sayılmayanlardan;
1) Harcamaları, taşınır ve taşınmazları
ile bunlardan doğan hakları da dikkate alınarak, Kurumca belirlenecek test
yöntemleri ve veriler kullanılarak tespit edilecek aile içindeki geliri kişi
başına düşen aylık tutarı asgari ücretin üçte birinden az olan vatandaşlar,
2) Vatansızlar ve sığınmacılar,
3) 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65
Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık
Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine göre aylık alan kişiler,
4) 24/2/1968 tarihli ve 1005 sayılı
İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı
Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine göre şeref aylığı alan kişiler,
5) 28/5/1986 tarihli ve 3292 sayılı Vatani
Hizmet Tertibi Aylıklarının Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine göre aylık
alan kişiler,
6) 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi
Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine göre aylık alan
kişiler,
7) 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal
Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu hükümlerine göre korunma, bakım ve
rehabilitasyon hizmetlerinden ücretsiz faydalanan kişiler,
8) Harp malûllüğü aylığı alanlar ile
Terörle Mücadele Kanunu kapsamında aylık alanlar,
9) 18/3/1924 tarihli ve 442 sayılı Köy
Kanununun 74 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre görevlendirilen kişiler ile
aynı Kanunun ek 16 ncı maddesine göre aylık alan kişiler,
10) 11/10/1983 tarihli ve 2913 sayılı
Dünya Olimpiyat ve Avrupa Şampiyonluğu Kazanmış Sporculara ve Bunların
Ailelerine Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine göre aylık alan kişiler,
d) Mütekabiliyet esası da dikkate alınmak
şartıyla, oturma izni almış yabancı ülke vatandaşlarından yabancı bir ülke
mevzuatı kapsamında sigortalı olmayan kişiler,
e) 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı Kanun
gereğince işsizlik ödeneği ve ilgili kanunları gereğince kısa çalışma
ödeneğinden yararlandırılan kişiler,
f) Bu Kanun veya bu Kanundan önce
yürürlükte bulunan sosyal güvenlik kanunlarına göre gelir veya aylık alan
kişiler,
g) Yukarıdaki bentlerin dışında kalan ve
başka bir ülkede sağlık sigortasından yararlanma hakkı bulunmayan vatandaşlar,
genel sağlık sigortalısı sayılır.
6 ncı maddenin birinci fıkrasının (a),
(b), (c), (f), (g), (h), (ı) ve (k) bentlerinde sayılanların öncelikle, genel
sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi olup olmadığına bakılır.
Genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi ise tescili yapılmaz.
Aksi takdirde birinci fıkra hükümlerinden durumuna uyan bende göre genel sağlık
sigortalısı sayılır. Birinci fıkranın (f) bendi kapsamında gelir alması
nedeniyle genel sağlık sigortalısı sayılanlar, aynı zamanda diğer bentler
gereği de genel sağlık sigortalısı sayılması halinde (f) bendi dışındaki
bentler kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılır.
Sayfa 55
9828
6 ncı maddenin birinci fıkrasının (d), (e)
ve (l) bentleri kapsamında olanlar, ceza infaz kurumları ile tutukevleri
bünyesinde bulunan hükümlü ve tutuklular, birinci fıkranın (d) bendi kapsamına
girenlerden Türkiye'de bir yıldan kısa süreyle yerleşik olanlar, (f) bendi
kapsamında olup mülga 30/5/1978 tarihli ve 2147 sayılı ve 8/5/1985 tarihli ve
3201 sayılı kanunlara göre borçlanarak aylık bağlanan kişilerden ise Türkiye’de
ikamet etmeyenler genel sağlık sigortalısı ve genel sağlık sigortalısının
bakmakla yükümlü olduğu kişi sayılmazlar.
Birinci fıkranın (d) ve (g) bentlerinin
uygulanmasında evli olanlar için, eşlerden hangisinin bu maddeye göre genel
sağlık sigortalısı, hangisinin bakmakla yükümlü olunan kişi olacağının tespiti
kendi tercihlerine bırakılır. Diğer bentler gereği eşlerin her ikisinin de
genel sağlık sigortalılık şartlarının oluşması halinde her ikisi de ayrı ayrı
genel sağlık sigortalısı sayılır.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c)
bendi kapsamında sigortalı sayılanlardan, ilgili kanunları gereğince bir yıldan
fazla aylıksız izin kullanan eşler, genel sağlık sigortalısının bakmakla
yükümlü olduğu kişi sayılır.
Bu maddenin birinci fıkrasının (c)
bendinin (1) numaralı alt bendi ile 80 inci maddede belirtilen aile; aynı hane
içerisinde yaşayan eş, evli olmayan çocuk, büyük ana ve büyük babadan oluşur.
Genel sağlık sigortalılığının başlangıcı, bildirimi ve tescili
MADDE 61- Genel
sağlık sigortalılığı başlangıcının tespiti ve tescil işlemleri aşağıdaki
hükümlere göre yürütülür. 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının;
a)
(a) ve (b) bentlerinde sayılanlar; sigortalı veya isteğe bağlı sigortalı olarak
tescil edildikleri tarihten itibaren genel sağlık sigortalısı sayılır ve ayrıca
bir bildirime gerek olmaksızın tescil edilmiş sayılır.
b)(Değişik: 17/4/2008-5754/39 md.) (c) bendinde
sayılanlardan; (1) numaralı alt bentte belirtilenler Kurumca tescil edildiği,
(3), (4), (5), (6), (8), (9) ve (10) numaralı alt bentlerde belirtilenler ise
aylığa hak kazandıkları tarihten itibaren genel sağlık sigortalısı sayılır.
Yukarıdaki alt bentler kapsamı dışında kalanlar ise vatansız ve sığınmacı
sayıldıkları, korunma, bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinden ücretsiz
yararlanmaya başladıkları tarihten itibaren genel sağlık sigortalısı sayılır ve
ilgili kurumlarca kapsama alındığı tarihten itibaren bir ay içinde Kuruma
bildirilir. (1) numaralı alt bentte belirtilenlerin taleplerinin Kurumca
değerlendirilmesi sonucu talep tarihi itibariyle müstahak olduğu anlaşılanların
talep tarihi; daha sonra müstahak olanların ise müstahak oldukları tarih,
Kurumca tescil edildikleri tarih olarak kabul edilir.
c)
(d) bendinde sayılanlar; Türkiye'deki yerleşim süresinin bir yılı geçtiği
tarihten itibaren genel sağlık sigortalısı sayılır ve bu tarihten itibaren bir
ay içinde verecekleri genel sağlık sigortası giriş bildirgesi ile tescil
edilirler.
9829
d)(Değişik: 17/4/2008-5754/39 md.) (e) bendinde
sayılanlar, işsizlik veya kısa çalışma ödeneğinden yararlanmaya başladıkları
tarihten itibaren genel sağlık sigortalısı sayılır ve Türkiye İş Kurumu
tarafından işsizlik ödeneğinin bağlandığı tarihten itibaren bir ay içinde
Kuruma bildirilir.
e)
(f) bendinde sayılanlar; gelir veya aylıktan yararlanmaya başladıkları tarihten
itibaren genel sağlık sigortalısı sayılır ve ayrıca bir bildirime gerek
olmaksızın tescil edilmiş sayılır.
f)(Değişik: 17/4/2008-5754/39 md.) (g) bendinde
sayılanlar; diğer bentlere göre genel sağlık sigortalısı olmadıkları tarihten
itibaren genel sağlık sigortalısı sayılır ve bu tarihten itibaren bir ay içinde
verecekleri genel sağlık sigortası giriş bildirgesi ile tescil edilirler. Ancak
60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında genel sağlık
sigortalısı sayılanların zorunlu sigortalılıklarının sona erdiği tarihten
itibaren 10 gün sonra bu bent kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılır.
(Değişik ikinci fıkra: 17/4/2008-5754/39 md.) 60 ıncı madde gereği genel sağlık
sigortalısı sayılanların çocukları, ana ya da babanın tescil edilmiş olmasına
bakılmaksızın ve ayrıca bir işleme gerek olmaksızın 18 yaşını dolduruncaya kadar
genel sağlık sigortalısı veya genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü
olduğu kişi olarak sağlık hizmetlerinden ve diğer haklardan yararlandırılır. 18
yaşından küçük çocuğun ana ve babası da yok ise 18 yaşını dolduruncaya kadar 60
ıncı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinin (7) numaralı alt bendi kapsamında
primi Devlet tarafından ödenmek üzere genel sağlık sigortalısı sayılır.
(Değişik üçüncü fıkra: 17/4/2008-5754/39 md.) 60 ıncı madde gereği genel sağlık
sigortalısı iken durumunda değişiklik olan kişilerden, aynı maddenin birinci
fıkrasının (c) bendinin (1) numaralı alt bendine veya (g) bendi kapsamına giren
kişiler durumlarında değişiklik olduğu tarihten itibaren en geç bir ay içinde
Kuruma başvurmak zorundadır. Bu kişilerin 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının
(c) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamına girmediğinin tespit edilmesi
halinde, durumlarında değişiklik olduğu tarihten başlamak üzere (g) bendi
kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılırlar.
Genel sağlık sigortalılığı, yerleşim yerinin Türkiye olmadığı veya 60 ıncı
maddenin üçüncü fıkrası gereği genel sağlık sigortası kapsamı dışına çıkılan
tarihten itibaren sona erer.
Bu
maddede belirtilen genel sağlık sigortası giriş bildirgesini süresi içinde
vermeyenler hakkında 102 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre idarî
para cezası uygulanır.
Genel sağlık sigortası giriş bildirgesinin içerik ve şekli ile bu maddenin
uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir.
Sağlık hizmetleri ve diğer haklar ile bunlardan yararlanma
MADDE 62- Bu Kanun
gereğince genel sağlık sigortasından sağlanacak sağlık hizmetlerinden ve diğer
haklardan yararlanmak, genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu
kişiler için bir hak, Kurum için ise bu hizmet ve hakların finansmanını
sağlamak bir yükümlülüktür.
Sağlık hizmetlerinden ve diğer haklardan genel sağlık sigortalısı ile bakmakla
yükümlü olduğu kişiler yararlandırılır.
Bu
Kanun kapsamındaki kişilere sağlanacak sağlık hizmetleri ve diğer haklar ile
kişilerden alınan primlerin tutarı arasında ilişki kurulamaz.
9830
İKİNCİ BÖLÜM
Sağlanan Sağlık Hizmetleri ve Diğer Haklar
Finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri ve süresi
MADDE 63- Genel
sağlık sigortalısının ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlıklı
kalmalarını; hastalanmaları halinde sağlıklarını kazanmalarını; iş kazası ile
meslek hastalığı, hastalık ve analık sonucu tıbben gerekli görülen sağlık
hizmetlerinin karşılanmasını, iş göremezlik hallerinin ortadan kaldırılmasını
veya azaltılmasını temin etmek amacıyla Kurumca finansmanı sağlanacak sağlık
hizmetleri şunlardır:
a)
Kişilerin hastalanmalarına bakılmaksızın kişiye yönelik koruyucu sağlık
hizmetleri ile insan sağlığına zararlı madde bağımlılığını önlemeye yönelik
koruyucu sağlık hizmetleri.
b)
Kişilerin hastalanmaları halinde ayakta veya yatarak; hekim tarafından
yapılacak muayene, hekimin göreceği lüzum üzerine teşhis için gereken klinik
muayeneler, laboratuvar tetkik ve tahlilleri ile diğer tanı yöntemleri, konulan
teşhise dayalı olarak yapılacak tıbbî müdahale ve tedaviler, hasta takibi ve
rehabilitasyon hizmetleri, organ, doku ve kök hücre nakline ve hücre
tedavilerine yönelik sağlık hizmetleri, acil sağlık hizmetleri, ilgili
kanunları gereğince sağlık meslek mensubu sayılanların hekimlerin kararı
üzerine yapacakları tıbbî bakım ve tedaviler.
c)
Analık sebebiyle ayakta veya yatarak; hekim tarafından yapılacak muayene,
hekimin göreceği lüzum üzerine teşhis için gereken klinik muayeneler, doğum,
laboratuvar tetkik ve tahlilleri ile diğer tanı yöntemleri, konulan teşhise
dayalı olarak yapılacak tıbbî müdahale ve tedaviler, hasta takibi, rahim tahliyesi,
tıbbî sterilizasyon ve acil sağlık hizmetleri, ilgili kanunları gereğince
sağlık meslek mensubu sayılanların hekimlerin kararı üzerine yapacakları tıbbî
bakım ve tedaviler.
d)(Değişik: 17/4/2008-5754/40 md.) Kişilerin
hastalanmaları halinde ayakta veya yatarak; ağız ve diş muayenesi, diş
hekiminin göreceği lüzum üzerine ağız ve diş hastalıklarının teşhisi için
gereken klinik muayeneler, laboratuvar tetkik ve tahlilleri ile diğer tanı
yöntemleri, konulan teşhise dayalı olarak yapılacak tıbbî müdahale ve
tedaviler, diş çekimi, konservatif diş tedavisi ve kanal tedavisi, hasta
takibi, diş protez uygulamaları, ağız ve diş hastalıkları ile ilgili acil
sağlık hizmetleri, 18 yaşını doldurmamış kişilerin ortodontik diş tedavilerinin
72 nci maddeye göre belirlenen tutarı,
e)
Evli olmakla birlikte çocuk sahibi olmayan genel sağlık sigortalısı kadın ise
kendisinin, erkek ise karısının;
1)
Yapılan tıbbî tedavileri sonrasında normal tıbbî yöntemlerle çocuk sahibi
olamadığının ve ancak yardımcı üreme yöntemi ile çocuk sahibi olabileceğinin
Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucuları sağlık kurulları tarafından
tıbben mümkün görülmesi,
2)
23 yaşından büyük, 39 yaşından küçük olması,
3)
Son üç yıl içinde diğer tedavi yöntemlerinden sonuç alınamamış olduğunun
Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucuları sağlık kurulları tarafından
belgelenmesi,
4)
Uygulamanın yapıldığı tıbbî merkezin Kurum ile sözleşme yapmış olması,
5)
En az beş yıldır genel sağlık sigortalısı veya bakmakla yükümlü olunan kişi
olup, 900 gün genel sağlık sigortası prim gün sayısının olması,
şartlarının birlikte gerçekleşmesi halinde en fazla iki deneme ile sınırlı
olmak üzere yardımcı üreme yöntemi tedavileri ile bir hastalığın tedavisinin
başka tıbbî bir yöntemle mümkün olmaması ve Kurumca yetkilendirilen sağlık
hizmet sunucuları sağlık kurulları tarafından tıbben zorunlu görülmesi halinde
yardımcı üreme yöntemi tedavileri.
f)
Yukarıdaki bentler gereğince sağlanacak sağlık hizmetleriyle ilgili teşhis ve
tedavileri için gerekli olabilecek kan ve kan ürünleri, kemik iliği, aşı, ilaç,
ortez, protez, tıbbî araç ve gereç, kişi kullanımına mahsus tıbbî cihaz, tıbbî
sarf, iyileştirici nitelikteki tıbbî sarf malzemelerinin sağlanması, takılması,
garanti süresi sonrası bakımı, onarılması ve yenilenmesi hizmetleri.
(Değişik
ikinci fıkra: 17/4/2008-5754/40 md.) Kurum,
finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri ile (f)
bendinde belirtilen sağlık hizmetlerinin türlerini, miktarlarını ve kullanım
sürelerini, ödeme usûl ve esaslarını Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak
belirlemeye yetkilidir. Kurum, bu amaçla komisyonlar kurabilir, ulusal ve
uluslararası tüzel kişilerle işbirliği yapabilir. Komisyonların çalışma usûl ve
esasları Maliye Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Kurumca
belirlenir.
60
ıncı maddede sayılan genel sağlık sigortalısı sayılma şartlarının yitirilmesi
halinde, devam etmekte olan tedavi nedeniyle sağlanacak sağlık hizmetleri
kişinin iyileşmesine kadar sürer.
Bu
maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Sağlık Bakanlığının görüşü
üzerine Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Kurumca finansmanı sağlanmayacak sağlık
hizmetleri (1)
MADDE 64- Kurumca finansmanı sağlanmayacak sağlık hizmetleri
şunlardır:
a)
Vücut bütünlüğünü sağlamak amacıyla yapılan ve iş kazası ile meslek
hastalığına, kazaya, hastalıklara veya konjenital nedenlere bağlı olarak ortaya
çıkan durumlarda yapılacak sağlık hizmetleri dışında estetik amaçlı yapılan her
türlü sağlık hizmeti ile estetik amaçlı ortodontik diş tedavileri.
b)
Sağlık Bakanlığınca izin veya ruhsat verilmeyen sağlık hizmetleri ile Sağlık
Bakanlığınca tıbben sağlık hizmeti olduğu kabul edilmeyen sağlık hizmetleri.
c) (Ek: 17/4/2008-5754/41 md.) Yabancı ülke vatandaşlarının; genel sağlık sigortalısı
veya genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi sayıldığı
tarihten önce mevcut olan kronik hastalıkları,
Bu
maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Sağlık Bakanlığının uygun görüşü
alınarak, Kurumca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Yol gideri, gündelik ve refakatçi giderleri
MADDE 65- Hekimin
veya diş hekiminin muayene veya tedavi sonrası tıbben göreceği lüzum üzerine
genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlık
hizmetinden yararlanmaları için muayene ve tedavi edildikleri yerleşim yeri
dışına yapılan sevkinde, ayakta tedavilerde kendisinin ve bir kişi ile sınırlı
olmak üzere refakatçisinin gidiş ve dönüş yol gideri ve gündelikleri; yatarak
tedavilerde ise gidiş ve dönüş tarihleri için gündelikleri ile yol gideri
Kurumca karşılanır.
Genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin yatarak
tedavileri sırasında, hekimin veya diş hekiminin tıbben göreceği lüzum üzerine
yanında kalan refakatçinin yatak ve yemek giderleri bir kişi ile sınırlı olmak
üzere Kurumca karşılanır.
–––––––––––
(1) Bu madde başlığı “Kurumca sağlanmayacak sağlık
hizmetleri “ iken, 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle
metne işlendiği şekilde değiştirilmiş ve birinci
fıkrasına “Kurumca” ibaresinden sonra gelmek üzere “finansmanı” ibaresi
eklenmiştir.
Yurt içinde veya yurt dışına yapılan sevkler nedeniyle ödenecek gündelik, yol,
yatak ve yemek giderlerinin tutarı 72 nci maddede belirtilen Sağlık Hizmetleri
Fiyatlandırma Komisyonu tarafından belirlenir.
Sürekli iş göremezlik veya malûllük durumlarının tespiti, kontrolü veya
periyodik sağlık muayenesi amacıyla yapılan sağlık hizmeti giderleri ile yol ve
gündelik giderleri de bu madde hükümlerine göre ödenir.
Bu
maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurum tarafından çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
Yurt dışında tedavi
MADDE 66- 63 üncü
maddede sayılan sağlık hizmetlerinin yurt içindeki sağlık hizmet sunucularından
sağlanması esastır. Ancak;
a)
60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde
sayılan genel sağlık sigortalılarından; işverenleri tarafından Kurumca
belirlenen usûle uygun olarak veya kamu idareleri için özel mevzuatlarında
belirtilen usûle uygun olarak geçici görevle yurt dışına gönderilenlere, acil
hallerde,
b)
60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde
sayılan genel sağlık sigortalılarından; işverenleri tarafından Kurumca
belirlenen usûle uygun olarak veya kamu idareleri için özel mevzuatlarında
belirtilen usûle uygun olarak sürekli görevle yurt dışına gönderilenler ile
bunların yurt dışında birlikte yaşadıkları bakmakla yükümlü olduğu kişilere,
c)
Sağlık Bakanlığının uygun görüşü üzerine yurt içinde tedavisinin
yapılamadığı tespit edilen kişilerin, (1)
sağlık hizmetleri yurt dışında sağlanır.
(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/66 md.) Yurt içinde yapılması mümkün olmayan
tetkiklerin de yurt dışında yapılması sağlanabilir.
Ancak,
yukarıdaki fıkranın (a) ve (b) bentleri gereği yurt dışında sağlanan sağlık
hizmetlerinin Kurumca karşılanacak bedelleri, yurt içinde sözleşmeli sağlık
hizmet sunucularına ödenen tutarı geçemez. Bu tutarı aşan kısım işverenler
tarafından ödenir. Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri hükümleri
saklıdır.
Bakanlar Kurulu kararı ile birlik halinde ya da kamu idarelerinin yetkili
makamlarınca yurt dışına askerî veya güvenlik amaçlı görevlendirilenlerin, bu
Kanun kapsamına giren sağlık hizmetlerinin sağlanması ile bu hizmetlere ilişkin
giderlerin yurt içindeki sözleşmeli sağlık hizmeti sunucularına ödenen tutarı
aşan kısmı, kurumlarınca karşılanır.
Kurum, birinci fıkranın (a) ve (b) bentleri kapsamındaki kişilerin sağlık
hizmetlerini, bu kişilerin geçici veya sürekli görev süresince genel sağlık
sigortası için Kuruma ödenen prim tutarını geçmemek kaydıyla, ilgili ülkede
sağlık sigortası yaptırmak suretiyle de sağlayabilir.
Birinci fıkranın (c) bendi gereğince yurt dışına sevk edilen kişilerin sağlık
hizmeti bedelinin tümü ödenir. Ancak bu tutar varsa Kurumun yurt dışında sevke
konu tedaviye ilişkin sözleşmeli olduğu sağlık hizmet sunucularına ödenen
tutarı geçemez. Bu kişilerin 65 inci madde hükümlerine göre yapılacak giderleri
ayrıca karşılanır.
–––––––––––––––
(1) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 65 inci
maddesiyle; bu bentte “tedavisi mümkün olmadığı”
ibaresi “tedavisinin yapılamadığı” yer alan şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Yukarıdaki haller dışında, yurt dışında sağlık hizmetlerine ilişkin giderler
Kurumca ödenmez.
Bu
maddenin uygulanmasında 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında
sigortalı olması nedeniyle genel sağlık sigortalısı sayılanların daimi olarak
altı aydan fazla süreyle yurt dışında görevlendirilmeleri durumu, sürekli
görevle yurt dışına gönderilme sayılır.
Kamu idarelerinde çalışan sigortalılar dışında 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların geçici veya sürekli
görevlendirilmesine ilişkin usûller ve süreler ile bu maddenin uygulanmasına
ilişkin diğer usûl ve esaslar, ilgili Bakanlıkların görüşü alınarak Kurum
tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Sağlık Hizmetlerinden Yararlanma Şartları ve Katılım Payı
Sağlık hizmetlerinden yararlanma şartları
MADDE 67- (Değişik:
17/4/2008-5754/42 md.)
18 yaşını doldurmamış olan kişiler, tıbben
başkasının bakımına muhtaç olan kişiler, acil haller, iş kazası ile meslek
hastalığı halleri, bildirimi zorunlu bulaşıcı hastalıklar, 63 üncü maddenin
birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri gereğince sağlanan sağlık hizmetleri, 75
inci maddede sayılan afet ve savaş ile grev ve lokavt hali hariç olmak üzere
sağlık hizmetlerinden ve diğer haklardan yararlanabilmek için;
a) 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (c)
ve (f) bentleri hariç diğer bentleri gereği genel sağlık sigortalısı ve
bakmakla yükümlü olduğu kişilerin, sağlık hizmeti sunucusuna başvurduğu
tarihten önceki son bir yıl içinde toplam 30 gün genel sağlık sigortası prim
ödeme gün sayısının olması,
b) 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (a)
bendinin (2) numaralı alt bendi ile (g) bendine tabi olan genel sağlık
sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin yukarıdaki bentte sayılan
şartla birlikte, sağlık hizmeti sunucusuna başvurduğu tarihte 60 günden fazla
prim ve prime ilişkin her türlü borcunun bulunmaması,
c) 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (b)
ve (d) bentlerine tabi olan genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu
kişilerin yukarıdaki bentlerde sayılan şartla birlikte, sağlık hizmeti
sunucusuna başvurduğu tarihte prim ve prime ilişkin her türlü borcunun
bulunmaması,şarttır.
Ancak, genel sağlık sigortalısının
bakmakla yükümlü olduğu kişi kapsamından çıkanların genel sağlık sigortalısı
olduğu tarihten itibaren otuz gün içinde sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesi
için bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendindeki prim ödeme gün sayısı
aranmaz. Ayrıca 60 ıncı madde kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılanların;
a) Herhangi bir sebeple silâh altına
alınan sigortalının askerlikte geçen hizmet süresi,
b) Hükümlülükle sonuçlanmayan tutuklulukta
geçen süre,
c) İş kazası, meslek hastalığı, hastalık
ve analık sigortalarından geçici iş göremezlik ödeneği alan sigortalının iş
göremediği süre,
d) Sigortalının greve iştirak etmesi veya
işverenin lokavt yapması hallerinde geçen süre,
sağlık hizmeti sunucusuna başvurduğu
tarihten önceki son bir yıl içinde toplam 30 gün genel sağlık sigortası primi
ödeme gün sayısı hesabında dikkate alınmaz.
Ayrıca genel sağlık sigortalısı ve
bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlık hizmetlerinden ve diğer haklardan
yararlanabilmeleri için sağlık hizmet sunucularına başvurduklarında acil haller
hariç olmak üzere (acil hallerde ise acil halin sona ermesinden sonra); nüfus
cüzdanı, sürücü belgesi, evlenme cüzdanı, pasaport veya Kurum tarafından
verilen resimli sağlık kartı belgelerinden birinin gösterilmesi zorunludur.
60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (a)
bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılanlar, zorunlu sigortalıklarının
sona erdiği tarihten itibaren on gün süreyle genel sağlık sigortasından
yararlanırlar. Bu kişilerin sigortalılık niteliğini yitirdikleri tarihten
geriye doğru bir yıl içinde 90 günlük zorunlu sigortalılıkları varsa,
sigortalılık niteliğini yitirdikleri tarihten itibaren 90 gün süreyle zorunlu
sigortalılıklarından sonraki genel sağlık sigortalılıklarından dolayı prim
borcu olup olmadığına bakılmaksızın bakmakla yükümlü olduğu kişiler dahil
sağlık hizmetlerinden yararlandırılırlar.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve
esaslar Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Katılım payı alınması
MADDE 68- 63 üncü
maddede sayılan sağlık hizmetlerinden katılım payı alınacak olanlar şunlardır:
a)
Ayakta tedavide hekim ve diş hekimi muayenesi.
b)
Ortez, protez, iyileştirme araç ve gereçleri.
c)
Ayakta tedavide sağlanan ilaçlar.
(Değişik
ikinci fıkra: 17/4/2008-5754/43 md.) Katılım
payı, birinci fıkranın (a) bendindeki sağlık hizmetleri için 2 Yeni Türk Lirası
olarak uygulanır. Katılım payı, (b) ve (c) bentlerindeki sağlık hizmetleri için
gereksiz kullanımı azaltma, sağlık hizmetlerinin niteliği itibarıyla hayati
öneme sahip olup olmaması, kişilerin prime esas kazançlarının, gelir ve
aylıklarının tutarı ve benzeri ölçütler dikkate alınarak % 10 ilâ % 20 oranları
arasında olmak üzere Kurumca belirlenir. Birinci fıkranın (a) bendindeki sağlık
hizmetleri için belirlenen katılım payı tutarı, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı
Vergi Usûl Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranı kadar her yıl
artırılır. Birinci fıkranın (a) bendi gereği katılım payını; birinci basamak
hizmet sunucularında yapılan muayenelerinde almamaya ya da daha düşük
tutarlarda belirlemeye veya tekrar birinci fıkranın (a) bendi için belirlenen
tutara getirmeye, ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmet sunucularında yapılan
muayenelerde ise önceki basamaklardan sevkli olarak başvurulup başvurulmadığı
dikkate alınmak suretiyle yarısına kadar indirmeye veya beş katına kadar
artırmaya, gerektiğinde bu tutarları kanuni tutarlarına getirmeye veya
indirmeye Kurum yetkilidir.
(Mülga
üçüncü fıkra: 17/4/2008-5754/43 md.)
Genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin birinci fıkranın
(b) bendi gereği ödeyecekleri katılım payının tutarı, sağlık hizmetinin
alındığı tarihteki asgarî ücretin % 75'ini geçemez.
63
üncü maddenin birinci fıkrasının (e) bendi gereğince sağlanan ve bir hastalığın
tedavisinin başka tıbbî bir yöntemle mümkün olmaması nedeniyle yapılacak
yardımcı üreme yöntemi tedavisi dışındaki, yardımcı üreme yöntemi tedavisinde
katılım payı ilk denemede % 30, ikinci denemede % 25 oranında uygulanır. Ancak
katılım payında dördüncü fıkra gereği uygulanan üst limit dikkate alınmaz.
60
ıncı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinin (1), (2) ve (3) numaralı alt
bentleri gereği genel sağlık sigortalısı sayılanlar ile bunların bakmakla
yükümlü olduğu kişilerin ödemiş oldukları katılım payları, talepleri halinde,
29/5/1986 tarihli ve 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik
Kanunu hükümlerine göre kendilerine geri ödenir.
Katılım paylarını, gelir veya aylık alan kişilerin gelir veya aylıklarından,
çalışanların ücret veya maaşlarından mahsup edilmek suretiyle tahsile ve
katılım paylarının ödenme usûlünü belirlemeye Kurum yetkilidir. Sözleşmeli
sağlık hizmeti sunucularına, tahsil ettikleri katılım payı düşüldükten sonra
kalan tutar ödenir.
(Değişik
sekizinci fıkra: 17/4/2008-5754/43 md.) Katılım
paylarının hesaplanmasında 72 nci maddeye göre tespit edilen sağlık hizmeti
tutarları esas alınır.
Katılım paylarının ödenme usûlleri ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer
usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Katılım payı alınmayacak haller, sağlık hizmetleri ve kişiler (1)
MADDE 69- 68 inci
maddede sayılan sağlık hizmetlerinden katılım payı alınmayacak haller, sağlık
hizmetleri ve kişiler şunlardır:
a)
İş kazası ile meslek hastalığı halleri ile askerî tatbikat ve manevralarda
sağlanan sağlık hizmetleri.
b)
75 inci maddede yer alan afet ve savaş hali nedeniyle sağlanan sağlık hizmetleri.
c)
Aile hekimi muayeneleri ve kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri.
d)
Sağlık raporu ile belgelendirilmek şartıyla; Kurumca belirlenen kronik
hastalıklar ve hayati önemi haiz 68 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamındaki sağlık hizmetleri ile organ, doku ve kök
hücre; nakli. (2)
e)(Değişik: 17/4/2008-5754/65 md.) 94 üncü
maddede tanımlanan kontrol muayeneleri,
f)
60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (c ) bendinin (4) numaralı
alt bendinde belirtilen kişiler ile bunların eşleri, (5), (6), (7) ve
(8) numaralı alt bentleri kapsamında sayılanlar, vazife malûlleri ile 4 üncü
maddenin dördüncü fıkrasının, (d) ve (e) bentlerinde sayılanlar. (Ek cümle: 17/4/2008-5754/66 md.) Ayrıca, 3713 sayılı
Kanuna göre aylık bağlanmış malûller ile aynı Kanun kapsamına giren olaylar
sebebiyle vazife malûllüğü aylığı alan er ve erbaşların sağlık kurulu raporuyla
ihtiyaç duydukları her türlü ortez/protez ve diğer iyileştirici araç/gereçler
herhangi bir katılım payı veya fark alınmaksızın ve kısıtlama getirilmeksizin
karşılanır.
Bu
madde gereğince katılım payı alınmayacak sağlık hizmetlerini tek tek veya
gruplandırarak tespite Kurum yetkilidir.
Hizmet basamakları ve sevk zinciri (1)
MADDE 70- Bu Kanunun
uygulanması bakımından sağlık hizmeti sunucuları birinci, ikinci ve üçüncü
basamak olarak Sağlık Bakanlığı tarafından basamaklandırılır.
Bu basamaklar ve sağlık hizmet sunucuları arasında sevk zinciri; tanı, ön tanı,
hekimlerin ve diş hekimlerinin uzmanlıkları dikkate alınmak suretiyle tüm
yurtta veya il ya da ilçe bazında Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Kurum
tarafından belirlenir. Aile hekimleri birinci basamak hizmet sunucuları içinde
yer alır.
Kurumca sağlık hizmetlerinin sağlanabilmesi için, genel sağlık sigortalısı ve
bakmakla yükümlü olduğu kişiler sevk zinciri kurallarına uygun hareket etmek
zorundadır.
(Mülga
üçüncü fıkra: 17/4/2008-5754/67 md.)
Kimlik tespiti ve acil haller (1)
MADDE 71- Sağlık
hizmeti sunucuları, genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu
kişilere sağlık hizmeti sunumu aşamasında (acil hallerde ise acil halin sona
ermesinden sonra), 67 nci maddenin üçüncü fıkrasında sayılan belgeleri ve bu
belgelerin başvuran kişiye ait olup olmadığını kontrol etmek zorundadır. (Mülga
son cümle: 17/4/2008-5754/67 md.)
–––––––––––––––––––
(1) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 65 inci
maddesiyle; 69 uncu maddenin birinci fıkrasının
(f) bendinde geçen “4 üncü maddenin üçüncü fıkrasının” ibaresi “4 üncü maddenin
dördüncü fıkrasının,”, 70 inci maddenin birinci fıkrasında yer alan
“sınıflandırılır” ibaresi “basamaklandırılır”, 71 inci maddesinin birinci
fıkrasındaki “ikinci” ibaresi “üçüncü” şeklinde değiştirilmiş; aynı Kanunun 66
ncı maddesiyle (d) bendine “ile organ” ibaresinden sonra gelmek üzere “, doku
ve kök hücre;”, (f) bendine “(c) bendinin (4)” ibaresinden sonra gelmek üzere
“numaralı alt bendinde belirtilen kişiler ile bunların eşleri” ibareleri
eklenmiş ve metne işlenmiştir.
(2) Bu bentte yer alan "sağlık kurulu
raporu" ibaresi, 9/5/2007 tarihli ve 5655 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle
"sağlık raporu" olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin kendi adına bir
başkasının sağlık hizmeti almasını veya Kurumdan haksız bir menfaat temin
etmesini sağlaması yasaktır. Bu fiilleri işleyenlerden Kurumun uğradığı zararın
iki katı kanunî faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilir ve
ilgililer hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümleri
uygulanır.
Bu
Kanunun uygulamasında acil hallerin ve acil sağlık hizmetlerinin neler
olduğuna, hangi yöntem ve ölçütlerle tespit edileceğine ilişkin hususlar,
Sağlık Bakanlığının uygun görüşü üzerine Kurum tarafından çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Malî ve Çeşitli Hükümler
Sağlık hizmetlerinin ödenecek bedellerinin belirlenmesi
MADDE 72- (Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/44 md.) 65 inci madde gereği ödenecek gündelik, yol, yatak ve yemek
giderlerinin Kurumca ödenecek bedellerini belirlemeye Sağlık Hizmetleri
Fiyatlandırma Komisyonu yetkilidir. Komisyon, tıp eğitimini, hizmet basamağını,
alt yapı ve kaynak kullanımı ile maliyet unsurlarını dikkate alarak sağlık
hizmeti sunucularını fiyatlandırmaya esas olmak üzere ayrı ayrı
sınıflandırabilir. Komisyon, 63 üncü madde hükümlerine göre finansmanı sağlanan
sağlık hizmetlerinin Kurumca ödenecek bedellerini; sağlık hizmetinin sunulduğu
il ve basamak, Devletin doğrudan veya dolaylı olarak sağlamış olduğu
sübvansiyonlar, sağlık hizmetinin niteliği itibarıyla hayati öneme sahip olup
olmaması, kanıta dayalı tıp uygulamaları, maliyet-etkililik ölçütleri ve genel
sağlık sigortası bütçesi dikkate alınmak suretiyle, her sınıf için tek tek veya
gruplandırarak belirlemeye yetkilidir.
(Değişik ikinci fıkra: 17/4/2008-5754/44 md.) Komisyon; Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığını, Maliye Bakanlığını, Sağlık Bakanlığını, Devlet Planlama Teşkilâtı
Müsteşarlığını, Hazine Müsteşarlığını temsilen birer üye ve Kurumu temsilen iki
üye olmak üzere toplam yedi üyeden oluşur. Komisyon kararlarını salt çoğunluk
ile alır, kararlar Resmî Gazetede yayımlanır. Komisyonca gerekli görülen hallerde
sağlık hizmetlerinin türlerine göre birden fazla alt komisyon kurulabilir.
Komisyonun sekreterya işlemleri Kurumca yerine getirilir.
Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonuna iştirak edenlere, ayda iki defadan
fazla olmamak üzere katıldıkları her toplantı günü için (3000) gösterge
rakamının memur aylık katsayısı ile çarpılarak bulunacak tutarı üzerinden
toplantı ücreti ödenir. Komisyon çalışmaları ile ilgili her türlü giderler
Kurumca ödenir.
(Değişik
dördüncü fıkra: 17/4/2008-5754/44 md.) Kurum,
ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile dernek, vakıf, federasyon, konfederasyon
ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının görüşlerini alabilir.
Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun çalışmasına, görev ve yetkileri
ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar, Komisyon üyesi
kurumların görüşleri alınarak Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir.
Sağlık hizmetlerinin sağlanma yöntemi ve sağlık giderlerinin ödenmesi
MADDE 73- (Değişik:
17/4/2008-5754/45 md.)
Bu Kanuna göre sağlık hizmetleri, Kurum
ile yurt içindeki veya yurt dışındaki sağlık hizmeti sunucuları arasında
yapılan sözleşmeler yoluyla ve/veya bu Kanun hükümlerine uygun olarak genel
sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sözleşmesiz sağlık
hizmeti sunucularından satın aldıkları sağlık hizmeti giderlerinin ödenmesi
suretiyle sağlanır.
Kamu idaresi sağlık hizmeti sunucuları dışındaki vakıf
üniversiteleri dahil sözleşmeli sağlık hizmeti sunucularınca, Sağlık Hizmetleri
Fiyatlandırma Komisyonunca belirlenen sağlık hizmetleri bedeline ek olarak,
genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü oldukları kişilerden sağlık
hizmeti sunucularının giderleri ve ürettikleri sağlık hizmetlerinin maliyetleri,
yapılan sübvansiyonlar gibi kriterler dikkate alınarak bu bedellerin bir katına
kadar alınabilecek ilave ücretin tavanını belirlemeye Bakanlar Kurulu
yetkilidir. Bu tavan dahilinde alınabilecek ilave ücret oranları Kurumca
belirlenir. Ancak kamu idaresi sağlık hizmeti sunucuları tarafından sevk
edilmesi halinde 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinin (4), (6) ve
(8) numaralı alt bentleri kapsamında sayılanlar ile bakmakla yükümlü oldukları
kişilerden ilave ücret alınamaz. Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunca
belirlenen eşdeğer ilaçların, azami fiyatı ile kişinin talep ettiği eşdeğer
ilacın fiyatı arasında oluşacak fark ve optik için tavan uygulanmaz ve bu fıkra
kapsamında değerlendirilmez.
Kamu idaresi sağlık hizmeti sunucuları ise otelcilik
hizmeti ile dördüncü fıkrada belirtilen istisnai sağlık hizmetleri dışında,
sağladıkları sağlık hizmetleri için genel sağlık sigortalısı ve bakmakla
yükümlü olduğu kişilerden ilave ücret talep edemez. Aksine bir hüküm
bulunmadığı sürece, kamu idaresi ve vakıf üniversitesi sağlık hizmeti
sunucularında 4/11/1981 tarih ve 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanununda
tanımlanan öğretim üyeleri tarafından sunulan sağlık hizmetleri için bu fıkra
hükmü uygulanmaz, Kurum öğretim üyeleri için alınacak ilave ücret için bir
tavan belirleyebilir.
Sözleşmeli sağlık hizmeti sunucuları,
Kurumca belirlenmiş standartların üstündeki talepleri karşılayan otelcilik
hizmetleri ile hayati öneme sahip olmama ve alternatif tedavilerin bulunması
gibi hususlar göz önüne alınarak Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu
tarafından belirlenen istisnai sağlık hizmetleri için, genel sağlık sigortalısı
ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerden belirlenen hizmet fiyatlarının üç katını
geçmemek üzere ilâve ücret alabilir. Sözleşmeli sağlık hizmeti sunucuları,
Kurumca ödenecek sağlık hizmeti bedellerinin yayımlanmasını takiben
otuz gün içinde ilâve ücret
ödemeleri için belirlenen tavanlar
dahilinde belirledikleri sağlık hizmeti fiyatlarını kuruma bildirmek
zorundadır. Sözleşmeli sağlık hizmeti sunucuları fiyat değişikliklerini 5 iş
günü içinde Kuruma bildirirler. Tavanlar dahilinde de olsa Kurumca belirlenen
süreden önce bu fiyatlarını artıramazlar.
Kurum, provizyon işlemlerini yürütmek
üzere sağlık hizmeti sunucularının mahallinde provizyon merkezi açabilir ve
personel çalıştırabilir. Sözleşmeli sağlık hizmeti sunucuları, bu amaçla Kuruma
uygun bağımsız mekân tahsis etmek zorundadır.
Acil haller dışında sözleşmesiz sağlık
hizmeti sunucularından kişilerce satın alınan sağlık hizmeti bedelleri Kurumca
ödenmez.
Sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucularından acil
hallerde alınan sağlık hizmeti bedeli, 72 nci madde gereği sözleşmeli sağlık
hizmeti sunucuları için belirlenen bedeller esas alınarak genel sağlık
sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilere fatura karşılığı ödenir.
Sözleşmeli ve sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucuları, acil hallerde, sözleşmeli
sağlık hizmetleri sunucuları ise Kurumun belirlediği sağlık hizmetleri için
genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerden veya Kurumdan
herhangi bir ilave ücret talep edemez.
Kurum, bu Kanunun birinci fıkrasında belirtilen
yöntemler dışında, kamu idarelerince verilecek sağlık hizmetlerini götürü bedel
üzerinden hizmet alım sözleşmesiyle de sağlamaya yetkilidir. Kamu idaresi
sağlık hizmeti sunucuları, sözleşmede belirtilen götürü bedel karşılığında
genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilere sözleşme
kapsamında verilmesi gereken her türlü sağlık hizmetini sunmakla yükümlüdür ve
sözleşmede belirtilen götürü bedel dışında Kurumdan veya genel sağlık
sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerden Kanunda belirtilen ilave
ücretler ve katılım payları dışında ayrıca bir bedel talep edemez. Götürü bedel
üzerinden hizmet alım sözleşmesiyle temin edilen hizmetler için Kuruma ayrıca
fatura ve dayanağı belge gönderilmez. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve
esaslar Sağlık Bakanlığı ile müştereken belirlenir.
Sağlık hizmeti sunucuları, genel sağlık
sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlık hizmetlerinden
yararlanmaya müstahak olup olmadığını, Kurumun elektronik veya diğer ortamlarda
sağlayacağı yöntemlere uygun olarak kontrol etmek ve belgelemek zorundadır.
Sağlık hizmeti satın alma sözleşmelerinin
hazırlanması ve akdedilmesi, sağlık hizmeti giderlerinin ödenmesi ve bu
maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar, Kurum tarafından
çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Genel sağlık sigortası gelirlerinin kullanım amacı, kısa ve uzun vadeli sigorta
kolları için yapılan sağlık harcamaları
MADDE 74- Genel
sağlık sigortası prim gelirleri; yönetim giderleri, genel sağlık sigortasından
sağlanan sağlık hizmetleri ve diğer haklar dışında başka bir amaçla
kullanılamaz.
Uzun ve kısa vadeli sigorta kolları bakımından sürekli iş göremezlik, malûllük,
çalışma gücü kaybı hallerinin tespiti veya bu amaçla yapılan kontroller
nedeniyle oluşan sağlık hizmeti giderleri ile 72 nci maddeye göre, usûl ve
esasları Kurumca belirlenecek gündelik ve yol giderleri, refakatçı giderleri,
kısa ve uzun vadeli sigorta kolları prim gelirlerinden karşılanır.
Doğal afetler veya savaş hali
MADDE 75- 15/5/1959
tarihli ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak
Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun kapsamındaki afetler ile 4/11/1983
tarihli ve 2941 sayılı Seferberlik ve Savaş Hali Kanunu gereğince ilân edilen
savaş halinde genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin
sağlık hizmetleri Kurum tarafından sağlanmaya devam edilir. Ancak, afet veya
savaş hallerine bağlı nedenlerden dolayı Kurumca yapılan sağlık hizmeti
giderleri, giderlerin ödendiği takvim yılı sonu esas alınarak genel bütçeden
Kuruma bir yıl içinde transfer edilir.
İşverenin, genel sağlık sigortalısının ve üçüncü kişilerin sorumluluğu
MADDE 76- İşveren, iş
kazasına uğrayan veya meslek hastalığına tutulan genel sağlık sigortalısına
sağlık durumunun gerektirdiği sağlık hizmetlerini derhal sağlamakla yükümlüdür.
Bu amaçla işveren tarafından yapılan ve belgelere dayanan sağlık hizmeti
giderleri ve 65 inci madde hükümlerine göre yapılacak masraflar Kurum
tarafından karşılanır.
Birinci fıkrada belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmesindeki ihmalinden
veya gecikmesinden dolayı, genel sağlık sigortalısının tedavi süresinin
uzamasına veya malûl kalmasına veya malûllük derecesinin artmasına sebep olan
işveren, Kurumun bu nedenle yaptığı her türlü sağlık hizmeti giderini ödemekle
yükümlüdür.
(Değişik
üçüncü fıkra: 17/4/2008-5754/46 md.) İlgili
kanunları gereğince sağlık raporu alınması gerektiği halde sağlık raporuna
dayanmaksızın veya alınan raporlarda söz konusu işte çalışması tıbbî yönden
elverişli olmadığı belirtildiği halde genel sağlık sigortalısını çalıştıran
işverenlere, bu nedenle Kurumca yapılan sağlık hizmeti giderleri tazmin
ettirilir. Sağlık kurulu raporu ile belli bir işte çalışamayacağı belgelenen 4
üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki kişiler bu işte
çalıştırılamaz. Bu kişileri çalıştıran işverenler, genel sağlık
sigortalısının aynı hastalık sebebiyle Kurumca yapılan masraflarını
ödemekle yükümlüdür. Tedavinin sona erdiğine ve çalışılabilir durumda olduğuna
dair Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından belge almaksızın
başka işte çalışan genel sağlık sigortalısının aynı hastalığı sebebiyle yapılan
tedavi masrafları ise kendisinden alınır.
İş
kazası ile meslek hastalığı, işverenin kastı veya genel
sağlık sigortalısının iş sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili
mevzuat hükümlerine aykırı hareketi sonucu olmuşsa, Kurumca yapılan sağlık
hizmeti giderleri işverene tazmin ettirilir. İşverenin sorumluluğunun
tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır. (1)
(Mülga
beşinci fıkra: 17/4/2008-5754/46 md.)
(Değişik
altıncı fıkra: 17/4/2008-5754/46 md.) Genel
sağlık sigortalısına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere kastı veya
suç sayılır bir hareketi veya ilgili kanunlarla verilmiş bir görevi yapmaması
ya da ihmali nedeniyle Kurumun sağlık hizmeti sağlamasına veya bu kişilerin
tedavi süresinin uzamasına sebep olduğu mahkeme kararıyla tespit edilen üçüncü
kişilere, Kurumun yaptığı sağlık hizmeti giderleri tazmin ettirilir.
Sözleşmeli sağlık hizmeti sunucularının duyurulması ve sağlık hizmet sunucusunu
seçme serbestisi
MADDE 77- Bu Kanun
gereğince genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlık
hizmetinden yararlanmak için başvuracakları yurt içinde veya yurt dışındaki
sözleşmeli sağlık hizmeti sunucularının unvan, isim ve adresleri Kurumca
elektronik ortamda veya diğer yöntemlerle duyurulur.
Genel sağlık sigortalıları ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler, sağlık hizmeti
sunucuları arasından, genel sağlık sigortasıyla ilgili diğer madde hükümlerine
uymak şartıyla istediğini seçme hakkına sahiptir.
Sağlık hizmeti sunucularının kayıt ve bildirim zorunluluğu ve kontrol yetkisi
MADDE 78- Kurum ile
sözleşmesi olan, tüm sağlık hizmeti sunucuları, sağlık hizmeti sunduğu tüm
kişilere ait sözleşme hükümlerinde yer verilen bilgileri, belirlenen yöntemlere
ve süreye uygun biçimde elektronik ortamda veya yazılı olarak Kuruma göndermek
zorundadır. Bu bilgiler gönderilmeksizin talep edilen sağlık hizmeti bedelleri,
bilgiler gönderilinceye kadar ödenmez. (2)
Genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişinin sağlık bilgilerinin
gizliliği esastır. Sağlık bilgilerinin ne şekilde korunacağı, ulusal güvenlik
nedeniyle sağlık bilgisi paylaşıma açılmayacak kişilerin tespiti ilgili
bakanlıkların önerisi üzerine Bakanlıkça tespit edilir. (Ek cümle:
17/4/2008-5754/66 md.) Bu kişi ve grupların
sağlık bilgilerinin nasıl tutulacağı ilgili kuruluşların görüşleri alınarak
hazırlanacak yönetmelik ile düzenlenir.
––––––––––––
(1) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 46 ncı
maddesiyle; bu fıkrada yer alan “sigortalının”
ibaresi “genel sağlık sigortalısının” şeklinde değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir.
(2) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 65 inci maddesiyle; bu
fıkrada yer alan “olup olmadığına bakılmaksızın tüm”
ibaresi “olan,” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Kurum, genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili olarak
işverenler, sağlık hizmeti sunucuları ve diğer gerçek ve tüzel kişiler
nezdindeki defter, belge ve bilgileri inceleyebilir, ibrazını isteyebilir.
Kurum, bu Kanunda belirtilen görevleriyle ilgili olarak sağlık hizmeti
sunucularının yürüttüğü hizmet ve işlemleri kontrol yetkisine sahiptir. Kurum,
bu yetkisini görevlendirdiği personeli vasıtasıyla veya kamu kurumları ve özel
kurumlardan hizmet satın almak suretiyle kullanabilir.
DÖRDÜNCÜ KISIM
Primlere İlişkin Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Prim Alınması, Prime Esas Kazanç, Prim Oranları ve Asgarî İşçilik
Prim alınması zorunluluğu
MADDE 79- Kısa ve
uzun vadeli sigortalar ile genel sağlık sigortası için, bu Kanunda öngörülen
her türlü ödemeler ile yönetim giderlerini karşılamak üzere Kurum prim almak,
ilgililer de prim ödemek zorundadır.
Kurumca tahsil edilen genel sağlık sigortası primleri, tahsil edilmesini
müteakip doğrudan Kurum bütçesinin genel sağlık sigortası kalemine aktarılır.
Prime esas kazançlar
MADDE 80- (Değişik:
17/4/2008-5754/47 md.)
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a)
bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançları aşağıdaki şekilde
belirlenir.
a) Prime esas kazançların hesabında;
1) Hak edilen ücretlerin,
2) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her
çeşit istihkaktan o ay içinde yapılan ödemelerin ve işverenler tarafından
sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine
ödenen tutarların,
3) İdare veya yargı mercilerince verilen
karar gereğince yukarıdaki (1) ve (2) numaralı alt bentlerde belirtilen
kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin,
brüt toplamı esas alınır.
b) Ayni yardımlar ve ölüm, doğum ve
evlenme yardımları, görev yollukları, seyyar görev tazminatı, kıdem tazminatı,
iş sonu tazminatı veya kıdem tazminatı mahiyetindeki toplu ödeme, keşif ücreti,
ihbar ve kasa tazminatları ile Kurumca tutarları yıllar itibarıyla belirlenecek
yemek, çocuk ve aile zamları, işverenler tarafından sigortalılar için özel
sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen ve aylık toplamı
asgari ücretin % 30'unu geçmeyen özel sağlık sigortası primi ve bireysel
emeklilik katkı payları tutarları, prime esas kazanca tabi tutulmaz.
c) (b) bendinde belirtilen istisnalar
dışında her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemeler ile ayni yardım yerine
geçmek üzere yapılan nakdi ödemeler prime esas kazanca tabi tutulur. Diğer
kanunlardaki prime tabi tutulmaması gerektiğine dair muafiyet ve istisnalar bu
Kanunun uygulanmasında dikkate alınmaz.
Sayfa 68
9841
d) Ücretler hak edildikleri aya mal
edilmek suretiyle prime tabi tutulur. Diğer ödemeler ise öncelikle ödendiği
ayın kazancına dahil edilir ve ücret dışındaki bu ödemelerin yapıldığı ayda üst
sınırın aşılması nedeniyle prime tabi tutulamayan kısmı, ödemenin yapıldığı ayı
takip eden aydan başlanarak iki ayı geçmemek üzere üst sınırın altında kalan
sonraki ayların prime esas kazançlarına ilâve edilir. Toplu iş sözleşmelerine
tabi işyerleri işverenlerince veya kamu idareleri veya yargı mercilerince
verilen kararlara istinaden, sonradan ödenen ücret dışındaki ödemelerin
hizmet akdinin mevcut olmadığı
veya askıda olduğu bir tarihte
ödenmesi durumunda, 82 nci madde hükmü de nazara alınmak suretiyle prime
esas kazancın tabi olduğu en son ayın kazancına dahil edilir. Bu durumlarda
sigorta primlerinin, yukarıda belirtilen mercilerin kararlarının kesinleşme
tarihini izleyen ayın sonuna kadar ödenmesi halinde, gecikme cezası ve gecikme
zammı alınmaz ve 102 nci madde hükümleri uygulanmaz.
e) Saatlik, günlük, haftalık veya aylık
olarak belirli bir ücrete dayanmış olmayıp da komisyon ücreti ve kâra katılma
gibi belirsiz zaman ve tutar üzerinden ücret alan sigortalıların prim ve
ödeneklerinin hesabında esas tutulacak günlük kazançları, 82 nci madde hükmüne
göre belirlenen alt sınırdır.
f) Bir işverene tabi olarak çalışan
sigortalının belirli ücretinin dışında ayrıca (e) bendi kapsamında ücret alması
halinde, prime esas günlük kazancı bunların toplamından oluşur.
g) Primlerin hesabına esas tutulacak
günlük kazanç, sigortalının, bir ay için prime esas tutulan kazancının otuzda
biridir. Ancak günlük kazancın hesabına esas tutulan ay içindeki bazı günlerde
çalışmamış ve çalışmadığı günler için ücret almamış sigortalının günlük
kazancı, o ay için prime esas tutulan kazancının ücret aldığı gün sayısına
bölünmesi suretiyle hesaplanır.
h) Sigortalıların günlük kazançlarının
hesabında esas tutulan gün sayıları, aynı zamanda, bunların prim ödeme gün
sayılarını gösterir. Ancak, işveren ve sigortalı arasında kısmî süreli hizmet
akdinin yazılı olarak yapılmış olması kaydıyla, ay içerisinde günün bazı
saatlerinde çalışan ve çalıştığı saat karşılığında ücret alan sigortalının ay
içindeki prim ödeme gün sayısı, ay içindeki toplam çalışma saati süresinin 4857
sayılı İş Kanununa göre belirlenen haftalık çalışma süresine göre hesaplanan
günlük çalışma saatine bölünmesi suretiyle bulunur. Bu şekildeki hesaplamada
gün kesirleri bir gün kabul edilir.
ı) İşveren ve sigortalı arasında çağrı
üzerine çalışmaya dayalı yazılı iş sözleşmesinde taraflar arasında çalışma
süresi gün, hafta ve ay olarak belirlenmemiş ise, sigortalının ay içindeki prim
ödeme gün sayısı haftalık çalışma süresi en az yirmi saat kararlaştırılmış
sayılarak (h) bendi hükmüne göre hesaplanır.
i) 88 inci maddenin dördüncü fıkrasına
göre ay içerisinde 30 günden az prim ödeme gün sayılarına ait eksik günlerin
genel sağlık sigortası primleri, eksik çalışma süreleri dikkate alınmak
suretiyle hesaplanır.
4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b)
bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançları aşağıdaki şekilde
belirlenir.
a) Aylık prime esas kazanç, 82 nci maddeye
göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırı ile üst sınırı arasında
kalmak şartı ile kendileri tarafından beyan edilecek günlük kazancın otuz
katıdır. Bu sigortalılar tarafından Kurumca belirlenen sürelerde aylık prime
esas kazanç beyan edilir. Beyanda bulunmayan sigortalıların aylık prime esas
kazancı, prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katı olarak belirlenir.
b) Sigortalı aynı zamanda işveren ise
aylık prime esas kazancı, çalıştırdığı sigortalıların prime esas günlük
kazancının en yükseğinin otuz katından az olamaz. Aylık prime esas kazancı,
çalıştırdığı sigortalının otuz günlük prime esas kazancından düşük olduğu
tespit edilen sigortalıların aylık prime esas kazançları, tespit edilen kazanç
düzeyine çıkartılarak aradaki farkın primi, 89 uncu madde hükümlerine göre
gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanmak suretiyle tahsil edilir.
c) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b)
bendi kapsamında sigortalı sayılmayı gerektirecek birden fazla durumun söz
konusu olması halinde, bu fıkranın (a) ve (b) bentlerinde belirtilen esaslara
göre tek beyanda bulunulur.
Bu Kanuna göre ilk defa 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanların prime esas kazançlarının
hesabında;
a) Aylıklarını personel kanunlarına göre
alan sigortalılar için;
1) İlgili kanunları uyarınca aylık
gösterge ve ek göstergeler üzerinden ödenen aylık tutarları,
2) Memuriyet taban aylık ve kıdem aylık
tutarları,
3) Makam, temsil ve görev tazminatları,
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152 nci maddesi uyarınca ödenen
tazminatlar (bölge, kurum, birim, çalışma mahalli, görevin niteliği ve benzeri
kriterlere dayalı olarak asıl tazminatlara ilave, ek veya ayrıca ödenen
tazminatlar hariç), 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri
Personel Kanununun ek 17 nci maddesinin (A) bendinde yer alan cetvelde
belirtilen oranlar üzerinden ödenen hizmet tazminatı (28/2/1982 tarihli ve 2629
sayılı Kanun ile 17/11/1983 tarihli ve 2955 sayılı Kanuna göre tazminat veya
üniversite ödeneği alanların sadece rütbelerinin karşılığı hizmet
tazminatları), 11/10/1983 tarihli ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel
Kanununun 12 nci maddesi uyarınca ödenen üniversite ödeneği, 2802 sayılı
Hakimler ve Savcılar Kanununun 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca
ödenen ek ödeme,
b) Kadro karşılığı sözleşmeli olarak görev
yapan sigortalılar için işgal ettikleri kadrolar esas alınmak suretiyle (a)
bendinde öngörülen unsurlar üzerinden hesaplanan tutarı,
c) Açıktan vekil olarak atanan
sigortalılar için, (a) bendinde öngörülen unsurlardan ilgili mevzuatı uyarınca
ödenen tutarı,
ç) Başka bir kadro ya da görevin ödeme
unsurları esas alınmak ve kıyaslanmak suretiyle aylık veya ücret ödenen
sigortalılar için; emsal alınan kadro veya görevin prime esas kazanç tutarını
geçmemek üzere, bu kazancın aylık veya ücret ödenmesinde öngörülen oranında
hesaplanacak tutarı,
d) Büyükşehir belediye başkanları için
bakanlık genel müdürünün, diğer belediye başkanları için ise öğrenim durumları
itibarıyla 657 sayılı Kanuna göre yükselebilecekleri dereceyi aşmamak kaydıyla,
657 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı ek gösterge cetvelinin “VIII. Mülki İdare
Amirliği Hizmetleri Sınıfı” bölümünün (d) bendinde belirtilenlerin prime esas
kazançları,
e) 78 sayılı Yükseköğretim Kurumları
Öğretim Elemanlarının Kadroları Hakkında Kanun Hükmünde Kararname eki
cetvellerde yer alan yükseköğretim kurumlarına bağlı konservatuvarlarda 2914
sayılı Yüksek Öğretim Personel Kanununun 15 inci maddesi uyarınca sözleşme ile
istihdam edilen öğretim elemanlarından sanatçı öğretim elemanı olarak istihdam
edilenler için, anılan Kanunda öğretim görevlisi kadro unvanında istihdam
edilenlerin tahsil ve derecelerine göre belirlenen prime esas kazanç tutarı;
kamu idarelerinde sanatçı, sanatkar ve sanatçı öğretmen olarak sözleşme ile
istihdam edilenler için, tahsil ve dereceleri itibarıyla 657 sayılı Kanuna tabi
olarak teknik hizmetler sınıfında yer alan mühendislerin (a) bendindeki prime
esas kazanç tutarı; yüksek öğretim kurumları ile diğer kamu idarelerinde sanat
uygulatıcısı ve sahne uygulatıcısı olarak sözleşme ile istihdam edilenlerden en
az önlisans mezunu olanlar için tahsil ve dereceleri itibarıyla 657 sayılı
Kanuna tabi olarak teknik hizmetler sınıfında yer alan teknikerlerin, diğerleri
için ise teknisyenlerin prime esas kazanç tutarları,
f) İlgili kanunlarında emeklilik ya da ek
gösterge açısından belirli bir kadro, unvan veya görevle bağlantı kurulanlar
için, bağlantı kurulan kadro, unvan veya görevin prime esas kazanç tutarı,
g) Bu fıkranın (a) ilâ (f) bentleri
kapsamı dışında kalan sigortalılar için atandıkları görev itibarıyla 657 sayılı
Kanuna göre girebilecekleri sınıflardaki benzer görevlerin aynı kadro, unvan,
tahsil ve derecesi için belirlenen prime esas kazanç tutarları,
esas alınır. Vekalet veya ikinci görev
karşılığında ilgili mevzuatı uyarınca yapılacak ödemeler prime esas kazancın
hesabında dikkate alınmaz.
Yalnızca genel sağlık sigortasına tâbi
olanlar bakımından prime esas aylık kazancın tespitinde; 60 ıncı maddenin
birinci fıkrasının (d) ve (g) bentlerinde sayılan kişiler için 82 nci maddeye
göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırının iki katının otuz günlük
tutarı, 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen kişiler için
asgari ücret, 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilen
kişiler için ise prime esas asgari kazanç tutarı esas alınır. Ancak, 60 ıncı
maddenin birinci fıkrasının (c) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında
genel sağlık sigortalısı sayılmak için müracaat etmekle birlikte, Kurumca
belirlenecek test yöntemleri ve veriler kullanılarak tespit edilen aile
içindeki gelirin kişi başına düşen aylık tutarı; asgari ücretin üçte birinden
asgari ücrete kadar olduğu tespit edilen kişiler için 82 nci maddeye göre
belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz günlük tutarının üçte
biri, asgari ücretten asgari ücretin iki katına kadar olduğu tespit edilen
kişiler için 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt
sınırının otuz günlük tutar, asgari ücretin iki katından fazla olduğu tespit
edilen kişiler için 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt
sınırının otuz günlük tutarının iki katı prime esas asgari kazanç tutarı olarak
esas alınır.
Bu maddenin uygulamasına ilişkin usûl ve
esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Prim oranları ve Devlet katkısı
MADDE 81- Bu Kanun
gereğince alınacak sigorta prim oranları aşağıdaki şekildedir:
a)
Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prim oranı, sigortalının prime esas
kazancının % 20'sidir. Bunun % 9'u sigortalı hissesi, % 11'i işveren
hissesidir.
b) (Değişik: 17/4/2008-5754/48 md.) Bu Kanunda belirtilen fiilî hizmet süresi zammı uygulanan
işlerde 4 üncü maddenin birinci fıkrasının;
1) (a) bendi kapsamında çalışan
sigortalılar için uygulanacak malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prim
oranı, bu maddenin (a) bendinde belirtilen % 20 oranına; 40 ıncı maddeye göre
60 fiilî hizmet gün sayısı eklenecek işlerde 1 puan, 90 fiilî hizmet gün sayısı
eklenecek işlerde 1,5 puan, 180 fiilî hizmet gün sayısı eklenecek işlerde 3
puan,
2) (c) bendi kapsamında çalışan
sigortalılar için ise uygulanacak malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prim
oranı, bu maddenin (a) bendinde belirtilen % 20 oranına; 40 ıncı maddeye göre
60 fiilî hizmet gün sayısı eklenecek işlerde 3,33 puan, 90 fiilî hizmet gün
sayısı eklenecek işlerde 5 puan, 180 fiilî hizmet gün sayısı eklenecek işlerde
10 puan,
eklenmesi suretiyle belirlenir ve bu
şekilde bulunan oran ile bu maddenin (a) bendinde belirtilen % 20 oranı
arasındaki farka ait primin tamamı işveren tarafından ödenir.
c)
Kısa vadeli sigorta kolları prim oranı, yapılan işin iş kazası ve meslek
hastalığı bakımından gösterdiği tehlikenin ağırlığına göre % 1 ilâ % 6,5
oranları arasında olmak üzere, 83 üncü maddeye göre Kurumca belirlenir. Bu
primin tamamını işveren öder.(1)
d)
5 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen öğrenciler ile (e)
bendinde belirtilen kursiyerler için prim oranı prime esas kazançlarının %
1'idir. Kursiyerlerin prime esas günlük kazançlarının hesaplanmasında prime
esas günlük kazanç alt sınırı dikkate alınır. Aday çırak, çırak ve meslekî
eğitim gören öğrencilerin prime esas kazancı ilgili kanunlarında belirtilen
şekilde uygulanır.
(1) Bu bent Ana.Mah.nin 15.12.2006 tarihli, E. 2006/111, K.
2006/112 sayılı Kararı ile Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(c) bendi kapsamındaki sigortalılar yönünden iptal edilmiş olup, İptal
Kararının Resmi Gazete’de yayımlanacağı güne kadar, 15/12/2006 tarihli ve
E:2006/111, K:2006/36 (Yürürlüğü Durdurma) sayılı Karar ile Yürürlüğü
Durdurulmuştur, sözkonusu iptal kararı için 30/12/2006 tarihli ve 26392(5.
Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’ye bakınız.
e)(Mülga: 17/4/2008-5754/48 md.)
f)(Değişik: 17/4/2008-5754/48 md.) Genel sağlık
sigortası primi, kısa ve uzun vadeli sigorta kollarına tâbi olanlar için 82 nci
maddenin birinci fıkrasına göre hesaplanan prime esas kazancın % 12,5'idir. Bu
primin % 5'i sigortalı, % 7,5'i ise işveren hissesidir. Yalnızca genel sağlık
sigortasına tâbi olanlar ile 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (e) bendi ve
bu Kanunun geçici 13 üncü maddesinde belirtilenlerin genel sağlık sigortası
primi, prime esas kazancın % 12'sidir.
g)(Değişik: 17/4/2008-5754/48 md.) 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılar (a), (c) ve (f)
bentlerindeki prim oranlarının toplamı üzerinden primlerini öderler.
h) (Ek: 17/4/2008-5754/48 md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamındaki sigortalılara bağlanan veya bağlanacak vazife malûllüğü aylıkları
ile bunların hak sahiplerine bağlanacak ölüm aylıklarının karşılığı olmak
üzere, bu kapsamdaki sigortalılar için kamu idarelerinin bütçelerinden ayrılan
sosyal güvenlik kurumlarına devlet primi ödeneklerinin % 20’si oranında ek
karşılık primi alınır. Ayrılan ek karşılık priminin tamamı kurum bütçelerinin
yetkili makamlarca onaylanarak yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ay
başlarından itibaren altı ay içinde ve aylık eşit taksitlerle ödenir. Genel
bütçe kapsamındaki idarelerin ek karşılık primleri Maliye Bakanlığı bütçesine
konulacak ödenekten karşılanır.
(Değişik
ikinci fıkra: 17/4/2008-5754/48 md.) Devlet,
Kurumun ay itibarıyla tahsil ettiği malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile
genel sağlık sigortası priminin dörtte biri oranında Kuruma katkı yapar. Devlet
katkısı olarak hesaplanacak tutar talep edilen tarihi takip eden 15 gün içinde
Hazinece Kuruma ödenir.
Günlük kazanç sınırları
MADDE 82- Bu Kanun
gereğince alınacak prim ve verilecek ödeneklerin hesabına esas tutulan günlük
kazancın alt sınırı, asgarî ücretin otuzda biri, üst sınırı ise günlük kazanç
alt sınırının 6,5 katıdır.
Günlük
kazançları yukarıdaki fıkrada belirtilen alt sınırın altında olan sigortalılar
ile ücretsiz çalışan sigortalıların günlük kazançları alt sınır üzerinden,
günlük kazançları üst sınırdan fazla olan sigortalıların günlük kazançları da
üst sınır üzerinden hesaplanır.
İkinci fıkraya göre sigortalının kazancı alt sınırın altında ise bu kazanç ile
alt sınır arasındaki farka ait sigorta primleri ile ücretsiz çalışan
sigortalılara ait sigorta primlerinin tümünü işveren öder.
Sigortalıların bu Kanunun 53 üncü maddesine göre belirlenen aynı sigortalılık
haline tâbi olacak şekilde birden fazla işte çalışması nedeniyle Kuruma ödenen
primler toplamı, bu sigortalılık hali için belirlenen prime esas kazanç üst
sınırı üzerinden hesaplanacak miktarı aşarsa, aşan kısmın tamamı, sigortalının
talebi üzerine en geç talep tarihini takip eden ay içinde hissesi oranında
sigortalıya defaten geri ödenir. Geri verilen primler için ayrıca gecikme
cezası ve gecikme zammı ile faiz ödenmez.
Kısa vadeli sigorta kolları prim tarifesi ve işkollarının ve işlerin tehlike
sınıf ve derecelerinin belirlenmesi
MADDE 83- Kısa vadeli
sigorta kolları primi, yapılan işin iş kazası ve meslek hastalığı bakımından
gösterdiği tehlikenin ağırlığına göre tespit edilir. İş kolları tehlikenin
ağırlığına göre sınıflara, bu sınıflar da özel iş şartlarına ve tehlikeyi
önlemek için alınmış olan tedbirlere göre derecelere ayrılır. Hangi iş
kollarının hangi tehlike sınıfına girdiği, tehlike sınıf ve derecesine ait prim
oranlarının ve tehlike derecelerinin belirlenmesinde uygulanacak esaslar,
ilgili bakanlıkların görüşleri de alınarak Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar
Kurulu kararıyla yürürlüğe konulacak bir tarife ile tespit edilir. Prim
tarifesi gerekli görülürse aynı usûlle değiştirilebilir.
Yapılan işin birinci fıkrada belirtilen tarifeye göre hangi tehlike sınıf ve
derecesine girdiği ve ödenecek kısa vadeli sigorta kolları primi oranı Kurumca
belirlenerek işverene ve 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre
sigortalı sayılanlara tebliğ edilir. İş kazasını ve meslek hastalığını
önleyecek tedbirler hakkındaki mevzuat hükümlerine uygun bulunmadığı tespit
edilen işler, Kurumca daha yüksek primli derecelere konulabilir.
Kurum,
işyerinin tespit edilmiş bulunan tehlike sınıf ve derecesini yaptıracağı
incelemelere dayanarak kendiliğinden veya işverenin ya da 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların isteği üzerine
değiştirebilir. Kurumca yapılacak değişikliklere ilişkin kararın takvim
yılından en az bir ay önce işverene, işveren tarafından değişiklik isteğinin de
takvim yılından en az iki ay önce Kuruma bildirilmesi şarttır.
Böylece karara bağlanacak değişiklikler, karar veya istekten sonraki takvim
yılı başında yürürlüğe girer.
İşverenler ile 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı
sayılanlar, tehlike sınıf ve derecesi ile prim oranı hakkında Kurumca yapılacak
yazılı bildirimi aldıktan sonra bir ay içinde Kuruma itiraz edebilir. Kurum, bu
itirazı inceleyerek en geç üç ay içinde karara bağlayarak sonucunu itiraz edene
bildirir. İlgililer, Kurumun kararı üzerine, kararın tebliğ tarihinden itibaren
bir ay içinde yetkili mahkemeye başvurabilir. Kuruma itiraz edilmesi veya
mahkemeye başvurulması, primlerin takip ve tahsilini durdurmaz.
İşverenin veya 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı
sayılanların itirazı; işyerinin tehlike sınıfı ve derecesi ile kısa vadeli
sigorta kolları prim oranının tebliğine ilişkin yazının işverence veya 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanlar tarafından
tebellüğünden itibaren bir ay içinde yapılmış ise, değiştirilen iş kolu kodu ve
tehlike sınıfı ile tehlike derecesinin hatalı uygulandığı tarihten, bir aylık
süre dışında yapılmış ise, itirazın Kurum kayıtlarına intikali tarihini izleyen
yılbaşından, üçüncü fıkrada belirtilen sürelerin aşılması durumunda ise,
Kurumca yapılacak değişikliğe ilişkin kararın tebliğini izleyen takvim yılı
başından geçerli olarak uygulanır.
Bu
değişiklik nedeniyle tehlike sınıf ve derecesinin yükselmesi halinde, kararın
işverene veya 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı
sayılanlara tebliğ edildiği tarih ile yürürlük tarihi arasındaki süreye ilişkin
kısa vadeli sigorta kollarına ait prim farkının tebliği tarihini takip eden bir
ay içerisinde Kuruma ödenmesi halinde, fark prim için gecikme cezası ve gecikme
zammı alınmaz. Aksi takdirde, fark primi 89 uncu madde uyarınca gecikme cezası
ve gecikme zammı ile birlikte tahsil olunur. Tehlike sınıf ve derecesinin
düşmesi halinde ise, kısa vadeli sigorta kolları sigortası prim farkı,
işverenin varsa borçlarına mahsup edilir, yoksa iade edilir. Bir ay içinde iade
edilmesi halinde faiz ödenmez.
Tehlike sınıf ve derecelerini etkileyebilecek değişiklikler
MADDE 84- İşverenler
ile 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanlar,
tehlike sınıf ve derecesini etkileyebilecek her türlü değişikliği bir ay içinde
Kuruma bildirmekle yükümlüdür. Bu bildirim üzerine Kurum, yaptıracağı
incelemeler sonunda tehlike sınıf ve derecesini değiştirebilir. Tehlike sınıf
ve derecesini etkileyebilecek değişiklik bir ay içinde bildirilirse bu konuda
Kurumca verilecek karar, değişikliğin meydana geldiği tarihten sonraki ay
başından başlanarak uygulanır.
Tehlike sınıf ve derecesini etkileyebilecek değişiklik bir ay içinde
bildirilmezse;
a)
Tehlike sınıfı yükseliyorsa, değişikliğin meydana geldiği,
b)
Tehlike sınıfı düşüyorsa, değişikliğin Kurumca öğrenildiği,
tarihler esas alınmak ve bu tarihlerden sonraki ay başından itibaren uygulanmak
üzere, Kurumca karar alınır ve ilgililere tebliğ olunur.
Asgari işçilik uygulaması ve uzlaşma (1)
MADDE 85- İşverenin,
işin emsaline, niteliğine, kapsam ve kapasitesine göre işin yürütümü açısından
gerekli olan sigortalı sayısının, çalışma süresinin veya prime esas kazanç
tutarının altında bildirimde bulunduğunun tespiti halinde, işin yürütümü
açısından gerekli olan asgarî işçilik tutarı; yapılan işin niteliği, kullanılan
teknoloji, işyerinin büyüklüğü, benzer işletmelerde çalıştırılan sigortalı
sayısı, ilgili meslek veya kamu kuruluşlarının görüşü gibi unsurlar dikkate
alınarak tespit edilir. Söz konusu tespitler, Kurumun denetim ve kontrolle
görevlendirilmiş memurları tarafından yapılır.
Kamu idareleri, döner sermayeli kuruluşlar kanunla
kurulan kurum ve kuruluşlar ile bankalar tarafından ihale mevzuatına
göre yaptırılan işlerden ve özel nitelikteki inşaat işlerinden dolayı bu işleri
yapan işveren tarafından yeterli işçilik bildirilmiş olup olmadığı Kurumca
araştırılır. Bu araştırma sonucunda yeterli işçiliğin bildirilmemiş olduğu
anlaşılırsa, eksik bildirilen işçilik tutarı üzerinden hesaplanan prim tutarı,
89 uncu madde gereği hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte
bir ay içinde ödenmek üzere işverene tebliğ edilir. Tebliğ edilen prim ve
gecikme cezası ve gecikme zammının ödendiği veya ödeneceğinin işveren
tarafından yazılı olarak taahhüt edilmesi halinde borç kesinleşir. Kuruma
verilecek taahhütnamede üstlenilen ödeme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi
halinde, işveren hakkında 88 inci ve 89 uncu maddeler uyarınca işlem yapılır.
Tebliğ edilen prim ve gecikme cezası ve gecikme zammının ödenmemesi,
taahhütname verilmemesi veya Kurumca işyerinin denetlenmesine gerek görülmesi
durumunda Kurumca inceleme yapılır.
Bu
maddenin birinci ve ikinci fıkrasında belirtilen usûllerle Kuruma
bildirilmediği tespit edilen asgarî işçilik tutarı üzerinden Kurumca re'sen
tahakkuk ettirilen sigorta primleri, 88 inci ve 89 uncu maddeler dikkate
alınarak işverene tebliğ edilir. İşveren, tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ
tarihinden itibaren bir ay içinde Kuruma itiraz edebilir. İtiraz takibi
durdurur. Kurumca itirazın reddi halinde işveren, kararın tebliğ tarihinden
itibaren bir ay içinde yetkili iş mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye
başvurulması, prim borcunun takip ve tahsilini durdurmaz.
–––––––––––––
(1) Bu madde başlığı “Asgarî işçilik uygulaması” iken,
17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 49 uncu maddesiyle metne işlendiği
şekilde değiştirilmiş, aynı maddenin ikinci ve
beşinci fıkralarında yer alan “döner sermayeli kuruluşlar,” ibaresinden sonra
gelmek üzere “kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar” ibaresi, dokuzuncu
fıkrasında yer alan “yapılacak yerinde tespit kriterleri,” ibaresinden sonra
gelmek üzere “uzlaşma komisyonlarının oluşumu, çalışma usûl ve esasları”
ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.
Kurumun denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurlarınca, Kuruma asgarî
işçilik tutarının bildirilmediği tespit edilen işyerleri hakkında ayrıca 102
nci maddenin birinci fıkrasının (d) bendi ile (e) bendinin (4) numaralı alt
bendi uyarınca idarî para cezası uygulanır.
Kamu idareleri, döner sermayeli kuruluşlar kanunla
kurulan kurum ve kuruluşlar ile bankalar, bu maddenin uygulanmasıyla
ilgili Kurumca istenilecek bilgileri ve belgeleri yazılı olarak en geç bir ay
içinde vermeye mecburdur.
Kuruma yeterli işçilik tutarının bildirilmiş olup olmadığının araştırılmasında,
işin yürütümü için gerekli olan asgarî işçilik tutarının tespitinde dikkate
alınacak asgarî işçilik oranlarının saptanması ve asgarî işçilik oranlarına
vaki itirazların incelenerek karara bağlanması amacıyla Kurum bünyesinde; Kurum
teknik elemanlarından dört üye, Yönetim Kurulunda temsil edilen işçi ve işveren
konfederasyonlarınca görevlendirilecek iki üye, Türkiye Odalar ve Borsalar
Birliğinden bir üye olmak üzere toplam yedi teknik elemandan oluşan, Asgarî
İşçilik Tespit Komisyonu kurulur.
Kurumca gerek görüldüğünde, aynı esaslara göre birden fazla Asgarî İşçilik
Tespit Komisyonu kurulabilir. Komisyon salt çoğunlukla toplanır ve kararlar en
az dört üyenin aynı yöndeki oyu ile alınır. Kurum dışındaki üyelerin üst üste
üç toplantıya, son altı ay içinde ise beş toplantıya katılmaması halinde,
toplantıya katılmayan üyeyi görevlendiren konfederasyonların yerine, üye sayısı
bakımından en yüksek bir sonraki konfederasyondan üye davet edilir.
Asgarî İşçilik Tespit Komisyonuna Kurum dışından görevlendirilenlere,
katıldıkları her toplantı günü için (2500) gösterge rakamının memur
aylıklarının hesabında kullanılan katsayı ile çarpılarak bulunacak tutarı
üzerinden huzur hakkı Kurumca ödenir.
(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/49 md.) Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurları tarafından
devamlı mahiyetteki işyerlerinde yapılan asgari işçilik incelemesi sonucunda
tespiti yapılan ve sigortalılara maledilemeyen fark sigorta primine esas kazanç
matrahı üzerinden gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte hesaplanacak
sigorta primi ve buna bağlı uygulanacak idari para cezalarında, konuya ilişkin
raporun Kurumun ilgili birimine gönderilmesinden önce işverenle uzlaşma
yapılabilir. Uzlaşmaya varılması halinde, bu durum tutanakla tespit edilir.
Uzlaşılan tutarlar kesin olup, uzlaşma konusu yapılan tutarlar hakkında
işverence dava açılamaz ve hiçbir mercie şikayet ve itirazda bulunulamaz.
Uzlaşılan prim ve idari para cezaları, uzlaşma tutanağının düzenlendiği
tarihten itibaren bir ay içinde ödenir. İşveren, uzlaşılan idari para cezası
tutarı için ayrıca peşin ödeme indiriminden yararlandırılmaz. Uzlaşılan tutarların,
bu sürede tam olarak ödenmemesi halinde uzlaşma bozulur ve uzlaşılan tutarlar
kazanılmış hak teşkil etmez. Uzlaşmanın temin edilememiş veya uzlaşma
müzakeresinde uzlaşmaya varılamamış olması veya uzlaşmanın bozulması hallerinde
işveren, bu konuya ilişkin daha sonra uzlaşma talep edemez.
(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/49 md.) Uzlaşma neticesinde indirim yapılması nedeniyle tahsil
edilmemiş olan sigorta primlerinin daha sonra Kurum veya mahkeme kararıyla
sigortalılara mal edilmesi halinde, daha önce eksik tahsil olunan sigorta
primleri, sigortalının çalıştığı süre ve sigorta primine esas kazancı dikkate
alınarak gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil olunur.
Asgarî İşçilik Tespit Komisyonunun çalışma usûl ve esasları, Komisyonda görev
alacak teknik elemanların nitelikleri, asgarî işçilik tespitinde uygulanacak
yöntem, verilerin belirlenmesi, tamamlanmış veya devam etmekte olan işlerle
ilgili yapılacak yerinde tespit kriterleri, uzlaşma
komisyonlarının oluşumu, çalışma usûl ve esasları ile bu maddenin
uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
İKİNCİ BÖLÜM
Prim Belgeleri ve Primlerin Ödenmesi
Prim belgeleri ve işyeri kayıtları (1)
MADDE 86- İşveren bir
ay içinde 4 üncü ve 5 inci maddeye tâbi çalıştırdığı sigortalıların ve sosyal
güvenlik destek primine tâbi sigortalıların;
a) Ad ve soyadlarını, T.C. kimlik numaralarını,
b)
80 inci maddeye göre hesaplanacak prime esas kazançlarını,
c)
Prim ödeme gün sayıları ile prim tutarlarını,
gösteren ve örneği Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenen asıl
veya ek aylık prim ve hizmet belgesini, 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındakiler için en geç Kurumca
belirlenecek günün sonuna kadar, diğer sigortalılar için ise ait olduğu ayı
takip eden ayda Kurumca belirlenecek günün sonuna kadar Kuruma vermekle
veya sigortalı çalıştırmadığı takdirde, bu hususu sigortalı çalıştırmaya son
verdiği tarihten itibaren, onbeş gün içinde Kuruma bildirmekle yükümlüdür.
İşveren, işyeri sahipleri; işyeri defter, kayıt ve
belgelerini ilgili olduğu yılı takip eden yıl başından başlamak üzere on yıl
süreyle, kamu idareleri otuz yıl süreyle, tasfiye ve iflâs idaresi memurları
ise görevleri süresince, saklamak ve Kurumun denetim ve kontrol ile
görevlendirilen memurlarınca istenilmesi halinde onbeş gün içinde ibraz etmek
zorundadır.
İşverenin, sigortalıyı, 4857 sayılı İş Kanununun 7 nci
maddesine göre başka bir işverene iş görme edimini yerine getirmek üzere geçici
olarak devretmesi halinde, sigortalıyı devir alan, geçici iş ilişkisi süresine
ilişkin birinci fıkrada belirtilen belgelerin aynı süre içinde işverene ait
işyerinden Kuruma verilmesinden, işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur.
Ay içinde bazı işgünlerinde çalıştırılmadığı ve ücret
ödenmediği beyan edilen sigortalıların, otuz günden az çalıştıklarını
ispatlayan belgelerin işverence ilgili aya ait aylık prim ve hizmet belgesine
eklenmesi şarttır. Kamu idareleri ile toplu iş sözleşmesi imzalanan
işyerlerinde bu şart aranmaz.
–––––––––––
(1) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 50 nci
maddesiyle; bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “ait
olduğu ayı takip eden ayın yirmibeşinci gününün sonuna kadar” ibaresi “4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındakiler için en geç Kurumca
belirlenecek günün sonuna kadar, diğer sigortalılar için ise ait olduğu ayı
takip eden ayda Kurumca belirlenecek günün sonuna kadar” şeklinde değiştirilmiş
ve metne işlenmiştir.
Sigortalıların otuz günden az çalıştığını gösteren bilgi ve belgelerin aylık
prim ve hizmet belgesinin verilmesi gereken süre içinde Kuruma verilmemesi veya
verilen bilgi ve belgelerin Kurumca geçerli sayılmaması halinde, otuz günden az
bildirilen sürelere ait aylık prim ve hizmet belgesi Kurumca re'sen düzenlenir
ve muhteviyatı primler, bu Kanun hükümlerine göre tahsil olunur.
Sigortalıyı çalıştıran işveren ile alt işveren ve iş görme edimini yerini
getirmek üzere sigortalıyı geçici olarak devralan işveren; aylık prim ve hizmet
belgesinin Kurumca onaylanan bir nüshasını sigortalının çalıştığı işyerinde,
birden ziyade işyeri olması halinde ise sigortalının çalıştığı her işyerinde
ayrı ayrı olmak üzere, Kuruma verilmesi gereken sürenin son gününü takip eden
günden başlanarak, müteakip belgenin verilmesi gereken sürenin sonuna kadar,
sigortalılar tarafından görülebilecek bir yere asmak zorundadır.
(Değişik yedinci fıkra: 17/4/2008-5754/50 md.) Kurumun denetim ve kontrol ile
görevlendirilmiş memurlarınca, fiilen yapılan denetimler sonucunda veya işyeri
kayıtlarından yapılan tespitlerden ya da kamu idarelerinin denetim
elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve
incelemeler neticesinde veya kamu kurum ve kuruluşları ile bankalar tarafından
düzenlenen belge veya alınan bilgilerden çalıştığı anlaşılan sigortalılara ait
olup, bu Kanun uyarınca Kuruma verilmesi gereken belgelerin yapılan tebligata
rağmen bir ay içinde verilmemesi veya noksan verilmesi halinde, bu belgeler
Kurumca re'sen düzenlenir ve muhteviyatı sigorta primleri Kurumca tespit
edilerek işverene tebliğ edilir. İşveren, bu maddeye göre tebliğ edilen prim
borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde, ilgili Kurum ünitesine itiraz
edebilir. İtiraz, takibi durdurur. İtirazın reddi halinde, işveren kararın
tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde yetkili iş mahkemesine
başvurabilir. Yetkili mahkemeye başvurulması, prim borcunun takip ve tahsilini
durdurmaz. Mahkemenin Kurum lehine karar vermesi halinde, 88 inci ve 89 uncu
maddelerin prim borcuna ilişkin hükümleri uygulanır.
(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/50 md.) Kurumun denetim ve kontrolle görevli
memurlarınca işyerinde fiilen yapılan tespitlerden ve kamu idarelerinin denetim
elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve
incelemelerden kayıt ve belgelere dayanmaksızın çalıştığı belirlendiği halde,
hizmetlerinin veya prime esas kazançlarının Kuruma bildirilmediği anlaşılan
veya eksik bildirildiği tespit edilen sigortalıların geriye yönelik
hizmetlerinin veya prime esas kazançlarının, en fazla tespitin yapıldığı
tarihten geriye yönelik bir yıllık süreye ilişkin kısmı dikkate alınır.
Aylık prim ve hizmet belgesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları
Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği
yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak,
alacakları ilâm ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen
aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır.
Sigortalının çalıştığı bir veya birden fazla işte, bu Kanunda yazılı şartları
yerine getirmiş olmasına rağmen, kendisi için verilmesi gereken aylık prim ve
hizmet belgesinin işveren tarafından verilmediği veya verilen aylık prim ve
hizmet belgesinde kazançların veya prim ödeme gün sayılarının eksik
gösterildiği Kurumca tespit edilirse, hastalık ve analık sigortalarından
gerekli ödemeler yapılır.
Bu
maddede belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde, 102 nci
maddeye göre işlem yapılır.
Kamu idarelerinde işyerinin özelliği nedeniyle prim belgelerinin farklı
sürelerde verilme zamanını belirlemeye, Kurum yetkilidir. Bu maddenin
uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar ile belgelerin içerik ve şekli, Kurum
tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Prim ödeme yükümlüsü
MADDE 87- Bu Kanunun
uygulanmasında kısa ve uzun vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası
ve isteğe bağlı sigorta bakımından;
a)(Değişik: 17/4/2008-5754/51 md.) 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentlerine ve 5 inci maddenin (a)
bendine tabi olanlar için bunların işverenleri,
b)
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine tâbi olanlar ile bu kapsamda
sayılan kişilerden sosyal güvenlik destek primine tâbi olanlar, isteğe
bağlı sigortalı olanlar ve 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (d) ve (g)
bentlerinde sayılan kişilerin kendileri,
c)
60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde sayılan kişiler için primi
yılı merkezî yönetim bütçesinden karşılanmak üzere ilgili kamu idareleri,
d)(Değişik: 17/4/2008-5754/51 md.) 60 ıncı
maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde sayılan kişiler ile 5 inci maddenin
(e) bendinde belirtilenler için Türkiye İş Kurumu,
e)
5 inci maddenin (b) bendinde belirtilen aday çırak, çırak ve işletmelerde
meslekî eğitim görenler ile meslek liselerinde zorunlu staja tâbi tutulan
öğrenciler için Milli Eğitim Bakanlığı veya bu öğrencilerin eğitim gördükleri
okullar, yüksek öğrenim sırasında zorunlu staja tâbi tutulan öğrenciler için
öğrenim gördükleri yüksek öğretim kurumu,
f)(Değişik: 17/4/2008-5754/51 md.) 5 inci
maddenin (c) ve (g) bentlerine tabi olanlar için işverenleri veya kendileri,
prim ödeme yükümlüsüdür.
Primlerin ödenmesi
MADDE 88- (Değişik:
17/4/2008-5754/52 md.)
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a)
bendinde belirtilen sigortalıları çalıştıran işveren, bir ay içinde
çalıştırdığı sigortalıların primlerine esas tutulacak kazançlar toplamı
üzerinden bu Kanun gereğince hesaplanacak sigortalı hissesi prim tutarlarını
ücretlerinden keserek ve kendisine ait prim tutarlarını da bu tutara ekleyerek
en geç Kurumca belirlenecek günün sonuna kadar Kuruma öder.
Hak edilen ancak, ödenmemiş olan ücretler
üzerinden hesaplanacak primler hakkında da birinci fıkradaki hüküm uygulanır.
60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (b),
(c), (d) ve (g) bentleri gereği genel sağlık sigortalısı sayılanlar için, her
ay otuz tam gün genel sağlık sigortası primi ödenmesi zorunludur. Şu kadar ki,
60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında genel sağlık
sigortalısı olanların aynı ay içinde zorunlu sigorta kapsamında prim ödeme gün
sayısı bulunması halinde, ayın kalan günleri için isteğe bağlı sigorta gün
sayısı kadar genel sağlık sigortası primi ödenir.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a)
bendi kapsamında sigortalı olmakla birlikte, 4857 sayılı Kanunun 13 ve 14 üncü
maddelerine göre kısmi süreli veya çağrı üzerine çalışanlar ile bu Kanuna göre
ev hizmetlerinde ay içerisinde 30 günden az çalışan sigortalılar için eksik
günlerine ait genel sağlık sigortası primlerinin 30 güne tamamlanması
zorunludur. Bu durumda olan sigortalıların eksik günlerine ilişkin genel sağlık
sigortası primleri, 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinin (1)
numaralı alt bendi veya (g) bendi kapsamında ödenir. Kamu idaresine ait
işyerlerinde çalıştırılan sigortalıların iş sözleşmesinin askıda kaldığı aylara
ait genel sağlık sigortası primi, 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas
günlük kazancın alt sınırının 30 günlük tutarı üzerinden ilgili kamu idaresince
ödenir.
60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (c)
bendi kapsamına girenler için prim ödeme yükümlülerinin ödeyecekleri genel
sağlık sigortası primi; primin tahakkuk ettirileceği ay itibarıyla anılan
bendin (1) ve (2) numaralı alt bentlerinde sayılan toplam kişi sayısının üçe
bölünmesi suretiyle bulunacak kişi sayısına (3) ilâ (10) numaralı alt bentlerde
sayılan kişi sayısının eklenmesi suretiyle bulunacak toplam kişi sayısı esas
alınarak hesaplanır. Ancak, bu kişilerden aynı zamanda 60 ıncı maddenin birinci
fıkrasının (c) bendi kapsamı dışındaki bentlerin kapsamına girerek genel sağlık
sigortalısı sayılanlar, bu fıkraya göre tespit edilecek kişi sayısı hesabına
dahil edilmez.
87 nci maddenin birinci fıkrasının (b)
bendinde belirtilen yükümlüler, her aya ait primlerini takip eden ayda Kurumca
belirlenecek günün sonuna kadar Kuruma öderler. Bu kişiler primlerini en fazla
360 günle sınırlı olmak üzere peşin olarak erken ödeyebilir. Erken ödeme
halinde erken ödenen her gün için 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun ek 1 inci maddesine göre
erken ödeme indirimi hükümleri uygulanır. Ancak yapılan erken ödeme indirimi,
prime esas kazançtan indirilmez. Erken ödemede sigortalılık süresi, sigorta
priminin ait olduğu her ayın ilk gününden itibaren, prim ödeme gün sayısına
dahil edilir. Erken ödeme yapılan ve prim ödeme gün sayısına dahil edilmeyen
sürede isteğe bağlı sigortalılığın sona ermesi halinde, sigortalılık süresinden
sayılmayan günlere ait primler ilgililere iade edilir.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b)
bendinin (4) numaralı alt bendine tabi sigortalılar için, genel sağlık
sigortası primi ile kısa ve uzun vadeli sigorta kolları primlerini ayrı ayrı
veya birlikte tahsil edilecek şekilde prim ödeme tarihlerini veya dönemlerini
belirlemeye Kurum yetkilidir.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında sigortalı sayılanların, her ay için otuz tam gün prim ödemesi
zorunludur.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c)
bendinde belirtilen sigortalıları çalıştıran işverenler, çalıştırdığı
sigortalıların primlerine esas tutulacak kazançlar toplamı üzerinden bu Kanun
gereğince hesaplanacak prim tutarlarını ücretlerinden keserek ve kendisine ait
prim tutarlarını da bu tutara ekleyerek, en geç Kurumca belirlenecek günün
sonuna kadar Kuruma öderler.
87 nci maddenin birinci fıkrasının (c) ve
(d) bentlerinde belirtilen yükümlüler, her aya ait primleri ilgili ayı takip
eden ayın sonuna kadar Kuruma öderler.
Kuruma fiilen ödenmeyen prim tutarları,
gelir vergisi ve kurumlar vergisi uygulamasında gider yazılamaz.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b)
bendinin (4) numaralı alt bendi kapsamında sigortalı olarak tescil edilmiş
olanların prim borçlarını, sattıkları tarımsal ürün bedellerinden borç tutarını
geçmemek şartıyla % 1 ilâ % 5 oranları arasında olmak üzere kesinti yapılmak
suretiyle tahsil etmeye Kurum yetkilidir.
Prim borçları katma değer vergisi iade
alacağından mahsubu suretiyle de ödenebilir. Bu takdirde katma değer vergisi
iade hakkı sahibi kendisinin, mal veya hizmet satın aldığı veya iştirak veya
ortaklık ilişkisi içinde bulunduğu işverenlerin prim borçları için de mahsup
talep edebilir. Bu işverenlerin mahsup talebinde bulundukları ayda muaccel olan
prim borçlarının birinci fıkrada belirtilen ödeme sürelerini izleyen onbeş gün
içinde mahsup suretiyle ödenmesi halinde, yasal süresi içinde ödendiği kabul
edilir. Ancak prim borçlarının katma değer vergisi iade alacağından mahsup
suretiyle ödenmesi talebinde bulunulduğu halde, süresinde mahsup edilemeyen
veya eksik mahsup edilen prim borçları için birinci fıkrada belirtilen ödeme
sürelerini izleyen günden başlanarak gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanır.
Kurum, Maliye Bakanlığının uygun görüşü ile bu uygulamadan faydalanacak
işverenleri; iştigal konusu, işletme türü ve işletme büyüklüğü itibarıyla
belirlemeye ve lehine mahsup talebinde bulunulan işverenlerin prim borcu ödeme
süresini otuz günü aşmamak üzere uzatmaya yetkilidir.
Kurum, prim ve her türlü alacaklarını,
işverenlere olan borçlarından mahsup etmek suretiyle tahsil etmeye yetkilidir.
Primlerin özel ödeme şekilleri kullanılmak
suretiyle ödenmesi zorunluluğunu getirmeye ve primlerin yatırılacağı tahsilât
kuruluşlarını belirlemeye Kurum yetkilidir.
Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve
diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü
Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç, diğer maddeleri
uygulanır. Kurum, 6183 sayılı Kanunun uygulanmasında Maliye Bakanlığı ile diğer
kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır.
Kurum, 6183 sayılı Kanun kapsamında takip
edilen alacakları hariç olmak üzere her türlü alacağın teminatını teşkil etmek
üzere Yeni Türk Lirası ve/veya yabancı para birimi üzerinden ticari işletme,
taşınır ve/veya taşınmaz rehni dahil olmak üzere her türlü teminat almaya
yetkilidir.
Kurumun 6183 sayılı Kanun kapsamında takip
edilen prim ve diğer alacakları amme alacağı niteliğinde olup, imtiyazlı
alacaktır. Kurumun taraf olduğu her türlü dava ve icra takiplerinin kısmen veya
tamamen aleyhe neticelenmesi halinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda yazılı
tazminat ve cezalar Kurum hakkında uygulanmaz.
Kurumun prim ve diğer alacaklarının
tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun
uygulamasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde Kurumun alacaklı
biriminin bulunduğu yer iş mahkemesi yetkilidir. Yetkili iş mahkemesine
başvurulması alacakların takip ve tahsilini durdurmaz.
Kurumun sigorta primleri ve diğer
alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez
ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel
kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak
üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma
karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Kurum, kamu idarelerinde işyerinin
özelliği nedeniyle primlerin farklı zamanlarda ödeme süresini belirlemeye
yetkilidir. Prim alacaklarının tahsili için muacceliyet tarihinden itibaren en
geç bir yıl içinde icra yoluna başvurmayan Kurum yetkili personeli hakkında genel
hükümlere göre kovuşturma yapılır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve
esaslar Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Sayfa 82
9851
Prim borçlarına halef olma, gecikme cezası ve gecikme zammı ile iadesi gereken
primler
MADDE 89- (Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/53 md.) Sigortalının çalıştırıldığı işyeri aktif
veya pasifi ile birlikte devralınır veya intikal ederse ya da başka bir
işyerine katılır veya birleşirse eski işverenin Kuruma olan prim ile gecikme
cezası, gecikme zammı ve diğer ferilerinden oluşan borçlarından, aynı zamanda
yeni işveren de müştereken ve müteselsilen sorumludur. Bu hükme aykırı sözleşme
hükümleri Kuruma karşı geçersizdir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usûl ve
esasları belirlemeye Kurum yetkilidir.
Kurumun prim ve diğer alacakları süresi içinde ve tam olarak ödenmezse,
ödenmeyen kısmı sürenin bittiği tarihten itibaren ilk üç aylık sürede her bir
ay için % 3 oranında gecikme cezası uygulanarak artırılır. Ayrıca, her ay için
bulunan tutarlara ödeme süresinin bittiği tarihten başlamak üzere borç
ödeninceye kadar her ay için ayrı ayrı Hazine Müsteşarlığınca açıklanacak bir
önceki aya ait Yeni Türk Lirası cinsinden iskontolu ihraç edilen Devlet iç
borçlanma senetlerinin aylık ortalama faizi bileşik bazda uygulanarak gecikme
zammı hesaplanır. Ancak, ödemenin yapıldığı ay için gecikme zammı günlük
hesaplanır. Bakanlar Kurulu, ilk üç ay için uygulanan gecikme cezası oranını
iki katına kadar artırmaya veya bu oranı % 1 oranına kadar indirmeye, yeniden
kanunî oranına getirmeye ve uygulama tarihini belirlemeye yetkilidir. Dava ve
icra takibi açılmış olsa bile, prim ve diğer Kurum alacaklarının ödenmemiş
kısmı için gecikme cezası ve gecikme zammı tahsil edilir.
Yanlış
veya yersiz alınmış olduğu tespit edilen primler, alındıkları tarihten on yıl
geçmemiş ise, hisseleri oranında işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı
sigortalılara veya genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine kanunî
faizi ile birlikte geri verilir. Kanunî faiz, primin Kuruma yatırıldığı tarihi
takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için
hesaplanır. Ancak Borçlar Kanununun 65 inci maddesi hükmü saklıdır.
Prim iadesi nedeniyle sigortalıların, isteğe bağlı sigortalıların, genel sağlık
sigortalılarının aylık, gelir, ödenek ve sağlık hizmetlerinden yararlanma
şartlarını yitirmeleri durumunda, bu Kanuna göre ödenen aylık, gelir ve
ödenekler ile sağlanan sağlık hizmetleri durdurulur. Yanlış veya yersiz yapılan
masraflar 96 ncı madde hükümlerine göre ilgililerden geri alınır.
Prim ve idari para cezası borçlarının
hakedişlerden mahsubu, ödenmesi ve ilişiksizlik belgesinin aranması (1)
MADDE 90- (Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/54 md.) Kamu idareleri ile döner sermayeli kuruluşlar ve 5411
sayılı Bankacılık Kanunu kapsamındaki kuruluşlar, kanunla kurulan kurum ve
kuruluşlar, ihale yolu ile yaptırdıkları her türlü işleri üstlenenleri ve
bunların adreslerini onbeş gün içinde Kuruma bildirmekle yükümlüdür.
(Değişik ikinci fıkra: 17/4/2008-5754/54 md.) İşverenlerin hakedişleri, Kuruma idari
para cezası, prim ve prime ilişkin borçlarının olmaması kaydıyla ödenir. Kesin
teminatları ise ihale konusu işle ilgili olarak Kuruma borçlarının
bulunmadığının tespit edilmesinden sonra iade edilir. İşverenlerin, kamu
idareleri ile döner sermayeli kuruluşlar, bankalar ve kanunla kurulan kurum ve
kuruluşlar nezdindeki her çeşit alacak, teminat ve hakedişleri üzerinde işçi
ücreti alacakları hariç olmak üzere yapılacak her türlü devir, temlik ve el
değiştirme, Kurum alacaklarını karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra, kalan
kısım üzerinde hüküm ifade eder.
(Değişik üçüncü fıkra: 17/4/2008-5754/54 md.) Hakedişlerin mahsubu ve ödenmesi ile
teminatların prim ve idari para cezası borçlarına karşılık tutulmasına ilişkin
işlemlerin usûl ve esasları Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle tespit
edilir.
(Değişik dördüncü fıkra: 17/4/2008-5754/54 md.) Valilikler, belediyeler, il özel idareleri
ve ruhsat vermeye yetkili diğer merciler tarafından, geçici iskân veya yapı
kullanma izin belgesi verilmeden önce yapılan inşaat dolayısıyla, diğer kamu
idareleri ile döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar
ve bankaların ise Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenecek işlemlerinde Kuruma
borçlarının bulunmadığına dair ilgililerden Kurumca düzenlenmiş bir belgenin
istenmesi zorunludur.
–––––––––––––
(1) Bu madde başlığı “İlişiksizlik belgesinin
aranması” iken, 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 54 üncü maddesiyle
metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Sayfa 83
9852
Bu
maddede belirtilen yükümlülükler yerine getirilmeden hak ediş ödenmesi, kesin
teminatın iade edilmesi veya geçici iskân izin belgesi ve yapı kullanma izin
belgesi verilmesi veya diğer işlemlerin gerçekleştirilmesi hallerinde,
ilgililer hakkında genel hükümlere göre idarî ve cezaî işlem yapılır.
(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/54 md.) Ülke çapında uygulanan ve özel bir izne
veya belgeye dayanmayan genel düzenlemeler hariç olmak üzere, belirli bölgelere
veya sektörlere yönelik ya da kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen özel
belgelere veya izinlere dayalı olarak kamudan kaynak tahsis edilmesi şeklinde
kanun, kararname ve diğer mevzuatla sağlanan araştırma, geliştirme, üretim,
yatırım, pazarlama ve benzeri tüm aşamalarda uygulanan devlet yardımı, teşvik
ve desteklerin, daha önce başlayıp devam eden nakdi olmayanlar hariç olmak
üzere, verilmesinden önce işverenlerden Kuruma muaccel olmuş prim ve idari para
cezası borçlarının bulunmadığına veya tecil ve taksitlendirildiğine ya da
yapılandırıldığına dair belge ve bilgilerin istenmesi zorunludur. Tecil ve
takside bağlanmış ya da yapılandırılmış olan borçlara ilişkin yükümlülüklerin
yerine getirilmemesinden dolayı anlaşması bozulanlardan veya bu sebepler
dışında söz konusu yardım, teşvik ve desteklerden yararlanmaması gerektiği
sonradan anlaşılanlardan, yapılan devlet yardımı teşvik ve destek ödemeleri
ilgili mevzuat çerçevesinde müeyyideleri ile birlikte geri alınır. Bu fıkranın
uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Maliye Bakanlığı ile Hazine
Müsteşarlığının görüşleri alınarak Kurumca belirlenir.
Afet durumunda belgelerin verilme süresi ve primlerin ertelenmesi
MADDE 91- İşyerleri
yangın, su baskını, yer kayması, deprem gibi afete uğrayan, tabii afet
nedeniyle tarımsal faaliyetinden dolayı zarar gören işverenler ile 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılar, bu durumu
belgelemeleri kaydıyla olayın meydana geldiği tarihten itibaren üç ay içinde
talepte bulunmaları ve prim ödeme aczine düştüklerinin, yapılacak inceleme
sonucu anlaşılması halinde, afet tarihinden önce ödeme süresi dolmuş mevcut
prim borçları ile afetin meydana geldiği tarihten itibaren tahakkuk edecek üç
aylık prim borçları, olayın meydana geldiği tarihten itibaren bir yıla kadar
Kurumca ertelenebilir.
Birinci fıkrada belirtilen durumlarda, afetin meydana geldiği ayda verilmesi
gereken aylık prim ve hizmet belgeleri, afetin meydana geldiği ayı takip eden
üç ay içinde Kuruma verildiği takdirde, süresinde verilmiş sayılır.
15/5/1959 tarihli ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle
Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun uyarınca genel hayatı
etkilediğine karar verilen afetler nedeniyle, afet bölgesinde doğrudan veya
dolaylı olarak zarar gören işverenlerle sigortalı ve hak sahiplerinin bu Kanuna
göre vermekle yükümlü oldukları belgelerin verilme süresi ile ödenmesi gereken
primlerin ve diğer Kurum alacaklarının ödeme sürelerini bu Kanundaki sürelere
bağlı olmaksızın, afet bölgesindeki şartları ve gelişmeleri göz önünde tutarak
belirlemeye ve ertelemeye Kurum yetkilidir.
Prim borcunun ertelendiği sürede zamanaşımı işlemez ve ertelenen kısmına
gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanmaz.
BEŞİNCİ KISIM
Ortak ve Çeşitli Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Ortak Hükümler
Sigortalılığın zorunlu oluşu, sona ermesi ve sosyal güvenlik sicil numarası
MADDE 92- (Değişik
birinci fıkra: 17/4/2008-5754/55 md.) Kısa ve uzun
vadeli sigorta kapsamındaki kişilerin sigortalı ve genel sağlık sigortalısı
olması, genel sağlık sigortası kapsamındaki kişilerin ise genel sağlık
sigortalısı olması zorunludur. Bu Kanunda yer alan sigorta hak ve
yükümlülüklerini ortadan kaldırmak, azaltmak, vazgeçmek veya başkasına
devretmek için sözleşmelere konulan hükümler geçersizdir.
Bu
Kanuna göre alınacak sigorta primleri ve idarî para cezalarının ödenmesi için,
Kurumca işverene yapılacak bildirim üzerine prim borçları ve idarî para cezaları
ödenmezse, Kurumca düzenlenen prim borcunu ve idarî para cezasını gösteren
belgeler resmî dairelerin usûlüne göre düzenledikleri belgeler hükmündedir.
Sayfa 84
9853
Sigortalılık, bu Kanunda sayılan sigortalı sayılma şartlarının kaybedilmesi
veya ölüm halinde sona erer.
Sigortalılar, isteğe bağlı sigortalılar ile bunların hak sahiplerinin; genel
sağlık sigortalıları ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilerin tescil ve
diğer tüm işlemlerinde sosyal güvenlik sicil numarası olarak Türk vatandaşları
için T.C. kimlik numarası, yabancı uyruklu kişiler için ise İçişleri Bakanlığınca verilen kimlik numarası
kullanılır. (1)
Devir, temlik, haciz ve Kurum alacaklarında zamanaşımı (2)
MADDE 93- (Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/56 md.) Bu Kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir,
aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası
hükümlerinin uygulanması sonucu Kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve
temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler; 88 inci maddeye göre takip ve
tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez.
(Değişik ikinci fıkra: 17/4/2008-5754/56 md.) Kurumun prim ve diğer alacakları ödeme
süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak on yıllık
zamanaşımına tâbidir. Kurumun prim ve diğer alacakları; mahkeme kararı
sonucunda doğmuş ise mahkeme kararının kesinleşme tarihinden, Kurumun denetim
ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerden doğmuş ise rapor
tarihinden, kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince
yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden doğmuş ise bu soruşturma,
denetim ve inceleme sonuçlarının Kuruma intikal ettiği tarihten veya bankalar,
döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulmuş kurum ve
kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden doğmuş ise bilgi ve belgenin Kuruma
intikal ettiği tarihten itibaren, zamanaşımı on yıl olarak uygulanır. Bu
alacaklar için 89 uncu madde gereğince hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme
zammı, 88 inci maddede belirtilen ödeme süresinin son gününü takip eden günden
itibaren uygulanır.
Bu
Kanuna dayanılarak Kurumca açılacak tazminat ve rücû davaları, on yıllık
zamanaşımına tâbidir. Zamanaşımı tarihi; rücû konusu gelir ve aylıklar
bakımından Kurum onay tarihinden, masraf ve ödemeler için ise masraf veya ödeme
tarihinden itibaren başlar.
Zamanaşımından sonra yapılan ödemeler kabul edilir. Ancak, 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (b) bendine tâbi sigortalıların zamanaşımı nedeniyle prim
ödenmeyen süreleri, sigortalılık süresinden sayılmaz ve bu süreye ilişkin
sigortalılık hak ve yükümlülükleri düşer.
Kontrol muayenesi
MADDE 94- Kurum
yürütülen soruşturma kapsamıyla sınırlı olmak üzere;
a)
Sağlık hizmeti alan genel sağlık sigortalısından veya bunların bakmakla yükümlü
olduğu kişilerden, sağlık hizmetinin gerçekten alınıp alınmadığını,
b)
Sigortalının, isteğe bağlı sigortalının veya bunların hak sahiplerinin
malûllük, iş göremezlik raporlarında belirtilen rahatsızlıklarının mevcut olup
olmadığını,
tespit amacıyla kontrol muayenesi ve tetkik yaptırılmasını talep edebilir.
Malûllük, vazife malûllüğü aylığı veya sürekli
iş göremezlik geliri bağlanmış sigortalılar, malûllük durumlarında artma veya
başka birinin sürekli bakımına muhtaç olduğunu ileri sürerek aylık ve
gelirlerinde değişiklik yapılmasını isteyebilecekleri gibi; Kurum da harp malûllüğü, vazife malûllüğü, malûllük aylığı
veya sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış sigortalılar ile aylık veya gelir
bağlanan ve çalışma gücünün en az % 60'ını yitiren malûl çocukların kontrol
muayenesine tâbi tutulmasını talep edebilir. (3)
–––––––––––––
(1) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 55
inci maddesiyle; bu fıkrada yer alan “Kurumca
verilecek sosyal güvenlik sicil” ibaresi “İçişleri Bakanlığınca verilen kimlik”
şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
(2) Bu madde başlığı “Devir, temlik ve Kurum
alacaklarında zamanaşımı” iken, 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 56
ncı maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(3) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 65
inci maddesiyle; bu fıkrada yer alan “harp
malûlleri ve vazife malûlleri hariç,” ibaresi “harp malûllüğü, vazife
malûllüğü” şeklinde değiştirilmiş; aynı Kanunun 66 ncı maddesiyle “Malûllük” ibaresinden sonra gelmek üzere “, vazife
malûllüğü” ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.
Sayfa 85
9854
Kurumca yaptırılan kontrol muayenesinde veya sigortalının isteği
üzerine ya da işe alıştırma sonunda yapılan muayenesinde yeniden tespit
edilecek malûllük durumuna göre, malûllük aylığı veya sürekli iş göremezlik
geliri, yeni malûllük durumuna esas tutulan raporun tarihini takip eden ödeme
dönemi başından başlanarak artırılır, azaltılır veya kesilir.
Çalışma gücünün en az % 60'ını yitiren malûl çocuklara bağlanmış bulunan gelir
ve aylıklar, kontrol muayenesi sonunda tespit edilecek malûllük durumuna göre,
rapor tarihinden sonraki ödeme dönemi başından itibaren kesilir.
Kurumun yazılı bildiriminde belirtilen tarihten sonraki ödeme dönemi başına
kadar kabul edilebilir bir özürü olmadığı halde kontrol muayenesini yaptırmayan
sigortalının malûllük aylığı veya sürekli iş göremezlik geliri ile çalışma
gücünün en az % 60'ını yitiren malûl çocukların kendilerine bağlanmış olan
gelir veya aylığı, kontrol muayenesi için belirtilen tarihten sonraki ödeme
dönemi başından itibaren kesilir.
Ancak, kontrol muayenesini Kurumun yazılı bildiriminde belirtilen tarihten
başlayarak üç ay içinde yaptıran ve malûllük veya sürekli iş göremezlik halinin
devam ettiği tespit edilen sigortalının veya aylık ya da gelir bağlanmış olan
malûl çocuğun kesilen aylık veya geliri, kesildiği tarihten başlanarak yeniden
bağlanır.
Kontrol muayenesini Kurumun yazılı bildiriminde belirtilen tarihten üç ay
geçtikten sonra yaptıran ve malûllük veya sürekli iş göremezlik halinin devam
ettiği tespit edilen sigortalının malûllük aylığı veya yeni sürekli iş
göremezlik derecesine göre hesaplanacak geliri, gelir veya aylık bağlanan
çalışamayacak durumda malûl çocukların ise almakta oldukları gelir veya aylık,
rapor tarihinden sonraki ay başından başlanarak yeniden bağlanır.
Bu
maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
Sağlık raporlarının usûl ve esaslarının belirlenmesi
MADDE 95- Bu Kanun
gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı,
geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası
ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas
teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları
vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri
belirlemeye, usûlüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî
belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade ederek belirlenen bilgileri
içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir.
Usûlüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer
belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malûllük derecesini, iş kazası veya meslek
hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte
kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık
kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara
ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca
karara bağlanır. (1)
Bu
maddenin uygulamasına ilişkin usûl ve esaslar, Sağlık Bakanlığı ile Kurumun
birlikte çıkaracağı yönetmelikle düzenlenir.
––––––––––––
(1) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 66 ncı
maddesiyle; bu fıkrada yer alan “yapılacak sevklere,”
ibaresinden sonra gelmek üzere “vazife malûllük derecesini,” ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.
Sayfa 86
9855
Yersiz ödemelerin geri alınması
MADDE 96- Kurumca
işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta
olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların
bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit
edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;
a)
Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit
tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu
ödemelerin yapıldığı tarihlerden,
b)
Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden
geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye
tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, üç
aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan,
itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan
alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere
göre geri alınır.
Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına
yapılır, kanunî faiz kalan borca uygulanır. Bu hüküm ilgili hak sahiplerinin
muvafakat etmeleri kaydıyla, aynı dosyadan diğer bir hak sahibine yapılan
yersiz ödemelere mahsubunda da uygulanır.
Yersiz ödemenin gelir ve aylıklardan kesilmesinde, kesintinin başlayacağı ödeme
dönemi başı itibarıyla kanunî faizi ile birlikte hesaplanan borç tutarı, gelir
ve aylıktan % 25 oranında kesilmek suretiyle uygulanır.
Yersiz ödemelerin tespiti ile geri alınmasına ve bu maddenin uygulanmasına
ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Zamanaşımı, hakkın düşmesi ve avans
MADDE 97- Bu Kanunda
aksine hüküm bulunmayan hallerde, iş kazası, meslek hastalığı, vazife malûllüğü ve ölüm hallerinde
bağlanması gereken gelir ve aylıkların, hakkın kazanıldığı tarihten itibaren
beş yıl içinde istenmeyen kısmı zamanaşımına uğrar. (Mülga son cümle:
17/4/2008-5754/57 md.) (1)
Kuruma müracaat etmemenin haklı bir sebebe dayandığını genel hükümlere göre
ispat edenler hakkında, yukarıdaki hükümler uygulanmaz.
Kısa vadeli sigorta kollarından ve ölüm sigortasından kazanılan diğer haklar,
hakkın doğduğu tarihten itibaren beş yıl içinde istenmezse düşer.
Bu
Kanuna göre bağlanan gelir ve aylıklarını tahakkuk ettirildiği tarihlerden
itibaren aralıksız altı ay sonuna kadar tahsil etmeyenlerin gelir ve aylıkları,
gelir ve aylık bağlanma şartlarının devam edip etmediğinin tespiti amacıyla
durdurulur.
Genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin alacakları, hakkı
doğuran olayın öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl içinde istenmezse
zamanaşımına uğrar, hakkı doğuran olay tarihinden itibaren ise beş yıl sonunda
düşer.
–––––––––––––
(1) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 57
nci maddesiyle; bu fıkrada yer alan “meslek
hastalığı” ibaresinden sonra gelmek üzere “, vazife malûllüğü” ibaresi eklenmiş
ve metne işlenmiştir.
Sayfa 87
9856
Sigortalılar ile bunların hak sahiplerinin, genel sağlık sigortalıları ile
bakmakla yükümlü olduğu kişilerin, bu Kanunun uygulanması bakımından hak
ettikleri alacaklarının süresi içinde ödenememesi halinde, avans verilmesine
Kurum yetkilidir.
(Değişik yedinci fıkra: 17/4/2008-5754/57 md.) Sağlık hizmeti sunucularına, tahakkuk
etmiş alacaklarının % 75'i ilâ % 90'ı arasındaki tutar, faturaların teslim
tarihinden itibaren en geç kırkbeş gün içinde alacaklarından mahsuben avans
olarak ödenir. Doksan gün içinde de fatura ve eki belgelerin incelemesi
tamamlanarak geri kalan tutar ödenir.
(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/57 md.) 66 ncı madde gereği sağlanan sağlık
hizmetlerinin bedelleri için, yurt dışında bulunan sağlık hizmet sunucusunun
talebi halinde, sağlık hizmetinin sunumundan önce de avans ödenebilir.
Ücretlerden kesinti yapılmaması, özel sigortalara ilişkin hükümler ve sosyal
güvenlik sözleşmelerinin yürütülmesi
MADDE 98- İşveren,
sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası için kendisine düşen yükümlülükler
nedeniyle, sigortalıların ücretlerinden kesinti yapamaz. Bu Kanunda hüküm
bulunmayan hallerde özel sigortalara ilişkin hükümler, bu Kanun hükümlerinin
uygulanmasında dikkate alınmaz.
Bu
Kanun gereğince sağlık hizmetlerinden yararlananların ödemekle yükümlü
oldukları katılım payları, özel sigorta şirketleri tarafından teminat veya
ödeme konusu yapılamaz.
(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/58 md.) Yıllık veya daha uzun süreli tamamlayıcı
veya destekleyici özel sağlık sigortalarına ilişkin usûl ve esaslar Kurumun
uygun görüşü alınarak Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenir.
Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri kapsamında yapılacak her türlü
işlemler ve hesaplaşmalar, Kurum tarafından yürütülür. İlgili sözleşmelerde
irtibat kurumuna yapılan atıflar, Kuruma yapılmış sayılır.
İKİNCİ BÖLÜM
Çeşitli Hükümler
Sosyal güvenlikle ilgili düzenlemeler ve bildirimler
MADDE 99- Sosyal
güvenlik hak ve yükümlülükleri ile ilgili yapılacak her türlü kanunî düzenlemeler
bu Kanunda yapılır.
Bu
Kanun gereğince yapılacak bildirimler hakkında, 11/2/1959 tarihli ve 7201
sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır.
Bilgi ve belge isteme hakkı, bilgi ve belgelerin Kuruma verilme usûlü
MADDE 100- (Değişik:
17/4/2008-5754/59 md.)
5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamındaki
kuruluşlar, döner sermayeli kuruluşlar ile diğer gerçek ve tüzel kişiler
doğrudan, münferit olarak bilgi ve belge istenmesi hariç olmak üzere kamu
idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar ise Kurumla yapılacak
protokoller çerçevesinde, Devletin güvenliği ve temel dış yararlarına karşı
ağır sonuçlar doğuracak hâller ile özel hayat ve aile hayatının gizliliği ve
savunma hakkına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla özel kanunlardaki
yasaklayıcı ve sınırlayıcı hükümler dikkate alınmaksızın gizli dahi olsa Kurum
tarafından kişilerin sosyal güvenliğinin sağlanması, 6183 sayılı Kanuna göre
Kurum alacaklarının takip ve tahsili ile bu Kanun kapsamında verilen diğer görevler
ile sınırlı olmak üzere istenecek her türlü bilgi ve belgeyi sürekli ve/veya
belli aralıklarla vermeye, bilgilerin elektronik ortamda görüntülenmesini
sağlamaya, görüntülenen bu bilgilerin güvenliğini sağlamaya, muhafaza etmek
zorunda oldukları her türlü belge ile vermek zorunda oldukları bilgilere
ilişkin mikrofiş, mikrofilm, manyetik teyp, disket ve benzeri ortamlardaki
kayıtlarını ve bu kayıtlara erişim veya kayıtları okunabilir hale getirmek için
gerekli tüm sistem ve şifreleri incelemek için ibraz etmeye mecburdurlar.
Bu madde kapsamında ilgili kişi, kurum ve
kuruluşlar Kurumun belirleyeceği süre içerisinde söz konusu talebe cevap vermek
ve gereken kolaylığı göstermekle yükümlüdürler.
Kurum, bu Kanun gereği verilecek her türlü
belge veya bilginin internet, elektronik ve benzeri ortamda gönderilmesi
hususunda, gerçek ve tüzel kişileri zorunlu tutmaya, Kuruma verilmesi gereken
her türlü belge, bildirge ve taahhütnameyi diğer kamu idarelerine ait formlarla
birleştirmeye, söz konusu belgeleri kamu idarelerinin internet ve elektronik
bilgi işlem ortamından almaya, bu idarelere yapılacak bildirimleri Kuruma
verilmiş saymaya, bu Kanunun uygulaması ile ilgili işveren, sigortalı ve diğer
kurum, kuruluş ve kişilerin talepleri üzerine veya re’sen düzenleyeceği her
türlü bilgi ve belgeyi bilgi işlem ortamında oluşturmaya, bu
şekilde hazırlanacak olan bilgi ve
belgelerin sadece internet ve benzeri iletişim
ortamından ilgili kişilere verilmesini kararlaştırmaya yetkilidir. Elektronik
ortamda hazırlanacak bilgi ve belgeler adli ve idari makamlar nezdinde resmi
belge olarak geçerlidir.
Belge veya bilgileri internet, elektronik
ve benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulan gerçek ve tüzel kişilerin,
Kurumun bilgi işlem sistemlerinin herhangi bir nedenle hizmet dışı kalması
sonucu belge ve bilgiyi, bu Kanunda öngörülen sürenin son gününde Kuruma
gönderememesi ve muhteviyatı primleri de yasal süresi içinde ödeyememesi
halinde, sorunların ortadan kalktığı tarihi takip eden beşinci işgününün sonuna
kadar belge veya bilgiyi gönderir ve muhteviyatı primleri de aynı sürede Kuruma
öder ise bu yükümlülükleri Kanunda öngörülen sürede yerine getirmiş kabul
edilir.
Bu maddenin uygulanması ile ilgili usûl ve
esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Uyuşmazlıkların çözüm yeri
MADDE 101- Bu Kanunda
aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili
ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür.
ALTINCI KISIM
İdarî Para Cezaları ve Fesih Hükümleri
Kurumca verilecek idarî para cezaları
MADDE 102- (Değişik:
17/4/2008-5754/60 md.)
Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle
diğer kanunlarda aşağıda belirtilen fiiller için idari para cezası öngörülmüş
olsa dahi ayrıca bu Kanunun;
a) 1) 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile 61 inci
maddede belirtilen bildirgeyi, bu Kanunda belirtilen süre içinde ya da Kurumca
belirlenen şekle ve usûle uygun vermeyenler veya Kurumca internet, elektronik
veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu hâlde anılan ortamda
göndermeyenler hakkında her bir sigortalı için asgari ücret tutarında idari
para cezası uygulanır.
2) 8 inci maddenin birinci fıkrasında belirtilen
bildirgenin verilmediğinin, mahkeme kararından veya Kurumun denetim ve kontrolle
görevli memurlarınca yapılan tespitlerden ya da diğer kamu idarelerinin denetim
elemanlarının kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve
incelemelerden veya bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile
kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden anlaşılması
halinde bildirgeyi vermekle yükümlü olanlar hakkında her bir sigortalı için
asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası uygulanır.
3) İşyeri esas alınmak suretiyle bildirgenin verilmediğine
ilişkin; mahkemenin karar tarihinden, Kurumun denetim ve kontrolle görevli
memurlarının tespit tarihinden, diğer kamu kurum ve kuruluşlarının denetim
elemanlarının rapor tarihinden, bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu
idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi veya
belgelerin Kuruma intikal tarihinden itibaren bir yıl içinde bu bendin (2)
numaralı alt bendinde sayılan durumlardan biriyle tekrar bildirge
verilmediğinin anlaşılması halinde, bildirgeyi vermekle yükümlü olanlar
hakkında bu defa her bir sigortalı için asgari ücretin beş katı tutarında idari
para cezası uygulanır.
b) 11 inci maddesinde belirtilen
bildirgeyi, Kurumca belirlenen şekle ve usûle uygun vermeyenler veya Kurumca
internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu halde,
anılan ortamda göndermeyenler veya bu Kanunda belirtilen süre içinde Kuruma
vermeyenlere;
1) Kamu idareleri ile bilânço esasına göre
defter tutmak zorunda olanlar için asgari ücretin üç katı tutarında,
2) Diğer defterleri tutmak zorunda olanlar
için asgari ücretin iki katı tutarında,
3) Defter tutmakla yükümlü olmayanlar için
bir aylık asgari ücret tutarında,
idari para cezası uygulanır.
c) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası
uyarınca verilmesi gereken belgeleri, Kurumca belirlenen şekilde ve usûlde
vermeyenler ya da Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle
zorunlu tutulduğu halde anılan ortamda göndermeyenler veya belirlenen süre
içinde vermeyenlere her bir fiil için;
Sayfa 91
9858
1) Belgenin asıl olması halinde aylık
asgari ücretin iki katını geçmemek kaydıyla belgede kayıtlı sigortalı sayısı
başına, aylık asgari ücretin beşte biri tutarında,
2) Belgenin ek olması halinde, aylık
asgari ücretin iki katını geçmemek kaydıyla her bir ek belgede kayıtlı
sigortalı sayısı başına, aylık asgari ücretin sekizde biri tutarında,
3) Ek belgenin 86 ncı maddenin beşinci
fıkrasına istinaden Kurumca re'sen düzenlenmesi durumunda, aylık asgari ücretin
iki katını geçmemek kaydıyla her bir ek belgede kayıtlı sigortalı sayısı
başına, aylık asgari ücretin yarısı tutarında,
4) Belgenin mahkeme kararı, Kurumun
denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca yapılan tespitler veya
diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatları gereğince
yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde ya da bankalar,
döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve
kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden, hizmetleri veya kazançları Kuruma
bildirilmediği veya eksik bildirildiği anlaşılan sigortalılarla ilgili olması
halinde, belgenin asıl veya ek nitelikte olup olmadığı, işverence düzenlenip
düzenlenmediği dikkate alınmaksızın, aylık asgari ücretin iki katı tutarında,
idari para cezası uygulanır.
d) 59 uncu maddesi uyarınca Kurumun defter
ve belge incelemeye yetkili denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurları
tarafından veya 59 uncu maddesinin beşinci fıkrasında belirtilen serbest
muhasebeci malî müşavirler ile yeminli malî müşavirlerce düzenlenen raporlara
istinaden, Kuruma bildirilmediği tespit edilen eksik işçilik tutarının mal
edildiği her bir ay için, aylık asgari ücretin iki katı tutarında idari para
cezası uygulanır.
e) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki
yükümlülüğü Kurumca yapılan yazılı ihtara rağmen onbeş gün içinde mücbir sebep
olmaksızın tam olarak yerine getirmeyenlere;
1) Bilânço esasına göre defter tutmakla
yükümlü olanlar için, aylık asgari ücretin oniki katı tutarında,
2) Diğer defterleri tutmakla yükümlü
olanlar için, aylık asgari ücretin altı katı tutarında,
3) Defter tutmakla yükümlü değil iseler,
asgari ücretin üç katı tutarında,
4) Tutmakla yükümlü bulunulan defter ve
belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle verilmesi gereken ceza tutarını aşmamak
kaydıyla; defter ve belgelerin tümünü verilen süre içinde ibraz etmekle
birlikte; kanunî tasdik süresi geçtikten sonra tasdik ettirilmiş olan
defterlerin tasdik tarihinden önceki kısmı, işçilikle ilgili giderlerin
işlenmemiş olduğu tespit edilen defterler, sigorta primleri hesabına esas
tutulan kazançların kesin olarak tespitine imkân vermeyecek şekilde usûlsüz
veya noksan tutulmuş defterler, herhangi bir ay için sigorta primleri hesabına
esas tutulması gereken kazançların ve kazançlarla ilgili ödemelerin (sigorta
primine esas kazancın ödemeye bağlı olduğu durumlar dahil) o ayın dahil
bulunduğu hesap dönemine ait defterlere işlenmemiş olması halinde, o aya ait
defter kayıtları geçerli sayılmaz ve bu geçersizlik hallerinin gerçekleştiği
her bir takvim ayı için, aylık asgari ücretin yarısı tutarında; kullanılmaya
başlanmadan önce tasdik ettirilmesi zorunlu olduğu halde tasdiksiz tutulmuş
olan defterler geçerli sayılmaz ve tutmakla yükümlü bulunulan defter türü
dikkate alınarak bu bendin (1) ve (2) numaralı alt bentlerine göre; Vergi Usûl
Kanunu gereğince bilanço esasına göre defter tutulması gerekirken işletme
hesabı esasına göre tutulmuş defterler geçerli sayılmaz ve bu bendin (1)
numaralı alt bendine göre,
5) İşverenler tarafından ibraz edilen
aylık ücret tediye bordrosunda; işyerinin sicil numarası, bordronun ilişkin
olduğu ay, sigortalının adı, soyadı, sigortalının sosyal güvenlik sicil
numarası, ücret ödenen gün sayısı, sigortalının ücreti, ödenen ücret tutarı ve
ücretin alındığına dair sigortalının imzasının bulunması zorunludur. Belirtilen
unsurlardan herhangi birini ihtiva etmeyen (imza şartı yönünden makbuz
mukabilinde veya banka kanalıyla yapılan ödemeler hariç) ücret tediye
bordroları geçerli sayılmaz ve her bir geçersiz ücret tediye bordrosu için
aylık asgari ücretin yarısı tutarında,
idari para cezası uygulanır. İbraz süresi
geçirildikten sonra incelemeye sunulan ve tümünün veya bir bölümünün geçersiz
olduğu tespit edilen defter ve belgeler yönünden, ayrıca geçersizlik fiilleri
için idari para cezası uygulanmaz, sadece tutulan defter türü dikkate alınarak
bu bendin (1), (2) ve (3) numaralı alt bentlerine göre idari para cezası
uygulanır.
f) 85 inci maddesinin beşinci fıkrasında
ve 86 ncı maddesinin altıncı fıkrasında belirtilen yükümlülükleri belirtilen
sürede yerine getirmeyenlere, aylık asgari ücretin iki katı tutarında idari
para cezası uygulanır.
g) 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, 9
uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilenler için aynı
maddenin üçüncü fıkrasında, 47 nci maddesinin üçüncü fıkrasında ve 90 ıncı
maddenin birinci fıkrasında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen kurum
ve kuruluşlar ile tüzel kişilere, aylık asgari ücret tutarında idari para
cezası uygulanır. 8 inci maddesinin yedinci fıkrasında belirtilen
yükümlülükleri yerine getirmeyen kamu idareleri ile bankalara sigortalı başına
aylık asgari ücretin onda biri tutarında idari para cezası uygulanır.
h) 11 inci maddesinin üçüncü fıkrasında
belirtilen bildirim yükümlülüğünü yasal süresi içinde yerine getirmeyen ticaret
sicili memurlukları ile aynı maddenin altıncı fıkrasında belirtilen yükümlülüğü
yasal süresi içinde yerine getirmeyen kurum ve kuruluşlara yerine getirilmeyen
her bir bildirim yükümlülüğü için aylık asgari ücret tutarında idari para
cezası uygulanır.
ı) Kurumun denetim ve kontrolle görevlendirilmiş
memurlarının;
l) Bu Kanunun uygulanmasından doğan inceleme ve
soruşturma görevlerini yerine getirmeleri sırasında işverenler, sigortalılar,
işyeri sahipleri ve bu işle ilgili diğer kişiler görevlerini yapmasına engel
olamazlar; engel olanlar hakkında eylemleri başka bir suç oluştursa dahi,
asgari ücretin beş katı tutarında idari para cezası uygulanır.
2) Görevlerini yapmasını engellemek amacıyla cebir ve
tehdit kullanan işverenler, sigortalılar, işyeri sahipleri ve bu işle ilgili
diğer kişiler fiil daha ağır bir cezayı gerektiren ayrı bir suç teşkil etmediği
takdirde Türk Ceza Kanununun 265 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre
cezalandırılır. Bu suçu işleyenler hakkında ayrıca asgari ücretin on katı
tutarında idari para cezası uygulanır.
i) Kurum tarafından bu Kanunun 100 üncü
maddesi kapsamında Kurum tarafından istenen bilgi ve belgeleri belirlenen süre
içinde mücbir sebep olmaksızın vermeyen kamu idareleri, bankalar, döner
sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlar ile diğer gerçek ve
tüzel kişiler hakkında, aylık asgari ücretin beş katı tutarında, geç verilmesi
halinde ise aylık asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası uygulanır.9860
Mahkeme kararına, Kurumun denetim ve
kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca yapılan tespitler veya diğer kamu
idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatları gereğince yapacakları
soruşturma, denetim ve incelemelere ya da kamu idarelerinden alınan belgelere
istinaden düzenlenenler hariç olmak üzere, bildirgenin yasal süresi geçtikten
sonra ilgililerce kendiliklerinden verilmesi halinde, bu maddenin birinci
fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde öngörülen cezalar üçte ikisi oranında
uygulanır.
İdarî para cezası uygulanması 8 inci, 11
inci ve 86 ncı maddelerde belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi yükümlülüğünü
kaldırmaz.
İdarî para cezaları ilgiliye tebliğ ile
tahakkuk eder. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Kuruma ya da Kurumun
ilgili hesaplarına yatırılır veya aynı süre içinde Kuruma itiraz edilebilir.
İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazı reddedilenler, kararın kendilerine
tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine
başvurabilirler. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde, idari
para cezası kesinleşir.
İdarî para cezalarının, Kuruma itiraz
edilmeden veya yargı yoluna başvurulmadan önce tebliğ tarihinden itibaren onbeş
gün içinde peşin ödenmesi halinde, bunun dörtte üçü tahsil edilir. Peşin ödeme
idari para cezasına karşı yargı yoluna başvurma hakkını etkilemez. Ancak
Kurumca veya mahkemece Kurum lehine karar verilmesi halinde, daha önce tahsil
edilmemiş olan dörttebirlik ceza tutarı, 89 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü
de dikkate alınarak tahsil edilir.
Mahkemeye başvurulması idari para
cezasının takip ve tahsilini durdurmaz. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün
içinde ödenmeyen idari para cezaları, 89 uncu madde hükmü gereğince
hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir.
İdarî para cezaları on yıllık zamanaşımı
süresine tabidir. Zamanaşımı süresi, fiilin işlendiği tarihten itibaren başlar.
İdarî para cezaları hakkında, bu Kanun ve
16/5/2006 tarihli ve 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanununda hüküm
bulunmayan hallerde 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu
hükümleri uygulanır.
İdarî yaptırımlar ve fesih
MADDE 103- (Değişik:
17/4/2008-5754/61 md.)
Kurumca yapılan inceleme neticesinde;
a) Sağlık hizmeti sunulmadığı halde sağlık
hizmetini fatura ettiği,
b) Faturayı veya faturaya dayanak
oluşturan belgeleri, gerçeğe aykırı olarak düzenlediği,
c) 64 üncü madde gereğince kapsam dışı
tutulan sağlık hizmetlerini, kapsam içinde olan sağlık hizmetleri gibi
gösterdiği,
d) Sağlık hizmetlerine hak kazanmayan
kişilere, sağlık hizmeti sunarak Kuruma fatura ettiği,
e) 73 üncü madde gereğince belirlenen tavanın
üzerinde ilave ücret aldığı,
tespit edilen sağlık hizmeti sunucuları
hakkında genel hükümlere göre takip yapılır. Bu fiiller nedeniyle Kurumun
yersiz ödediği tutar 96 ncı maddeye göre geri alınır. Ayrıca bu fiilleri
işleyen veya sağlık hizmeti satınalınmasına ilişkin sözleşmelerde belirtilen
hükümlere aykırı davrandığı tespit edilen sağlık hizmeti sunucularının Kurum
ile yaptıkları sözleşmeleri feshedilebilir ve Kurumca belirlenecek süre içinde
tekrar sözleşme yapılmaz.
71 inci maddede yer alan kimlik tespiti
yükümlülüğünü yapmayan ve bu nedenle bir başka kişiye sağlık hizmeti sunulması
nedeniyle Kurumun zarara uğramasına sebebiyet veren sağlık hizmeti
sunucularından uğranılan zarar geri alınır.
YEDİNCİ KISIM
Yürürlükten Kaldırılan, Değiştirilen, Son ve Geçici Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Değiştirilen ve Yürürlükten Kaldırılan
Hükümler
Diğer kanunlardaki atıflar
MADDE 104- (Değişik
birinci fıkra: 17/4/2008-5754/62 md.) Bu Kanunla
yürürlükten kaldırılmayan hükümleri saklı kalmak kaydıyla, 17/7/1964 tarihli ve
506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı,
17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı ve 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı kanunlara
yapılan atıflar ile ilgili mevzuatında emeklilik, malûllük, vazife malûllüğü ve
sosyal sigorta haklarına, yardımlarına ve yükümlülüklerine, iştirakçiliğe ve
sigortalılığa, dul, yetim ve hak sahipliği şartlarına, emekli ikramiyesine, ek
ödemelere, sağlık hizmetleri veya tedavi bedellerinin ödenmesine ilişkin
yapılan atıflar bu Kanunun ilgili maddelerine yapılmış sayılır.
27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununda
kadrosuzluk tazminatının ödenmesine ilişkin T.C. Emekli Sandığına yapılmış olan
atıf ile diğer kanunlarda T.C. Emekli Sandığına, Sosyal Sigortalar Kurumuna,
Bağ-Kur'a yapılmış atıflar Kuruma yapılmış sayılır.
Uygulanmayacak hükümler (1)
MADDE 105- (Değişik: 17/4/2008-5754/63 md.)
21/4/2005 tarihli ve 5335 sayılı Kanunun
30 uncu maddesi, 26/10/1990 tarihli ve 3671 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi ile
10/7/1987 tarihli ve 285 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesinin
onbirinci fıkrası hariç olmak üzere, diğer kanunların bu Kanuna aykırı
hükümleri uygulanmaz.
Yürürlükten kaldırılan hükümler
MADDE 106 – (Değişik: 17/4/2008-5754/64 md.)
1) 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal
Sigortalar Kanununun 142 ve 143 üncü, ek 36 ncı, geçici 20 nci, geçici 81 inci
ve geçici 87 nci maddeleri hariç diğer maddeleri,
2) 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı Esnaf
ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun
83, 84, geçici 10 uncu ve ek geçici 6 ncı maddeleri hariç diğer maddeleri,
3) 29/8/1977 tarihli ve 2108 sayılı Muhtar
Ödenek ve Sosyal Güvenlik Yasasının 5 inci maddesi,
4) 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı
Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu,
5) 24/5/1983 tarihli ve 2829 sayılı Sosyal
Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında
Kanun,
––––––––––––––––
(1) Bu madde
başlığı “Değiştirilen, eklenen ve uygulanmayacak hükümler” iken, 17/4/2008
tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 63 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.
6) 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı Tarım
İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununun 1 ilâ 5 inci, 13 ilâ 17 nci, 24 üncü ve 33
üncü maddeleri,
7) 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet
Memurları Kanununun 107 nci, 209 uncu ve ek 22 nci maddeleri,
8) 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye
Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 12 ilâ 19 uncu maddeleri, 23 üncü maddesi,
30 ilâ 39 uncu maddeleri, 41 ilâ 55 inci maddeleri, 57 ilâ 59 uncu maddeleri,
61 ilâ 64 üncü maddeleri, 66 ilâ 71 inci maddeleri, 72 nci maddesinin birinci,
ikinci ve üçüncü fıkraları, 73 ilâ 80 inci maddeleri, 82 ilâ 88 inci maddeleri,
90 ilâ 100 üncü maddeleri, 102 nci maddesi, 104 ilâ 124 üncü maddeleri, 127 ilâ
129 uncu maddeleri, 131 ilâ 135 inci maddeleri, ek 2 ilâ ek 4 üncü maddeleri,
ek 8 ve ek 9 uncu maddeleri, ek 11 inci maddesi, ek 13 ilâ ek 19 uncu
maddeleri, ek 21 ilâ ek 23 üncü maddeleri, ek 25 ilâ ek 27 nci maddeleri, ek 29
ve ek 30 uncu maddeleri, ek 31 inci maddesinin (a) ve (b) bentleri, ek 32 ilâ
ek 39 uncu maddeleri, ek 46 ila ek 49 uncu maddeleri, ek 56 ve ek 57 nci
maddeleri, ek 59 uncu maddesi, ek 67 ilâ ek 70 inci maddeleri, ek 72 ilâ ek 76
ncı maddeleri, ek 78 inci maddesi, ek 80 inci maddesi, geçici 8 inci maddesi,
geçici 15 inci maddesi, geçici 16 ncı maddesi, geçici 54 üncü, geçici 65 inci,
geçici 85 inci, geçici 86 ncı, geçici 88 inci, geçici 96 ilâ geçici 98 inci,
geçici 103 üncü, geçici 104 üncü, geçici 109 ilâ geçici 113 üncü, geçici 115
ilâ geçici 118 inci, geçici 120 nci, geçici 139 ilâ geçici 140 ıncı, geçici 146
ncı, geçici 147 nci, geçici 150 ilâ geçici 151 inci, geçici 153 üncü, geçici
157 nci, geçici 159 uncu, geçici 161 ilâ geçici 166 ncı, geçici 170 inci,
geçici 171 inci, geçici 173 üncü, geçici 176 ncı, geçici 180 inci, geçici 182
ilâ geçici 186 ncı, geçici 190 ilâ geçici 192 nci, geçici 195 ilâ geçici 200
üncü, geçici 203 üncü, geçici 204 üncü, geçici 207 nci ve geçici 208 inci,
geçici 210 ilâ geçici 212 nci, geçici 216 ncı, geçici 218 ilâ geçici 220
nci, ek geçici 1 inci, ek geçici 2 nci, ek geçici 7 nci, ek geçici 8 inci, ek
geçici 11 inci, ek geçici 19 uncu, ek geçici 20 nci, ek geçici 22 nci ve ek
geçici 23 üncü maddeleri,
9) 1/10/1992 tarihli ve 3841 sayılı
Kanunun geçici 1 inci maddesi, 24/11/1994 tarihli ve 4049 sayılı Kanunun geçici
1 inci maddesi ve 13/6/2001 tarihli ve 4677 sayılı Kanunun geçici 1 inci
maddesi,
10) 14/1/1988 tarihli ve 311 sayılı
Memurlar ve Diğer Kamu Görevlileri ile İlgili Bazı Kanunlarda Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 3 üncü maddesi,
11) 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı
İşsizlik Sigortası Kanununun 50 nci maddesinin beşinci fıkrası ile altıncı
fıkrasının ikinci cümlesi ve 56 ncı maddesinin (C) fıkrası,
12) 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı
Avukatlık Kanununun 186 ilâ 188 inci ve 191 inci maddeleri,
13) 18/1/1972 tarihli ve 1512 sayılı
Noterlik Kanununun 201 ilâ 203 üncü maddeleri,
14) 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık
Hizmetleri Temel Kanununun 3 üncü maddesinin (d) bendi ile geçici 3 üncü
maddesi,
Sayfa 96
9863
15) 22/1/1990 tarihli ve 399 sayılı Kamu
İktisadi Teşebbüsleri Personel Rejiminin Düzenlenmesi ve 233 Sayılı Kanun
Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun
Hükmünde Kararnamenin 32 nci maddesindeki "resmî ve özel sağlık
kuruluşlarında ayakta ve yatarak tedavileri ile" ibaresi,
16) 4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı
Emniyet Teşkilâtı Kanununun 89 uncu maddesi,
17) 1/11/1983 tarihli ve 2937 sayılı
Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilâtı Kanununun 18 inci
maddesi,
18) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı
Terörle Mücadele Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde
yer alan “ve tedavi ettirilirler” ile (g) bendinde yer alan "ve tedavileri
yaptırılır" ibaresi,
19) 23/4/1981 tarihli ve 2453 sayılı Yurt
Dışında Görevli Personele Nakdi Tazminat Verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "ile yaralanan veya
sakat kalanların tedavi giderleri" ibaresi,
20) 15/5/1959 tarihli ve 7269 sayılı Umumi
Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara
Dair Kanunun 10 uncu maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları,
21) 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65
Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık
Bağlanması Hakkında Kanunun 7 nci maddesi,
22) 24/2/1968 tarihli ve 1005 sayılı
İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı
Bağlanması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin ikinci fıkrası,
23) 10/2/1954 tarihli ve 6245 sayılı
Harcırah Kanununun 18 inci maddesinin (c) bendi ile 20 nci maddesi,
24) 8/5/1985 tarihli ve 3201 sayılı
Kanunun 7 nci, 11 inci, geçici 1 ilâ geçici 4 üncü maddeleri ile aynı Kanunda
geçen "döviz" ibareleri,
25) 22/2/2006 tarihli ve 5458 sayılı
Kanunun 4 üncü maddesi,
26) 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş
Kanununun 65 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “Kısa çalışma ödeneği
aldığı süre içinde işçinin hastalık ve analık sigortasına ait primler İşsizlik
Sigortası Fonu tarafından 2/3 oranında Sosyal Sigortalar Kurumuna aktarılır. Bu
primler, sigorta primlerinin hesabında esas alınan en alt kazanç sınırı
üzerinden hesaplanır.” cümleleri,
27) 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı
Bankacılık Kanununun geçici 23 üncü maddesi,
yürürlükten kaldırılmıştır.
18/6/1992 tarihli ve 3816 sayılı Kanun bu
Kanunun yürürlük tarihinden itibaren iki yıl sonra, 506 sayılı Kanunun ek 36
ncı ve geçici 20 nci maddeleri ise bu Kanunun geçici 20 nci maddesinde
belirtilen devir işlemlerinin tamamlanmasından sonra yürürlükten
kaldırılmıştır.
Yönetmelikler
MADDE 107- Bu Kanunda
bahsi geçen yönetmelikler bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren bir yıl
içerisinde çıkarılır. Kurum, bu Kanunun diğer maddelerinin uygulanmasına
ilişkin usûl ve esasları yönetmelik ile düzenleme yetkisine sahiptir.
İKİNCİ BÖLÜM
Geçici ve Son Hükümler
Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortasına ilişkin bazı geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 1- (Değişik:
17/4/2008-5754/68 md.)
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten
önce, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ile 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal
Sigortalar Kanununa tabi olanlar, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendi kapsamında, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer
Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu ve bu Kanunla mülga 2926 sayılı
Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa tabi
olanlar, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında,
5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa tabi olanlar, bu
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında kabul edilir.
17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971
tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga
17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı kanunlara göre bağlanan veya hak kazanan;
aylık, gelir ve diğer ödenekler ile 8/2/2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1
inci maddesine göre ödenmekte olan ek ödemenin verilmesine devam edilir. Bu
gelir ve aylıkların durum değişikliği nedeniyle artırılması, azaltılması,
kesilmesi veya yeniden bağlanmasında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili
kanun hükümleri uygulanır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih
itibarıyla 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı ve 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı
kanunlara göre ödenmekte olan sosyal yardım zammı ile telafi edici ödeme
tutarları, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte ödenen tutarlar esas alınarak,
ilgililerin gelir ve aylıklarına ilâve edilerek ödenir. Sosyal yardım zammının
ilavesinde tamamı dağıtılacak şekilde, hak sahiplerinin gelir ve aylıklardaki
hisseleri esas alınır.
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a) ve (b) bentlerine göre sigortalı sayılanlara ve bunların hak
sahiplerine bağlanmış olan aylık ve gelirler, 55 inci maddenin ikinci fıkrasına
göre artırılır.
506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı
kanunlar kapsamında geçen sigortalılık süresi fiili hizmet süresi ve prim ödeme
gün sayısı, genel sağlık sigortasının uygulanmasında gerekli olan sigortalılık
süresi ve prim ödeme gün sayılarında dikkate alınır.
Bu Kanundan önce yürürlükte bulunan sosyal
güvenlik kanunlarına tâbi geçen çalışmalar için bağlanacak aylıkların hesabı
GEÇİCİ MADDE 2 – (Değişik: 17/4/2008-5754/68 md.)
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce
17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983
tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı
kanunlara tabi olanlara bağlanacak yaşlılık aylıkları aşağıdaki şekilde
hesaplanır:
a) Sigortalının bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihe kadar geçen sürelerdeki prim ödeme gün sayılarına veya fiilî
hizmet süresine ait aylık; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki kanun
hükümlerine göre, aylık talep tarihindeki toplam prim ödeme gün sayısı veya
fiilî hizmet süresi üzerinden, bu Kanunun yürürlük tarihi itibarıyla
hesaplanacak aylığının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadarki prim ödeme
gün sayısı veya fiilî hizmet süresi ile orantılı bölümü, aylık talep tarihine
kadar geçen yıllar için, her yıl gerçekleşen güncelleme katsayısı ile
çarpılarak hesaplanır.
Sayfa 98
9865
b) Sigortalının bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten sonra geçen sürelerdeki prim ödeme gün sayılarına ait aylığı,
aylık talep tarihindeki toplam prim ödeme gün sayısı üzerinden 29 uncu madde
hükümlerine göre hesaplanacak aylığının, bu Kanunun yürürlük tarihinden sonraki
prim ödeme gün sayısına orantılı bölümü kadardır. Ancak, Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten önce 3600 prim gün sayısını doldurmamış olan sigortalıların
yaşlılık aylığı bağlama oranının hesabında, sigortalının Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten sonra geçen ve Kanunun yürürlük tarihinden önceki prim gün
sayısını 3600 güne tamamlayan hizmet sürelerinin her 360 günü için % 3 oranı
esas alınır.
c) Aylık, (a) ve (b) bentlerine göre
hesaplanan kısmî aylıkların toplamından oluşur. Aylıklar ayrıca 29 uncu
maddenin son fıkrasına göre artırılarak belirlenir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih
itibarıyla 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici 82 nci maddesinin (a)
bendine göre gösterge sistemi içinde hesaplanacak kısmî aylıklara esas
gösterge, sigortalıların ortalama yıllık kazanç hesabına giren takvim yılı
sayısı esas alınmak suretiyle hazırlanacak olan gösterge ve üst gösterge tespit
tabloları esas alınarak belirlenir.
Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar geçen
sürelere ilişkin aylığın hesabında esas alınan asgari aylık tutarı ile
17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici 82 nci maddesinin ikinci
fıkrasına göre belirlenen eski tam aylık tutarı, toplam prim ödeme gün sayısı
içinde bu Kanunun yürürlük tarihine kadar geçen prim ödeme gün sayısının
oranına tekabül eden tutar üzerinden esas alınır.
Yurt dışı hizmet borçlanması yapanların
aylıkları da yukarıda belirtilen fıkralara göre hesaplanır.
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında sigortalı sayılanlardan, bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten önce ilgili kanun hükümleri ile bu madde hükümlerine
göre yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra çalışmaya başlaması nedeniyle aylıkları
kesilenlerden, işten ayrılarak yeniden yaşlılık aylığı bağlanması için yazılı
istekte bulunanların yeni aylıkları, bu Kanunun 30 uncu maddesinin üçüncü
fıkrasına göre hesaplanır.
Malûllük ve ölüm aylıkları, bu Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılar için
yukarıdaki fıkralarda belirtilen hükümler, (b) bendi kapsamındaki sigortalılar
için ise bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümlere göre esas alınan
süreler dikkate alınarak 27 nci veya 33 üncü madde hükümlerine göre hesaplanır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce
sigortalı veya iştirakçi olup, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra
aylık talebinde bulunanlardan, farklı sosyal güvenlik kurumlarına ya da bu
Kanunda belirtilen sigortalılık hallerinden birden fazlasına tabi olanlara
aylık bağlanmasına esas alınacak kanun, bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun
hükümlerine göre tespit olunur ve bunlar hakkında, bu Kanunun geçici
maddelerindeki hükümler uygulanır. Ancak, bunlardan bu Kanunun geçici 4 üncü
maddesi kapsamına girmeyenlere 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaz. Bu
Kanunla mülga 2829 sayılı Kanuna göre 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanması
gerekenlerden, bu Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına girmeyenler için, bu
maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b)
bentleri esas alınır. (a) bendi hükümlerinin
uygulamasına esas alınacak kanun, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (c) bendi kapsamında geçen süreler hariç, bu Kanunla mülga 2829
sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenir. Bu Kanuna tabi hizmetlerle 506 sayılı
Kanunun geçici 20 nci maddesine tabi sandıklarda geçen hizmetlerin
birleştirilmesinde de bu fıkra hükümleri esas alınmak suretiyle bu Kanunla
mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.
Önceki mevzuat hükümlerinin uygulanması (1)
GEÇİCİ MADDE 3- (Değişik:
17/4/2008-5754/68 md.)
Bu Kanuna göre çıkarılması gereken
yönetmelikler ile diğer düzenlemeler yürürlüğe girinceye kadar, mevcut tüzük ve
yönetmelikler ile diğer düzenlemelerin, bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri
uygulanmaya devam edilir.
5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 4- (Değişik:
17/4/2008-5754/68 md.)
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih
itibarıyla 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanuna göre; aylık, tazminat, harp
malûllüğü zammı, diğer ödemeler ve yardımlar ile 8/2/2006 tarihli ve 5454
sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre ek ödeme verilmekte olanlara, bu Kanunla
yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunda kendileri için
belirtilmiş olan şartları haiz oldukları müddetçe bunların ödenmesine devam
olunur. Ancak, 5 ilâ 10 yıl arasında fiili hizmet süresi olan iştirakçilerden
dolayı dul ve yetim aylığı almakta olanların, aylık ve diğer ödemeleri, bu
Kanunun 32 nci, 34 üncü ve 37 nci maddelerindeki şartları haiz oldukları
müddetçe devam edilir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce
iştirakçiliği sona erenlerden tahsis talebinde bulunacaklar ile bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsis
talebinde bulunanlardan işlemleri devam edenler hakkında, bu Kanunla
yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre
işlem yapılır.
5434 sayılı Kanuna göre iştirakçi olup bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (c) bendine tabi olarak çalışmaya başlayanlardan vazife malûllüğü
kapsamına girenler hakkında, bu Kanunun 47 nci maddesinin birinci fıkrasına
göre işlem yapılır.
Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı
takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi
olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c)
bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri
hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun
hükümlerine göre işlem yapılır.
Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının
bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan
ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile
emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de
dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin
uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır.
––––––––––––––
(1) Bu madde başlığı “Önceki mevzuat hükümlerinin uygulanması, Devlet
katkısı ve geçici iş göremezlik ödeneği” iken, 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı
Kanunun 68 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce
5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmaya başlamış olup, çalışmaya
başlamadan önce ilgili mevzuatına göre alınmış ve en az % 40 oranında özürlü
olduklarını gösterir sağlık kurulu raporu bulunanlar ile en az % 40 oranında
doğuştan özürlü olduklarını belgeleyenlerden aylık talep tarihinde bu Kanunun 4
üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlara; en
az 5400 gün uzun vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş ya da emekli keseneği
ödenmiş olması kaydıyla, istekleri halinde bu madde hükümleri esas alınarak
yaşlılık aylığı bağlanır. Ancak çalışmaya başladıktan sonra, Kurumca
yetkilendirilen sağlık hizmet sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun
düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, Kurum
Sağlık Kurulunca çalışma gücündeki kayıp oranının;
a) % 50 ilâ % 59 arasında olduğu anlaşılan
sigortalılar, en az 5760,
b) % 40 ilâ % 49 arasında olduğu anlaşılan
sigortalılar, en az 6480,
gün uzun vadeli sigorta kolları primi
bildirilmiş olması kaydıyla, haklarında bu fıkra hükümleri uygulanır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte kamu
idarelerinde hizmet akdi ile veya sözleşmeli olarak çalışanlardan; ilgili
kanunları gereği 5434 sayılı Kanun ile ilgilendirilenler aynı statüde çalışmaya
devam ettikleri sürece, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c)
bendine göre sigortalı sayılırlar ve bunlar hakkında bu madde hükümleri
uygulanır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce
iştirakçi olup, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanların kesenek ve
karşılıkları, fiili hizmet zammı ve itibari hizmet süresi karşılıkları ile %100
artış farkları hakkında 5434 sayılı Kanunun bu Kanunun yürürlüğe girmeden
önceki hükümleri uyarınca işlem yapılır. (Değişik ikinci cümle:
31/7/2008-5797/3 md.) Geçici
12 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca kamu idarelerinin sağlık hizmetlerinin
sağlanmasına ilişkin görevlerinin Kurum tarafından devralındığı tarihten
itibaren, kamu idarelerince bu kapsamdaki sigortalılar için her ay emekli
keseneklerine esas aylıklarının % 12’si oranında ayrıca genel sağlık sigortası
primi ödenir. Bunlar için Kanunun 81 inci maddesinin
(h) fıkrası uyarınca ödenecek ek karşılıkların hesabında, genel sağlık
sigortası primi tutarları dikkate alınmaz.
5434 sayılı Kanuna göre ödenen aylıklar
ile bu madde kapsamında bağlanacak aylıklar, memur maaş katsayılarındaki
artışlara göre yükseltilir. Ayrıca 5434 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten sonra barem, teşkilat, kadro ve sair kanunlar ile aynı rütbe, kadro ve
sair kanunlarda yapılacak değişiklikler sonucunda aylık tutarlarında meydana
gelecek yükselmeler, aynı rütbe, kadro unvanı ve dereceden bağlanmış bulunan
emeklilik, malûllük ve vazife malûllüğü aylıkları ile dul ve yetim aylıkları
hakkında da uygulanır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Polis
Akademisi ile fakülte ve yüksek okullarda Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına
okuyan veya kendi hesabına okumakta iken Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına
okumaya devam eden öğrenciler ile Emniyet Hizmetleri Sınıfında 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmakta olanların, bahse konu
okullarda geçen başarılı eğitim süreleri, istekleri halinde; borçlanma talep tarihinde ilgisine göre en az aylık
alan polis veya komiser
Sayfa 101
9868
yardımcısının emekli keseneğine esas unsurları üzerinden,
bu sürelere ait sigortalı ve işveren hissesi priminin tamamı borçlandırılmak
suretiyle hizmetten sayılır. Bundan doğacak borç tutarının tamamı borcun tebliğ
edildiği tarihten itibaren iki yıl içinde kendileri tarafından ödenir. Ayrıca,
bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce üniversitelerin çeşitli fakülte, yüksek
okul veya meslek yüksek okullarında kendi hesabına öğrenim yaptıktan sonra
muvazzaf astsubay nasbedilenlerin sözü edilen okullarda geçen başarılı öğrenim
süreleri de istekleri halinde; borçlanma talep tarihinde en az aylık alan
astsubay çavuşun emekli keseneğine ait unsurlar üzerinden, bu fıkradaki esaslar
dâhilinde borçlandırılarak tahsil edilmek suretiyle hizmetten sayılır.
Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce,
seçimler neticesinde belediye başkanı olarak görev yapmış olup, bu Kanunun
yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı Kanunun bu Kanunla yürürlükten kaldırılan
ek 68 inci maddesine göre makam tazminatı ve buna bağlı olarak temsil veya
görev tazminatı ödenenler hariç olmak üzere, sosyal güvenlik kanunlarına göre
emeklilik veya yaşlılık aylığı almakta olanlardan; 5434 sayılı Kanunun bu
Kanunla yürürlükten kaldırılan 39 uncu maddesine göre aylık bağlanması
şartlarını haiz olanlara, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren, bu
kişilerden bu Kanunun yürürlük tarihi itibarıyla 5434 sayılı Kanunun bu Kanunla
yürürlükten kaldırılan 39 uncu maddesine göre aylık bağlanması şartlarını haiz
olmayanlara ise bu şartları haiz oldukları tarihten itibaren 5434 sayılı
Kanunun bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ek 68 inci maddesinde belirtilen
şartlar da dikkate alınarak, emsali belediye başkanının almakta olduğu makam
tazminatı ve buna bağlı olarak temsil veya görev tazminatı tutarı, almakta
oldukları emeklilik veya yaşlılık aylıklarına ilâve edilmek suretiyle ödenir.
Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce seçimler neticesinde belediye başkanı
olarak görev yapmış olup, bu Kanuna göre sigortalı iken yaşlılık aylığı
bağlananlardan; 5434 sayılı Kanunun bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 39 uncu
maddesine göre aylık bağlanması şartlarını haiz olanlara bu Kanunun geçici 2
nci ve geçici 4 üncü maddeleri hükümleri de dikkate alınarak bu fıkrada
belirtilen şartlar dahilinde söz konusu tazminatlar aylıklarına ilâve edilmek
suretiyle ödenir. Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce seçimler neticesinde
belediye başkanı olarak görev yapmış olanlardan ölenlerin bu
Kanunun 32 nci maddesinde belirtilen şartlara sahip olmaları halinde,
5434 sayılı Kanunun bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ek 68 inci maddesinde
belirtilen şartlar da dikkate alınarak, hak sahiplerine bu Kanunun 34 üncü,
geçici 1 inci, geçici 2 nci ve geçici 4 üncü maddeleri hükümlerine göre söz
konusu tazminatlar bu Kanunun yürürlük tarihinden önce ölenler için bu Kanunun
yürürlük tarihinden itibaren, bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra ölenler için
ise ölüm tarihinden itibaren ölüm aylıklarına eklenmek suretiyle ödenir. Bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce seçimler neticesinde belediye başkanı
olarak görev yapmış olanlardan; malûllük aylığı almakta olanlar ile malûllük
aylığına hak kazanacaklar 5434 sayılı Kanunun bu Kanunla yürürlükten kaldırılan
39 uncu maddesinde belirtilen aylık bağlamaya ilişkin şartlar dikkate
alınmaksızın yukarıda belirtilen tazminat haklarından yararlandırılır. Bu
fıkraya göre tazminat tutarları ödendikçe Hazineden tahsil edilir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten
önceki dönemlere ait 5434 sayılı Kanundan kaynaklanan alacakların takip ve
tahsil işlemleri 5434 sayılı Kanunun bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili
hükümlerine göre Kurumca sonuçlandırılır. Ancak bunlardan bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten önce Maliye Bakanlığının ilgili birimleri tarafından takip ve
tahsil işlemleri başlatılmış olanların işlemleri bunlar tarafından
sonuçlandırılır.
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalıların borçlandığı, ihya ettiği
hizmetleri ile birlikte bu Kanuna göre aylığa hak kazanmaları ve müracaat
etmeleri halinde, paranın ödendiği tarihi takip eden ay başından itibaren
kendilerine aylık bağlanır. Ancak emeklilik ikramiyesi ödenmiş süreler
emeklilik ikramiyesinde nazara alınmaz.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce
ölen, ancak bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümlerine göre
ölüm aylığının bağlanabilmesi için yeterli prim ödeme gün sayısı olmayan
sigortalının hak sahiplerinin, prim ödeme gün sayısı bakımından bu Kanun
hükümlerine göre ölüm aylığına hak kazanması halinde, müracaat tarihini takip
eden aybaşından itibaren, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 5434 sayılı Kanun
hükümlerine göre hesaplanacak aylıkları, bu Kanunun 32 nci, 34 üncü ve 37 nci
maddelerine göre ödenir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce
5434 sayılı Kanuna göre iştirakçi olup bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten
sonra bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında sigortalılığı
bulunmayanların borçlandığı, ihya ettiği hizmetleri ile birlikte bu Kanuna göre
aylığa hak kazanmaları ve müracaat etmeleri halinde, bu maddeye göre
borçlandığı ve ihya ettiği hizmetlerine ait paranın ödendiği tarihi takip eden
ay başından itibaren kendilerine bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 5434 sayılı
Kanun hükümlerine göre hesaplanarak aylık bağlanır. Hak sahipleri hakkında bu
fıkra hükmü uygulanmak suretiyle aylığa hak kazandıklarında hesaplanan
aylıkları, bu Kanunun 32 nci, 34 üncü ve 37 nci maddelerine göre ödenir. Ancak
bu süreler emeklilik ikramiyesinde nazara alınmaz.
Kesenek veya toptan ödemeleri zamanaşımına
uğramış olması nedeniyle hizmetleri tasfiye edilmiş olanların, tasfiye edilmiş
süreleri bu Kanuna göre birleştirilecek hizmetlerden kabul edilir.
Sayfa 103
9870
Personel
mevzuatına göre almış oldukları disiplin cezası sonucu 23/4/1999 tarihi ile
14/2/2005 tarihleri arasında memuriyetleri sona erenlerden, 22/6/2006 tarihli
ve 5525 sayılı Kanun uyarınca haklarında verilmiş disiplin cezaları bütün
sonuçları ile ortadan kaldırılanların, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren
altı ay içerisinde Kuruma müracaatları halinde, görevlerinden ayrıldıkları
tarih ile göreve başladıkları tarih arasındaki prim veya kesenek ödenmemiş
süreleri, istekleri halinde, görevlerinden ayrıldıkları derece ve kademelerine
prim veya kesenek ödenmemiş veya borçlanmak istedikleri sürenin her üç yılına
bir derece ve her yılına bir kademe verilmek ve öğrenim durumları itibariyle
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesindeki yükselebilecekleri
dereceleri geçmemek üzere tespit edilecek derece, kademe ve ek göstergeleri ile
emekli keseneğine esas aylığın hesabına ait tüm unsurların toplamının müracaat
tarihinde yürürlükte olan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarlar esas
alınarak, yine o tarihteki kesenek ve karşılık oranları borçlandırılmak
suretiyle hizmetten sayılır. Bundan doğacak borç tutarının tamamı borcun tebliğ
edildiği tarihten itibaren iki yıl içinde kendileri tarafından eşit taksitlerle
veya defaten ödenir.
Toptan
ödeme ve ihya geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 5- (Değişik:
17/4/2008-5754/68 md.)
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için bu Kanuna göre
yapılacak toptan ödemelerin, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki
hizmet sürelerine ait bölümü, bu Kanunla bazı maddeleri yürürlükten kaldırılan
ilgili kanun hükümlerine göre bu Kanunun yürürlük tarihi itibarıyla
hesaplanarak, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih ile toptan ödemenin
yapılmasına ilişkin yazılı istek tarihine kadar geçen yıllar için her yılın
güncelleme katsayısı ile çarpılarak bulunan tutar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten sonraki süreler için bu Kanuna göre hesaplanan toptan ödeme tutarına
ilâve edilerek ödenir.
Sayfa 104
9871
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten önce toptan ödeme yapılarak tasfiye edilen hizmetlerin
31 inci, 36 ncı ve 41 inci maddelere göre ihyasında veya borçlanılmasında, bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunla bazı maddeleri
yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümlerine göre hesaplanan tutarı, bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarih ile ihya talebine ilişkin yazılı istek tarihi
arasında geçen yıllar için, her yılın güncelleme katsayısı ile çarpılarak
bulunan değeri dikkate alınır.
506 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 6- 17/7/1964
tarihli ve 506 sayılı Kanuna göre 1/4/1981 tarihinden önce malûllük, yaşlılık
ve ölüm sigortalarına tescil edilmiş olanlar hakkında, bu Kanunun 38 inci
maddesinin ikinci fıkrasındaki sigortalılık süresinin 18 yaşın doldurulduğu
tarihten başlayacağına ilişkin hükmü uygulanmaz.
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga ek 24 üncü maddesinde sayılan
kurum ve kuruluşlarca, Kuruma ödenmeyen sosyal yardım zamları, Hazine
tarafından ilgili kurum ve kuruluşlardan tahsil edilmek üzere Kuruma ödenir.
(Değişik
üçüncü fıkra: 17/4/2008-5754/69 md.) 17/7/1964
tarihli ve 506 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılmış olan işyeri tescilleri,
bu Kanun hükümlerine göre yapılmış sayılır.
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 86 ncı maddesi hükmüne göre
topluluk sigortasına tâbi olanların ödedikleri iş kazası, meslek hastalığı,
hastalık, analık, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri genel sağlık
sigortası dahil bu Kanuna göre ödenmiş sayılır. Bu süreler yatırıldıkları
sigorta kolları bakımından başlangıç süresi ve prim ödeme gün sayısı olarak
kabul edilir.
Bu
Kanunun yürürlük tarihi itibarıyla 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga
86 ncı maddesine göre malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları bakımından
topluluk sigortasına devam edenler, bu Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında
durumları değerlendirilerek, durumlarına uyan bent kapsamında sigortalı
sayılırlar. Bunların kendileri veya işverenleri tarafından verilmesi gereken
belgeler en geç üç ay içinde Kuruma verilmek zorundadır.
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 96 ncı maddesinin ikinci fıkrasına
göre Sosyal Sigortalar Kurumuna devir olan sandıklardan 23/1/1968 tarihli ve
991 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesine göre bağlanmış emekli, adi malûllük
veya vazife malûllüğü aylıkları ile 23/1/1968 tarihli ve 991 sayılı Kanunun
geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrasına göre Kurumca bağlanan aylıklarla dul
ve yetim aylıkları (aylık alan tek kişi de olsa) toplamı, net asgarî ücretin %
70'inden aşağı olamaz.
Aylık bağlama şartları bakımından bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılarak aylık bağlanacaklar için;
a)(Mülga: 17/4/2008-5754/69 md.)9872
b) (Değişik: 17/4/2008-5754/69 md.) 28 inci maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen 5400
günlük süre ilk defa;
1) 30/4/2008 tarihi ile 31/12/2008
tarihleri arasında sigortalı sayılanlar için 4600 gün olarak,
2) 1/1/2009 tarihinden itibaren sigortalı
sayılanlar için ise her takvim yılı başında 4600 güne 100 gün eklenmek
suretiyle 5400 günü geçmemek üzere,
c) (Değişik: 17/4/2008-5754/69 md.) 28 inci maddenin dördüncü fıkrasında belirtilen 3960
günlük süre ilk defa;
1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih ile
31/12/2008 tarihleri arasında sigortalı sayılanlar için 3700 gün olarak,
2) 1/1/2009 tarihinden itibaren sigortalı
sayılanlar için ise her takvim yılı başında 3700 güne 100 gün eklenmek
suretiyle 3960 günü geçmemek üzere,
d) (Değişik: 17/4/2008-5754/69 md.) 28 inci maddenin beşinci fıkrasının (a) bendinde
belirtilen 4320 günlük süre ilk defa;
1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih ile
31/12/2008 tarihleri arasında sigortalı sayılanlar için 3700 gün olarak,
2) 1/1/2009 tarihinden itibaren sigortalı
sayılanlar için ise her takvim yılı başında 3700 güne 100 gün eklenmek
suretiyle 4320 günü geçmemek üzere,
e) (Değişik: 17/4/2008-5754/69 md.) 28 inci maddenin beşinci fıkrasının (b) bendinde
belirtilen 4680 günlük süre ilk defa;
1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih ile
31/12/2008 tarihleri arasında sigortalı sayılanlar için 4100 gün olarak,
2) 1/1/2009 tarihinden itibaren sigortalı
sayılanlar için ise her takvim yılı başında 4100 güne 100 gün eklenmek
suretiyle 4680 günü geçmemek üzere,
uygulanır.
(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/69 md.) Sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış
ülkelerde iş üstlenen işverenlerce çalıştırılmak üzere bu ülkelere götürülen
Türk işçilerinden, bu Kanunun yürürlük tarihinden önce sadece malûllük,
yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi topluluk sigortasına devam edenler ile
isteğe bağlı sigortalı olarak söz konusu ülkelere götürülmüş olan
sigortalıların, bu Kanunun 5 inci maddesinin (g) bendi kapsamında
sigortalılıkları bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren üç ay içerisinde
işverenlerince sağlanır ve buna ilişkin yükümlülükler yerine getirilir.
506,
1479, 5434, 2925, 2926 sayılı kanunlara ilişkin ortak geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 7- (Değişik:
17/4/2008-5754/68 md.)
Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar
17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983
tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı,
8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı kanunlar ile 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı
Kanunun geçici 20 nci maddesine göre sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları
ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri,
borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları
kanun hükümlerine göre değerlendirilir.
Kanunun yürürlük tarihinden önce 24/6/1965
tarihli ve 635, 18/3/1986 tarihli ve 3269, 22/7/1965 tarihli ve 644, 1/11/1983
tarihli ve 2937, 25/3/1957 tarihli ve 6940 ve 26/10/1990 tarihli ve 3671 sayılı
kanunlar ile 5434 sayılı Kanunun 32 nci maddesine göre fiili hizmet süresine
müstehak görevlerde çalışanların bu görevlerde geçirdikleri süreler bu Kanunun
40 ıncı maddesi gereğince aranan 3600 günün doldurulmasında nazara alınır.
17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun ek 5 inci maddesinde sayılan itibari
hizmet süresi kapsamında yer alıp bu Kanunun 40 ıncı maddesinde sayılmayan
işlerde bu Kanunun yürürlük tarihinden önce geçen çalışma sürelerinin bu
maddenin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilmesinde 3600 gün prim ödeme
şartı aranmaz.
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalıların borçlandıkları hizmetleri
nedeniyle borçlanma tutarlarından ödenmeyen kısmı var ise aylıklarından
emekli keseneği oranında tahsil edilmeye devam edilir.
Sayfa 106
9873
Aylıkların hesabında 41 inci maddeye ve
8/5/1985 tarihli ve 3201 sayılı Kanuna göre yapılan borçlanmaların bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten önceki sürelere ait kazançları, bu Kanunla
yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümlerine göre değerlendirilir. Ancak, bu
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında bulunan
sigortalılar için bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki dönemlere ait sürelerin
bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra borçlanılması halinde de 41 inci madde ve
8/5/1985 tarihli ve 3201 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce
birden fazla dosyadan gelir veya aylık alınması durumunda bu Kanunun yürürlük
tarihinden sonra yeni dosyadan gelir veya aylık alınmasına hak kazanılması
durumunda yeni bağlanacak dosyadaki gelir ve aylık miktarı da dahil olmak üzere
mukayese yapılarak en düşük miktarlı dosya kapsamdan çıkarılır.
Birinci fıkrada belirtilen kanunlar
kapsamında zorunlu sigortalı sayılanlar ile isteğe bağlı sigortalı olup sağlık
sigortasından yararlananların prim ödeme gün sayıları da genel sağlık sigortası
prim ödeme gün sayısı olarak değerlendirilir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten
sonra 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendine göre ilk defa sigortalı
olanların sigortalılık başlangıç tarihinden önceki süreleri, bu Kanunun 41 ve
46 ncı maddeleri, 5434 sayılı Kanunun ek 31 inci maddesi ile 3201 sayılı Kanuna
göre borçlandırılmaları halinde, sigortalılığın başlangıç tarihinin geriye
götürülmesini ve haklarında bu Kanunun geçici maddelerinin uygulanmasını
gerektirmez.
Kanunun yürürlük tarihinden önce 5434
sayılı Kanunun ilgili hükümlerine göre itibari hizmet süresine müstehak kadro
ve görevlerde bulunanlardan bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c)
bendi kapsamında çalışmaya devam edenlerin itibari hizmet süreleri hakkında, bu
Kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümlerinin uygulanmasına devam edilir.
30/4/2008 tarihinden sonra 506, 1479,
5434, 2925 ve 2926 sayılı kanunlara göre ilk defa sigortalı veya iştirakçi
olanlar hakkında bu Kanunun 28 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrası
hükümleri uygulanır. Geçici 2 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin son
cümlesi hükmü bunlar hakkında uygulanmaz.
1479 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 8- (Değişik:
17/4/2008-5754/68 md.)
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(b) bendinin (4) numaralı alt bendi hariç diğer alt bentlerine göre
sigortalılık niteliği taşıdıkları halde bu Kanunun yürürlük tarihine kadar
kayıt ve tescillerini yaptırmayanların sigortalılık hak ve yükümlülüğü bu
Kanunun yürürlük tarihinden itibaren başlar. Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendine göre sigortalı sayılanların
hak ve yükümlülüğü ise 7 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre
başlar.
Ancak, bu Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) ve (3) numaralı alt bentlerine
göre sigortalı sayılanlardan bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren
sigortalılıkları başlatılanların, bu Kanunun yürürlük tarihi ile 4/10/2000
tarihi arasında geçen vergi mükellefiyet süreleri bulunmak kaydıyla,
sigortalının bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren 6 ay içinde talepte
bulunması halinde, vergi mükellefiyet sürelerinin tamamı için 80 inci maddenin
ikinci fıkrasının (a) bendine göre talep tarihindeki prime esas kazancının %
32’si üzerinden borçlanma tutarı hesaplanır ve sigortalıya tebliğ edilir.
Sigortalının kendisine tebliğ edilen borçlanma tutarının tamamını tebliğ
tarihinden itibaren 6 ay içinde ödemesi halinde, bu süreler sigortalılık süresi
olarak değerlendirilir. Sigortalıya tebliğ edilen borç tutarının bu süre
içerisinde tam olarak ödenmemesi halinde bu süreler sigortalılık süresi olarak
değerlendirilmez ve ödenen tutar bu Kanunun 89 uncu maddesine göre iade edilir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce
1479 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi gereğince 2004 sayılı İcra ve İflas
Kanununa göre başlatılmış olan icra takipleri anılan Kanun hükümlerine göre
takip edilerek sonuçlandırılır.
Emeklilik yaşına ilişkin bazı geçiş hükümleri (1)
GEÇİCİ MADDE 9- 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında olup da 8/9/1999 tarihinden 30/4/2008 tarihine kadar ilk defa sigortalı
sayılanlar; kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmak ve 7000 gün malûllük,
yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla veya kadın ise 58,
erkek ise 60 yaşını doldurmak ve 25 yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az
4500 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla
yaşlılık aylığından yararlanırlar.
(Değişik ikinci fıkra: 17/4/2008-5754/70
md.) 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (b) bendi kapsamında olup da 8/9/1999 tarihinden 30/4/2008 tarihine
kadar ilk defa sigortalı sayılanlar kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmuş
ve 25 tam yıl sigorta primi ödemiş olması veya kadın ise 60, erkek ise 62 yaşını
doldurması ve en az 15 tam yıl malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi
ödemesi şartıyla kısmi yaşlılık aylığından yararlanırlar.
(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/70 md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c)
bendi kapsamında olup da 8/9/1999 tarihinden 30/4/2008 tarihine kadar ilk defa
sigortalı sayılanlar kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmuş ve 25 tam yıl
sigorta primi ödemiş olması veya 61 yaşını doldurması ve en az 15 tam yıl
malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemesi şartıyla kısmi yaşlılık
aylığından yararlanırlar.
17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olup da 8/9/1999
tarihinden 30/4/2008 tarihine kadar ilk defa
sigortalı sayılanlar; kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmak ve onbeş
yıldan beri sigortalı olup 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları
primi ödemek şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar.
Bu
Kanunun yürürlük tarihinden önce bazı hükümleri yürürlükten kaldırılan 506
sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa göre sigortalı sayılanlardan;
a)
En az 20 yıldan beri Bakanlıkça tespit edilen maden işyerlerinin yeraltı
işyerlerinde sürekli çalışan ve bu işlerde en az 5000 gün malûllük, yaşlılık ve
ölüm sigortaları primi ödeyen sigortalılara yazılı talepleri halinde 28 inci
maddenin ikinci fıkrasının (a) bendindeki yaş şartları aranmaksızın yaşlılık
aylığı bağlanır.
b)
En az 25 yıldan beri Bakanlıkça tespit edilen maden işyerlerinin yeraltı
işyerlerinde yeraltı münavebeli işlerinde çalışan ve bu işlerde en az 4000 gün
malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödeyen sigortalılara da 28 inci
maddenin ikinci fıkrasının (a) bendindeki yaş şartları aranmaksızın 8100 gün
prim ödemiş sigortalılar gibi yaşlılık aylığı bağlanır.
––––––––
(1) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 70 inci
maddesiyle; bu maddenin birinci ve üçüncü fıkralarında yer alan “bu Kanunun
yürürlük” ibareleri “30/4/2008” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Sayfa 108
9875
c)
50 yaşını dolduran ve malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi
çalışmalarının en az 1800 gününü Bakanlıkça tespit edilen maden işyerlerinin
yeraltı işlerinde geçirmiş olan sigortalılara da birinci fıkrada belirtilen
diğer şartlarla yaşlılık aylığı bağlanır.
(Değişik beşinci fıkra: 17/4/2008-5754/70 md.) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce beşinci fıkrada
belirtilen işlerde çalışmaya başlayan sigortalıların, bu Kanunun yürürlük
tarihinden önce veya sonra bu işlerde geçen çalışmalarının en az 1800 gün
olması halinde bu çalışmalarının dörtte biri toplam prim ödeme gün sayılarına
ilave edilir. Bunlar için malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi,
sigortalının prime esas kazancının % 23’üdür. Bunun % 9’u sigortalı hissesi, %
14’ü de işveren hissesidir. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk
defa maden işyerlerinin yeraltı veya yeraltı münavebeli işlerde çalışmaya
başlayanlar hakkında, bu Kanunun fiili hizmet zammı süresine ait hükümleri
uygulanır.
506 sayılı Kanunun malûllük ve sakatlık
hükümlerine ilişkin geçiş hükümleri (1)
GEÇİCİ MADDE 10- 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi
kapsamında olup bu Kanunun yürürlük tarihinden önce ilk defa sigortalı
olanlardan, sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce 506
sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 53 üncü maddesine göre malûl sayılmayı
gerektirecek derecede hastalık veya özürü bulunan ve bu nedenle malûllük
aylığından yararlanamayan sigortalılar, yaşları ne olursa olsun en az onbeş
yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm
sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar.
(Değişik
ikinci fıkra: 17/4/2008-5754/71 md.) Bu Kanunun
yürürlük tarihinden önce sigortalı olup bu Kanunun yürürlük tarihinden önce
veya sonra sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış
durumda olan sigortalılar hakkında, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun
mülga 60 ıncı maddesinin (C) bendinin (b) alt bendi ve geçici 87 nci maddesine
göre işlem yapılır.
Bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden
yararlananlardan yaşlılık aylığı bağlananların aylıklarının kesilmesi ve tekrar
bağlanmasında bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümler geçerlidir.
Birinci ve ikinci fıkraya göre bağlanan aylıkların aylık bağlama oranı, 5400
gün üzerinden hesaplanan orandan az olamaz.
(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/71 md.) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten
önce, malûllük durumlarının tespiti için talepte bulunan ve bu Kanunun yürürlük
tarihinden sonra malûl olduklarına karar verilenler hakkında 506 ve 2925 sayılı
kanunlardaki diğer şartları da taşımaları halinde anılan kanunlara göre
malûllük aylığı bağlanır.
55 inci maddenin dördüncü fıkrasındaki malûllük
aylığı alt sınırı ile 33 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki ölüm aylığı alt
sınırı 17/10/1983 tarihli ve 2925 ve bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve
2926 sayılı Kanunlara göre bağlanacak malûllük ve ölüm aylıklarında, aynı
kanunlar gereği bağlanan yaşlılık aylığı ile kıyaslanarak uygulanır.
(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/71 md.) 1/1/2000 tarihinden itibaren sigortalı
olup, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce malûllük aylığı bağlanması
için tahsis talebinde bulunan sigortalılar ile ölen sigortalıların hak
sahiplerine 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunla bağlanan aylıklar, 506
sayılı Kanunun geçici 89 uncu maddesinde belirtilen alt sınır aylığı esas
alınarak aylık başlangıç tarihi itibariyle yeniden hesaplanır. Oluşacak farklar
bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren dört ay içerisinde ilgililere ödenir.
Yukarıdaki fıkrada belirtilen alt sınır aylıklarının hesabında, 506 sayılı
Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 92 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre
belirlenen yarım aylıklar ile aynı Kanunun mülga 96 ncı maddesinin beşinci
fıkrası hükmüne göre alt sınır aylığı uygulanmayan aylıklar ile sosyal güvenlik
sözleşmeleri gereğince bağlanan kısmî aylıklar dikkate alınmaz.
(Mülga
son fıkra: 17/4/2008-5754/71 md.)
––––––––––––––
(1) Bu madde başlığı “506 sayılı Kanunun malûllük,
sakatlık hükümleri ile sosyal güvenlik destek primi ödemesi geçiş hükümleri”
iken, 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 71 inci maddesiyle metni
işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Sayfa 109
9876
Sigortalı tesciline, sigorta sicil numarasına ve dış
temsilciliklerdeki görevlilere ilişkin geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 11- (Değişik
birinci fıkra: 17/4/2008-5754/72 md.) Bu Kanun
yürürlüğe girmeden önce mevcut sosyal güvenlik kurumlarında tescili yapılan sigortalılar
ve ilk defa tescili yapılacak sigortalılar ile bunların hak sahipleri için
ortak bilgi bankası oluşturulur. Bu sigortalılar ile sisteme yeni katılacak
sigortalıların tescilinde, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaraları sosyal
güvenlik sicil numarası olarak esas alınır.
Sigortalıların eski sigorta sicil numaraları, bu Kanuna göre tescil
edilecekleri tarihe kadar kullanılmaya devam edilir.
Bu
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında olan
sigortalıların, bu Kanunun 17 nci maddesine göre hesaplanacak günlük
kazançlarında; bu Kanunun yürürlük tarihinden sonraki sürelere ait prime esas
kazanç hesabında dikkate alınan unsurlar, bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki
sürelere ait prime esas kazanç hesabında da dikkate alınır. (1)
(Ek
fıkra: 17/4/2008-5754/72 md.) Hizmet akdiyle
çalışan sigortalılar için Kanunun 17 nci maddesi gereğince tespit edilecek
günlük kazanç hesabına esas üç aylık dönemdeki kazançları Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten önce olanların son takvim ayı itibarıyla gelirlerinin
hesaplanmasında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 506 sayılı Kanun hükümleri
uygulanır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte dış
temsilciliklerde görevli sigortalı veya genel sağlık sigortalısı personelden,
temsilciliğin bulunduğu ülkede sürekli ikamet iznini veya bu devletin
vatandaşlığını da haiz olanlar, uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerindeki
hükümler saklı kalmak üzere ve Dışişleri Bakanlığının olumlu görüşünün alınması
şartıyla bulunduğu ülkenin sosyal güvenlik kurumları ile
irtibatlandırılabilirler.
(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/72 md.) Bu Kanun yürürlüğe girmeden önce 5434
sayılı Kanun hükümlerine göre iştirakçi çalıştıran ve bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten sonra da 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamında sigortalı sayılan kişileri çalıştırmaya devam eden kamu idareleri 11
inci madde uyarınca işyeri bildirgesini Kurumca belirlenecek sürede vermek
zorundadırlar. İşyeri bildirgesinin Kurumca belirlenecek süre içinde verilmemesi
durumunda, 102 nci maddenin (b) bendi gereğince idari para cezası uygulanır.
Genel sağlık sigortası geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 12- (Değişik:
17/4/2008-5754/68 md.)
Bu Kanunun uygulamasında sağlık hizmeti
sunucularının sigortalılık kontrolü ve diğer provizyon işlemlerini elektronik
ortamda yapmaya başlaması için gerekli altyapının kurulmasına kadar, sağlık
bilgilerinin yazılı olarak tutulmasına başlanır ve sağlık belgesinin veya
sağlık karnesinin Kurumca verilmesine devam edilir.
Kamu idarelerinin sağlık hizmetlerinin
sağlanmasına ilişkin görevleri, yürürlükten kaldırılan kanunlardaki hak ve
yükümlülükler çerçevesinde ilgili kayıt ve işlemler Kurum tarafından devralınan
tarihe kadar devam eder. Devir süreci
üç yıl içinde tamamlanır. (2)
Kişilerin yürürlükten kaldırılan kanun
hükümleri gereğince hak ettikleri sağlık hizmetleri, bu Kanun hükümleri
gereğince kapsama alınmamış ise tedavi tamamlanıncaya kadar yürürlükten
kaldırılan kanun hükümlerine göre Kurumca sağlanmaya devam edilir. 67 nci madde
gereği hesaplanan 30 günün hesabında kişilerin lehine olan durum uygulanır.
Genel sağlık sigortalısının ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin, bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten önce başlayan, ancak, bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten sonra faturalandırılan tedavi giderleri Kurum tarafından karşılanır.
––––––––––––––
(1) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı
Kanunun 72 nci maddesiyle; bu fıkrada yer alan “birinci fıkrasının (b) ve (c)
bentleri” ibaresi “(b) bendi” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
(2) 31/7/2008 tarihli ve 5797 sayılı
Kanunun 11 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan "Ancak bu süre altı ayı geçemez" ibaresi
"Devir süreci üç yıl içinde tamamlanır" şeklinde değiştirilmiş ve
metne işlenmiştir.
Bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren
iki yıl süresince bu Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin
(1) numaralı alt bendi uygulanmaz. Bu sürede, 18/6/1992 tarihli ve 3816 sayılı
Kanun kapsamında yeşil kart verilen ve verilecek kişiler durumlarında
değişiklik olmaması kaydıyla başka bir işleme gerek kalmaksızın bu Kanunun 60
ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin (1) numaralı alt bendi
kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılır. 3816 sayılı Kanun kapsamında yeşil
kart almak için müracaat etmekle birlikte, 3816 sayılı Kanun hükümlerine göre
tespit edilen aile içindeki kişi başına düşen gelir payının aylık tutarı;
asgari ücretin üçte birinden asgari ücrete kadar olduğu tespit edilen kişiler
için 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz
günlük tutarının üçte biri, asgari ücretten asgari ücretin iki katına kadar
olduğu tespit edilen kişiler için 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas
günlük kazanç alt sınırının otuz günlük tutarı; asgari ücretin
iki katından fazla olduğu tespit
edilen kişiler için 82 nci maddeye göre
belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz günlük tutarının iki
katı prime esas asgari kazanç tutarı olarak esas alınır.
60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (d) ve
(g) bentleri gereğince sigortalı sayılanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren en geç iki yıl içinde bildirimlerini yapmak zorundadır. Bu
süre içinde, 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (d) ve (g) bentleri gereğince
genel sağlık sigortalısı sayılanlardan; tescil talebi olmayanların 18 yaşından
küçük çocuklarının sağlık hizmetlerinden yararlandırılması halinde bu kişilerin
tescili çocuklarının sağlık hizmet sunucusuna müracaat tarihi itibarıyla
yapılır. Ancak, aile hekimliği uygulamasına başlanan illerde, bu kişiler iki
yıllık süreye bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu
kişi olarak kapsama alınır.
Aile hekimleri tarafından başlatılan sevk
zincirine uygun olarak alınan sağlık hizmetlerinde 68 inci maddenin ikinci
fıkrasında belirtilen katılım payları, üç yıl süreyle % 50 oranında azaltılarak
uygulanabilir.
70 inci maddenin birinci fıkrası gereği
yapılacak belirlemeler, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç
bir yıl içinde tamamlanır. Bu süre içerisinde 70 inci maddenin ikinci
fıkrasının uygulanmasını il ve ilçe bazında ertelemeye Sağlık Bakanlığı
yetkilidir.
İlgili kanunları gereği tedavi yardımları
karşılanan kişiler, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte herhangi bir işleme
gerek kalmaksızın, bu Kanun açısından genel sağlık sigortalısı veya genel
sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi sayılır. Bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihte ilgili kanunları gereği bakmakla yükümlü olunan kız
çocukları bu Kanun gereğince de bakmakla yükümlü olunan kişi sayılır. Ancak
durumlarında değişiklik olduğunda sağlık hizmetlerinden yararlanma koşulları bu
Kanun hükümlerine göre yeniden belirlenir. Bu kişilerin sigortalı ve
sigortalının bakmakla yükümlü olduğu kişilere ilişkin bilgileri ilgili kurumlar
tarafından bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren en geç üç ay içinde Kuruma
bildirilir.
211 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri İç
Hizmet Kanununun, bu Kanuna aykırı hükümleri, bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren iki yıl süreyle uygulanır.
17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı Kanun
kapsamında sigortalılık hali devam eden sigortalılar ile bunların sağlık
yardımına müstehak eş ve çocukları, genel sağlık sigortası hükümlerine göre
sağlanan sağlık hizmetlerinden ve diğer haklardan yararlanma hakkına sahiptir.
63 üncü maddede sayılan finansmanı Kurumca
sağlanacak sağlık hizmetleri ile 65 inci madde gereği ödenecek gündelik, yol,
yatak ve yemek giderlerinin 72 nci madde hükümlerine göre Kurumca ödenecek
bedelleri tespit edilip yayımlanıncaya, 73 üncü madde hükümlerine göre sağlık
hizmeti sunucuları ile sözleşmeler yapılıncaya kadar, Kurum tarafından
belirlenmiş olan usûl ve esaslar, sağlık hizmeti bedelleri ile protokol
ve sözleşmeler geçerlidir.
4046 sayılı Kanunun uygulanmasına ilişkin geçiş esasları
GEÇİCİ MADDE 13- (Değişik:
17/4/2008-5754/68 md.)
24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanunun
21 inci maddesi kapsamında iş kaybı tazminatı alanlar 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı ve genel sağlık sigortalısı sayılır,
ancak kısa vadeli sigorta kollarına tâbi değildir.
Sigortalıların sigortalı olduklarını
ayrıca Kuruma bildirme sorumlulukları yoktur.
Türkiye İş Kurumu tarafından ilk iş kaybı
tazminatının ödendiği tarihi takip eden ay sonu itibarıyla, iş kaybı tazminatı
alanlara ilişkin primlerin aktarıldığı anda sigortalı bildirimi ve tescili
yapılmış sayılır.
Bu kapsamdakilerin sigortalılıkları iş
kaybı tazminatı ödeme süresinin bittiği tarihte sona erer. İş kaybı tazminatı
sona erenler için bu Kanunun 9 uncu madde hükümleri uygulanmaz.
İş kaybı tazminatından yararlananlar için
Türkiye İş Kurumu prim ödeme yükümlüsü olmakla birlikte bu Kanun kapsamında
işyeri ve işveren sayılmaz.
Sosyal güvenlik destek primine ilişkin
geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 14 – (Ek: 17/4/2008-5754/73 md.)
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce
iştirakçi veya sigortalı olanlar, vazife malûllüğü, malûllük ve yaşlılık veya
emekli aylığı bağlananlar ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte sosyal
güvenlik destek primi ödeyerek çalışmaya devam edenler hakkında sosyal güvenlik
destek primine tabi olma bakımından bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili
kanun hükümlerinin uygulanmasına devam edilir. Ancak;
a) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışanlar için sosyal güvenlik destek primi oranı
80 inci maddeye göre tespit edilen prime esas kazançlar üzerinden 81 inci
maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen prim oranına yüzde 30
oranının eklenmesi suretiyle bulunan toplamdır. Yüzde 30 oranının dörtte biri
sigortalı, dörtte üçü işveren hissesidir. Bu kapsamda sayılan kişilerden sosyal
güvenlik destek primine tabi olanların prim ödeme yükümlüsü bunların
işverenleridir. Bunlar hakkında sadece iş kazası ve meslek hastalığı sigortası
hükümleri uygulanır.
b) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılanlardan, ilgili kamu kurum ve
kuruluşlarından alınacak belgelerle doğrulamak kaydıyla faaliyette
bulunulmadığına ilişkin süreler hariç olmak üzere çalışılan süreleri için,
sosyal güvenlik destek primi oranı olarak bu Kanunun 30 uncu maddesinin üçüncü
fıkrasının (b) bendinde belirtilen hükümler uygulanır. Bu oran, bu maddenin
yürürlüğe girdiği yılda % 12 olarak, takip eden her yılın Ocak ayında bir puan
artırılarak uygulanır. Ancak bu oran % 15’i geçemez.
c) Harp malûlleri ile 12/4/1991 tarihli ve
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu, 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi
Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna göre aylıkları hesaplanarak ödenen
veya asayiş ve güvenliğin sağlanması ile ilgili kanunlara göre vazife malûllüğü
aylığı almakta iken; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla çalışmaya
devam edenler ile sonradan bu Kanuna tabi çalışmaya başlayacaklar için sosyal
güvenlik destek primi uygulanmaksızın bu Kanunun 5 inci maddesinin (c) bendi
hükümleri uygulanır.
d) 5434 sayılı Kanuna göre vazife
malûllüğü aylığı almakta iken bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendi kapsamında
çalışmaya devam edenler hakkında, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren bir
ay içinde yazılı talepleri doğrultusunda bu Kanunun iş kazası ve meslek
hastalığı sigortası hükümleri ve uzun vadeli sigorta kolları veya sosyal
güvenlik destek primine ait hükümler uygulanır. Bunlardan uzun vadeli sigorta
primi ödeyenlerin belirtilen süre içinde yazılı talepte bulunmamaları halinde
ayrıca iş kazası meslek hastalığı hükümleri uygulanır, sosyal güvenlik destek
primi kesilmez. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçi olup, bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre
vazife malûllüğü aylığı bağlananlardan bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a) ve (b) bendi kapsamında çalışmaya başlayanlar hakkında da yazılı
talepleri doğrultusunda işlem yapılır. Bu bent kapsamında olanlardan ayrıca
genel sağlık sigortası primi alınmaz. 3713 sayılı Kanuna göre vazife malûllüğü
aylığı almakta olanlar, sınıf veya görev değiştirerek
çalışmaya devam eden iştirakçiler ile aynı Kanun kapsamına giren olaylar
sebebiyle vazife malûllüğü aylığı alan ve bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışan veya daha sonra çalışmaya başlayan er
ve erbaşların, bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra müracaat tarihlerini takip
eden aybaşından itibaren bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil
5434 sayılı Kanun hükümlerine göre görevlerinden ayrılmasına gerek kalmaksızın
alınacak emekliye sevk onayına istinaden vazife malûllüğü aylıkları bağlanarak
ödenir. Bu kapsamda olup da görevlerinden emekliye ayrılanlar hakkında, bu
Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine
göre işlem yapılır.
Prime esas kazancın beyanına ilişkin geçiş
hükmü
GEÇİCİ MADDE 15 – (Ek: 17/4/2008-5754/73
md.)
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(b) bendinin (4) numaralı alt bendi hariç, kendi adına ve hesabına bağımsız
çalışan sigortalılardan, bu Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olarak
kaydı ve tescili yapılmış olanların bu Kanunun 80 inci maddesine göre
belirlenen prime esas kazançlarını Kurumca belirlenecek sürede beyan etmemeleri
halinde, ödeyecekleri aylık primler beyanda bulununcaya kadar daha önce ödemiş
oldukları gelir basamaklarına karşılık gelen tutarlar üzerinden alınır.
Ancak, bu tutarlar 82 nci maddede
belirtilen asgari günlük kazanç alt sınırına göre hesaplanan aylık prime esas
kazanç tutarından az olamaz.
Kendi adına ve hesabına tarımsal
faaliyette bulunan sigortalılara ilişkin geçiş hükmü
GEÇİCİ MADDE 16 – (Ek: 17/4/2008-5754/73
md.)
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendinde yer alan köy muhtarları ile (4) numaralı alt bendinde
belirtilenler için 80 inci maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen
“otuz” ibaresi ile (4) numaralı alt bendinde belirtilenler için, bu Kanunun 6
ncı maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde belirtilen “otuz” ibaresi, bu
maddenin yürürlüğe girdiği yıl için “onbeş” olarak uygulanır ve prime esas
günlük kazancın otuz katını geçmemek üzere takip eden her yıl için bir puan
artırılır.
Kendi adına ve hesabına çalışanların
sigortalılıklarının durdurulmasına ilişkin hükümler
GEÇİCİ MADDE 17 – (Ek: 17/4/2008-5754/73 md.)
Kendi adına ve hesabına bağımsız
çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve
2926 sayılı kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük
tarihi itibarıyla beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu
sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca
çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay
içerisinde ödememeleri halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce
ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi
bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı
durdurulur. Prim borcuna ilişkin süreler sigortalılık süresi olarak
değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek,
Kurum alacakları arasında yer verilmez.
Ancak, sigortalı ya da hak sahipleri daha
sonra müracaatları tarihindeki 80 inci maddenin ikinci fıkrasına göre
belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden hesaplanacak borç tutarının
tamamını, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde,
bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.
Sigortalılıkları önceki kanunlara göre
durdurulanlar için de bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır.
Bazı aylık tazminat ve yardımlara ilişkin
geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE l8 – (Ek: 17/4/2008-5754/73 md.)
İlgili kanunlarında düzenleme yapılıncaya
kadar;
a) 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunun
56 ncı maddesinin birinci fıkrasında belirtilenlerden bu Kanunla yürürlükten
kaldırılan maddeleri dahil 5434 sayılı Kanuna göre vazife veya harp malûlü
sayılması gerekenlerin ve Türk Silâhlı Kuvvetleri tarafından görevlendirildiği
tarihte uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak çalışmayanlardan bu Kanunla
yürürlükten kaldırılan maddeleri dahil 5434 sayılı Kanuna göre harp malûlü
sayılması gerekenlerin kendileri ile bunların dul ve yetimlerine bağlanacak
aylıklar hakkında bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümlerin
uygulanmasına devam olunur.
b) 5434 sayılı Kanunun ek 77 nci
maddesinin birinci fıkrası ile bu Kanunun 47 nci maddesinin sekizinci
fıkrasında sayılanlara ve bunların haksahiplerine, ilgili kanunları ve bu Kanun
çerçevesinde bağlanacak aylıkları toplamının, emsallerinin 5434 sayılı Kanunun
ek 77 nci maddesine göre yükseltilerek hak kazandıkları aylıklardan düşük
olması halinde, aradaki fark ayrıca ödenir.
c) 18/3/1924 tarihli ve 442 sayılı Kanunun
ek 16 ncı maddesi, 24/2/1968 tarihli ve 1005 sayılı Kanun, 3/11/1980 tarihli ve
2330 sayılı Kanun, 11/10/1983 tarihli ve 2913 sayılı Kanun, 28/5/1986 tarihli
ve 3292 sayılı Kanun, 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Kanun ile yılı bütçe
kanunlarına ekli cetveller kapsamına giren kişilere ve diğer kanunlarda yapılan
atıflar sebebiyle 2330 sayılı Kanun esas alınarak ilgililerine aylık, tazminat
ve ek ödeme verilmesi ile yardım işlemleri hakkında, bu Kanunla yürürlükten
kaldırılan maddeleri dahil 5434 sayılı Kanunun ilgili hükümlerinin uygulanmasına
devam edilir.
Bu madde kapsamına girenler için
yukarıdaki fıkralar gereğince Kurumun yükleneceği ilâve giderler, ödeme
tarihinden itibaren en geç iki ay içinde faturası karşılığı Hazineden tahsil
edilir.
Aylık alanlardan kesilecek sağlık sigortası
primi
GEÇİCİ MADDE 19 – (Ek: 17/4/2008-5754/73 md.)
1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre aylık
almakta olanlarla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında çalışmaları nedeniyle bu Kanunun geçici 2 nci maddesine göre aylık
bağlanacaklara ilgili dosyasından on yıl süreyle sağlık sigortası veya genel
sağlık sigortası primi ödememiş olanlardan, sağlık sigortası ve genel sağlık
sigortası primi kesilmiş olan süreler düşülmek kaydıyla, aylıklarının % 10’u
oranında ve 10 yılı tamamlayacak süreyle genel sağlık sigortası primi kesilir.
506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi
kapsamındaki sandıklar ve ilgili hükümler
GEÇİCİ MADDE 20 – (Ek: 17/4/2008-5754/73 md.)
506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi
kapsamındaki bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, ticaret odaları, sanayi
odaları, borsalar veya bunların teşkil ettikleri birlikler personeli için
kurulmuş bulunan sandıkların iştirakçileri ile aylık veya gelir bağlanmış
olanlar ile bunların hak sahipleri herhangi bir işleme gerek kalmaksızın bu
maddenin yayımı tarihinden itibaren üç yıl içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna
devredilerek bu Kanun kapsamına alınır. Üç yıllık süre Bakanlar Kurulu kararı
ile en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Devir tarihi itibarıyla sandık
iştirakçileri bu Kanunun 4 üncü maddesinin (a) bendi kapsamında sigortalı
sayılırlar.
Sosyal Güvenlik Kurumu, Maliye Bakanlığı,
Hazine Müsteşarlığı, Devlet Plânlama Teşkilatı Müsteşarlığı, Bankacılık
Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, her sandık için ayrı
ayrı olmak üzere hesabı yapılan Sandığı temsilen bir ve Sandık iştirakçilerini
istihdam eden kuruluşu temsilen bir üyenin katılımıyla oluşturulacak
komisyonca; her bir sandık için sandıktan ayrılan iştirakçiler de dâhil olmak
üzere, devir tarihi itibarıyla devredilen kişilerle ilgili olarak, sandıkların
bu Kanun kapsamındaki sigorta kolları itibariyle gelir ve giderleri dikkate
alınarak yükümlülüğünün peşin değeri hesaplanır. Peşin değerin aktüeryal
hesabında kullanılacak teknik faiz oranı yüzde 9,8 olarak esas alınır.
Belirlenen peşin değer, onbeş yıldan fazla
olmamak üzere, yıllık eşit taksitlerle her yıl için ayrı ayrı Hazine
Müsteşarlığınca açıklanacak Yeni Türk Lirası cinsinden iskontolu ihraç edilen
Devlet iç borçlanma senetlerinin yıllık ortalama nominal faizi üzerinden
sandıklardan ve bu sandık iştirakçilerini istihdam eden kuruluşlardan
müteselsilen Kurumca bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.
Sayfa 115
9878-4
Devir işlemi tamamlanıncaya kadar, sandık
iştirakçileri, sandıktan aylık ve gelir alanlar ile bunların hak sahiplerinin
sağlık ve sosyal sigorta yardımlarının sağlanması ile primlerinin tahsil
edilmesine, ilgili sandık mevzuat hükümlerine göre sandıklarca ve sandık
iştirakçilerini istihdam eden kuruluşlarca devam edilir.
Devir işlemi tamamlandıktan sonra
sandıklarca ödenen aylık ve gelirlerin, bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki
süreler için 506 sayılı Kanun, yürürlük tarihinden sonraki süreler için bu
Kanun hükümleri uygulanmak suretiyle hesaplanacak aylık ve gelirlerin üzerinde olması
halinde söz konusu farklar, peşin değer hesabında dikkate alınır ve Sosyal
Güvenlik Kurumu tarafından ilgililere ödenmeye devam edilir. Devir tarihinden
sonra bu kişilerin gelir ve aylıklarının durum değişikliği nedeniyle
artırılması, azaltılması, kesilmesi ve yeniden bağlanması işlemleri sırasında
vakıf senetlerine göre yapılacak hesaplamalar ilgili sandıklar veya sandık
iştirakçilerini istihdam eden kuruluşlar tarafından Kurum kontrolünde yapılır.
Devir tarihi itibariyle sandıklarda
iştirakçi olanlar ile sandıklardan ayrılmış olup, aylık veya gelir almayanların
sandıklara karşı hak sahibi olmaları halinde tahsis talep tarihi itibariyle
aylıkları, bu Kanunun geçici 2 nci maddesi hükümlerine göre hesaplanır. Geçici
2 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin uygulanmasında bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönem için 506 sayılı Kanun hükümlerine göre
Kurum tarafından ve vakıf senetlerine göre ilgili sandıklar ve sandık
iştirakçilerini istihdam eden kuruluşlar tarafından Kurum kontrolünde hesaplama
yapılır. Geçici 2 nci madde kapsamında hesaplanacak aylıklar ile sandıkta geçen
süreler dikkate alınarak sandık hükümlerine göre hesaplanacak aylıklar arasında
fark olması halinde söz konusu farklar, peşin değer hesabında dikkate alınır ve
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ilgililere ödenmeye devam edilir. Bu
kişilerin gelir ve aylıklarının durum değişikliği
nedeniyle artırılması, azaltılması,
kesilmesi ve yeniden bağlanması işlemleri
sırasında vakıf senetlerine göre yapılacak hesaplamalar ilgili sandıklar veya
sandık iştirakçilerini istihdam eden kuruluşlar tarafından Kurum kontrolünde
yapılır.
Sandık iştirakçileri ile aylık ve/veya
gelir bağlanmış olanlar ve bunların hak sahiplerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna
devrinden sonra bu kişilerin tabi oldukları vakıf senedinde bulunmasına rağmen
karşılanmayan diğer sosyal hakları ve ödemeleri, sandıklar ve sandık
iştirakçilerini istihdam eden kuruluşlarca karşılanmaya devam edilir.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve
esaslar ile bu maddenin beşinci ve altıncı fıkralarında belirtilen farklara
ilişkin peşin değerin ilk taksitle birlikte defaten veya taksitler halinde
ödenmesi konusu, Sosyal Güvenlik Kurumu, Maliye Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı,
Devlet Plânlama Teşkilatı Müsteşarlığı, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme
Kurumu, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, Sandık iştirakçilerini istihdam eden
kuruluşlar ile sandıkların görüş ve önerileri alınarak Bakanlar Kurulu kararı
ile belirlenir. Taraflar, Sosyal Güvenlik Kurumunca belirlenecek tarihe kadar
görüş ve önerilerini yazılı olarak verirler.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin iş ve
işlemlerde Türkiye Odalar, Borsalar ve Birlik Personeli Sigorta ve Emekli
Sandığı Vakfı iştirakçilerini istihdam eden kuruluşları, 18/5/2004 tarihli ve
5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu
ile kurulan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği temsil eder.
Söz konusu sandıklar ve sandık
iştirakçilerini istihdam eden kuruluşlar ile Kurum, bu madde uygulamasına
ilişkin tüm işlemler nedeniyle doğacak her türlü vergi, resim ve harçtan
muaftır.
Bu Kanunun kısa vadeli sigorta kolları ve
genel sağlık sigortası hariç diğer hükümleri bakımından; vakıf senetlerinde bu
Kanuna aykırı hükümler bulunması halinde, bu Kanunun yürürlük tarihi itibariyle
bu Kanun hükümleri uygulanır.
30/4/2008 tarihinden itibaren, sandıklarca
bağlanmış/bağlanacak olan gelir veya aylıklara yapılacak artışlar, 506 sayılı
Kanuna göre bağlanan gelir veya aylıklara yapılan artışlardan fazla olamaz.
Bu maddenin beşinci ve altıncı fıkralarına
göre Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödenecek olan aylık ve gelirler
üzerindeki farklar ve bu madde çerçevesinde devre ilişkin belirlenecek usûl ve
esaslar bu maddenin yayımından önce 506 sayılı Kanunun ek 36 ncı maddesine göre
devri gerçekleşmiş veya devam eden sandıklar için uygulanmaz.
5411 sayılı Bankacılık Kanununun 58 inci
maddesi hükümleri bu madde kapsamında yapılacak devir ve diğer işlemler
hakkında uygulanmaz.
2108 sayılı Yasaya ilişkin geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 21 – (Ek: 17/4/2008-5754/73 md.)
Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce 2108
sayılı Yasanın 4 üncü maddesine göre muhtar seçildikleri tarih itibarıyla 1479
sayılı Kanuna göre kayıt ve tescilleri yapılan köy muhtarlarından; bu Kanunun 4
üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi
hükümlerine göre sigortalılıklarını devam ettirmek isteyenlerin bu maddenin
yürürlük tarihinden itibaren altı
ay içinde yazılı talepte bulunmaları halinde
sigortalılıkları aynen devam ettirilir. Bu süre içerisinde talepte
bulunmayanlar hakkında ise bu Kanun hükümleri uygulanır.
Anonim şirket kurucu ortaklarının
sigortalılıklarına ilişkin geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 22 – (Ek: 17/4/2008-5754/73 md.)
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendinde belirtilen anonim şirketlerin
kurucu ortaklarından daha önce 1479 sayılı Kanunun 24 üncü maddesine tabi
olarak sigortalı olanlardan sigortalılıklarını devam ettirmek isteyenlerin bu
maddenin yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde yazılı talepte bulunmaları
halinde sigortalılıkları aynen devam ettirilir. Bu süre içerisinde talepte
bulunmayanların sigortalılıkları ise bu Kanunun yürürlük tarihi itibariyle sona
erer.
Sosyal güvenlik prim yapılandırılması bozulanlara
ilişkin hükümler
GEÇİCİ MADDE 23 – (Ek:
15/5/2008-5763/26 md.)
(1) 22/2/2006 tarihli ve 5458 sayılı Sosyal Güvenlik
Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik
Yapılması Hakkında Kanunun 1 inci ve 2 nci maddeleri kapsamına giren borçları
yeniden yapılandırıldığı halde aynı Kanunun 3 üncü maddesi uyarınca yeniden
yapılandırma haklarını bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ayın
sonuna kadar kaybedenlerin, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden iki
ay içinde Kuruma yazılı olarak başvurmaları halinde, bozulmuş olan yeniden
yapılandırma anlaşmaları, 5458 sayılı Kanuna göre yapılmış olan başvuru tarihi
ve taksitlendirme süresi dikkate alınmak suretiyle ihya edilir.
(2) Yeniden yapılandırma anlaşmaları ihya edilen borçluların, yeniden
yapılandırma anlaşmalarının bozulduğu tarihten sonra 5458 sayılı Kanun
kapsamına giren borçları için yaptıkları ödemeler, anılan Kanunun 1 inci
maddesi kapsamında olanlar için aynı borç türündeki taksit tutarlarına, 2 nci maddesi
kapsamında olanlar için ise anılan Kanunun 10 uncu maddesi hükmüne göre mahsup
edilir.
(3) İhya veya mahsup işlemleri sonucunda bu maddeye göre yapılan başvuru
tarihinden önce vadesinde ödenmediği veya eksik ödendiği anlaşılan taksit tutarlarının,
ödeme tarihine kadar gecikilen her ay için ayrı ayrı Hazine Müsteşarlığınca
açıklanacak bir önceki aya ait Yeni Türk Lirası (YTL) cinsinden iskontolu ihraç
edilen Devlet iç borçlanma senetlerinin aylık ortalama faiz oranına 1 puan
eklenmek suretiyle bulunacak faiz oranının bileşik bazda uygulanması sonucunda
hesaplanacak faiz miktarıyla birlikte başvuru tarihini takip eden altı ay
içinde ödenmesi halinde, 5458 sayılı Kanunun yeniden yapılandırma hükümlerinden
yararlanılır. Bu fıkrada belirtilen ödeme yükümlülüklerinin söz konusu altı
aylık süre içinde tam olarak yerine getirilmemesi halinde yeniden yapılandırma
hakkı kaybedilir ve yapılandırma işlemleri iptal edilerek, ödedikleri tutarlar
sosyal güvenlik mevzuatının ilgili hükümlerine göre borçlarına mahsup edilir.
(4) Bu madde hükümlerinden yararlandırılan borçluların, bu maddeye göre yapılan
başvuru tarihinden itibaren vadesi gelecek taksitleri ile cari ay prim ödeme
yükümlülükleri yönünden, 5458 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi hükümleri
uygulanır. Şu kadar ki, 5458 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi hükümleri, anılan
Kanunun 1 inci maddesi kapsamına giren borçlular yönünden, bu maddeye göre
yapılan başvuru tarihini takip eden üçüncü ayın sonundan, 2 nci maddesi
kapsamına giren borçlular yönünden ise bu maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen
altı aylık sürenin sonundan itibaren geriye doğru bakılarak uygulanmaya
başlanır.
(5) 5458 sayılı Kanunun 1 inci ve 2 nci maddeleri kapsamına giren borçları
yeniden yapılandırılanlardan, aynı Kanunun 3 üncü maddesi uyarınca yeniden
yapılandırma haklarını kaybetmiş olup, kapsama giren bu borçlarının tamamını
sosyal güvenlik mevzuatının ilgili hükümlerine göre ödemiş olanlar hakkında bu
madde hükümleri uygulanmaz. Borçlarını kısmen ödemiş olup bu maddeden
yararlanmak için başvuranlara, daha önce ödemiş oldukları tutarlar iade
edilmez, bu maddenin birinci ve ikinci fıkraları saklı kalmak kaydıyla mahsup
işlemi yapılmaz.
(6) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 5458 sayılı Kanun kapsamına
giren borçlar nedeniyle, taşınır ve taşınmaz mallara konulan hacizler ile
alınan teminatlar vadesi geçmiş taksitlerin ödenmesinden sonra yapılan ödemeler
nispetinde, üçüncü şahıslar nezdindeki hak ve alacaklarla ilgili hacizler ise
vadesi geçmiş taksitlerin ödenmesinden sonra tümüyle kaldırılır.
(7) 1479 ve 2926 sayılı Kanunlar kapsamındaki sigortalılar veya bunların hak
sahipleri, ödeme vadesi geçmiş taksitleri ile 1/4/2006 tarihinden sonraki
süreye ilişkin prim borçlarını ödemeleri ve bu maddenin yürürlüğe girdiği
tarihten sonraki taksit ve cari ay primlerine ilişkin ödeme yükümlülüklerini
yerine getirmeleri durumunda sağlık sigortasından yararlanmaya başlatılır.
(8) Bu maddede belirtilen hükümlerden yararlanmak üzere başvuran borçluların,
kapsama giren borçları nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumuna yaptıkları
itirazlardan ve yargı nezdinde sürdürdükleri davalardan feragat etmeleri ve
ihtilaf yaratmamaları şarttır.
(9) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Sosyal
Güvenlik Kurumu yetkilidir.
Sosyal güvenlik alacakları
GEÇİCİ MADDE 24 – (Ek:
15/5/2008-5763/27 md.)
(1) 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa göre
takip edilen 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun
geçici 3 üncü maddesi, mülga 7/12/2004 tarihli ve 5272 sayılı Belediye
Kanununun geçici 7 nci maddesi ve 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye
Kanununun geçici 5 inci maddesine istinaden Uzlaşma Komisyonunca karara
bağlanan ve Bakanlar Kurulunca onaylanarak Resmi Gazetede yayımlanan borçlar
hariç olmak üzere, bu maddeye göre yapılan başvuru tarihine kadar tahakkuk
ettiği halde ödenmemiş olan, 2008/Mart ve önceki dönemlere ilişkin sigorta
primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezası, sosyal yardım zammı ile bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ayın sonuna kadar müracaat edilmiş
olması kaydıyla 31/3/2008 tarihine kadar bitirilmiş olan özel bina inşaatı ile
ihale konusu işlerden Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılan ön değerlendirme,
araştırma veya tespit sonucunda yeterli işçilik bildiriminde bulunulmadığı
anlaşılanların fark işçiliğe ilişkin borçları, isteğe bağlı sigortalıların
2003/Mayıs ila 2008/Mart dönemleri arasında isteğe bağlı sigortalılıklarının
devam ettiği süre içindeki prim borçları, topluluk sigortasına tabi olanların
2008/Mart ve önceki dönemlere ilişkin malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına
ait prim borçları, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve
Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ile 17/10/1983
tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal
Sigortalar Kanununa göre sigortalı olanların 31/3/2008 tarihine kadar olan prim
ve sosyal güvenlik destek prim borçları, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi
takip eden iki ay içinde yazılı olarak başvurulması kaydıyla, bu maddede
belirtilen şartlarla peşin veya yirmidört aya kadar eşit taksitler halinde
ödenir.
(2) Peşin ödeme yolunun tercih edilerek borç aslının tamamının ve başvurunun
yapıldığı ayın sonuna kadar sosyal güvenlik mevzuatının ilgili hükümlerine göre
hesaplanan gecikme cezası ve gecikme zammının yüzde onbeşinin başvuru tarihini
takip eden bir ay içinde ödenmesi halinde, gecikme cezası ve gecikme zammının
kalan yüzde seksenbeşi terkin edilir.
Sayfa 119
9878-8
(3) Taksitle ödeme yolunun tercih edilmesi halinde, birinci fıkra kapsamına
giren borç asıllarına başvurunun yapıldığı ayın sonuna kadar sosyal güvenlik
mevzuatının ilgili hükümlerine göre hesaplanan gecikme cezası ve gecikme
zammının; oniki aya kadar taksitlendirmelerde yüzde ellibeşi, oniki ayı aşan
taksitlendirmelerde yüzde otuzu terkin edilir ve kalan kısmı borç asıllarına
ilave edilerek taksitlendirmeye esas borç hesaplanır. Bulunan bu tutar, taksit
süresine bölünmek suretiyle ödenecek aylık taksit miktarı bulunur. İlk taksitin
ödeme yükümlülüğü, bu maddeye göre başvurunun yapıldığı ayı takip eden ayda
başlar. Başlangıçta taksitle ödeme yolu seçilip daha sonra taksitlendirilen
borcun kalan kısmının peşin ödenmek istenilmesi halinde, başlangıçta seçilen
taksitlendirme süresine bağlı terkin oranı değiştirilmez.
(4) Borçlular, borç türü bazında taksitlendirilmiş borçlarıyla ilgili ödeme
yükümlülüklerini bir takvim yılında üç defadan fazla yerine getirmemeleri veya
eksik yerine getirmeleri ya da bir takvim yılında üç defaya kadar ödenmeyen
veya eksik ödenen taksit tutarlarını en geç son taksiti izleyen ayın sonuna
kadar gecikilen her ay için Hazine Müsteşarlığınca açıklanacak bir önceki aya
ait Yeni Türk Lirası (YTL) cinsinden iskontolu ihraç edilen Devlet iç borçlanma
senetlerinin aylık ortalama faiz oranına 1 puan eklenmek suretiyle bulunacak
faiz oranının bileşik bazda uygulanması sonucunda hesaplanacak faiz miktarı ile
birlikte ödememeleri halinde, bu maddeye göre taksitlendirme haklarını
kaybederler ve taksitlendirme öncesi duruma dönülerek ödedikleri taksit
tutarları sosyal güvenlik mevzuatının ilgili hükümlerine göre borçlarına mahsup
edilir.
(5) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilmiş gecikme cezası ve
gecikme zammı, yanlış veya yersiz alınan tutarlar hariç iade ve mahsup edilmez.
(6) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce bu madde kapsamına giren borçlar
nedeniyle, taşınır ve taşınmaz mallara konulan hacizler ile alınan teminatlar
yapılan ödemeler nispetinde, üçüncü şahıslar nezdindeki hak ve alacaklarla
ilgili hacizler ise ilk taksitin ödenmesinden sonra tümüyle kaldırılır.
(7) Bu madde kapsamına giren borçları ilgili Kanunlar gereğince tecil ve
taksitlendirilmiş veya yapılandırılmış olan borçlularca, tecil ve
taksitlendirme veya yapılandırma işlemlerinin bozularak birinci fıkra kapsamına
giren borçlarının bu maddeye göre peşin ödenmesinin veya taksitlendirilmesinin
başvuru süresi içinde yazılı olarak talep edilmesi halinde, daha önce yapılmış
olan tecil ve taksitlendirme veya yapılandırma işlemleri bozularak, ödemiş
oldukları tutarlar, sosyal güvenlik mevzuatının ilgili hükümlerine göre mahsup
edildikten sonra birinci fıkra kapsamına giren kalan borçları bu maddeye göre
peşin ödenir veya taksitlendirilir.
(8) 22/2/2006 tarihli ve 5458 sayılı Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden
Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna göre
yapılandırma anlaşmaları devam eden veya ihya edilen borçluların 5458 sayılı
Kanun kapsamı dışında kalan ancak, bu madde kapsamına giren borçları hakkında,
talep etmeleri halinde bu madde hükümleri uygulanır.
(9) Büyükşehir belediyeleri, belediyeler ve bunlara bağlı kuruluşlar
birinci fıkra kapsamına giren borçlarının taksitlendirilmesini talep etmeleri
halinde, 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun
geçici 5 inci maddesi ile 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun
geçici 6 ncı maddesi kapsamına giren borçları için ilgili kanunlar gereğince
yapılan kesinti tutarları bu madde uyarınca ödenmesi gereken taksit tutarlarına
mahsup edilebilir. Kesinti tutarlarının, aylık taksit tutarlarına mahsup
edilmediği durumlarda aylık taksit tutarlarının tamamı, kesinti tutarlarının,
aylık taksit tutarlarını tam olarak karşılamadığı durumlarda ise bakiye taksit
tutarları borçlularca ödenir.
(10) 1479 ve 2926 sayılı kanunlar kapsamındaki sigortalılar veya
bunların hak sahipleri, bu madde kapsamı dışında borçlarının bulunmaması veya
bu madde kapsamı dışında borçları bulunmakla birlikte bu borçların özel
kanunlara göre yapılandırılmış olup ödeme yükümlülüklerinin de yerine getiriliyor
olması ve birinci fıkraya göre hesaplanan toplam borçlarının ilk dört taksitini
ödemeleri kaydıyla sağlık sigortasından yararlanmaya başlatılır.
(11) Bu maddede belirtilen hükümlerden yararlanmak üzere başvuran
borçluların, kapsama giren borçları nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumuna
yaptıkları itirazlardan ve yargı nezdinde sürdürdükleri davalardan feragat
etmeleri ve ihtilaf yaratmamaları şarttır.
(12) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye
Sosyal Güvenlik Kurumu yetkilidir.
GEÇİCİ MADDE 25 – (Ek: 31/7/2008-5797/4 md.)
5510 sayılı Kanunun geçici 24 üncü maddesi
kapsamına giren borçları anılan madde hükümlerine göre yapılandırılmamış olan
işveren ve sigortalıların, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren
yirmi gün içinde yazılı olarak Kuruma başvurmaları kaydıyla, söz konusu madde
kapsamına giren borçları bu maddede belirtilen şartlarla peşin veya oniki aya
kadar taksitler halinde ödenir.
Peşin ödeme yolunun tercih edilerek, başvuru
tarihini takip eden ayın sonuna kadar borç aslının tamamının ve başvurunun
yapıldığı ayın sonuna kadar sosyal güvenlik mevzuatının ilgili hükümlerine göre
hesaplanan gecikme cezası ve gecikme zammının yüzde yirmisinin ödenmesi
halinde, gecikme cezası ve gecikme zammının kalan yüzde sekseni terkin edilir.
Taksitle ödeme yolunun tercih edilerek, borç
aslının tamamının ve başvurunun yapıldığı ayın sonuna kadar sosyal güvenlik
mevzuatının ilgili hükümlerine göre hesaplanan gecikme cezası ve gecikme
zammının yüzde ellisini 12 aya kadar eşit taksitle ödemeleri halinde, gecikme
cezası ve gecikme zammının kalan yüzde ellisi terkin edilir. İlk taksitin ödeme
yükümlülüğü bu maddeye göre başvurunun yapıldığı ayı takip eden ayda başlar.
Başlangıçta taksitle ödeme yolunun seçilip daha sonra taksitlendirilen borcun
kalan kısmının peşin ödenmek istenmesi halinde, başlangıçta seçilen
taksitlendirme süresine bağlı terkin oranı değiştirilmez.
Geçici 24 üncü maddenin dördüncü, beşinci,
altıncı, yedinci, sekizinci, dokuzuncu, onuncu ve onbirinci fıkraları bu
maddeden yararlanmak için başvuranlar hakkında da uygulanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve
esasları belirlemeye Sosyal Güvenlik Kurumu yetkilidir.
Yürürlük
MADDE 108- (Değişik: 17/4/2008-5754/74 md.)
Bu Kanunun;
a) Geçici 20 nci maddesinin son fıkrası 1/1/2008
tarihinde,
b) 72 nci ve 73 üncü maddeleri, geçici 6 ncı
maddesinin yedinci fıkrasının (b) bendi, geçici 7 nci maddesinin son fıkrası,
geçici 9 uncu maddesinin bir ilâ dördüncü fıkraları ile geçici 17 nci maddesi,
geçici 20 nci maddesinin onikinci fıkrası 30/4/2008 tarihinde,
c) 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin
(3) ilâ (8) ve (10) numaralı alt bentleri ile (f) bendinde sayılanlar için
genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanmasına ilişkin olarak; 3 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (1), (2), (8), (9), (10), (16), (17), (20), (22),
(23), (24), (25), (26) ve (27) numaralı bentleri, 63, 64, 66, 67, 68, 69, 70,
71, 72, 74, 75, 77, 78, 79 uncu maddeleri, 80 inci maddesinin dördüncü fıkrası,
81 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve ikinci fıkrası, 82 nci
maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 87 ilâ 89 uncu maddeleri, 97
nci maddesinin son fıkrası, geçici 1 inci maddesinin son fıkrası, geçici 3 üncü
maddesi, geçici 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrası, geçici 11 inci maddesinin
ikinci fıkrası, geçici 12 inci maddesi hükümleri 1/7/2008 tarihinde,
d) Diğer hükümleri 2008 yılı Ekim ayı başında,
yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 109- Bu Kanun
hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
5510 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK
GETİREN MEVZUATIN
YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE
Değiştiren
Kanun
Yürürlüğe
No.
5510 sayılı Kanunun değiştirilen maddeleri
giriş tarihi
5655
69 ve
108
20/5/2007
5754
a) Geçici 20 nci maddesinin son fıkrası 1/1/2008 tarihinde,
b) 72 nci ve 73 üncü maddeleri, geçici 6 ncı
maddesinin
yedinci fıkrasının (b) bendi, geçici 7 nci maddesinin
son fıkrası,
geçici 9 uncu maddesinin bir ilâ dördüncü fıkraları
ile geçici 17 nci maddesi,
geçici 20 nci maddesinin onikinci fıkrası 30/4/2008
tarihinde,
c) 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının © bendinin
(3) ilâ (8) ve
(10) numaralı alt bentleri ile (f) bendinde sayılanlar
için
genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanmasına
ilişkin olarak;
3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1), (2), (8),
(9), (10), (16), (17),
(20), (22), (23), (24), (25), (26) ve (27) numaralı
bentleri, 63, 64,
66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 74, 75, 77, 78, 79 uncu
maddeleri,
80 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 81 inci
maddesinin birinci fıkrasının
(f) bendi ve ikinci fıkrası, 82 nci maddesinin
birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları,
87 ilâ 89 uncu maddeleri, 97 nci maddesinin son
fıkrası,
geçici 1 inci maddesinin son fıkrası, geçici 3 üncü
maddesi,
geçici 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrası, geçici 11
inci maddesinin ikinci fıkrası,
geçici 12 inci maddesi hükümleri 1/7/2008 tarihinde,
d) Diğer hükümleri 2008 yılı Ekim ayı başında,
yürürlüğe girer.
5763
Geçici Madde 23 ve
24
26/5/2008
5797
Geçici Madde 4,12 ve
25
19/8/2008
Sayfa 123