Yayımlandığı R.Gazete : Tarih: 31/3/2005 Sayı : 25772
(M.)
Yayımlandığı Düstur : Tertip :
5 Cilt : 44 Sayfa:
BİRİNCİ KISIM
Genel Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç ve Kapsam, Tanım, Kanunîlik İlkesi ve Kanunun
Uygulama Alanı
Amaç ve kapsam
Madde 1- (1) Bu Kanunda; toplum düzenini, genel ahlâkı,
genel sağlığı, çevreyi ve ekonomik düzeni korumak amacıyla;
a) Kabahatlere ilişkin genel ilkeler,
b) Kabahatler karşılığında uygulanabilecek olan idarî
yaptırımların türleri ve sonuçları,
c) Kabahatler dolayısıyla karar alma süreci,
d) İdarî yaptırıma ilişkin kararlara karşı kanun yolu,
e) İdarî yaptırım kararlarının yerine getirilmesine
ilişkin esaslar,
Belirlenmiş ve çeşitli kabahatler tanımlanmıştır.
Tanım
Madde 2- (1) Kabahat deyiminden; kanunun, karşılığında
idarî yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlaşılır.
Genel kanun niteliği
Madde 3- (1) Bu Kanunun genel hükümleri diğer
kanunlardaki kabahatler hakkında da uygulanır.
Kanunîlik ilkesi
Madde 4- (1) Hangi fiillerin kabahat oluşturduğu, kanunda
açıkça tanımlanabileceği gibi; kanunun kapsam ve koşulları bakımından
belirlediği çerçeve hükmün içeriği, idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle
de doldurulabilir.
(2) Kabahat karşılığı olan yaptırımların türü, süresi ve
miktarı, ancak kanunla belirlenebilir.
Zaman bakımından uygulama
Madde 5- (1) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza
Kanununun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümleri kabahatler bakımından
da uygulanır. Ancak, kabahatler karşılığında öngörülen idarî yaptırımlara
ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından derhal uygulama kuralı
geçerlidir.
(2) Kabahat, failin icraî veya ihmali davranışı
gerçekleştirdiği zaman işlenmiş sayılır. Neticenin oluştuğu zaman, bu bakımdan
dikkate alınmaz.
Yer bakımından uygulama
Madde 6- (1) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun yer
bakımından uygulamaya ilişkin 8 inci maddesi hükümleri, kabahatler bakımından
da uygulanır. Ancak, kanunlarda aksine hüküm bulunan haller saklıdır.
İKİNCİ BÖLÜM
Kabahatten Dolayı Sorumluluğun Esasları
Kabahatin ihmali davranışla işlenmesi
Madde 7- (1) Kabahat, icraî veya ihmali davranışla
işlenebilir. İhmali davranışla işlenmiş kabahatin varlığı için kişi açısından
belli bir icraî davranışta bulunma hususunda hukukî yükümlülüğün varlığı
gereklidir.
Organ veya temsilcinin davranışından dolayı sorumluluk
Madde 8- (1) Organ veya temsilcilik görevi yapan ya da
organ veya temsilci olmamakla birlikte, tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde
görev üstlenen kişinin bu görevi kapsamında işlemiş bulunduğu kabahatten dolayı
tüzel kişi hakkında da idarî yaptırım uygulanabilir.
(2) Temsilci sıfatıyla hareket eden kişinin bu sıfatla
bağlantılı olarak işlemiş bulunduğu kabahatten dolayı temsil edilen gerçek kişi
hakkında da idarî yaptırım uygulanabilir. Gerçek kişiye ait bir işte çalışan
kişinin bu faaliyeti çerçevesinde işlemiş bulunduğu kabahatten dolayı, iş
sahibi kişi hakkında da idarî yaptırım uygulanabilir.
(3) Kanunun, organ veya temsilcide ya da temsil edilen
kişide özel nitelikler aradığı hallerde de yukarıdaki fıkralar hükümleri
uygulanır.
(4) Birinci ve ikinci fıkra hükümleri, organ veya
temsilcilik ya da hizmet ilişkisinin dayanağını oluşturan işlemin hukuken
geçerli olmaması halinde de uygulanır.
Kast veya taksir
Madde 9.- (1) Kabahatler, kanunda açıkça hüküm bulunmayan
hallerde, hem kasten hem de taksirle işlenebilir.
Hata
Madde 10- (1) Türk Ceza Kanununun hata hallerine ilişkin
hükümleri, ancak kasten işlenen kabahatler bakımından uygulanır.
Sorumluluk
Madde 11- (1) Fiili işlediği sırada onbeş yaşını
doldurmamış çocuk hakkında idarî para cezası uygulanamaz.
(2) Akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukukî
anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını
yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişi hakkında idarî para
cezası uygulanmaz.
Hukuka uygunluk nedenleri ile kusurluluğu ortadan
kaldıran nedenler
Madde 12- (1) Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan
hallerde, Türk Ceza Kanununun hukuka uygunluk nedenleri ile kusurluluğu ortadan
kaldıran nedenlere ilişkin hükümleri, kabahatler bakımından da uygulanır.
Teşebbüs
Madde 13- (1) Kabahate teşebbüs cezalandırılmaz. Ancak,
teşebbüsün de cezalandırılabileceğine dair ilgili kanunda hüküm bulunan haller
saklıdır. Bu durumda, Türk Ceza Kanununun suça teşebbüse ve gönüllü vazgeçmeye
ilişkin hükümleri, kabahatler bakımından da uygulanır.
İştirak
Madde 14- (1) Kabahatin işlenişine birden fazla kişinin
iştirak etmesi halinde bu kişilerin her biri hakkında, fail olarak idarî para
cezası verilir.
(2) Özel faillik niteliğinin arandığı durumlarda,
kabahate iştirak eden ve bu niteliği taşımayan kişi hakkında da fail olarak
idarî para cezası verilir.
(3) Kabahate iştirak için kasten ve hukuka aykırı
işlenmiş bir fiilin varlığı yeterlidir. Kabahatin işlenişine iştirak eden kişi
hakkında, diğerlerinin sorumlu olup olmadığı göz önünde bulundurulmaksızın
idarî para cezası verilir.
(4) Kanunda özel faillik niteliğini taşıyan kişi
açısından suç, diğer kişiler açısından kabahat olarak tanımlanan fiilin, bu
niteliği taşıyan ve taşımayan kişiler tarafından ortaklaşa işlenmesi halinde
suça iştirake ilişkin hükümler uygulanır.
İçtima
Madde 15- (1) Bir fiil ile birden fazla kabahatin
işlenmesi halinde bu kabahatlere ilişkin tanımlarda sadece idarî para cezası
öngörülmüşse, en ağır idarî para cezası verilir. Bu kabahatlerle ilgili olarak
kanunda idarî para cezasından başka idarî yaptırımlar da öngörülmüş ise, bu yaptırımların
her birinin uygulanmasına karar verilir.
(2) Aynı kabahatin birden fazla işlenmesi halinde her bir
kabahatle ilgili olarak ayrı ayrı idarî para cezası verilir. Kesintisiz fiille
işlenebilen kabahatlerde, bu nedenle idarî yaptırım kararı verilinceye kadar
fiil tek sayılır.
(3) Bir fiil hem kabahat hem de suç olarak tanımlanmış
ise, sadece suçtan dolayı yaptırım uygulanabilir. Ancak, suçtan dolayı yaptırım
uygulanamayan hallerde kabahat dolayısıyla yaptırım uygulanır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
İdarî Yaptırımlar
Yaptırım türleri
Madde 16- (1) Kabahatler karşılığında uygulanacak olan
idarî yaptırımlar, idarî para cezası ve idarî tedbirlerden ibarettir.
(2) İdarî tedbirler, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve
ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerdir.
İdarî para cezası
Madde 17- (1) İdarî para cezası, maktu veya nispi
olabilir.
(2) İdarî para cezası, kanunda alt ve üst sınırı
gösterilmek suretiyle de belirlenebilir. Bu durumda, idarî para cezasının
miktarı belirlenirken işlenen kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusuru ve
ekonomik durumu birlikte göz önünde bulundurulur.
(3) İdarî para cezası, Devlet Hazinesine ödenir. Kişinin
ekonomik durumunun müsait olmaması halinde idarî para cezasının, ilk taksidinin
peşin ödenmesi koşuluyla, bir yıl içinde ve dört eşit taksit halinde ödenmesine
karar verilebilir. Taksitlerin zamanında ve tam olarak ödenmemesi halinde idarî
para cezasının kalan kısmının tamamı tahsil edilir.
(4) Kesinleşen karar, derhal tahsil için mahallin en
büyük mal memuruna verilir. İdarî para cezası, 21.7.1953 tarihli ve 6183 sayılı
Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.
Tahsil edilen idarî para cezasının kanunla belirlenen bir oranı, ilgili kamu
kurum ve kuruluşunun hesabına aktarılır.
(5) İdarî para cezası tamamen tahsil edildikten itibaren
en geç bir ay içinde durum, ilgili kamu kurum ve kuruluşuna bildirilir.
(6) Kabahat dolayısıyla idarî para cezası veren kamu
görevlisi, ilgilinin rıza göstermesi halinde bunun tahsilatını derhal kendisi
gerçekleştirir. İdarî para cezasını kanun yoluna başvurmadan önce ödeyen
kişiden bunun dörtte üçü tahsil edilir. Peşin ödeme, kişinin bu karara karşı
kanun yoluna başvurma hakkını etkilemez.
(7) İdarî para cezaları her takvim yılı başından geçerli
olmak üzere o yıl için 4.1.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun
mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilân edilen yeniden
değerleme oranında artırılarak uygulanır. Bu suretle idarî para cezasının
hesabında bir Türk Lirasının küsuru dikkate alınmaz. Bu fıkra hükmü, nispi
nitelikteki idarî para cezaları açısından uygulanmaz.
Mülkiyetin kamuya geçirilmesi
Madde 18- (1) Kabahatin konusunu oluşturan veya işlenmesi
suretiyle elde edilen eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine, ancak kanunda
açık hüküm bulunan hallerde karar verilebilir.
(2) Mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin karar,
eşyanın;
a) Kullanılmaz hale getirilmesi,
b) Niteliğinin değiştirilmesi,
c) Ancak belli bir surette kullanılması,
Koşullarından birinin yerine getirilmesine bağlı olarak
belli bir süre geciktirilebilir. Belirlenen süre zarfında koşulun yerine
getirilmemesi halinde eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir.
(3) Mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin karar
kesinleşinceye kadar ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından eşyaya
elkonulabileceği gibi; eşya, kişilerin muhafazasına da bırakılabilir.
(4) Eşyanın mülkiyeti, kanunda açık hüküm bulunan
hallerde ilgili kamu kurum ve kuruluşuna, aksi takdirde Devlete geçer.
(5) Eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar
verilebilmesi için fail hakkında idarî para cezası veya başka bir idarî
yaptırım kararı verilmiş olması şart değildir.
(6) Kaim değerin mülkiyetinin kamuya geçirilmesine de
karar verilebilir.
(7) Mülkiyeti kamuya geçirilen eşya, başka suretle
değerlendirilmesi mümkün olmazsa imha edilir.
(8) Mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin karar,
kesinleşmesi halinde yerine getirilir.
Saklı tutulan hükümler
Madde 19- (1) Diğer kanunlarda kabahat karşılığında
öngörülen belirli bir süre için;
a) Bir meslek ve sanatın yerine getirilmemesi,
b) İşyerinin kapatılması,
c) Ruhsat veya ehliyetin geri alınması,
d) Kara, deniz veya hava nakil aracının trafikten veya
seyrüseferden alıkonulması,
Gibi yaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda bu
Kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklıdır.
Soruşturma zamanaşımı
Madde 20- (1) Soruşturma zamanaşımının dolması halinde
kabahatten dolayı kişi hakkında idarî para cezasına karar verilemez.
(2) Soruşturma zamanaşımı süresi;
a) Yüzbin Türk Lirası veya daha fazla idarî para cezasını
gerektiren kabahatlerde beş,
b) Ellibin Türk Lirası veya daha fazla idarî para
cezasını gerektiren kabahatlerde dört,
c) Yirmibin Türk Lirası veya daha fazla idarî para
cezasını gerektiren kabahatlerde üç,
d) Yirmibin Türk Lirasına kadar idarî para cezasını
gerektiren kabahatlerde iki,
Yıldır.
(3) Nispî idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde
zamanaşımı süresi sekiz yıldır.
(4) Zamanaşımı süresi, kabahate ilişkin tanımdaki fiilin
işlenmesiyle veya neticenin gerçekleşmesiyle işlemeye başlar.
(5) Kabahati oluşturan fiilin aynı zamanda suç
oluşturması halinde suça ilişkin dava zamanaşımı hükümleri uygulanır.
Yerine getirme zamanaşımı
Madde 21- (1) Yerine getirme zamanaşımının dolması
halinde idarî para cezasına veya mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin karar
artık yerine getirilemez.
(2) Yerine getirme zamanaşımı süresi;
a) Ellibin Türk Lirası veya daha fazla idarî para
cezasına karar verilmesi halinde yedi,
b) Yirmibin Türk Lirası veya daha fazla idarî para
cezasına karar verilmesi halinde beş,
c) Onbin Türk Lirası veya daha fazla idarî para cezasına
karar verilmesi halinde dört,
d) Onbin Türk Lirasından az idarî para cezasına karar
verilmesi halinde üç, Yıldır.
(3) Mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin zamanaşımı
süresi on yıldır.
(4) Zamanaşımı süresi, kararın kesinleşmesi tarihinden
itibaren işlemeye başlar.
(5) Kanun hükmü gereği olarak idarî yaptırımın yerine
getirilmesine başlanamaması veya yerine getirilememesi halinde zamanaşımı
işlemez.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Karar Verme Yetkisi ve Kanun Yolları
İdarî yaptırım kararı verme yetkisi
Madde 22- (1) Kabahat dolayısıyla idarî yaptırım kararı
vermeye ilgili kanunda açıkça gösterilen idarî kurul, makam veya kamu
görevlileri yetkilidir.
(2) Kanunda açık hüküm bulunmayan hallerde ilgili kamu
kurum ve kuruluşunun en üst amiri bu konuda yetkilidir.
(3) İdarî kurul, makam veya kamu görevlileri, ancak
ilgili kamu kurum ve kuruluşunun görev alanına giren yerlerde işlenen
kabahatler dolayısıyla idarî yaptırım kararı vermeye yetkilidir.
(4) 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi
Kanununun yer bakımından yetki kuralları kabahatler açısından da geçerlidir.
Cumhuriyet savcısının karar verme yetkisi
Madde 23- (1) Cumhuriyet savcısı, kanunda açıkça hüküm bulunan
hallerde bir kabahat dolayısıyla idarî yaptırım kararı vermeye yetkilidir.
(2) Bir suç dolayısıyla başlatılan soruşturma kapsamında
bir kabahatin işlendiğini öğrenmesi halinde Cumhuriyet savcısı durumu ilgili
kamu kurum ve kuruluşuna bildirebileceği gibi, kendisi de idarî yaptırım kararı
verebilir.
(3) Soruşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğunun
anlaşılması halinde Cumhuriyet savcısı bu nedenle idarî yaptırım kararı verir.
Ancak, bunun için ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından idarî yaptırım
kararı verilmemiş olması gerekir.
Mahkemenin karar verme yetkisi
Madde 24- (1) Kovuşturma konusu fiilin kabahat
oluşturduğunun anlaşılması halinde mahkeme tarafından idarî yaptırım kararı
verilir.
İdarî yaptırım kararı
Madde 25- (1) İdarî yaptırım kararına ilişkin tutanakta;
a) Hakkında idarî yaptırım kararı verilen kişinin kimlik
ve adresi,
b) İdarî yaptırım kararı verilmesini gerektiren kabahat
fiili,
c) Bu fiilin işlendiğini ispata yarayacak bütün deliller,
d) Karar tarihi ve kararı veren kamu görevlilerinin
kimliği,
Açık bir şekilde yazılır. Tutanakta, ayrıca kabahati
oluşturan fiil, işlendiği yer ve zaman gösterilerek açıklanır.
Kararların tebliği
Madde 26- (1) İdarî yaptırım kararı, 11.2.1959 tarihli ve
7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgili kişiye tebliğ edilir.
Tebligat metninde bu karara karşı başvurulabilecek kanun yolu, mercii ve süresi
açık bir şekilde belirtilir.
(2) İdarî yaptırım kararının ilgili gerçek kişinin
huzurunda verilmesi halinde tutanakta bu husus açıkça belirtilir. Bu karara
karşı başvurabileceği kanun yolu, mercii ve süresine ilişkin olarak
bilgilendirildikten sonra kişinin karar tutanağını imzalaması istenir. İmzadan
kaçınılması halinde bu durum tutanakta açıkça belirtilir. Karar tutanağının bir
örneği kişiye verilir.
(3) Tüzel kişi hakkında verilen idarî yaptırım kararları
her halde ilgili tüzel kişiye tebliğ edilir.
Başvuru yolu
Madde 27- (1) İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya
geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya
tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine
başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî
yaptırım kararı kesinleşir.
(2) Mücbir sebebin varlığı dolayısıyla bu sürenin
geçirilmiş olması halinde bu sebebin ortadan kalktığı tarihten itibaren en geç
yedi gün içinde karara karşı başvuruda bulunulabilir. Bu başvuru, kararın
kesinleşmesini engellemez; ancak, mahkeme yerine getirmeyi durdurabilir.
(3) Başvuru, bizzat kanunî temsilci veya avukat
tarafından sulh ceza mahkemesine verilecek bir dilekçe ile yapılır. Başvuru
dilekçesi, iki nüsha olarak verilir.
(4) Başvuru dilekçesinde, idarî yaptırım kararına ilişkin
bilgiler, bu karara karşı ileri sürülen deliller açık bir şekilde gösterilir.
Dilekçede ayrıca, başvurunun süresinde yapılmasını engelleyen mücbir sebep
dayanaklarıyla gösterilir.
(5) İdarî yaptırım kararının mahkeme tarafından verilmesi
halinde bu madde hükmü uygulanmaz.
Başvurunun incelenmesi
Madde 28- (1) Başvuru üzerine mahkemece yapılan ön
inceleme sonucunda;
a) Yetkili olmadığının anlaşılması halinde dosyanın
yetkili sulh ceza mahkemesine gönderilmesine,
b) Başvurunun süresi içinde yapılmadığının, başvuru konusu
idarî yaptırım kararının sulh ceza mahkemesinde incelenebilecek kararlardan
olmadığının veya başvuranın buna hakkı bulunmadığının anlaşılması halinde, bu
nedenlerle başvurunun reddine,
c) (a) ve (b) bentlerinde sayılan nedenlerin bulunmaması
halinde başvurunun usulden kabulüne,
Karar verilir.
(2) Başvurunun usulden kabulü halinde mahkeme dilekçenin
bir örneğini ilgili kamu kurum ve kuruluşuna tebliğ eder.
(3) İlgili kamu kurum ve kuruluşu, başvuru dilekçesinin
tebliği tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde mahkemeye cevap verir.
Başvuru konusu idarî yaptırıma ilişkin işlem dosyasının tamamının bir örneği,
cevap dilekçesi ile birlikte mahkemeye verilir. Mahkeme, işlem dosyasının
aslını da ilgili kamu kurum ve kuruluşundan isteyebilir. Cevap dilekçesi, idarî
yaptırım kararına karşı başvuruda bulunan kişi sayısından bir fazla nüsha
olarak verilir.
(4) Mahkeme, başvuruda bulunan kişilere cevap
dilekçesinin bir örneğini tebliğ eder; talep üzerine veya re'sen tarafları
çağırarak belli bir gün ve saatte dinleyebilir. Dinleme için belirlenen günle
tebligatın yapılacağı gün arasında en az bir haftalık zaman olmasına dikkat
edilir. Dinleme sırasında taraflar veya avukatları hazır bulunur. Mazeretsiz
olarak hazır bulunmama, yokluklarında karar verilmesine engel değildir. Bu
husus, tebligat yazısında açıkça belirtilir.
(5) Ceza Muhakemesi Kanununun tanıklığa, bilirkişi
incelemesine ve keşfe ilişkin hükümleri, bu başvuru ile ilgili olarak da
uygulanır.
(6) Dinlemede sırasıyla; hazır bulunan başvuru sahibi ve
avukatı, ilgili kamu kurum ve kuruluşunun temsilcisi, varsa tanıklar dinlenir,
bilirkişi raporu okunur, diğer deliller ortaya konulur.
(7) Mahkeme, ilgilileri dinledikten ve bütün delilleri
ortaya koyduktan sonra aleyhinde idarî yaptırım kararı verilen ve hazır bulunan
tarafa son sözünü sorar. Son söz hakkı, aleyhinde idarî yaptırım kararı verilen
tarafın kanunî temsilcisi veya avukatı tarafından da kullanılabilir. Mahkeme
son kararını hazır bulunan tarafların huzurunda açıklar.
(8) Mahkeme, son karar olarak idarî yaptırım kararının;
a) Hukuka uygun olması nedeniyle, "başvurunun
reddine",
b) Hukuka aykırı olması nedeniyle, "idarî yaptırım
kararının kaldırılmasına",
Karar verir.
(9) İkibin Türk Lirası dahil idarî para cezalarına karşı
başvuru üzerine verilen kararlar kesindir.
İtiraz yolu
Madde 29- (1) Mahkemenin verdiği son karara karşı, yargı
çevresinde yer aldığı ağır ceza mahkemesine itiraz edilebilir. Bu itiraz,
kararın tebliği tarihten itibaren en geç yedi gün içinde yapılır.
(2) İtirazla ilgili karar, dosya üzerinden inceleme
yapılarak verilir.
(3) Mahkeme, her bir itirazla ilgili olarak
"itirazın kabulüne" veya "itirazın reddine" karar verir.
(4) Mahkemenin verdiği karar taraflara tebliğ
edilir. Vekil olarak avukatla temsil edilme halinde ayrıca taraflara tebligat
yapılmaz.
(5) İdarî yaptırım kararının ağır ceza mahkemesi
tarafından verilmesi halinde bu karara karşı itiraz mercii en yakın ağır ceza
mahkemesidir.
Vazgeçme ve kabul
Madde 30- (1) Kanun yoluna başvuran kişi, bu konuda karar
verilinceye kadar başvurusundan vazgeçebilir. Vazgeçme halinde bir daha aynı
konuda başvuruda bulunulamaz.
(2) İlgili kamu kurum ve kuruluşu da mahkeme tarafından
karar verilinceye kadar kanun yolu başvurusunu kabul ederek idarî yaptırım
kararını geri alabilir.
Masrafların ve vekalet ücretinin ödenmesi
Madde 31.- (1) İdarî yaptırım kararına karşı kanun yoluna
başvurulması harca tâbi değildir.
(2) Kanun yoluna başvuru dolayısıyla oluşan bütün
masraflar ve vekalet ücreti, başvurusu veya savunması reddedilen tarafça
ödenir.
İKİNCİ KISIM
Çeşitli Kabahatler
Emre aykırı davranış
Madde 32- (1) Yetkili makamlar tarafından adlî işlemler
nedeniyle ya da kamu güvenliği, kamu düzeni veya genel sağlığın korunması
amacıyla, hukuka uygun olarak verilen emre aykırı hareket eden kişiye yüz Türk
Lirası idarî para cezası verilir. Bu cezaya emri veren makam tarafından karar
verilir.
(2) Bu madde, ancak ilgili kanunda açıkça hüküm bulunan
hallerde uygulanabilir.
(3) 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun
526 ncı maddesine diğer kanunlarda yapılan yollamalar, bu maddeye yapılmış
sayılır.
Dilencilik
Madde 33- (1) Dilencilik yapan kişiye, elli Türk Lirası
idarî para cezası verilir. Ayrıca, dilencilikten elde edilen gelire elkonularak
mülkiyetin kamuya geçirilmesine karar verilir.
(2) Bu kabahat dolayısıyla idarî para cezasına ve
elkoymaya kolluk veya belediye zabıta görevlileri, mülkiyetin kamuya
geçirilmesine mülkî amir veya belediye encümeni karar verir.
Kumar
Madde 34- (1) Kumar oynayan kişiye, yüz Türk Lirası idarî
para cezası verilir. Ayrıca, kumardan elde edilen gelire elkonularak mülkiyetin
kamuya geçirilmesine karar verilir.
(2) Bu kabahat dolayısıyla idarî para cezasına ve
elkoymaya kolluk görevlileri, mülkiyetin kamuya geçirilmesine mülkî amir karar
verir.
Sarhoşluk
Madde 35- (1) Sarhoş olarak başkalarının huzur ve
sükununu bozacak şekilde davranışlarda bulunan kişiye, kolluk görevlileri
tarafından elli Türk Lirası idarî para cezası verilir. Kişi, ayrıca sarhoşluğun
etkisi geçinceye kadar kontrol altında tutulur.
Gürültü
Madde 36- (1) Başkalarının huzur ve sükununu bozacak
şekilde gürültüye neden olan kişiye, elli Türk Lirası idarî para cezası
verilir.
(2) Bu fiilin bir ticarî işletmenin faaliyeti
çerçevesinde işlenmesi halinde işletme sahibi gerçek veya tüzel kişiye bin Türk
Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.
(3) Bu kabahat dolayısıyla idarî para cezasına kolluk
veya belediye zabıta görevlileri karar verir.
Rahatsız etme
Madde 37- (1) Mal veya hizmet satmak için başkalarını rahatsız
eden kişi, elli Türk Lirası idarî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Bu kabahat dolayısıyla idarî para cezası vermeye
kolluk veya belediye zabıta görevlileri yetkilidir.
İşgal
Madde 38- (1) Yetkili makamların açık ve yazılı izni
olmaksızın meydan, cadde, sokak veya yayaların gelip geçtiği kaldırımları işgal
eden veya buralarda mal satışa arz eden kişiye, belediye zabıta görevlileri
tarafından elli Türk Lirası idarî para cezası verilir.
(2) Yetkili makamların açık ve yazılı izni olmaksızın
meydan, cadde, sokak veya yayaların gelip geçtiği kaldırımlar üzerine inşaat
malzemesi yığan kişiye, belediye zabıta görevlileri tarafından yüz Türk
Lirasından beşyüz Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.
(3) Özel kanunlardaki hükümler saklıdır.
Tütün mamullerinin tüketilmesi
Madde 39- (1) Kamu hizmet binalarının kapalı alanlarında
tütün mamulü tüketen kişiye, ilgili idarî birim amirinin yetkili kıldığı kamu
görevlileri tarafından elli Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu fıkra
hükmü, tütün mamulü tüketilmesine tahsis edilen alanlarda uygulanmaz.
(2) Toplu taşıma araçlarında tütün mamulü tüketen kişiye,
elli Türk Lirası idarî para cezası verilir. Kabahatin özel hukuk kişileri
tarafından işletilen toplu taşıma araçlarında işlenmesi halinde bu ceza ilk başvurulan
kolluk birim yetkilileri tarafından verilir. Kamuya ait toplu taşıma
araçlarında işlenmesi halinde idarî para cezası verme yetkisi bakımından
birinci fıkra hükmü uygulanır.
(3) Özel hukuk kişilerine ait olan ve herkesin
girebileceği binaların kapalı alanlarında, tütün mamullerinin
tüketilemeyeceğini belirtir açık bir işarete yer verilmesine rağmen, bu yasağa
aykırı hareket eden kişiye, elli Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu
ceza, şikâyet üzerine en yakın kolluk birimi yetkililerince verilir.
Kimliği bildirmeme
Madde 40- (1) Görevle bağlantılı olarak sorulması halinde
kamu görevlisine kimliği veya adresiyle ilgili bilgi vermekten kaçınan veya
gerçeğe aykırı beyanda bulunan kişiye, bu görevli tarafından elli Türk Lirası
idarî para cezası verilir.
(2) Açıklamada bulunmaktan kaçınması veya gerçeğe aykırı
beyanda bulunması dolayısıyla kimliği belirlenemeyen kişi tutularak durumdan
derhal Cumhuriyet savcısı haberdar edilir. Bu kişi, kimliği açık bir şekilde
anlaşılıncaya kadar gözaltına alınır ve gerekirse tutuklanır. Gözaltına ve
tutuklamaya karar verme yetkisi ve usulü bakımından Ceza Muhakemesi Kanunu
hükümleri uygulanır.
(3) Kişinin kimliğinin belirlenmesi durumunda, bu nedenle
gözaltına alınma veya tutuklanma haline derhal son verilir.
Çevreyi kirletme
Madde 41- (1) Evsel atık ve artıkları, bunların
toplanmasına veya depolanmasına özgü yerler dışına atan kişiye, yirmi Türk
Lirası idarî para cezası verilir. Bireysel atık ve artıkların atılması halinde
de bu fıkra hükmü uygulanır.
(2) Fiilin yemek pişirme ve servis yerlerinde işlenmesi
halinde işletme sahibi gerçek veya tüzel kişiye, beşyüz Türk Lirasından beşbin
Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.
(3) Hayvan kesimine tahsis edilen yerler dışında
hayvan kesen veya kesilen hayvan atıklarını sokağa veya kamuya ait sair bir
alana bırakan kişiye, elli Türk Lirası idarî para cezası verilir.
(4) İnşaat atık ve artıklarını bunların
toplanmasına veya depolanmasına özgü yerler dışına atan kişiye, yüz Türk
Lirasından üçbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. İnşaat
faaliyetinin bir tüzel kişi adına yürütülmesi halinde bu tüzel kişi hakkında
verilecek idarî para cezasının üst sınırı beşbin Türk Lirasıdır. Bu atık ve
artıkların kaldırılmasına ilişkin masraf da ayrıca kişiden tahsil edilir.
(5) Kullanılamaz hale gelen veya ihtiyaç fazlası ev
eşyasını bunların toplanmasına ilişkin olarak belirlenen günün dışında sokağa
veya kamuya ait sair bir yere bırakan kişiye elli Türk Lirası idarî para cezası
verilir. Bu eşyanın toplanması hususunda belediye tarafından belirli
aralıklarla yılda üç günden az olmamak üzere belirlenen günler önceden uygun
araçlarla ilân olunur.
(6) Kullanılamaz hale gelen motorlu kara veya deniz nakil
araçlarını ya da bunların mütemmim cüzlerini sokağa veya kamuya ait sair bir
yere bırakan kişiye ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bunların
kaldırılmasına ilişkin masraf da kişiden ayrıca tahsil edilir.
(7) Bu kabahatler dolayısıyla idarî para cezasına
belediye zabıta görevlileri karar verir.
(8) Bu kabahatler dolayısıyla meydana gelen kirliliğin
kişi tarafından derhal giderilmesi halinde idarî para cezasına karar
verilmeyebilir.
(9) Bu madde hükümleri, belediye sınırları içinde
uygulanır.
(10) Özel kanunlardaki hükümler saklıdır.
Afiş asma
Madde 42- (1) Meydanlara veya parklara, cadde veya sokak
kenarlarındaki kamuya ait duvar veya alanlara, rızası olmaksızın özel kişilere
ait alanlara bez, kâğıt ve benzeri afiş ve ilân asan kişiye, yüz Türk
Lirasından üçbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Aynı içerikteki
afiş ve ilânlar, tek fiil sayılır.
(2) Birinci fıkra hükmü, yetkili makamlardan alınan açık
ve yazılı izne dayalı olarak asılan afiş ve ilânlar açısından uygulanmaz. Bu
izinde, afiş ve ilânın asılacağı zaman dilimi açık bir şekilde gösterilir. Bu
afiş ve ilânlar izin verilen gerçek veya tüzel kişi tarafından bu sürenin
dolmasını müteakip derhal toplatılır. Toplatma yükümlülüğüne aykırı hareket
edilmesi halinde birinci fıkra hükmüne göre idarî para cezası verilir.
(3) Bu afiş ve ilânların kaldırılmasına ilişkin masraflar
da ilgili kişilerden ayrıca tahsil edilir.
(4) Bu kabahatler dolayısıyla idarî para cezasına, kolluk
veya belediye zabıta görevlileri karar verir.
(5) Özel kanunlardaki hükümler saklıdır.
Silah taşıma
Madde 43- (1) Yetkili makamlardan ruhsat almaksızın
kanuna göre yasak olmayan silahları park, meydan, cadde veya sokaklarda görünür
bir şekilde taşıyan kişiye, kolluk tarafından elli Türk Lirası idarî para
cezası verilir.
Ek Madde 1- (Ek: 11/5/2005-5348/5 md.)
(1) 4.1.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununda
yer alan vergi mahkemelerinin görevine ilişkin hükümler saklıdır.
Geçici Madde 1- (1) Bu Kanunda geçen "Türk
Lirası" ibaresi karşılığında, uygulamada, 28.1.2004 tarihli ve 5083 sayılı
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanun hükümlerine göre
ülkede tedavülde bulunan para "Yeni Türk Lirası" olarak
adlandırıldığı sürece bu ibare kullanılır.
Geçici Madde 2- (1) Bu Kanun hükümleri, yürürlüğe girdiği
tarih itibarıyla idare mahkemelerinde dava açılarak iptali istenen idarî
yaptırım kararları hakkında uygulanmaz.
Geçici Madde 3- (1) Daha önce verilmiş olan idarî para
cezasına ilişkin kararlara karşı henüz iptal davası açılmamış olmakla birlikte
dava açma süresinin geçmemiş olması halinde, bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren onbeş gün içinde 27 nci madde hükümlerine göre sulh ceza
mahkemesine başvuruda bulunulabilir.
Yürürlük
Madde 44- (1) Bu Kanun 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe
girer. (1)
Yürütme
Madde 45.- (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu
yürütür.
–––––––––––––––––
(1) Bu maddede yer alan "1 Nisan
2005“ ibaresi, 31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun Geçici 1 inci
maddesiyle "1 Haziran 2005“ şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
5326 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN
YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE
Kanun
Yürürlüğe
No.
Farklı tarihte yürürlüğe giren maddeler
giriş tarihi
5348
Ek Madde 1
18/5/2005
Ayvalıkta Hava
06/09/2010
Gün Ortalama:24
Bugün 15 Ziyaret var
Sitede 2 kişi var
IP:38.107.191.107